(Benim gibi santranç severler için, santranç hakkında birtakım bilgiler)

Satranç Tarihi

Satranç, bakış açısına göre ya inanılmaz derecede eski ya da dikkate değer şekilde yenidir. Satranç kurallarının, 7. yüzyıldan günümüze kadar nasıl geliştiğinin hikayesi çok karışık ve şaşırtıcıdır:

Satrancın atası MS 600'de oynanan Çaturanga isimli oyundur.
Tarihçiler satrancın (daha doğrusu çaturanga'nın) din zulmünden kaçan budist rahipler yoluyla Çin'e götürüldüğünü düşünmektedirler. Çin satrancı 8. yüzyılın sonunda ortaya çıkmıştır ve onu Japon versiyonu Şogi takibetmiştir.

Öteki yöne dönüldüğünde, satranç 625 yılları civarında Pers ülkesine ulaşmıştır (Bugünkü İran). Persler bu oyuna Çatrang ismini vermişlerdir. Araplar satranç hastalığına 25 yıl sonra yakalanmışlar ve Şatranç ismini vermişlerdir.
Emeviler İspanya'yı 700 yılında işgal ettiklerinde, yanlarında satrancı da getirmişlerdir. Bizans İmpratorluğu ile de karşılaşma önemli bir dönüm noktasıdır.

Yüzyıllarca satranç yavaş stratejik bir oyundu. 1400'lü yılların sonunda iki uzun menzilli taşın (Fil ve Vezir) icadıyla oyun hareketlendi. Oyun bu taşlarla beraber çok heyecanlı hale geldi ve bir süre sonra İspanya'dan tüm Avrupa'ya yayıldı.
Rok kuralı çok daha yavaş kabul edildi. Başta Şah istisnasız en fazla bir kare ilerleyebilirdi. Ama Fil ve Vezirin oyuna dinamik bir şekilde katılımından sonra Şahın biraz yardıma ihtiyacı olduğu anlaşıldı. Orta çağlarda bir süre rok hareketi iki hamlede gerçekleştirildi. Ama 1600'lerin başında artık bir hamlede rok hareketi kural haline gelmişti. Şah ve Kalenin rok hareketiyle tam olarak nereye yerleştirileceği ancak 17.yüzyılda belirlendi ve İtalyanlar kendilerine özgü rok hareketine 1900'lere kadar sahip çıktılar.

İlk resmi uluslararası satranç turnuvası 1851'de İngiltere, Londra'da düzenlendi. Bu turnuvada İngiltere şampiyonu Howard Staunton herkes için geçerli olması gereken Satranç Kuralları'nın (rok, geçerken alma berabere kuralları,dokunulan taşı oynama kuralı vb.) onaylanma gerekliliğini tartışmaya açtı. Ne var ki bu hayalin gerçekleşmesi ancak bugün FIDE (Federation Internationale des Echecs) ismi altında bilinen uluslararası bir satranç federasyonunun kurulmasıyla mümkün oldu.

FIDE tarafından, internet üzerinden satranç, bilgisayar, satranç programları gibi gelişmeler doğrultusunda "Satranç Kuralları" nın yeni düzenlemeleri yapılmaya devam edilmektedir.

Satranç sözlüğü

Açık hat: Üzerinde er bulunmayan dikey.
Açarak Şah: Bir taşın oynayarak, diğer bir taşın önünü açarak şah çekmesi.
Açmaz: Yerinden kaldırılınca kendi Şahını rakibin atağına açık bırakan bir alet veya bir erin durumunu anlatan deyimdir.
Ağır Taşlar: Vezir ve Kaleler.
Ağır Parti: Tarafların iki saat civarında zaman aldıkları oyun tarzı.

Aletler: Şah ve erler dışındaki taşlara verilen isim.

Aktif Satranç: Taraflara verilen toplam sürenin 30 dakika olduğu oyunlar.
Armageddon: Eleme usulü maçlarda eşitlik bozulmayınca Siyahın 5 Beyazın ise 6 dakika aldığı oyun tarzıdır. Berabere halinde beyaz maçı kaybetmiş sayılır.

