4. Sayfa, Toplam 4 BirinciBirinci ... 234
Gösterilen sonuçlar: 31 ile 36 Toplam: 36
  1. #31
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    camilerimizde bayanlar neredeler? mehdi neden bayandır düşündünüzmü? neden erkekler hep önde?

    zaman değişmekte, insanlık ileriye gitmektedir. 1400 yıl önceki anlayış ile bugünkü anlayış hiç bir olurmu? özü elbette değişmez islamın o insanlık ilmidir ama anlayışlar zaman içersinde değişir ilerler. zaman ileriye doğru ilerledikçe anlayışlarda ileriye doğru gider. o herşeyi zamanına göre veren değilmidir?

    gel hayatı kadınlarımız ile iç içe pazarda sokakta çarşıda yaşa ardından camilere girince haremlik selamlık öylemi? öyle ise erkekler dursun bakalım artık arkada veya üst katlarda. erkeklere göre daha duygulu ve anlayışlı olan kadınlarımızın yeri artık ön saflardır. mehdinin kadın olmasının sebebi işte ulu Allahın adaletidir. kadınlarda erkekler ile eşit haklara sahip ulu Allahın kullarıdır. camiye giripte ibadet eden kadınlarımıza kötü niyet ile bakacak adam varmıdır? malesef çoktur. işte bu yüzden ayrılmıştır kadın erkek. yoksa kadınların arka planda olduğundan değildir. kadınlarımızın önüne perde çekiyorlar görülmesin diye ibadet ederlerken camilerde, bundan sonra perde erkeklere çekilecektir, ibdadet eden kadınlarımıza yan gözle bakamasınlar. erkeklerin duygudan yoksun getirmiş oldukları nokta neresidir insanlığı, islamı bakın gözleriniz ile görün. öyle ise söz söylemeye hakkı yoktur hiçbir kimsenin buna. mehdi kadındır işte bu yüzden.

    camilerimizde en güzel sanatlarımız en güzel şarkılarımız, ulu Allahımız için icra edilen en güzel mabedlerimiz olacaktır. camilerin hakkı verilecektir insanlar tarafından. bu bize vaad edilmiştir. şarkı söylemek haramdır diyenlere cevabım şudur notalarında sahibi ulu Allahdır. o notaların hakkını en güzel veren sanatçılar tek bir ses ile heryerden aynı anda okuyacak, gürültü kirliliği ortadan kalkacak. insanlar ezanı huşu içinde dinlemeye doyamayacaklardır. ulu Allah'ın namazına insanları davet eden kişi yaptığı görevin bilincinde olsaydı bunca zaman bütün imamlar nota, şan ve diafram eğitiminden geçerler başarılı olanlar bu işi icra ederlerdi. kim demiş KUR'AN'ı her ezberleyen ezanı güzel okur diye? bu iş için çeşitli yarışmalar düzenleniyor aslında ama camilerde biz onların seslerini neden duyamıyoruz? insanlara sevdirmek gerekmezmi? insan sabah namazına güzel bir ses ile uyanıp o güzel sessizlik içinde ezanı dinlemek ulu Allah'ı düşünmek ister.

    nerede gençler camilerde? yaşlanınca ölürkenmi gideceğiz camilere? orası ölü uğurlama yeri değilki. aksine hayatın o yüksek ilhamını kudretini hissedebilmek için vardır camiler. yaşam bitmesine yakın neye yarar camilere gitmek? mesele cennet ise korkmayın ulu Allah camilerin geçte olsa önemini anlayan insanı cehenneme atmaz. o çok merhametlidir. ama bizim, bu hayatın yüksek ilhamını hissetmeden yaşamamıza sebep olur. zararı yine bize toplum ruhunadır.

