Yat kelimesi (Yacht) sözcüğünün türkçe karşılığıdır dersek yanlış olmaz.Yacht sözcüğünün geçmişi ise 17. yüzyıla kadar dayanır.Kaynaklara göre bu kelimenin Hollanda kökenli olduğu biliniyor.O devirde kanallarda hzlı giden ve kolay manevra kabiliyetine sahip teknelere yacht (yat) deniyordu.Daha sonraki yıllarda yatlar,başta Fransa olmak üzere tüm Avrupa'da yavaşta olsa yayıldı.
Günümüzde yat denince akla motoryatlar veya yelkenli yatlar gelmektedir.Biz yelkenli yatları ele alacağız.Yelkenli yatlar çok gelişmiş teknolojiyle üretilirler ve batmazlardır.Peki nasıl batmazlar? Eğer bir yelkenli yat devrilse bile(bu çok zor bir ihtimal),ağır olan,dengeleyici salması nedeniyle tekrar düzelirler.
Bu sistemin çalışma prensibi hacıyatmaz oyuncaklarınki gibidir.Yandaki şekilde bir yelkenli yatın su altındakalan salması görülüyor.Salma hem yelken seyirlerinde yatı dengeliyor hemde yatın akıntı,dalga ve özelliklede rüzgar gibi etkilerde direnmesini sağlar.

Gerek yerli gerekse de yabancı yat üreticileri yelken ve deniz severler için 2 ana tipte yat üretirler.Yarışmak isteyenler için daha hızlı fakat az konforlu,gezmek isteyenler içinsede daha yavaş,su hattı geniş,az bayılan ve tabiki daha konforlu gezi tekneleri üretirler.Satın alırken tercih size kalmıştır.
Ayrıca yat üreticileri,yelkenseverlerin ihtiyaçlarına göre her boyda yat üretmektedirler.Fakat unutulmamalıdır ki 6 metrelik bir yelkenli yatla bile,eğer iyi bir denizciyseniz ve zorluklara karşı direnebiliyorsanız dünyayı turlayabilirsiniz.1968 yılında dünya turunu tamamlayan usta denizci Sadun Bora ve eşi ,Kısmet isimli "double ender" (baş kıç bir) tipinde, 10.5 m boyunda, 3.30 m eninde ve su çekimi 1.65 metre ve altında da 3.5 ton sabit maden ağırlık bulunan bir tekneyle dünyayı turladılar.
hawaiiwebdesign.com