Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3

Anne..

Eğlence ve Mizah Kategorisi Öykü ve Hikayeler Forumunda Anne.. Konusununun içerigi kısaca ->> Annemin yalnızca bir gözü vardı. Ondan nefret ederdim… Çünkü bu durum beni utandırıyordu. Ailemizi geçindirmek için okulda aşçılık yapardı.İlkokulda iken ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913

    Anne..

    Annemin yalnızca bir gözü vardı. Ondan nefret ederdim… Çünkü bu durum beni utandırıyordu.
    Ailemizi geçindirmek için okulda aşçılık yapardı.İlkokulda iken bir gün annem bana merhaba demeye gelmişti.Yerin dibine geçmiştim. Bunu bana nasıl yapabilirdi? Onu görmezden geldim. Ona nefretle baktım ve oradan kaçtım.
    Ertesi gün sınıfta bir arkadaşım dedi ki, “Eeee, senin annenin yalnızca bir gözü var!”
    Yerin dibine girmek istedim. Ve de annemin ortadan kaybolmasını istedim.
    Bu yüzden o gün onunla karşılaşınca dedim ki, “Beni gülünç duruma düşüreceğine ölsen daha iyi?!!!” Annem karşılık vermedi.
    Dediklerim hakkında bir saniye bile durup düşünmedim çünkü çok kızmıştım.
    Onun duyguları beni ilgilendirmiyordu. Onu evde istemiyordum... Çok çalıştım ve Singapur’a okumaya gittim.
    Sonra evlendim. Kendi evimi aldım. Çocuklarım oldu ve hayatımdan memnundum.
    Bir gün annem beni ziyarete gelmişti. Kaç yıldır beni görmemiş ve torunlarını tanımamıştı. Kapıya gelince çocuklarım ona güldüler.

    Ona “Evime gelip çocuklarımı nasıl korkutabilirsin!
    HEMEN BURADAN GİT!” diye bağırdım.
    Buna annemin sessizce “Kusura bakmayın. Yanlış adrese geldim galiba” dedi ve gözden kayboldu. Bir gün mezunlar toplantısı için okuldan bir mektup aldım.
    Karıma “iş seyahatine gidiyorum” diye bahane uydurdum. Mezunlar toplantısından sonra sırf meraktan eski eve gittim!!!. Komşularım, annemin öldüğünü söylediler.
    Hiç üzülmemiştim. Bana verilsin diye annemin bıraktığı bir mektup verdiler.
    “En sevgili oğlum, her zaman seni düşünüyorum…Singapur’a gelip çocuklarını korkuttuğum için üzgünüm. Mezunlar gününe geleceksin diye çok sevinmiştim.
    Ama seni görmek için yataktan kalkabilir miyim bilemiyorum.Sen büyürken sürekli bir utanç kaynağı olduğum için üzgünüm. Biliyor musun… sen çok küçükken bir kaza geçirmiştik ve sen gözünü kaybetmiştin.Anne olarak senin tek bir gözle büyümene dayanamazdım.Bu yüzden sana kendi gözümü verdim…
    O gözle benim yerime görüyor diye seninle o kadar gurur duyuyordum ki.

    Bütün sevgimle….. Annen…
    alıntı

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye sempatikman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Yaş
    41
    Mesaj
    302
    Rep Gücü
    390

    Anne

    Olur olmaz her şeye ağlayan Anne, kocasının ölüm haberini aldığında evi
    badana ediyordu... Elinde badana fırçası, olduğu yere çöktü kaldı...
    Ağlamadı. Konuşmadı da. Günlerce konuşmadı... Demiryolcu olan kocası
    bir tren kazasında ölmüş, beş çocukla dul kalmıştı. Büyük kızı evliydi, bir
    sonraki kızı hukuk fakültesine gidiyordu. 40-50 bin nüfuslu bir doğu
    kentinde, kızını ta Ankara'lara, hukuk fakültesine göndermek kolay bir iş
    değildi o dönemde. Hısım akrabanın, konu komşunun fiskoslarına aldırmamış
    okumaya göndermişti kızını... Büyük oğlu lisede, ortanca oğlu ortaokulda,
    en küçük oğlu ise ilkokulda okuyordu. Çocukken gönderildiği Kuran Kursunda
    Arapça ve Osmanlıca öğrenmişti. Türkçe okuyup, yazmayı çocukları ilkokula
    başladıktan sonra, onlara ders çalıştırmak için öğrendi...

    Bu sayede tanıştı dış dünya ile. Kocasının her akşam eve getirdiği gazeteleri
    okuyarak... Akıllıydı... 'Reis' derdi kocası ona... Her türlü ev işinden başka
    tarla, bahçe işleri ile de o ilgilenirdi. Buna rağmen çok severdi kocasını. Hâlâ da
    çok sever. Arada bir rüyasında görür onu. Gördüğü rüyayı unutmasın diye
    gecenin bir yarısı çocuklarını uyandırıp anlatır... Çocuklarını büyütüp,
    yetiştirmesi ise uzun hikaye... Kocasının ölüm haberini aldıktan üç gün
    sonra ağzını ilk kez açtığında söylediği ilk cümle "gideceğiz buradan" oldu.

