2. Sayfa, Toplam 2 BirinciBirinci 12
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 17 Toplam: 17
  1. #11
    güney
    Misafir..

    Cevap: Yol hikayeleri...PART 1....

    Alıntı orkuorkun´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    belki sessiz okuyanlar vardir. siz yine devam edin yol hikayelerine
    Sevgili vede duyarlı arkadaşım benim ;

    sessizliğin çığlıklarını çok iyi duyar kulaklarım bilirsin...Yoksa sen sen sen...sessizce okuyanmısın... mutluluk sarıyor beni sessiz sessiz...

  2. #12
    güney
    Misafir..

    Cevap: Yol hikayeleri...PART 1....

    Kahvaltı masasındaki olaganüstü mücadelem biraz yorgunluk olsada sonunda birmişti,bu aralar yemek yerken yorulduğumu hissediyordum garip halbuki çok keyifli geçerdi yemek sohbetlerim ..
    Arkama yaslanıp etrafa göz gezdirmeye başladım canım siğara içmek istiyordu ama yasak yazıyordu her yerde özellikle bu bölgede yasaklar çoktu..
    Salonda bir kaç kişi vardı,veya ben sadece onları gördüm.İki kadın dikkatimi çekmişti göz makyajlarından yabancı oldukları anlaşılıyordu,kulagımı kabarttığımda konuştukları dilden suriyeli olduklarını anlamıştım.Gülerek bakıyorlardı etraflarına..

    Bizim masadaki sohbete ilgim azalmıştı ayağa kalktım otelin 10. katındaki terastan muhteşem görünüyordu bu mistik şehir..

    MARDİN..

    Masadan uzaklaşıp şehri seyre daldım çok etkileyiciydi,sanki bir girdap sizi içine çeken bir güç vardı ve direnemiyordunuz ve alıp götürüyordu sizi ve ve ve ve....İ

    şte içindeydim büyünün hiç konuşmadan geçsin istiyordum zaman ve ben şehrin her noktasına, dokunuyordum gözlerimle ve şehir okşuyordu tenimi saçlarımı savuruyor,yüreğimi öpüyordu nasılda yumuşak nasılda aşkla...
    Burda aşk vardı o kadar yogun hissediliyor ve okadar içine alıyorduki sizi her dokunuşta yeniden keşfediyordunuz hem kendi bilinmezinizi hemde onun şehvetini..Aşk vardı burda...

    Simsiyah araçta 5 kişi...
    3 kadın 2 erkek..
    Önde oturan adam sürekli konuşuyor bir şey ler anlatıyordu heyecanla anlattıklarının bazılarını anlıyor,bazılarını ise anlamakta güçlük çekiyordum.Hristiyan dı kendisi "misyoner" misin diye sorduğumda şiddettle itiraz ederken diğer kişinin eliyle yaptığı onay işareti gözümden kaçmamıştı.

    Diğer kişi...
    Hoş çocuk,kürt çocuk onunla olan bu ortak yön itibarıyla iyi anlaşacağımı düşünüyordum.Kürtçe bir şeyler anlatıyordu arada araçtaki yaşlı kadına, oda iyi bir kürttü anlıyor ve konuşuyordu ben ise anlıyor ama konuşamıyordum..
    Şehir geride kalmış büyü bitmiş ve gerçeklikler çıkmıştı ortaya..Yogun bir aşk ve şehvet dansıyla uçuşan saçlarımı bir den toplama zorunlulugu gibi..Her yer asker doluydu,sürekli askeri araç görüyordunuz ve ben sürekli etrafı seyrediyordum,hiç ağaç yoktu,kıraç toprak ve bodur bir iki yeşillik pekte yeşil olmayan yoruyordu gözlerimi arada yakaladığım dikiz aynasından bakan gözler dışında pekte bakılacak bir şey yoktu...Güzeldi gözleri...

    Nedense çok hızlı gidiyorduk...Hızlı , süratli,garip,endişelenmelimiydim ...araçtakilere baktım mutluydular..Mutlu...Neydi ki bu mutluluk..tekrar etrafıma baktığımda yeniden şevişmeye başlayan kocaman kollarıyla sizi sarmaya hazır hem şehvetli, hem naif,mırıltılı bir şarkı gibi ama keskin liğiylede korkutan...Saçlarım tekrar rüzgarda...

    MİDİATE....MİDYAT..