Askılı Erler: 4. yatayda olan, diğer erler tarafından desteklenmeyen ve geçer olmayıp yarı açık hatta bulunan yanyana iki ere verilen isim. Bu tanım Steinitz tarafından getirilmiştir.

Ajurne: Oyunun sonra devam edilmek üzere ertelenmesi 1994 yılında satrancı daha hızlandırmak amacıyla bu uygulamaya son verilmiştir.

Ayrık Er: Komşu dikeylerinde aynı renkten başka er bulunmayan er.
Azınlık Akını: Er sayısının rakipten az olduğu kanatta bir veya daha fazla er sürüşüyle saldırı düzenlemek.

Bekleme Hamlesi: Taraflardan birinin kendi pozisyonu değişikliğe uğratmayacak bir hamle yapması.
Blitz: Bkz Yıldırım oyunu.
Boğmaca Matı: Şahın kendi taşlarıyla sıkıştırılması sonucunda At'a yapılan mat
Bullet (Kurşun Satranç): ICC’de (bkz ICC) oynanan tarafların sadece 1 dakika aldığı satranç türü.

Broy Yayınevi: Satranç Kitapları serisiyle tanınan yayınevi

Caissa ("Kaisa"): Mitolojide satranç ilahesi.
Chessbase: Alman chessbase firmasının ürettiği satranç oyunlarını çeşitli olarak sınıflayan, o*nlara bakmaya ve analiz etmeye yarayan bir program.

Chess Assistant: Rus Convekta firması tarafından üretilen Chessbase benzeri program

Çatal: Bir erin iki taşa karşı aynı anda saldırısı.

Çifte Şah: Bir taşın hareketiyle hem kendisinin hem de önünüğü açtığı taşın şah çekmesi durumu.

Çifte Vuruş: İki tehdit birden yapılması. Çifte tehdit de denebilir.

Çoban Matı: Oyunun ilk hamlelerinde Vezir ve Fil ile f7 ve f2 kareleri üzerinde yapılan mat. Örneğin: 1. e4 e5 2. Fc4 Ac6 3. Vf3 d6?? 4.Vf7 mat
Daimi Şah: Sürekli şah veya devamlı şah. Şahlardan birinin rakibin şah tehditlerinden doğru oynanması halinde kurtulamama durumu.
Değirmen: Açma şahı kullanarak kurulan taktik bir motif.
Değişme: Tarafların taş alıp vermeleri.
Diyagonal (çapraz): Yanyana ve aynı renkli kareler.

Diyagram: Satranç konumlarının bir şekilde gösterilmesi.

Döner Turnuva: Turnuvadaki tüm oyuncuların birbiriyle oynadığı turnuva sistemi.

Duble Erler: Bingeç erler. Aynı renkte iki erin bir dikey üzerinde bulunması.
ECU: eurochess.org European Chess Union. Avrupa Satranç Birliği.

Elo: Fide’nin uyguladığı rating sistemi.

En Passant ("e.p" "Geçerken"): İlk karesinde bulunan bir Piyonun iki sürülmesi sonrası, yanyana pozisyon elde ettği rakip Piyon tarafından alınabilmesi durumu. Bu hak ilk hamlede kullanılmazsa ilerleyen aşamalarda bir daha o durum için kullanılamaz.
Er zinciri: Bir çaprazüzerinde aynı renkten birkaç erin sıralanmasıdır. Örneğin c7, d6, e5, f4 gibi.

Etüd: Taraflardan birinin (genelde beyazlardır)oyunu kazanmak veya beraberliği sağlamak zorunda olduğu özel dizilmiş bir durumdur.
Feda: Belli bir amaç uğruna taraflardan birinin sahip olduğu taştan vazgeçmesi.
FIDE: World Chess Federation - FIDE Federation International des Echec. Uluslararası Satranç Federasyonu.
Fianchetto: Filin büyük çaprazüzerinden gelişmesi.
Figür: Taş, alet. Erler haricindeki diğer taşlar için kullanılan ifade.
Fischer Satrancı: Erlerin yine ön tarafta olduğu ve gerideki taşların her oyunda farklı konumda dizildiği satranç.