    Bu karara karşı çıkan hısım akrabaya "çocuklar" diyerek direndi. "Onların
    okuması lazım." Tanıdık berberlerin, terzilerin, iyi niyetli çırak alma tekliflerini
    kulak arkası etti. O güne dek saygıda kusur etmediği kaynanasının; "O....
    olmaya mı gidiyorsun Ankara'ya?" sözünü ise tınmadı bile. Yıllar sonra "O da
    haklıydı." demişti. "Genç yaşta yitirdiği tek oğlunun yanısıra bir de onun
    yadigârlarından, torunlarından ayrı düşmenin acısı ile söyledi o sözü."

    Yapılırken kerpiçini, harcını sırtında taşıdığı evini kiraya vererek, tası tarağı
    toplayıp bir vagona yükledi. Çocukları ile beraber bir kompartmana doluşup
    Ankara'ya gitti... Bütün okullara yakın olmasına dikkat ederek bir ev kiraladı.
    Çocuklarını yürüme mesafesindeki okullara kaydettirdi. Okul tatillerinde
    memleketine gidip yıllık erzakını yaptı ama yinede zordu hayat. Kira, okul
    masrafları ağır gelmeye başladı. Oğullarına kıyamıyordu ama abla'ya nazının
    geçeceğini biliyordu. Fedekârlığı ondan istedi. Abla hukuk öğrenimini bırakıp,
    demir yollarında işe girdi. Çocuklar, ne yaşanılan hayatın zorluğunu fark etti,
    ne de babasızlığı. Hepsi okudu. Büyük oğlu devletin açtığı sınavları kazanarak
    gittiği Almanya'dan yedi yıl sonra doktorasını yaparak döndü. Kısa sürede
    profesör oldu. Ortanca oğlunun küçüklüğünden bu yana merak sardığı tiyatrodan
    vazgeçmeyeceğini anlayınca ancak bir üniversite bitirmesi ve daha da önemlisi
    yedek subay olarak askerliğini yapması koşulu ile tiyatrocu olmasına izin verdi.

    Şimdilerde onu sahnede, tv ekranlarında görüp, kocasının ölüm haberini aldığı
    zaman tuttuğu gözyaşlarını esirgemiyor. Söylemeyi unuttum; o, yani anne
    sadece mutluluk duyduğunda ya da duygulandığında ağlar... Küçük oğlu da en
    büyük ağabeyin izinden giderek akademik kariyerini tamamladı. Profesör oldu...
    Yaşı bilinmiyor annenin. En az 85'indedir diye tahminler yapılıyor. Belki de 90!..
    Üç büyük ameliyat geçirdi. Tansiyonu ancak ilaçlarla dengede duruyor.Romatizma
    ve yaşlılık bir zamanlar taşı sıksa suyunu çıkaracak kadar güçlü olan adalelerini
    bitirip, tüketti. Yatağa bağlandı.Tekerlekli yürütecinin yardımı ile tuvalete gidebiliyor
    ancak.Ve buna şükrediyor... Her zaman ilgi duyduğu dış dünya ile tek bağlantısı
    katarakt ameliyatına rağmen okumakta zorlandığı gazeteler. İşitme cihazı ise hiç
    işe yaramıyor. Dudak okuyarak anlaşıyor etrafı ile...Yine de mutlu. Tek pişmanlığı
    son seçimlerde Ecevit'in partisine verdiği oy. Tek dileği ise kimselere, özellikle de
    yatağa bağlandıktan sonra kendisine çiçekler gibi bakan çileli kızına; abla'ya daha
    fazla yük olmadan sessizce ölmek... Ölüp cennete gitmek ve orada henüz otuzbeş
    yaşındayken yitirdiği kocası ile buluşarak ad*****; çocuklarını vatana, millete
    hayırlı birer evlat olarak yetiştirdiğini ve kendilerini kurtardığı müjdesini vermek...

    Anneler gününde annem geldi aklıma... Şöyle ya da böyle Anadolu'daki
    yüzbinlerce anneye olduğu kadar sizin de annenize benzeyen
    kendi annem... Ne desem bilmem ki!..
    Ne desek!..

    Balca'nın Duygu Yüklü Sayfaları - E-Kart - ANNE - Kenan Işık

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye sahrabetis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Nerden
    Aslen Gürcistan ama ANkara'da yaşıyorum
    Yaş
    40
    Mesaj
    1.325
    Rep Gücü
    19339

    Cevap: Anne

    O kadar kutsal bir kelime ki " anne " sözcüğü , okurken duygulanmamak imkansızdı . Teşekkürler ...

Benzer Konular

  1. Anne Sütünün Önemi ve Anne Sütü Arttırma
    1anne Tarafından Çocuk Sağlığı Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 16-03-2011, 04:28 PM
  2. Anne ve çocuk
    Venhar Tarafından Anne Baba ve Çocuklar Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 28-09-2010, 01:22 AM
  3. Anne mi? Yar mı?
    dogangunes Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 34
    Son mesaj: 11-09-2009, 12:31 AM
  4. Anne,babalara ve anne,baba olacaklara soruyorum!
    İnci Tarafından Anne Baba ve Çocuklar Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 07-06-2009, 01:34 AM
  5. Anne Olanlar!
    melissa_nil Tarafından Anne Baba ve Çocuklar Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 24-11-2007, 10:35 PM
Yukarı Çık