Yeniden Cumhuriyet, Mutlaka Sosyalizm!

Yaşadığımız topraklarda bundan 86 yıl önce, bağımsızlık, laiklik ve egemenlik iddiaları ile çok değerli bir yolculuk başlamıştı.

Tam 85 yıldır “Cumhuriyet Bayramı” kutluyoruz.
Çoğu birbirine benzeyen kutlamalardan sonra yarın gazetelerde, “Cumhuriyet Bayramı tüm yurtta ve dış temsilciliklerde coşkuyla kutlandı” haberleri çıkacak.
TKP bu resmi kutlamaların tümünü ikiyüzlülük olarak nitelendirirken tereddüt dahi etmemektedir.

1923'te başlayan çok değerli yolculuğun ideallerine gerçekten sahip çıkanlar, bugünkü resmi törenlerin cumhuriyetin ilanını kutlamak için değil,
cenaze namazını kılmak amacıyla gerçekleşen toplantılar olduğunu görmeliler.

29 Ekim'de “Cumhuriyet, Cumhuriyet” diye nutuk atıp, yılın 365 günü Cumhuriyet'in bütün değerlerini ayaklar altına almak başka nasıl açıklanır?

Türkiye Cumhuriyeti emperyalist işgale karşı direniş ile başlayan, işbirlikçiliğe ve gericiliğe karşı mücadele ile anılan büyük bir ileri sıçramadır.

Bugün, iktidarı elinde tutan işbirlikçi patron sınıfı, topraklarımızdaki her ileri sıçrama ile olduğu gibi Cumhuriyet ile de kavgalıdır.
Onlar için bağımsızlık, egemenlik, laiklik ve halk iradesi, sadece kendi iktidarlarına yaradığı oranda anlam taşıyan, bunun dışında anlamsız niteliklerdir.

Bu nedenle bugün tüm bu değerlerden kurtulmanın yollarını arıyor, bu doğrultuda adımlar atıyorlar.

İşte halkımızın üzerine bir karabulut gibi çöken AKP iktidarının en önemli misyonu budur.

Bugün iktidar koltuğuna oturtulan AKP aracılığıyla, bağımsızlık iddiasından tümden kurtulmak istiyorlar.
Laikliğin adını bile duymak istemeyen bu asalakların en büyük arzusu, ülkeye baktıklarında halk iradesi değil, sürü psikolojisi görmektir.

Onların hedefi, emperyalizmin ihtiyaçlarına daha uygun, sermaye egemenliğinin pekiştiği ve gericiliğin toplumsal-siyasal etkisinin daha da büyüdüğü bir ülkedir.
AKP'nin görevi ve hedefi budur, bunun adı Türkiye Cumhuriyeti'nin tasfiyesidir.

Kapitalist Türkiye için cumhuriyet fikrinin sonuna gelinmiştir.
Cumhuriyet'in ilanından 86 yıl sonra ülkemizin düştüğü durum budur.
Bugün Türkiye'de Cumhuriyet fikrine ve kazanımlarına sahip çıkabilecek, onu geliştirebilecek tek güç emekçi halktır.


Ülkemiz tarihsel bir kırılma noktasındadır ve önünde yalnızca iki seçenek vardır.

Birincisini, bugün AKP temsil etmektedir.
Bu; adına Yeni Osmanlı dedikleri, din-iman-vatan-millet sözcükleri arkasına gizlenen ABD hizmetkarlığı, patron uşaklığı düzenidir.


İkincisini, bugün TKP temsil etmektedir.
Adına Sosyalizm dediğimiz, hangi din, dil, etnik kökenden gelirse gelsin tüm insanların kardeşçe yaşayacağı, eşitlikçi-özgür, bağımsız bir Cumhuriyet seçeneği.
2009 yılının 29 Ekimi'nde karar sürecine daha da yakınlaşıyoruz; ya Osmanlı'ya döneceğiz ya Cumhuriyeti Sosyalizmle taçlandıracağız!


Türkiye Komünist Partisi sizi, ülkemizin ilerici, yurtsever, devrimci birikimini, Yeni-Osmanlıcı güçlere karşı koymaya, bu yıkım sürecini,
ülkede yaşayan bütün halkların özgürlük ve eşitlik temelinde kuracakları yeni bir cumhuriyetle durdurmaya çağırıyor.

Türkiye Komünist Partisi sizi göreve çağırıyor.

Türkiye işçi sınıfı, emekçi halklarımız, devrimci gençler, onurlu aydınlar...

El ele verelim, özgür ve bağımsız bir ülkeyi, eşitlik içinde kardeşçe yaşayacağımız ülkeyi birlikte kurmak için, hep birlikte haykıralım.
Yeniden Cumhuriyet, Mutlaka Sosyalizm!"


kaynak