89-92 li yillar gemimize bir' zabit gelmisti,
belli ki deniz kurduydu, denizcilige ilk basladigim gunlerdi' adam gunun birinde enikunu,bir silah cikradi, uzun menzilli bir silahti Ruhsati da vardi av ruhsati.

geminin kic trafinda bir koltuk atardi' elleri sanki erimis gibiydi'

cephane gibi malzemesi vardi' gemi acilinca adam zevkle havaya ates ederdi
MARTI oldururdu' ilk patlamada korktuk ne oluyor diye, ozel av belgem var dedi karismayin siz '

""Bu martilarla benim aramda bir savas"" herkes korktu hayattaki tek zevkim bu benim


sonra bir raki sofrasinda' agzindan cikti bakla'

Korfez savasinda Bombalanan geminin bir personeliymis ' sanirim yabanci bayraktaymis
olmekteymis etraf yangin icinde bir tahta parcasina tutunmus'

iri cussesiyle denizi yararak yuzmus epey fakat ellerini tutundugu tahta parcasina
MARTILAR konmus ve ellerini yemeye baslamislar denizin ortasinda' elemanimiz debelendikce martilar saldiriyormuslar ellerine ;

et gibi goruyorlarmis' ne varki bir kurtarma botu saatler sonra farkedip kurtarmis

bayginmis tek hatirladigi patlama ve martilarin ellerini isirmasi'' o gunden sonra Martilara savas acmis'' marti oldurmek icin paraya hic kiymamis' en iyi av silahi almis''
asilinda sacmayla hepsini oldururm diyor' ama tek tek ucmasini bekleyerek vuruyorum diyordu. bu benim hesaplasmam ' adam martilar hakkinda o kadar cok kitap okumus ki
Marti uzmani olmus onlarin en zayif noktalarini bulmus''
simdi yasar mi bilmem yasi epey buyuktu. zaten kanunlar da artik izin vermez

senolmutlu@2007