Fischer Saati: Zaman sıkışıklığını engellemek amacıyla her hamlede belli miktar zaman ekleyen saat.

FM: Fide Master, Fide Ustası

Fora: Daha kuvvetli oyuncunun rakibine verdiği materyal avantajı.
Gambit: Hızlı gelişim veya başka sebeplerle er veya taş feda edilmesi.
Geçer Piyon: İlerleyişi rakip Piyon'larla engellenemeyen Piyon
Geri Er: Bir er zincirinde bir başka er tarafından korunulamayan erdir.

Giyotin Sistemi: Tarafların tüm zamanının başta verilen zamanla sınırlı olduğu oyun tarzı. Bu oyun tarzı oyunculara zamanları 2 dakikadan az olduğu zaman uygun konumlarda hakemden berabere talep etmek gibi karışık bazı haklar vermektedir.

GM: Grand Master, Büyükusta

Hafif Taşlar: Filler ve Atlara verilen genel isim.

IM : International Master, Uluslararası Usta.

ICC: Internet Chess Club, Internet Chess Club: Where the Grandmasters Play Online Chess. Dünyanın önde gelen oyuncularının internette satranç oynadığı adres.

ICCF: Uluslararası Yazışmalı Satranç Federasyonu.

Informator: Yugoslavların 3 ayda bir çıkardığı içinde o dönemlerde oynanmış önemli oyunlar bulunan süreli yayın.

İsviçre Sistemi: Çok sayıda oyuncuların katıldığı turnuvalarda eş puanlı oyuncuları birbiriyle eşlendirme esasına dayalı turnuva sistemi.

İSD: İstanbul Satranç Derneği. 1943 yılında kurulmuş Türkiye’nin en eski satranç derneği

İSEM Çocuk Dergisi: İzmir Satranç Eğitim Merkezi’nin çocuklara yönelik çıkardığı dergi.

İzole Er: Bkz. ayrık er.

J'adoube ("Jadub"): Herhangi bir taşı düzeltirken, oynama zorunluluğunda kalmamak için söylenen söz. Düzeltiyorum anl***** gelir.
Kalite: Kale ile hafif bir figür arasındaki kuvvet farkı. Bir hafif aleti rakibin Kalesiyle değişmeye kalite kazanmak denir.
Kanat: Satranç tahtası iki kanattan oluşur. Vezirin bulunduğu yarıya Vezir kanadı, Şah'ın bulunduğu yarıya Şah kanadı denir.
Knock-out sistem: Eleme usulü satranç turnuvası. Genelde 2 oyun üzerinden maçlar yapılır ve eşitlik halinde süre azaltılarak devam edilir.

Kombinezon: Hamle zorunluluğu içeren ve içinde feda olan hamle serisi.
Kompansasyon: Feda edilen taşa karşı elde edilen girişim üstünlüğü.

Konumsal Satranç: Sırf hesaplamaya dayalı değil de uzun vadeli değerlendirmelere dayalı oynanan satranç.

Karşı Saldırı: Saldırıyı savunmadaki tarafın saldırıylala yanıtlaması.
Konsültasyon (Danışma) Partileri: Tarafların (veya yalnız bir tarafın) 2-3 kişi tarafından oluşturulduğu oyunlara denir. Taraflar farklı yerlerde bulunurlar ve taşları hareket ettirme şansına sahiptirler. Günümüzün modası bir insanın bir bilgisayar! yardımıyla oynadığı konsultasyon oyunlarıdır.
Körleme: Tahtaya bakmadan, notasyon aracılığıyla oynanan oyun.
Manevra: Figürleri daha iyi konumlara getirebilmek veya rakip kampta bir takım zayıflıklar yaratmak amacıyla yapılan taş dolandırımına denir.
Mat Ağı: Şahın, açık bir yerde, mat tehlikesini içeren kuvvetli hücumlara uğramasıdır.
Materyal: Taşlar için kullanılan genel ifade.

