Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 Toplam: 4
  1. #1
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450

    cinlerin musallat olması;

    selam ederim;

    başlıktaki cümleyi sıkça duyarız. fakat bilimsel olarak yaşanmış kanıtlanmış bir hikaye literatürde yoktur. önce musallat olmak kelime anlamıyla ne demektir onu öğrenelim;

    musallat; birşeyi bıkkınlık verici düzeyde takıntı haline getirmek.

    cinlerin tanımı; kısaca, gözle görülemeyen iman eden veya etmeyen, dumansız halis ateşten yaratılmış varlık.

    cinlerin musallat olması yani bıktıracak düzeyde insanı takıntı haline getirmesi hali çıkıyor kelime anlamından.

    peki gerçekte böylemidir? insan iradesi bunun neresindedir?
    Konu tansxx tarafından (15-08-2014 Saat 09:37 PM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  2. #2
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    insan beyni bir takım frekanslar vasıtası ile çalışır. bilgi frekanslar sayesinde hafızamıza yerleşir. bunlar bilimsel gerçeklerdir. beyin belli ölçü aralığındaki frekansları depolar sinirler vasıtası ile organlara iletir. dıs dünya ile olan bağlantımızda beyin, obje yada bilginin frekansları sayesinde tanım yapar. bu frekansları duyu organlarımız ile elde ederiz. bu frekans dalgaları bütün kainatta mevcuttur. 1400 yıl önce bu dalgaları açıklamak oldukça zordu. en yakın verilebilinecek örnek eldeki donelerle, görünmeyen duman ve saf ateş tanımıdır. cinler insanların duyu organları ile tanımlayamayacağı, göremeyeceği, frekansını hissedemeyeceği fakat insana etki edebilen varlıklardır.

    cinlerin iman etmeyenleri;
    insana zorunlu olmayan birşeyi zorunlu kılan (zorunlu ihtiyaçmış gibi hissettiren), öyleymiş gibi bağımlılık yaratan, insanın kendi hür iradesi ile razı gelip onu etkisi altına alan (insan iradesini hiçe sayan) , keyfi olarak icra edilen herşeyde aşırıya kaçma, düşünme ve muhakemeden uzaklaştıran beyin frekansımıza olumsuz etki eden varlıklardır. bunlara örnek verecek olursak; siğara bağımlılığı, kumar bağımlılığı, bilgisayar oyununa bağımlılık, alışveriş bağımlılığı, uyuşturucu bağımlılığı, para bağımlılığı (daha çok kazanma hırsı biriktirme vs) şöhret olmak farklı olmak hissiyatı, taraftarlık bağımlılığı, se ks bağımlılığı, estetik bağımlılığı, televizyon bağımlılığı, internet bağımlılığı gibi. boşa vakit harcatır, faydalı işten uzak tutarlar. liste günlük hayatımızdaki detaylarla bile uzar gider. kafi-yeterli kelimeleri her zaman söylensede asla vazgeçilemeyen davranış durumu yaratır insanda. bunların sonucu insanın iş hayatında, aile hayatında olumsuzluklar, sağlık sorunları elbette meydana gelir. bu durumada çarpılma ( cin frekansının beynin irade kısımlarını ele geçirmesi "yeterli-kafi" sinyallerini gönderecek kısımlarının örtülmesi) meydana gelir. kişinin hayatı alt üst olur. bunların dışında kişiye şüphe kuşku vererek gitmekte oldukları doğru yoldan alı koyabilirler. bilgiyi tarafsız edinme araştırmada bu vesveslerden korunma yoludur. hertürlü koşulda durup düşünmek kalbe danışmak (vicdan sorgusu) kişiyi doğru yola elbette ulu Allah'ın rahmeti ile götürecektir.unutmayalımki insanoğlu ilahi bir senaryonun içersinde yer alır ve önünde engebeler vardır. aşılması için gereken bilgiler kur'an ve sevgili öğretmenler vasıtası ile yine Allah tarafından verilmiştir.

    cinlerle evlilik konusunda öyle konudan uzak yorumlar varki caizmidir diye soran bile vardır forumlarda. o işin gerçeğide bağımlı hale gelen kişinin tüm zamanını bağımlı olduğu fiil obje yada nesneyle geçirmesi halidir. tıpkı karı koca gibi. bunların hepsi mecazi benzetmelerdir.

