Yine sensiz bir gün başladı,ellerimde bana bakıyor büyütüp geliştirmem için.Sen yokken bilmiyor ki ben sabahlara uyanmıyorum;sensizliğe uyanıyorum.Bir saniyelik gördüğüm insanları hayatıma konuk ediyorum,yaşamlarına konuk oluyorum.Belki bir daha asla görmeyeceğim onları ama yine de geçmelerine izin veriyorum hayatımdan. Kokunu getirir belki bir rüzgar diye her savrulan ağacın dibine oturuyorum.Gelmiyor kokun ellerimi ne kadar uzatsam da seni alan yollara.Kim bilir şimdi nerede,ne yapıyorsun.Acaba sen de başkalarının hayatlarından geçiyor musun fark etmeden...Gözlerini öylesine özledim ki,kayboluyorum baktığım her kaldırım taşında. Bir gece daha geçiyor gözlerimden,bir damla daha akıtıyor yanaklarımdan.Sabah erken gelir mi dersin?Bana hiç sabah olmuyor sen yatağımda olmayınca,gözlerine bakarak uyanmayınca.Bulmak kolay mı senin düşlerinden geçen yolu?Kayboluyorum ben ararken sesini,bana bakan boş yüzlerde. Yine dolup dolup boşalıyor kadehler yokluğun adına.Her yudumda biraz daha büyüyor özlemim,yılların inadına.Duvarların kayboluşunda aradığım birazcık daha umut,sana getirsin beni diye. Kaybedişler büyüttüm elimde,başladılar kök vermeye.İnançlarım tükendi aşka dair,senle bir yaşama dair... İmzasız mektuplar biriktirdim sayfalarca,bir gün gelip de bulursun belki diye...Duvarlarımda biriktirdim haykırışlarımı sensizlikte,gelirsen diye kaybolduğum yıllarımda. Yine bir susuş başladı dilimde,gözlerimden bana bakıyor acırcasına.Sen yokken bilmiyor ki ben konuşmayı bilmiyorum;senle başlıyor tüm kelimelerim,senle bitiyor son hecelerim.Bir gecelik rüyalara konuk ediyorum,birkaç gün avutuyorum kendimi. Dokunuşlarını getirir belki diye gördüğüm ellere dokunmak istiyorum,senin ellerin kadar yumuşak değil hiçbir el.Kim bilir kimler yaşadı narin parmaklarının yumuşaklığını benden uzakta.Seni öylesine özledim ki,yitiriyorum baktığım aynalarda yüzümü.

Alıntıdır...Yazarı bilinmiyor