AMELİYAT YERİ
İki sevgili bir ağacın gölgesinde otururlar.Delikanlının tatlı sözleri arasında bir ara kız sevgilisinin kulağına fısıldar :

-Sevgilim sana apandist ameliyatı olduğum yeri göstereyim.

Delikanlının gözleri parlar.

-Göster canım göster.

Kız eliyle uzak bir yeri göstererek :

-Bak şu ilerde görünen sarı bina var ya, onun üçüncü katı....



BENİ YETERİNCE SEVSEYDİNİZ

Genç bir delikanlı saatlerdir genç kızın peşinden geliyordu.Genç kız dayanamayıp arkasını döndü:

- Neden saatlerdir beni takip ediyorsunuz? diye sordu.

Genç erkek :

-Sizi seviyorum hem de canımdan çok seviyorum!

Genç kız :

-Bak benim arkamdan ablam geliyor, o benden daha güzel benden iş çıkmaz sen ona git..

Delikanlı arkasını dönüp bakınca çok çirkin bir kızın geldiğini görüp sinirlenmiş ve genç kıza dönmüş :

-Neden bana yalan söylediniz?

-Asıl siz bana neden yalan söylediniz? Eğer beni yeterince seviyor olsaydınız dönüp arkanıza bakmazdınız çünkü gözünüz benden başkasını görmezdi!!





GELİN ADAYI

Çöpçatan, damat ve gelin adayını karşılaştırır.Gelin zengin olduğundan damat adayı ufak tefek kusurların bağışlanması için önceden uyarılmıştır.

Gelin adayı odaya topallayarak girer.

Damat adayı çöpçatana bakar :

-Topal bu, der.

Çöpçatan başıyla onaylar.

Damat gelinin saçlarını okşamaya kalkar.Peruk elinde kalır.Çöpçatana bakışlarıyla :

-Kel bu, der.

Çöpçatan başıyla onaylar.

Damat adayı odadaki gümüş takımlara antikalara bakar.Onların da sahte olmasından şüphelenir.Çöpçatanın kulağına fısıldamak ister.

Çöpçatan :

-Rahat konuşabilirsin, duymaz kulağı sağırdır, der.



İKİMİZE DE YETER

Evlenme teklif ettiği kızdan red cevabı alır :

-Ama ben sizi sevmiyorum ki!

Delikanlı istifini bozmadan cevaplar :

-Olsun, benim aşkım ikimize de yeter!



İLK AŞK

Evliliklerinin üstünden henüz bir ay geçmiştir.Mutlu koca genç ve güzel karısına sarılır :

-İlk aşk ne kadar tatlı, ne heyecanlı değil mi?

Genç karısı yanıtlar :

-Evet... ama seni tanıdığıma da memnunum...

TREN BEKLİYORUM
Yeni evli bir çift tren hatlarına yakın bir yerde ev almışlar. Evin beyi her sabah işe gittikten sonra trenler geçmeye baslarmış ve yatak odasında bulunan elbise dolabının kapıları gıcırdarmış.Buna sinirlenen evin hanımı bir sabah eşi gittikten sonra çağırmış marangozu. Adam bakmış :

-Anlamadım bir sorun yok, demiş.

Evin hanımı :

-Ama tren geçerken gıcırdıyor, beni sinir ediyor, demiş.

Marangoz bizimkine :

-İyi, demiş, sen işlerine bak ben dolabın içine girerim. Tren geçsin bir bakayim nerede arıza var.

Kadın :

-Tamam, demiş evin işlerine koyulmuş. Evin reisinin geri geleceği tutmuş bakmış bir çift erkek ayakkabısı kapıda. Dalmış eve aramış taramış yatağın altına bakmış kimse yok. Bizimki açmış elbise dolabını, adamın biri sinmiş bekliyor.

-Ne işin var lan senin burada, demiş bizimki. Adam da ürkek bir sesle cevap vermiş :

-Şimdi tren bekliyorum diycem, ama inanmazsin ki!!!