KUYUYA DÜŞEN EŞEK

Bir zaman eşeğin biri,nasıl olduysa kuyuya düşmüş.
Hayvancık saatlerce acı içinde kıvranmış, bağırmış kendi dilinde,anırmış.
Sesini duyan sahibi gelip bakmış ki vaziyet kötü.
Zavallı eşeği kuyunun dibinde melul mahzun bakınıyor.
Üstelik yaralanmış.
Karşılaştığı bu durum karşısında kendini eşeği kadar zavallı hisseden adamcağız köylüleri yardıma çağırmış.
Ne yapsak, ne etsek, nasıl çıkarsak soruları havada kalmış.
Sonunda karar verilmiş kurtarmak için çalışmaya değmez.
Tek çare, kuyuyu toprakla örtmek.
Ellerine aldıkları küreklerle etraftan kuyunun içine toprak atmışlar.
Zavallı hayvan, üzerine gelen toprakları, her seferinde silkinerek dibe dökmüş.
Ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde heran biraz daha yükselmiş ve sonunda yukarıya kadar çıkmış.
Köylüler ağzı açık bakakalmış.
Hayat, bazen bizim de üzerimize yüklenir. (Ne bazeni,çoğu zaman )
Toz toprakla örtmeye çalışanlar çok olur.
Bunlarla başetmenin tek yolu, yakınıp sızlanmak değil, düşünüp silkinmek ve kurtulmak, aydınlığa adım atmaktır.

Allah'tan umut kesmemek gerekir,bir eşeğin bile insana öğreteceği o kadar şey vardır ki...