    burada çok önemli bir husus var dostlarım, cinler insanlara bıkkınlık verici düzeyde takıntı yapmazlar. yani doğrudan musallat olmazlar. arada herzaman bir obje nesne fill kullanırlar. bu durumu hissettiğinizde "estagfurullah destur" diyebilir iradenizi elinize tekrar alabilirsiniz. felak ve nas sureleride faydalıdır.

    iman eden cinler;
    diğerleri ile aynı frekanstaki bu varlıkların etkileri olumludur. kişi keman veya gitar çalıyorsa ney üflüyorsa resim yapıyorsa kolları kopana kadar nefesi tükenene kadar icrasına inatla devam eder. çünkü bir ilimle uğraşmaktadır ve yaptığından oda (musallat olunan insan, pek musallat denemez ortada bir davet vardır insan tarafından) keyif almaktadır. sonuçlarıda hayatına olumlu yansır.



    dostlarım, çok özel önemli günler yaşıyoruz, sizlerle paylaştığım bilgilere kulak vermenizi dilerim. çünkü bu musallat olma olaylarının kıyamete yakın tarihlerde çoğalacağı bildirilmiştir geçmişte zaten. kendimizi tartarak biz bu işin neresindeyiz, onlarla (cinler) ne kadar iç içeyiz, ne kadar bize tesir ediyorlar, bunları düşünüp bulabilir ve kurtulmaya dirayet gösterebilirsiniz. felak ve nas sureleri ancak idrak eden insan için faydalıdır. ulu Allahdan korunma sığınma talebidir. bu bilgileri yakınlarınızlada paylaşmanızı dilerim, onlarında idrak etmelerine vesile olursunuz umarım.
    Konu tansxx tarafından (16-08-2014 Saat 10:21 PM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  3. #3
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    bir diğer önemli hususda cinlerin sanki yaşadığımız dünyadan ayrı bir gezegende yaşıyormuş düşüncesi ile onlardan uzak olduğumuzu zannetmedir. insanoğlu yaşamını cinler ve melek ler ile birlikte sürdürür. bu yaradılış senaryosu içersinde, insan (ruh), melek (şeytanda dahil) ve cinler (iman edeni ve etmeyeni ile) birbirlerinden ayrılamaz bir bütündür . insana düşen aklını kullanarak kendisini bilgi ve ilim ile donatarak, girişeceği her işte vicdanına danışıp ince düşünerek, taşıdığı emanet kudreti doğru ve yerinde kullanmasıdır.

    "kendini bilen rabbini bilir", rabbini bilenin ondan başka korkacağı hiçbirşey yoktur kainatta. bu çok önemli husustur, bu bilinçte yaşamayı yüce Allah hepimize nasip etsin inşallah. insan bilmediği şeyden korkar, bilgi korkuyu alt eden güçlü bir silah gibidir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  4. #4
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    aynı zamanda bu düşük frekanslı ama insanlar üzerinde etkileri yüksek varlıklar insanlara sağcı, solcu, dindar, atatürkçü, fenerbahçeli. galatasaraylı, zenci, beyaz, kürt,türk, cemaat, tarikat gibi taraftarlık yada düşüncede fikirde (yada görünüşde) aidiyetle diğerlerinden kendisini farklı yada üstün göstererek insanlık aleminde nifak çıkarmaktadırlar. bir düşünce ve ideolojiye katılmak insanı o ideolojinin parçası yapmaz. insan her harükarda insandır ve insanlık alemi bir bütündür. beşerdir, fikir ve ideolojiler zamanla değişiklik gösterebilir. fikir ve düşünce özgürlüğüde bu günümüzde insanların barış içinde yaşamaları için insan haklarının dünyada kabul edilmiş birinci maddesidir. din'i de sosyal yaşamın parçası olarak kabul ettiğimize göre. bununla ilgili en önemli hadis ;

    (Sözlerin en doğrusu Allah’ın kitabı, yolların en güzeli Resulullah’ın yoludur. İşlerin en kötüsü ise bid’attir. Her bid’at sapıklıktır, her sapıklığın yeri de Cehennemdir.) [Buhari, Müslim, Nesai]

    ayet ise;

    (Fitne çıkarmak, adam öldürmekten daha kötüdür.) [Bakara 191]]

