Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3
  1. #1
    Kıdemli Üye onuc13 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Yaş
    46
    Mesaj
    559
    Rep Gücü
    2430

    SÖZ GÜMÜŞSE, SÜKUT BEŞ PARA ETMEZ.

    SÖZ GÜMÜŞSE, SÜKUT BEŞ PARA ETMEZ

    Söylediklerinizin anlaşılmasını istiyorsanız, karşınızdakilerin de ruh dünyasından dalgalanan enerjilere gönül kapılarınızı açmanız gerekir.

    Kalbinizden dökülenlerin boşlukta kaybolmaması için karşınızdaki insanın beyninden damlayan damlalara da açık olmalısınız.

    Düşüncelerinizin etrafınızdaki insanların beyninde yer etmesini istiyorsanız onların da fikir-lerine önem vermek durumundasınız. Önemsiz gördüğünüz insanların yanında sizin de hiç bir değeriniz olmayacaktır.

    İnsanlar, sizin onlara verdiğiniz ilgi ve alaka kadar sizi dinlerler. Gönül projektörlerinizle aydınlatamadığınız hiçbir yürekte gezintiye çıkamazsınız.

    Kendinize göre değerli gördüğünüz fikirlerinizin dinlenilmesi için aynı değeri karşınızdaki insana da vermeniz gerekir.

    Hiç kimse kendisine nutuk çekilmesinden hoşlanmaz. Bir isteğinizi belirtmek ya da bir probleminizi halletmek için konuşmak istiyorsanız, karşınızdakinin size söyleyeceğine de kulak vermelisiniz. Muhatabınız sizin yanınızda kendisini değerli hissetmiyorsa konuşmak istemeyecektir. Bir insanla çözmeniz gereken bir mesele varsa mutlaka onun da size söyleyecekleri vardır. Ya önce konuyu açıp onu dinlemelisiniz ya da konuşmak istediğiniz mevzuya girerek konuşmaya başlamalısınız ve arada onun size söylediklerine de ciddiyetle yaklaşmalısınız.

    Şayet karşınızdaki insanla sizin aranızdaki bir sıkıntıyı paylaşmak istiyorsanız, size göre haklı da olsanız en az konuştuğunuz kadar onu da dinlemelisiniz. Kendisine söz hakkı tanınmayan ve sadece dinlemesi istenen insana hiç bir şey anlatamazsınız. Çünkü karşınızdakiler de en az sizin kadar değerli olduklarını düşünmektedirler ve bu herkesin en doğal hakkıdır.

    Bir müşkülünüzü halletmek istiyorsanız karşılıklı olarak konuşun. Şayet bu şekilde mevzu daha da dağılıyor ve içinden çıkılmaz bir hal alıyorsa iki şekilde hareket edebilirsiniz:

    1- Karşınızdaki insan, sizi sonuna kadar dinlemeye tahammül edebiliyorsa konuşun, anlatın, içinizi dökün. Rahatsız olduğunuz her şeyi sakin bir şekilde, karşınızdakini kırmadan, ona hakaret etmeden, anlayacağı bir şekilde anlatın. Haksız bir şekilde saldırıya geçmeden, gerginlik oluşturacak söz ve mimiklerden uzak bir şekilde tane tane konuşun. Karşınızdaki şunu anlamalı: "Bu kişi, hiçbir art niyet taşımadan benimle olan problemini çözmek istiyor."

    2- Eğer muhatabınız uzun uzun sizi dinlemeye tahammül edemiyorsa bırakın önce o konuşsun. Önce uzun bir müddet siz onu dinleyin. Söylemek istediklerini anlamaya çalışarak, gerekirse küçük bir kağıda kısa notlar tutarak dinleyin. Hiç müdahale etmeden, kendisini veya rahatsızlık duyduğu mevzuyu dile getirmesine fırsat tanıyın. Bakış ve ta-vırlarınızla onu gerçekten anlamaya çalıştığınızı hissettirin. Kendisinin, sizin yanınızda ne kadar değerli olduğunu gözlerinizle belli edin.

    Daha sonra anlaşamadığınız noktaları kısa cümleler halinde karşılıklı konuşun. Unutmayın ki, insanların karşılıklı olarak çözüme kavuşturmayı istedikleri halde çözemeyecekleri hiçbir sorun yoktur. En azından asgarî müştereklerde buluşarak bir anlaşma zemini oluşturulabilir.

    Bir insanın kıymeti, muhatabının gözünde, karşısındakine verdiği değer kadardır. Siz kendinizi ne kadar değerli görüyorsanız, çevrenizdekilerin de en az sizin kadar kendilerini değerli gördüklerini aklınızdan çıkarmayın.
    Başkalarını küçük, değersiz, basit görerek ne onlara bir şey anlatabilirsiniz ve ne de probleminizi çözebilirsiniz.