Medyan: Turnuva sonunda eş puan ile bitiren oyuncular arasında eşitlik bozma sistemi. Eşit puanla bitiren tüm oyuncuların rakiplerinin puanları en yüksek ve düşük atılmak üzere toplanır. Yüksek katılımlı turnuvalarda en alt ve üstten iki oyuncu da çıkartılabilinir.

Merkez: d4, d5, e4, e5 karelerine verilen ad.
Notasyon: Bir oyunun, daha önceden belirlenmiş koordinat kurallarına göre yazılması.
Norm: Belli bir başarının FIDE tarafından o*naylanması.

Olimpiyat: İki yılda bir oynanan uluslararası takım dünya birinciliği. 2000 yılında İstanbul’da düzenlenmiştir.

Opozisyon: Oyunsonunda iki şahın özel bir konumda bulunması.
PGN: Portable Game Notation. Oyunları izlettiren programlarda kullanılan bir tür notasyon yazma sistemi.

Piyon: Er
Problem: Taraflardan birinin mat ettiği düzenlenmiş konumlar.

Rating: Satrançta oyuncuların seviyesini belirleyen puan sistemi.

Saptırma: Taşın savunmadan veya görevinden uzaklaştırılması.
Satranç Körlüğü: Açık, basit bir hamlenin oyuncunun gözünden kaçması.
Satranç Okulu (www.satrancokulu.com): İnternetteki Türkçe en geniş kapsamlı eğitim ve haber sitesi.

SGM: Satranç Geliştirme Merkezi. 1981 yılında Sertaç Dalkıran tarafından kurulmuştur.

Simultane: Çok masa gösterisi. Bir ustanın pek çok sayıda rakibe karşı aynı zamanda oynamasıdır.
Solkoff: Turnuva sonunda eş puan ile bitiren oyuncular arasında eşitlik bozma sistemi. Eş puanla bitiren oyuncuların oynadıkları rakiplerin puanları toplanır.

Sütun: Dikey
Şah Çekme: Kış çekme
Taşlar: Şah, Vezir, Kale, Fil, At ve erlerin tümünü kaplayan bir deyimdir.
Tempo: Bir tempo = bir hamle birimi. Tempo kaybı zaman kaybını ifade etmek için kullanılır.
Terfi: Erin (Vezir, Kale, Fil veya At) çıkması.

TSF: Türkiye Satranç Federasyonu. Türkiye Satranç Federasyonu

Tuşe: Dokunduğu taşı oynama gerekliliği.

Turksatranc@yahoogroups.com: Türk satranççılarının haberleşme e-posta grubu.

UKD: Ulusal Kuvvet Derecesi. Türkiye’de kullanılan rating sistemi.

Varyant: Sürdürüm veya devam yolu. Belli bir amacı güden hamle zinciri.
Yarı Açık Hat: Üzerinde yalnız bir er bulunan dikey.
Yazışmalı Satranç: Tarafların e-posta yoluyla oynadığı satranç. alidikmen@satrancokulu.com Türkiye’deki bilgilendirilme adresidir.

Yıldırım Oyunu: Taraflara genelde en çok 5 dakikanın verildiği hızlı oyun tarzı.

Zayıf Kare: Rakip aletlerin hücumu karşısında savunulması zor olan karelerdir. Genelde bu tür kareler er desteğinden de yoksundurlar.
Zeitnot (Zaman kıtlığı, Tzaytnot): Saatle oynanan oyunlarda zaman sıkışıklığını ifade için kullanılır.
Zugzwang (Almanca, tsugtsvang): Oyun sırasında bir hamle yapmak gerekliliğinin çekinilecek olduğu durumlara denilir.