Emre ve F.Bahçe


Sergen; dünyanın en büyük liglerinde oynamış, kulüpler seviyesinde Avrupada, milli takımlar seviyesinde dünyada kazanmadığı başarı kalmamış Emre Belözoğlu için yorum yapıyor.


Fenerbahçe sahada cumartesi akşamı savaştıysa rakibine nefes aldırmadıysa bunun bir numaralı ateşleyicisi Emre Belözoğlu'dur. Orta sahada Deniz kötü oynuyor onun açıklarını kapatıyor, arkayı siliyor süpürüyor, geriden takıma hücuma o çıkarıyor, maçı kopartan dördüncü golde harika bir pas ile Semih'in önüne topu o indiriyor, ceza sahasına yaptığı rüzgar gibi koşularla savunmaların dengesini yine o bozuyor, ama bir türlü hak ettiği alkışı alamıyor. Taraftarlar Alex diye inletiyor, takım arkadaşları Semih'e koşuyor, televizyonlar da gazeteler de kimse ondan bahsetmiyor. Dün akşam ve son bir aydır oynadığı oyundan ve mücadeleden dolayı ayakta alkışlanmayı hak ediyor. Fenerbahçe Tuncay ile kaybettiği savaşçı, yenilgiyi kabullenmeyen karakterine ancak seninle dönebilir. Aynı yolda devam et, yalnız değilsin Emre.

Emre'nin yanına iki kişiyi daha eklemem lazım; Lugano ve Önder. Gerçek manada bir savaş verdiler sahada, ikisini de tebrik ediyorum. Lugano belki sezon sonunda gidecek ama sanki yıllarca kalacakmış gibi oynuyor, bir tek ciğerini çıkarıp sahaya koymadığı kaldı. Önder her hafta daha iyi, havadan ve yerden mükemmel bir kesici. Kamanan ve Yıldız nefes dahi alamadılar maç boyunca. Şimdi korkum tam formunu yakalamışken Edu'nun gelmesiyle yedek kulübesine çekilecek olması. Umarım Aragones Önder ile devam eder sezonun kalan haftalarında.

Bu üç kişi maçtan önce adının geçmesi gereken kişilerdi, o yüzden önceliği onlara verdim,

Maça gelince, kazanılması gerekiyordu ve Fenerbahçe kazandı. Yumurta kapıya gelince başlarım tavrını devam ettirdi. Biraz rakibin inançsızlığı biraz Fenerbahçe'nin hırsı biraz da atmosferin etkisi bir araya gelince, Fenerbahçe Kadıköyde böyle maçları zaten genelde kazanıyor. Cumartesi akşamı dikkat çeken galibiyetten çok topa sahip olanın, ileriye geriye pas trafiğini yönetenin, oyuna komple hükmedenin Fenerbahçe olmasıydı. Orta sahada Deniz ve Deivid'in kötü oyunlarına rağmen çarklar mükemmele yakın işledi, maçın kontrolü hep Fenerbahçede'ydi. Ligin lideri goller dışında tek bir tehlike dahi yaratamadı. İşte beklediğimiz, istediğimiz futbol bu! Skor değil tekrar altını çiziyorum beklediğimiz oyun bu! Farkı yaratabilmek için savunmada mücadelenin ötesinde ofansta hareketlilik ve hızlı pas trafiği şart.
Fenerbahçe, Sivas'a karşı bunu başardı ve eğer devam ettirirse ileriki haftalarda rakiplerinin gardını kolayca düşürür. Manchester United ve İspanya milli takımları bunun dünyadaki iki mükemmel örneği kimse onlara kafa tutamıyor çünkü top hep ayaklarında.

Sergen nereye koşuyor!

Sergen Yalçın'ın NTVSPOR'da her hafta Emre Belözoğlu'nu aşağılamasına bu şekilde kendine prim yapmaya çalışmasına yönetimin seyirci kalmaması lazım.
Hayatı boyunca turistik geziler ve deplasman maçları dışında yurtdışını görmeyen, en iyi zamanlarında bile milli takıma layık görülmeyen, görüldüğünde Belçika'da rakibine tükürüp oyundan atılmasıyla elenmemize sebep olan, aslında attığı birkaç güzel golün dışında elle tutulur hiçbir başarısı olmayan, yıldız yokluğunda Beşiktaş'ın yıldız yaratma gayretiyle kendini yıldız sanan, futboluyla değil vurdumduymazlığıyla, at yarışlarına olan ilgisiyle, gece hayatıyla prim yapan Sergen; dünyanın en büyük liglerinde oynamış, kulüpler seviyesinde Avrupa'da, milli takımlar seviyesinde dünyada kazanmadığı başarı kalmamış Emre Belözoğlu için yorum yapıyor. Farkınız şu, sen onun için çeneni yorarsın o ise milyon dolarlık transfer karşılığında dünya kulüplerine transfer olur. Sen kendini yıldız sanarsın, hayatını Fulya'da geçirir ikinci ligde futbol oynarsın, o ise dünyanın en büyük yıldızlarıyla oynar Türkiye'nin yıldızı olarak bizi temsil eder.

At koşar baht kazanır!


[ALINTI]fenerbahce.com dan ömer akdenizin yazısından alıntıdır[/ALINTI]