    Eğitimi, konumu ve ruhsal yapısı ne olursa olsun herkes kendisine sahip çıkar. Geri zekâlı bile olsa hiç kimse kendisinin geri zekâlı olduğunu kabul etmez. "Herkes aklını pazarda satılığa çıkarmış ve yine herkes kendi aklını satın almış." atasözünü unutmamak gerekir. Dolayısıyla, kendi konuştuklarınızın dinlenilmesini istiyorsanız, karşınızdakileri de dinlemelisiniz. Hiç kimseyi dinlemeyenlerin dinlenilmeyeceğini hatırınızdan çıkarmayınız.
    Sohbet, konferans ya da ders haricinde insanların birbirlerini dinlemesi çok zordur. Kaldı ki, bu saydıklarımızda bile insanlar kendilerinden bir şeyler bulmuyorlarsa, fikir ve ruh dünyalarında yeni ufuklar açılmıyorsa sıkılırlar, gerekirse o ortamı terkederler. İnsan psikolojisi açısından en zor olan durumlardan bir tanesi, eşit konumda veya aynı statüdeki bireylerin birbirlerini uzun süre dinlemeleridir.

    Şayet hayatınızı anlamlandırmak, yaşadığınız
    toplumda iz bırakmak ve dareyn saadetini kazanmak istiyorsanız zora talip olmak durumundasınız. Ve talip olduğunuz bu durumu aşabildiğiniz, omuzlayabildiğiniz ölçüde değerli olacaksınız. Onurlu bir hayat yaşamak demek, mücadele merdivenlerinde tırmanarak zirvelerde yer edinmek demektir.

    Dinlemediğiniz insanların gönül aleminde seyahat edemezsiniz. Değişik bir dünyayı keşfedemezsiniz. Başka ufuklardan süzülen titreşimleri fark edemezsiniz.
    Dilinizle ne kadar kıymetli olduklarını söyleseniz bile dinlemeye tahammül etmekte zorluk çektiğiniz insanlara hiçbir şekilde değer vermiyorsunuz demektir. Aynı şekilde karşılık görmeye de hazırlıklı olmalısınız.

    Bir insanı dinler gibi yapıp da başka alemlerde gezintiye çıkarsanız, hayatınızın gidişatını değiştirecek veya büyük başarılara imza atmanızı sağlayacak çok önemli bir nasihatı kaçırmış olabilirsiniz. Yaşamda zirvelere çıkmış insanların hayat hikâyelerini incelerseniz çoğunun başarılarının temelini bir nasihatın oluşturduğunu görürsünüz. Temelsiz hiçbir bina olmadığı gibi temelsiz bir başarı da görülmemiştir.

    Bir konferansta bile konuşmacı, karşısındaki insanların hal ve hareketlerini, beden dillerini dikkate almak durumundadır. Muhataplarını küçük görerek sadece kendisini dinlettirmek için konuşanlar, dinleyiciler tarafından ya uyuklanarak ya da o ortamı terk ederek cezalandırılır. Konuşmacının, dinleyicilerin verdiği tepkiye göre konuşmasını ayarlaması onları dinlemesi demektir.
    Güzel ve etkileyici konuşmak bir maharetse, karşısındaki insanı dikkat ve ciddiyetle dinlemek daha büyük bir maharettir. Sevinç ve üzüntülerini paylaşmak isteyenleri dinleyenler, muhataplarının gözünde dinlenilmeye değer insanlardır.
    Selam ve dua ile...

    ALINTI

  2. #2
    Aktif Üye atmaca34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    dünyadan
    Mesaj
    1.766
    Rep Gücü
    15313

    Cevap: SÖZ GÜMÜŞSE, SÜKUT BEŞ PARA ETMEZ.

    2- Eğer muhatabınız uzun uzun sizi dinlemeye tahammül edemiyorsa bırakın önce o konuşsun. Önce uzun bir müddet siz onu dinleyin. Söylemek istediklerini anlamaya çalışarak, gerekirse küçük bir kağıda kısa notlar tutarak dinleyin. Hiç müdahale etmeden, kendisini veya rahatsızlık duyduğu mevzuyu dile getirmesine fırsat tanıyın. Bakış ve ta-vırlarınızla onu gerçekten anlamaya çalıştığınızı hissettirin. Kendisinin, sizin yanınızda ne kadar değerli olduğunu gözlerinizle belli edin.



    resmen karşınızdaki adamı uyutunmu diyorsun yani dostum ?????

  3. #3
    Kıdemli Üye Mevt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nerden
    izmir
    Mesaj
    846
    Rep Gücü
    228

    Cevap: SÖZ GÜMÜŞSE, SÜKUT BEŞ PARA ETMEZ.

    Kendinize göre değerli gördüğünüz fikirlerinizin dinlenilmesi için aynı değeri karşınızdaki insana da vermeniz gerekir.

    Son zamanlardaki en büyük sorunlarımdan biridir bu

Benzer Konular

  1. Sükût Ettin, Sessizce Çekildin…
    Mustafa CİLASUN Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 05-02-2015, 06:14 PM
  2. Hangi Yarama Merhem Sürüp, Sükût Etsem!
    Mustafa CİLASUN Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 31-01-2015, 02:02 PM
  3. Bilinçaltı Ne Gamdı, Sükût Sanki Kaftandı!
    Mustafa CİLASUN Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 31-01-2015, 02:01 PM
  4. Iktidar tecezzi kabul etmez!
    YukseLL Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 01-03-2013, 02:17 PM
  5. Perdeler ve Sükut
    *Original* Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 03-01-2008, 11:13 PM
Yukarı Çık