Yaşlı horoz, kümese yeni gelen ve hemen icraata başlayan genç horozun yanına yaklaşıp 'hoşgeldin' dedikten sonra; "Biliyorum" der, "benim günlerim artık sayılı. Genç ve kuvvetli biri varken sahibimiz beni yaşatmaz. Senden, ölmeden önce son bir istekte bulunabilir miyim?" der.

Genç horoz, karşışında ezilip-büzülen yaşlı horoza acıma ve küçümsemeyle bakar:

- Neymiş o isteğin bakiimm?

Yaşlı horoz kümesin dip taraflarındaki tavuklardan birini göstererek, ağlamaklı bir ses tonuyla konuşmasına devam eder;

- Şu benim en çok sevdiğim tavuk. İzin ver de onu son bir kez becereyim.

- Hayır, olmaz!

- O zaman bana son bir şans ver.

- Neymiş o?

- Kümesin dışına çıkıp, şu ağaca kadar yarışalım. Kim kazanırsa tavuk onun olsun. Ama ben senden iki adım önde başlıyayım. Zira ben yaşlıyım.

Genç horoz bu teklifi kabul eder ve kümesten önce yaşlı horoz, ardından da genç horoz fırlar.
Birden 'GÜÜÜÜMM!' diye bir silah sesi duyulur.

Genç horoz kanlar içinde can verirken silahı ateşleyen mal sahibi yanındaki arkadaşına döner;

- Ulan bu oğlancı çıkan onuncu horoz be!!!..