    "senin dinin sana benimkisi bana" sözünün manası aslında bu bölücülük olayını ortadan kaldırmaktır Din anlayış demektir. insan neye inanırsa inansın, hangi düşüncede olursa olsun fark etmez. insan önce insandır. sorumlulukları vardır. kendisine, çevresine karşı yükümlülük içersindedir. sevgili öğretmenin söylediği insanlardan bugz etmeyiniz, yaptığı davranışdan buğz ediniz sözüde bu bütünlüğün bozguna uğratılmamasına dikkat çeker. çünkü her aidiyet sonucunda karşı tarafa sevgisizlik, hiddet, ve sonucunda şiddeti getirir.

    buna vesile olan şey ise insan beyninin düşünce ve yeterlilik kısımlarını örten, sonucunda insanlık arasında kötü etkiler yaratan cinlerdir. bu sebeple kıyamette yecuc ve mecuc gibi cinlerin insanlığı esir alacağı bildirilmiştir.

    insanlar malesefki akıl mantıktan uzak yorumlarla günümüzde yaşanan alemetleri, hurafe anlatımlara çevirerek saçma sapan bir dil ile olumsuzlukları kendilerinden uzaklaştırmaktadırlar. bu hurafeci anlatımlar yüzünden insanlık alemi üzerinde cinlerin olumsuz etkileri, hiç yaşanmıyormuş gibi, akıl almaz olaylara çok doğalmış gibi yaklaşıma vesiledirler. örneğin ülkemizde yaşanan ve her gün yenisi eklenen bu olumsuz haberlerde, durduk yerde bir taraftar yolda yürürken kalkıp karşı takım taraftarını gördüğünde bıçaklayıp öldürebilmektedir. yada siyasi bir taraftarlıkla insanların üstüne başına saldırma elbiselerini yırtmaya çalışma, yada abisinden önce evlenmek için abisini öldüren genç çocuk, araba parkı yüzünden komşusunu öldüren iki komşu vs. akıl ve mantıktan ne kadar uzak hareketlerdir. bunlara örnek hadislerde;

    "İnsanlar öyle günler görecek ki, katil niçin öldürdüğünü, maktul de niçin öldürüldüğünü bilemeyecek." (Müslim, Fiten 56)

    "Kıyametten önce mutlaka herç vardır." buyurması üzerine: "Ey Allah'ın Resûlü herç nedir?" diye sordum. "Katldir." cevabını verdi. Bunun üzerine orada bulunan Müslümanlardan bazıları: "Ey Allah'ın Resûlü (bunu belirtmeniz de niye?) Biz şimdiden bir yılda şu kadar bu kadar çok müşrik öldürüyoruz!" derler. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) muhatablarının yanlış anladıklarını görerek, şu tavzih ve açıklamada bulunur: "(Benim kastım) müşriklerin öldürülmesi değildir. (O gün gelince) birbirinizi öldüreceksiniz, o kadar ki, kişi komşusunu, amcaoğlunu ve akrabalarını öldürecek." Cemaatten bazıları tekrar sorar: "Ey Allah'ın Resulü, o zaman aklımız başımızda olduğu halde mi bunu yapacağız (yoksa delirmiş mi olacağız?)" Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şu cevabı verir: "Hayır, bu esnada akıl kalmaz. (Aşırı hırs ve cehalet sebebiyle) o devir insanlarının ekseriyetinin aklı ortadan kalkar. Bu durumda, halk içinde ortaya çıkan akıldan mahrum bir ayak takımı, öncekilerin yerine geçer."


    sadece teni siyah diye insanların birbirlerini yüzyıllardır katletmelerine sebep cinlermidir diye sorabilirsiniz. haklısınız cinler değildir. insanın zayıf ve düşüncesiz davranışlarıdır. insanlık bu frekansı düşük varlıklardan ancak bilgi ve donanımıyla kurtulabilir. hatta olumlu yönde etkilerindende faydalanabilir. insan ırkı, tarihinde azgın nehirlerde binlerce can vermişken, aynı nehirlerde bugün elektrik üretmektedir. akıl muhakeme ve idrak ileriye ancak düşünceyle gidebilmektedir. dualar niyettir. insanın emniyet kilitleridir. idrak muhakeme bilginin yanında niyetlerimizi ancak dualar yolu ile evrene ulaştırırız. ister yüce Allaha inanın ister inanmayın bu kişiye ulu Allah'ın verdiği bir özgürlüktür. fakat neye inanırsanız inanın parçası olduğunuz IRK insanlıktır. bireyin yaptığı en ufak hareket evrende insanlık alemine ya bir artı yada bir eksi ekleyecektir. niyetler hep artı olmalıdır. bu sebeple sevgili öğretmenimiz " bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş demektir, bir insanı yaşatan bütün insanlığı yaşatmış demektir" sözünü kıymetli öğretmeni cebrail as dan öğrenmiş ve insanlığa bildirmiştir.