    Taş evleri kiliseleri ve o olaganüstü aşk mem-ü -zin...Diyorumya bu toprakların her yerinde aşk var diye..Deli gibi dolanıyordu gözlerim hiç bir ayrıntıyı kaçırmamam lazımdı atlamamalıydım hiç bir şeyi...Canım arkadaşımı bile unutmuştum...
    Sahi nasıldı acaba?..
    Daha rahat görünüyordu,yanyana dolanıyorlar sürekli bir şeyler konuşuyorlardı duymadığımız... iyidi... Bir ara kulağıma
    - nasıl buldun, diye fısıldadı.
    -iyi
    - akıllı adam ama çok konuşuyor..
    Güldü.
    -delisin sen . dedi.
    Ama haklıydım sürekli konuşuyordu hiç susmadan..
    taş evlerin daracık sokakların arasından Midyatın biraz dışında olan ünlü Süryani kilisesine doğru giderken, birden
    - Ben burada yaşamak istiyorum, derken heyecanla araçtaki iki erkeğin kahkahalarından biraz utanarak
    -burası muhteşem bu taş evlerden almak istiyorum çok güzeller diye toparladım heyecanlı sesimin volümünü düşürerek,fakat çok konuşan Baran gülerek
    - Sen bir ağa nın beşinci karısı olursun bütün bu evlerini senin üstüne yapar,zaten senin yanına gelene kadarda yaşlılıktan öleceği için bütün evler senin olur ama burda deniz yok ve martılarda ona göre..Canım İpeğim atladı hemen
    - ben ona kocaman bir duvar resmi yaptırırım masmavi,martıları olan benim bebeğim martısız yaşayamaz ha birde kuzeyi var onun..
    -Kuzey kim ? Kim bu kuzey?
    Hoş delikanlı sormuştu ve soruyla birlikte simsiyah gözlüklerini taktı göremiyordum gözlerini ve anlayamamıştım ne düşündüğünü,zira ben gözlerle anlayabiliyordum sözlerle değil...

    Sahi kimdi bu kuzey...Bende bilmiyordum bir kuzey lafı gidiyordu ortada...neyse dedim kendi kendime bulurlar belki kendilerince...

    Kilise çok etkileyiciydi bir kaç süryani aile yaşıyordu , hep gülümseyerek bakıyorlardı ve tıpkı benim gibi simsiyah giyinmişlerdi kadınlar..
    Kilisenin dış bahçesinde oturanları terk edeip etrafta dolaşmaya başladım, bulduğum taşları topluyordum etraftan evimin her odamın her yeri inşaat alanına dönmüştü taşlardan yanıma gelen delikanlı;
    - ne yapacaksın bu taşları
    - Ben taş koleksiyonu yapıyorum,değerli değersiz bütün şehirlerin köylerin gittiğim heryerden.. bir sürü taşlar var ve isimleriyle.. ben taşların enerjisine inanıyorum..
    - Seni burdan sonra bir yere götüreceğim orada çok beğeneceğin taşlar var.
    İlgilenmesi hoşuma gitmişti kendiside...
    Araca bindik ...Aslında nereye gittiğimizi bilmiyorduk.
    -Nereye?
    -Şırnak...dedi..
    Sessizlik...Hiç istemiyordum gitmeyi.Ama ipeğin yüzündeki istekli ifade sessiz kalmamı istiyordu.Sustum...sus....su...s.s.........

    S. Güney...

  3. #13
    Aktif Üye carloss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    1.712
    Rep Gücü
    28877

    Cevap: Yol hikayeleri...PART 1....

    Bu kadar okunası yazılar, hani insanı yazının içine katabilen yazılar. Neden mutlu oluyoruz ki yazılarını okuyunca. Gene bir sürü rüya dökülmüş kelimelerine cümle olmuşlar peşi sıra.

  4. #14
    Eftelya
    Misafir..

    Cevap: Yol hikayeleri...PART 1....

    sevgili güney martılar denızsız yasar mı?hem sonra kuzeyı ben de merak etmıyor degılım..bır sonrakı hıkayende cevabını bulabılecek mıyız?
    yıne sürükleyıcı ve cok guzel bır hıkaye..arkadasım degerlendır bu hıkayelerını..kalemın gercekten cok güzel...aklına,yuregıne saglık

  5. #15
    güney
    Misafir..

    Cevap: Yol hikayeleri...PART 1....3....

