Ülkelerin birbirlerine önceden savaş ilan ederek savaştıkları dönemde, bizim Rize İli'miz Çin Devletine savaş ilan etmiş!

Çin'liler uzun uzun araştırmışlar ancak "Rize" diye bir devleti hiç duymadıkları gibi haritadan da böyle bir devleti bulamamışlar.

Daha sonra Çinlinin biri Türkiye'de Rize diye bir yerin varlığını öğrenmiş ve bunu yönetime bildirmiş, Rize bir devlet olmasa bile Çin yönetimi ortada ilan edilmiş savaş olduğu için bütün ordularını toplayarak karadan ve denizden Rize'ye doğru gelmeye başlamışlar.

Bu arada Rize boş durmayıp yaşlılardan oluşan bir savaş komitesi kurmuş geride kalan genç, çocuk ve kadınlar da mevzilerdeki yerlerini almışar. Çinlileri beklemeye başlamışlar...

Derken denizden ve karadan mahşeri bir kalabalıkla çin askerleri görünmeye başlamış ve o hızla da bütün önlerine çıkan Rizelileri kesip biçmeye başlamışlar. Ancak yaşlılardan oluşan savaş komitesinden ateş emri gelmediği için mevzilerde bekleyen Rizeli milisler Çinlilere karşılık veremiyorlarmış.

Bu durum epey uzayınca Rizeli gençlerden biri fazla dayanamayıp mevziden fırladığı gibi doğruca savaş komutasının bulunduğu karargaha girerek -bir hışımla- "Çinliler celdi hepumuzi çeseyiler, biz onlara bişe edemeyiruk, bize niye ateş emri vermeyisunuz, yoksa korktunuz mi aha bu Çinlilerden?!" der.

Bunun üzerine Komitenin Başkanı; "Uşağum sen ne deyisun, ne korkması, biz aha bu kadar Çinliyi nereye gömeceuk oni karar etmeye çalişiyiruk!"