    sevgili dostlarım ilahi bir senaryonun içerisinde tüm canlı cansız yaradılanla bir aradayız. yaradılan herşeyde O vardır. O nun eseridir. Cin dediğimiz varlıklarda şeytan dediğimiz varlıkda O'nun dur. bizim korkacağımız bir tek şey vardır. Oda akılımızı kullanmamamızdır. ulu Allah bizi akıl ile farklı kılmıştır, ve aklı olmayanıda sorgudan muaf kılmıştır. özünde herşey atomlardan oluşur. ağaç ve insan özünde birdir. insanlarında özü birdir. aramızdaki fark ulu Allah'ın üzerimizde tecelli eden farklı kişiliklerimizdir. beyin frekanslarımızdır. bu frekanslardan başka üzerimize giydiğimiz kıyafetin, onun renginin, ölçülerinin, tuttuğumuz takımın, sevdiğimiz insanın gelecekteki sonsuzluğumuzda bize hiçbir faydası yoktur.

    aşağıda paylaşacağım ayet ve hadisleri dikkatle okuyun dostlarım öylesine okumayın ölçün biçin kendi yaşantınızla düşüncenizle kıyaslayın pay biçin.

    (Bizi fitneye düşürme) diyenlerin kendileri fitneye düşmüştür. (Tevbe 49)

    (Ahir zamanda, âlim [geçinen]ler fitne unsuru olur, camiler ve hâfızlar çoğalır, ama, içlerinde [hakiki] âlim hiç bulunmaz.) [Ebu Nuaym]

    bu hadis yaşadığımız zamanı işaret eder, dikkatli olmalıyız, önerilere uymalıyız.

    (Fitne zamanında evinizde oturun, günahlarınıza tevbe edin, dilinizi tutun, kendi işinize bakın, başkalarının işine karışmayın!) [Nesai, Ebu Davud]

    (İnsanın fitneden selamet kalması, evine kapanıp kalması ile mümkün olur.) [Deylemi]

    size saçma gelebilir kusura bakmayın dostlarım. ama bu hadislere uymanızı dilerim. evinizde sık sık af duaları ile zamanınızı geçirin. işiniz olmadıkça dışarıya çıkmayın. televizyon ve internette yararlı olanlar dışında fazla bulunmayın. sosyal medyadan mümkün oldukça uzak durun. bu fitnelerin sonucunda büyük alametler gerçekleşecektir yeryüzünde. o günleri bu zamanın insanları yaşayacaklardır. yalnızca af duaları kabul görecektir. bu bize bildirilen en muhim haber ve en büyük rahmetidir ulu Allah'ın. bunu daha öncede size bildirmiştim. fakat hadisi oldugunu bilmiyordum. rica ederim önerilerime uyun. yakınlarınızı uyarın.

    bu haberleri sizinle paylaşmamı nasip eden ulu Allaha hamd eder vesile olan supermeydan yöneticilerine insanlık adına teşekkürü borç bilirim. vesileye tesekkur haktır.
    Konu tansxx tarafından (29-08-2014 Saat 01:31 AM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

Benzer Konular

  1. Musallat gönül
    tad1960 Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 25-03-2013, 10:57 PM
  2. Şeytanlardan, Şeytanların, Cinlerin Tasallutundan Korunma Yolları
    muhsin iyi Tarafından Dini Dokümanlar Foruma
    Yorum: 21
    Son mesaj: 18-01-2013, 05:40 PM
  3. İsa as'nın sünnet olması
    mopsy Tarafından Diger Dinler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 24-09-2009, 05:14 PM
  4. Musallat varlık (obsesyon) nedir
    Bealive Tarafından Parapsikoloji Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 08-07-2008, 02:35 AM
  5. Musallat, yakında vizyona girecek
    SMN Tarafından Sinemalar Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 30-11-2007, 12:02 AM
Yukarı Çık