    Peynir;
    “sana burada ikram edebileceğim tek şey” …..yüzünde mahcup bir ifade
    “ama istersen bütün sebzeler, meyveler senin”…
    Oturduğumuz yer muhteşemdi sular akıyor ağaçlar kendilerini özgürce salmış, özel tahtalardan yapılmış oturma yerleri yer minderleri ve yöresel kilimlerle kaplanmıştı. Oturduğunuz yerin altında sular akıyordu buz gibi, elinizi uzattığınızda suya dokunabiliyordunuz…
    Beş kişiydiler… aslında dört kişi zira siyahlı kadın yine dalmıştı yoktu orada…
    Bulundukları yer çöl ortasında vaha gibiydi.etrafta çok kalabalık yoktu birkaç aile,birkaç sevgili yakınlığında oturan ve birkaç yalnız erkek…erkekler çoğunluktaydı galiba eş leri evde bekliyordu onları..
    yılmaz
    Genç akıllı,çalışkan,yakışıklı ve bu durumun farkında olan biriydi..ayağa kalktığı anda en az üç adam da onunla beraber hareket ediyordu nereden çıktıkları belli olmayan…
    Garsonlar dönmeye başladılar sesleri duyulmuyor hiç konuşmuyorlar habire yiyecek taşıyorlardı yere kurulmuş sofraya..yer sofrası…Yılmaz ise sürekli Kürtçe talimatlar veriyordu..ortaya, devasa bir özel malzemeden yapıldığı belli içerisi her türlü etin kullanıldığı sebzelerle süslenmiş tepsi geldi..sanki 20 kişi için hazırlanmış.

    -nereye? Sesi öyle sert çıkmıştı ki kadın bir an bocaladı..kalkmakla kalkmamak arasında kaldı bir an..
    -dolaşacağım..
    -bekle.. kadın pek öyle bekleyecek birine benzemiyordu ama horoz çöplük meselesinden bekleme zorunluluğu hissetti.ayakta duruyordu etrafa baktığında her kesin ona doğru baktığını gördü oda bakıyordu ona bakanlara ..
    -buralarda yalnız dolaşamazsın
    -farkındayım..
    -siz yemeğinizi yiyin ben çok uzaklaşmam ..dedi ve tahtadan yapılmış özel bölümden aşağıya indi.
    -bekle
    Beklemeyeceğim işte dedi içinden beklemeyeceğim..ama bekledi …
    Yine beş kişi oldular dört adam ve bir kadın..
    -tamam, seni anlarımda bunlarda mı gelecek dolaşmaya.
    Gülümsedi ve adamlar yok oldu..
    -gel bak seni bir yere götüreceğim
    -o zaman götüreceğin yerler iki oldu dedi kadın. Nasıl yani der gibi baktı yüzüne adam.
    -taşlar..
    -evet hatırladım o yolumuzun üstü yemekten sonra uğrayacağız..
    -neden hep yalnız, neden hep yalnız kalma durumu var sende.
    -bilmem dedi kadın.seviyorum yalnızlığı..yalnızken daha çok hissediyorum yaşadığımı ve yaşadığım yeri.bak etraf çok güzel ve ben şu anda seninle konuştuğum için kaçırıyorum beklide görmüyorum görmem gerekenleri…
    -o zaman hiç konuşmayalım ve sen seyret… Kırılmıştı galiba
    -nereye götürecektin beni?
    -gel .bu taraftan gideceğiz..
    Dar bir patika yola doğru yürümeye başladılar alandan giderek uzaklaşıyorlardı. Giderek dikleşiyordu bulundukları efsane dağın eteklerinden yukarıya doğru bir tırmanış başlamıştı. iyikide ayağımda spor ayakkabılarım var dedi içinden. Elini sıkıca tutan adamın yüzüne baktı ne kadar mutlu görünüyordu.
    -daha çok mu?
    -şehirli seni hemen de yoruldun mu dedi gülümseyerek
    -yok az kaldı bak karşıda..
    Karşı. karşıda bir mağara ya benzer bir şey görünüyordu ama mesafenin uzunluğundan pek seçilmiyordu..
    -beni dağa mı kaldırıyorsun dedi gülerek
    -vallahi öle bir niyetim olsa da senin buna pek ihtimal vermeyeceğin anlaşılıyor zaten..gülümsedi ...bakışlarındaki şimşek fark ediliyordu.
    Mağara girişi küçüktü. bir an durdu nasıl bir yer burası ne var ki burada dedi kendi kendine korkmuştu biraz..
    -anlamış olacak ki
    -gel korkma dedi elini uzatarak.elini çok sıkı tutuyordu kemiklerim kırılacak diye düşündü kadın..
    İçerisi karanlıktı ama oldukça serin .giderek aydınlanıyordu gün ışığının azlığında görmeye alışıyordu gözler..
    Aman Allahım dedi kadın çığlık gibi çıkmıştı ses dudaklarından.
    Bu nedir nerdeyim ben rüyamı bu hayatımda görmedim ben böyle bir yer bunun gerçek olma ihtimali yok olamaz..
    -evet buranın bir eşi yok ve burayı bilende zaten çok az..bizler biliyoruz işte bak şimdide sen öğrendin ama bir daha gelmek istediğinde benimde yanında olmam lazım zira tek başına bulamazsın..
    Mağara çıkışı; küçük bir vadiye bakıyordu yalnız bu öyle sıradan bir yer değildi tek giriş ve tek çıkış bu mağaraydı.dağların arasına saklanmış yeşilin her tonu çiçeklerin her rengi kuş sesleri çok aydınlık olmayan,sanki ne bileyim anlatmak o kadar zor ki kelimeler cümleler yetmezdi .saklı bir yer saklı saklanmış sanki buradaki her şey herkesten kaçmış ve kendilerine bambaşka bir dünya kurmuşlardı sular akıyordu ve o yukarıdan dökülüşleri o kadar nazlı ve ahenkliydi ki sanki akmıyor öylece duruyor gibiydi..
    -konuşsana
    Yanağına kocaman bir öpücük kondurdu
    - Çok teşekkür ederim hayatımda gördüğüm en güzel yer ve ben bu yeri gören nadir insan olma şansımdan dolayı sana sonsuz teşekkür erdim..
    -burayı seveceğini biliyordum ben teşekkür ederim yanağımda ki öpücük aldığım en güzel hediye..
    Kadın onu duymuyordu..oraya buraya sürekli yürüyor dokunuyor duruyor .
    -çığlık atsam ya da seslensem duyan olur mu?
    -yok istediğin kadar bağırabilirsin sesin sana geri cevap veriri.gülüyordu sürekli
    -senin bu halini resmetmek lazım o kadar güzel görünüyorsun ki benim gördüğümü sende görmelisin…
    -heyyyyyyyyyyyyyyyy
    -nerdesin
    -nerdeyim
    Bağırıyordu kadın sesi yankılanıyordu…
    -burada yaşasam
    -ölmek mi istiyorsun
    -neden burada ölünmez ki
    -asıl burada ölünür
    Ne demek istemişti….anlayamadı ama anlamak da istemiyor bu rüyanın tadına varmak istiyordu..
    -hey çıkamıyorum buradan
    -nasıl indin
    -bilmem
    -bilmediklerin fazlalaşıyor bak..
    -bırak konuşmayı hadi gel yardım et bana
    -geliyorum
    Elini uzattı sonra geri çekti
    -ne oldu
    -hiç senin bu halini iyice seyretmek istiyorum.
    Ağaçlar o kadar sıktı ki sanki her biri kendine zorla yer bulmuş ve dalları en çok olan en iyi yere kurulmuştu galiba burada da hiyerarşik düzen hakimdi.güçlü olan daha çok yer kaplamıştı ama garip ti küçüklere de yer vermişler onları da sarmalamışlardı sevgiyle..
    Elini tekrar uzattı.
    -hadi çıkar beni
    Gülüyordu
    -hadi daha suyun aktığı yere gideceğim
    - dur ben geleyim beraber gidelim.
    - Buradan gidilir mi?
    Sanki izin vermeyecek gibi bu ağaçlar
    -ben izin istemem ki dedi kahkahalarla..

