Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 Toplam: 4

Bob Dylan-Masters Of War

Müzik Kategorisi Şarkı Sözleri Forumunda Bob Dylan-Masters Of War Konusununun içerigi kısaca ->> Savaşın Efendileri / Bob Dylan gelin bakalım savaşın efendileri siz büyük silahlar yapan ölüm uçakları inşa eden bütün bombaları yapan ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    Bob Dylan-Masters Of War

    Savaşın Efendileri / Bob Dylan

    gelin bakalım savaşın efendileri
    siz büyük silahlar yapan
    ölüm uçakları inşa eden
    bütün bombaları yapan
    duvarların arkasında saklanan
    masalarının gerisinde saklananlar

    maskelerinizin arkasında sizi görebildiğimi bilmenizi istiyorum.
    siz yok etmek haricinde asla hiçbir şey yapmamış olanlar
    siz oyuncağınızmış gibi benim dünyamla oynayanlar
    elime bir silah verip sonra gözlerimden saklananlar
    ve sonra dönüp en hızlı kurşunlardan koşarak kaçanlar

    judas gibi yalan söyleyerek ihanet edenler
    inanmamı istiyorsunuz ama bir dünya savaşı kazanılamaz.
    damarımdan akan suyu gördüğüm gibi
    sizin gözlerinizden görüp beyninizi okuyorum

    siz diğerlerinin ateşlemesi için tetikleri çekenler
    sonra koltuklarına kurulup ölüm sayısının artmasını seyredenler
    genç insanların vücutlarından kan fışkırıp çamurun içine gömülürken
    malikanelerinde saklananlar

    siz var olabilecek en kötü korkuyu üzerimize salanlar
    dünyaya bir bebek getirme korkusunu
    doğmamış ve ismi konmamış bebeğimi tehdit ettiniz
    damarlarınızda akan kanı hak etmiyorsunuz.

    böyle haybeden konuşabilecek ne biliyorum ki
    genç olduğumu daha bir şey bilmediğimi söyleyebilirsiniz
    ama bildiğim tek bir şey var sizden genç olmama rağmen
    isa bile yaptığınızı asla bağışlamayacak.

    durun size bir soru sorayım; paranız bu kadar iyi mi?
    size bağışlanmayı satın alabilecek mi? alabileceğini mi düşünüyorsunuz?
    cenazenizin ölüm çanları çalarken anlayacaksınız
    kazandığınız onca para ile ruhunuzu asla geri satın alamayacaksınız.

    ve umarım ölürsünüz ve ölümünüz yakın olur
    soluk bir öğle sonrasında tabutunuzu seyredeceğim
    ve mezarınıza indirilirken sizi izleyeceğim
    ve öldüğünüzden emin olana kadar mezarınızın üzerinde duracağım.

    çeviren: ece esmer

    Dipnot.Tv | Cüneyt Özdemir

    Masters Of War / Bob Dylan

    come you masters of war, you that build the big guns,
    you that build the death planes, you that build all the bombs,
    you that hide behind walls, you that hide behind desks.
    i just want you to know i can see through your masks.

    you that never done nothin' but build to destroy.
    you play with my world like it's your little toy.
    you put a gun in my hand, then you hide from my eyes.
    then you turn and run farther when the fast bullets fly.

    like judas of old, you lie and deceive.
    a world war can't be won, you want me to believe.
    but i see through your eyes, and i see through your brain,
    like i see through the water that runs down my drain.

    you that fasten all the triggers for the others to fire.
    then you sit back and watch while the death count gets higher.
    you hide in your mansions while the young people's blood
    flows out of their bodies and gets buried in the mud.

    you've thrown the worst fear that could be hurled;
    the fear to bring children into this world.
    for threatening my baby, unborn and unnamed,
    you ain't worth the blood that runs in your veins.

    how much do i know to talk out of turn?
    you might say that i'm young, you might say i'm unlearned.
    but there's one thing i know, though i'm younger than you,
    even jesus would never forgive what you do.

    let me ask you one question: is your money that good?
    will it buy you forgiveness? do you think that it could?
    i think you will find, when your death takes its toll,
    all the money you made will never buy back your soul.

    and i hope that you die, and your death will come soon.
    i'll follow your casket through the pale afternoon.
    and i'll watch while you're lowered into your death bed,
    then i'll stand over your grave till i'm sure that you're dead.

    ekşi sözlük - kutsal bilgi kaynağı

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    merhaba

    Evet, protest muzigin gelmis gecmis en buyuk erkek san'atcisi;
    Kendi biyografisinde atalarinin Turk oldugundan bahsetmistir.


