Eskiden otobüsler olmadığından karadenizli biri gemiyle İstanbul'a gelmiş. İstanbul'da bir süre kalmış ve o zaman içinde de piyasaya Avrupa'dan eski püskü otobüsler gelmiş.

Bu otobüslerden bir kısmı karadeniz hattında çalışıyormuş. Karadenizli memleketine dönerken otobüsle ilk defa seyahat edecekmiş. Binmiş otobüse, koyulmuş yola.

İzmit, Adapazarı derken şoför normal viteslerle yol alırken, gelmiş Bolu rampasına. Başlamış takviye vites kullanmaya.

O sırada da bizim karadenizli hep şoförü takip ediyormuş. Rampada şoför vites küçültüp vites büyültüp devam ederken; vites kolu şoförün elinde kalıvermiş ve şoför yolculara vites kolunun koptuğunu, biraz gecikeceklerini söylemiş.

O sırada bizim karadenizli kalkmış ayağa, başlamış lafa:

- Ula ...mına koduğumun oğli! İstanbul'dan beri seni takip edeyrum; oynuya oynuya sonuna kopardin oni!..