    -iyi hadi gel
    Ne de çabuk gelmişti…
    Suya suyun aktığı yere aklında bir sürü şey eli henüz tanıdığı adamın elinde yürümeye başladılar…
    Suya doğru..
    Ama kadın ona doğru gidiyordu suya ona can veren suya martısının olduğu yere
    …adam ise kime…..

  6. #16
    Kıdemli Üye mavi_gece - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Nerden
    Cennet'ten
    Mesaj
    587
    Rep Gücü
    12072

    rose Cevap: Yol hikayeleri...PART 1....

    Hocam gerçekten harika metettiğiniz kadar var ama hikaye yarım kalmış ve ben çok merak ettim devamı ne zaman gelecek ye da gelecek mi?..

  7. #17
    Süper Aktif Üye kirmizigül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Nerden
    Istanbul, Turkey, Turkey
    Mesaj
    3.148
    Blog Mesajları
    22
    Rep Gücü
    18820

    Cevap: Yol hikayeleri...PART 1....

    ellerine saglik güzel bir paylasimdi devamini bekliyoruz peynirin tadi bozulmadan

Benzer Konular

  1. Öğrenciler İçin Part Time İşler
    dogangunes Tarafından İş ve Kariyer Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 06-05-2012, 05:14 PM
  2. üniversite öğrencileri Part time iş
    loveturkey Tarafından Üniversiteler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 13-12-2011, 06:42 AM
  3. Part time militan...
    Guney Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 10-02-2010, 06:54 PM
  4. Part-time çalışmada SGK gün sayısı
    RABİA Tarafından Hukuk Forum Foruma
    Yorum: 10
    Son mesaj: 14-11-2009, 12:46 PM
  5. Part time Feministler
    efyubideapo Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 11-05-2009, 04:29 AM
Yukarı Çık