    Bob Dylan
    Müzik dünyası'nda etkisi kuşaklar boyu devam etmiş nadir müzisyenlerden birisidir Bob Dylan. Dylan, bir kuşağın idolüdür, 60'ların başında, henüz 20'li yaşlarında yazdığı 'Like A Rolling Stone' ve 'Blowin' in the Wind' şarkılarıyla folk ve rock müzik arasındaki geçişi sağlamıştır. Gerçek adıyla Robert Allen Zimmerman, 1941 Minnesota doğumlu, Bay Abraham ile Bayan Beattie'nin oğludur. Rusya'dan göç eden Yahudi atalarının niçin bir Alman soyismi taşıdıkları konusunda bir fikri yok. Söylediğine göre, kendisine seçtiği yeni soyisminin Galli'li şari dylan Thomas'la bir ilgiside... Sonradan 'Huzurevine oranla daha fazla kişinin öldüğü yer' olarak tanımlayacağı üniversiteden atıldığında, henüz 18 yaşında bir gençti. Yirmisinde ise dağınık ve kirli saçları, eski püskü giysileri, omzunda gitarı ile New York'ta 'Beatnic'lerin arasında bulunmuştur. Ona göre New York, 'henüz çok fazla kimsenin gitmediği, gideninde geri dönmediği' bir yer ve oraya gitmek 'Aya gitmek gibi bir şey' dir. 'The Freewheelin' 'Bob Dylan' 1963'te piyasaya çıktığında, Dylan, bir ilah olma yoluna çıkmıştır. Albümün kapağında New York sokaklarında sevgilisi Suze Rotolo'yla çekilmiş bir fotoğrafı bulunmaktadır. Her seferinde farklı bir şeylerden bahseden Dylan; savaşların anlamsızlığından, Tanrı'dan, adaletsizlikten, seksten, aşkdan ve sevgiden bahsetmiş ve her seferinde farklı kesimlerin tepkisini çekmiştir. Bir şeyler söylüyordu; fakat başka bir sefer aynı şeyleri tekrar etmiyordu. Çoğu kişiye göre o, sadece içinden geleni yapıyordu. Belki de, kitleler onu görmek istedikleri gibi görüyodu. Folk müziği seçmesinin nedeni dezaten gitarı ve harmonikası'ndan başka hiçbir şeye ihtiyaç duymayacak olmasıydı. Joan Baez'in söylediğine göre, 'gördükleri sadece kendisi için bir şey ifade ediyordu.' 'Başkalarının ihtiyaçları için kafa yoran biri değildi.' Yine de Baez ona aşık oluyordu. Geceliği on iki dolarlık izbe bir otel odası'nda gazetecilere üstünde kocaman siyah ceketi, beyaz gömleği ve mor kol düğmleri ile röportaj verirken, Baez'in gözünde, 'Gözleri Tanrı'nınki kadar yaşlı ve kendisi bir kış yaprağı kadar naif'ti. Kadınları'ndan en çok hangisini sevdi acaba? Kendisine Fransız şairlerini tanıtan Suze Rotolo'yu mu, onu anne şefkatiyle kucaklayan Joan Baez'i mi, yoksa Joan Baez'in Woodstock'taki evden almasına izin verdiği mavi geceliğin sahibi ola karısı Sara Lowdes mi? Bu sorunun cevabını bilmiyoruz ama onu belkide en çok öfkelendiren kadının Marianne Faithfull. 1965'teki İngiltere turnesi sırasında yanındaki elit bohemlerle birlikte Savoy Otel'dedir. Ve Marianne Faithfull ona yakın olabilmek için Savoy Otele gider, odada bir köşeye çekilir. Dylan'ın daktilosuna, 'eninin ideal mısra ölçüsü olduğunu söylediği' kalın bir tuvalet kağıdı takılıdır. Faithfull onun dikakkitini çekmediğini düşünürken, o, sürekli bir şeyler yazmaktadır. Ne yazdığını sorduğunda, aldığı cevaba şaşıracaktır Faithfull. Dylan, onun için hakkında bir şiir yazmaktadır. Dylan'ın teklifi üzerine yeni albümünü dinlerler bir gece otel odası'nda. O'na göre; 'Onun özel dinleyicisi olmanın' bir bedeli vardır elbette. O gece ' Tanrılardan biri Olympos'dan inmiş, ona kur yapmaktadır'. Ama Faithfull, Tanrı'yla yatmaktan korkar. Üstelik hamiledir ve bir hafta sonra evlenecektir. Faithfull o gece gerçeği söylediği için sonraları pişman olur. Ancak bunun nedeni onunla yatmamış olması değil, o tuvalet kağıtlarına kendisi için yazılanları asla öğrenemeyecek olmasıdır. İngiltere turnesi Joan Baz'le ilişkilerininde sonu olur. Forest Hillkonseri''ne kendisni davet ederek New York'tan Amerika'ya açılmasına yardımcı olan Joan Baez'i, İngiltere turnesi'ne sahneye davet etmemiştir. 1973'teki 'Pat Garret and Billy The Kid' albümüne kadar bir süre sessiz kalır. Bu yıl, 'Knockin' on Heavens Door' ile Bob Dylan olduğunu bir kez daha hatırlattığı yıldır. Üç yıl sonra gelen 'Desire' albümündeki 'One More Cup of Coffee' ise bir başka klasik olacaktır. Turnelerle,konser albümleriyle, filmlerle, toplama albümlerle bugüne gelinir. 1998 yılında 'Time Out of mind' albümü ilk ona girer ve üç dalda Grammy ödülü kazanır. 'Nashville Skyline'ın kapağı'ndaki o hırpalanmamış çocuk gülümseyişinden çok uzakta şimdi. Bob Dylan'ın zaman yerleşmiş tenine, bakışlarına, şimdi bir koca adam.

    Sinemalar.com ~ Bob Dylan

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    Bir Fincan Kahve Daha

    devam,


    Senin nefesin tatlı,gözlerin ise gökyüzündeki iki mücevher gibi..
    Sırtın sağlam ve saçların da dümdüz,ipek gibi,kafanı koyduğun yastık üzerinde..
    Ama ben şefkat duygusu hissedemiyorum,
    Ne bir minnettarlık,ne de aşk!
    Senin zaafın bana değil,gökteki yıldızlara..

    Caddeler için bir fincan kahve daha,
    Bir fincan kahve daha, gitmeden önce.
    Aşağıdaki vadi için,bir fincan daha...

    Senin baban varya tam bir haydut!
    Amaçsızca gezinen bir aylak
    O adam sana seçimini nasıl yapacağını gösterecek!
    Ve elindeki keskin şeyi nasıl fırlatacağını.
    Kendi krallığını öyle bir kolluyor ki,
    İçeriye hiçbir yabancı izinsiz giremiyor...
    Sesi çıktıkça ürpertiyor,diğer bir tabak yemek için!

    Caddeler için bir fincan kahve daha,
    Bir fincan kahve daha, gitmeden önce.
    Aşağıdaki vadi için,bir fincan daha...

    Kardeşin ise geleceği görebiliyor.
    Tıpkı annen ve sen! gibi...
    Okumayı ve yazmayı hiç öğrenmedin,
    Hiçbir kitap da yok zaten zulanda.

    Senin zevkin sınır tanımayan cinsten,
    O sesin var ya tıpkı çayırlardaki şakalaşmalar gibi..
    Ama kalbin ise tıpkı bir okyanusa benziyor,
    Gizemli ve karanlık..

    Caddeler için bir fincan kahve daha,
    Bir fincan kahve daha, gitmeden önce.
    Aşağıdaki vadi için,bir fincan daha...

    Bana herşeyin yolunda olduğunu söyledi,
    "ben de seni seviyorum" ,
    Biz ise maviliğe çoktan gömülmüştük...

    devam edecek

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    devam!

    Bir adamın katetmesi gereken ne kadar yol var
    Ona erkek demeniz için
    Evet, ve kaç deniz aşmalı beyaz bir güvercin
    Kumlarda uyumadan önce
    Evet, ve top gülleleri kaç kez atılmalı
    Sonsuza dek yasaklanmalarından önce
    Cevap, dostum, rüzgarla esiyor
    Cevap rüzgarda uçuyor

    Bir adam kaç kez yukarı bakmalı
    Gökyüzünü görebilmesi için
    Evet, ve bir adamın kaç kulağı olmalı
    İnsanların ağladığını duyabilmesi için
    Evet, ve kaç ölüm olmalı onun bilmesi için
    Ne kadar çok insanın öldüğünü?
    Cevap, dostum, rüzgarda esiyor
    Cevap rüzgarda uçuyor

    Kaç yıl geçmeli bir dağın varolabilmesi için
    Suyla yıkılmaması için
    Evet ve kaç yıl geçmeli bazı insanların yaşayabilmesi için
    Özgür olmaları için izin verilmeden önce
    Evet ve bir adam kaç kere çevirebilir başını
    Sadece görmemek için
    Cevap, dostum, rüzgarda esiyor
    Cevap rüzgarda uçuyor.

    devam edecek

Benzer Konular

  1. Bob Dylan Sözleri
    dogangunes Tarafından Felsefe Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 23-05-2012, 01:31 AM
  2. Yorum: 1
    Son mesaj: 03-10-2009, 05:52 PM
  3. Bob Dylan
    Bay X Tarafından Biyografi (Yaşam Öyküsü) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 15-06-2007, 09:36 PM
Yukarı Çık