    hani toplumun okumuş kültürlü kesimi yoklar camilerde. akılları çok çalışmıştırda camilerden daha hakikatı olan bir mabedmi bulmuşturlar yeryüzünde? yoksa akıl ile tek başına yürüdükleri yolda egoları onları esirmi almıştır? ulu Allah'ın ilmini bilmini sanatını kullan sonrada sırtını dön git hani nerede adalet? ulu Allaha adalet gösterme sonra şikayet et adalet nerde diye. farkındamısınız herkez bağırıyor adalet istiyoruz diye. dostlarım vermezsek alamayızki. bir verene ulu Allah iki katını verir. gelin camilerede görün ilimde bilimde sanatta ne kadar hızlı gelişmeler olacak. şu an yeryüzünün rızkı her alanda kesilmiştir. uydurmuyorum bi düşünün besteleri şarkıları şiirleri geçmişteki hala dillerimizdedir. bu sefayı genclerimiz yaşamıyorlar artık, günlük tüketilen şarkılar şarkıcılar. bilim dalında yapılan yeniliklere bir bakın insanlığa hiçbir faydası olmayan ayda bir yenisi denilerek insanlara para karşılığı yutturlan teknolojik aletler, hormonlar sayesinde bizlere yedirilen kansorejen yiyecekler. bütün bunların olmasının sebebi insana yüksek ilhamlar getiren meleklerin işlerinden ulu Allah'ın emri ile elini ayağını çekmesidir. onların yerine şimdi yeryüzüne inmiş olan yecüc mecüc vardır. onlarda melekler gibi taşırlar bazı kuvvetler ama hepsi insanlık için olumsuz güçlerdir. insan kötü niyetli olduğundan onada kötü güçler hüküm sürer. ona göre ilham getirirler. ulu Allah dileyene dilediğini veren değilmidir? popüler şarkı sözleri kin nefret ve argodur günümüzde, çocukların internette oynadığı oyunların büyük kısmı adam öldürme zombi kafası uçurma kan akıtmadır, sanat ve egitim programları yerine magazin adı altında dedikodu sataşma, futbol adı altında kavga dövüş vardır. bir eğlenceli spor dalı olan futbol bile bakın ne halde? nasıl öldürüyorlar birbirlerini nasıl hakaretler küfürler birbirlerine? televizyonlarda gördünüzmü yiyeceklerimizin içersine konulanları? izledinizmi küçük kız çocuğuna tecavüz eden 10 larca sapığın hangi makamlarda olduklarını? çocukları porno filmde kullanan ilkokul rehber ögretmenini? 6 yaşındaki komşusunu zevk için öldürdüm diyen 16 yaşındaki çocuğu? sokakta 3 yaşındaki erkek çocugun tecavüz edlip kaldırıma atılmasını? 2 yaşındaki çocugunu dövüp öldüren anneyi? çocugunu doğurup lagıma atan ve oyununa devam eden anneyi? okulu silah ile basıp katliamı zevk için yapanları? genç yaşta bunalıma girip intahar edenler? kadınlara kocaları tarafından uygulanan şiddet? üç kuruş parası iki gram altını için öldürülen yaşlılarımız? medyanın gerçek dışı uydurma haberleri ile insanları lekelemeleri? internette gençlerin birbirine karşı olan şiddet ve argo dolu tutumları? yol verme yüzünden çıkan tartışmaların bile cinayet ile sonuçlanması? bütün bunlar ne demek oluyor sizce bunun bir anlamı yokmu? illa gökten atlı arabalı gülyabanilermi görmemiz lazım bu gerçeği fark etmek için?

    arkadaşlar bu bizlere vaad edilen yecüc ve mecüc'un insanlar üzerindeki etkisidir. sokakta oynamak ile geçti çocukluğumuz. şimdi parkta başında beklerken çocugumuzun kaygılarımız oluyor. yan komşuya bırakıyor anne 2 saatliğine komşunun kocası tecavüz edip boguyor 5 yaşındaki kızı. bunlar nedir böyle dostlarım insan işimi sizce? bir düşünün çok istirham ederim. bu kaygılarımızın üzerine şimdi yenisi eklenecek felaketler, taki bizler bıkıp usanıp düşünmeye başlayana kadar. İSLAM'a İNSANLIĞA dönene kadar bu baskısı devam edecektir ulu Allah'ın kötü kuvvetlerinin. onlar şu an insanlığın arasında gezmektedirler. kimse şarkı şiir yazmaya kalkmasın boşuna, yazarsa bela okur şarkısında başka bişey çıkmaz o kötü güçlerden. onlardan ulu Allaha sığınan şanslıdır. iman edenler muaftır bu kötü güçlerden, onun merhameti çoktur. bunu tüm içtenliğimle söylüyorumki o kötü güçler adamı çok gafil en emin hissettiği yerde dahi yakalarlar.

    çok özür dilerim verdiğim bu kötü bilgiler için.
    Konu tansxx tarafından (09-05-2012 Saat 10:21 PM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  2. #32
    yeni üye
    Üyelik tarihi
    May 2012
    Nerden
    ksk
    Mesaj
    95
    Rep Gücü
    159
    Alıntı tansxx´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    arkadaşlar bu bizlere vaad edilen yecüc ve mecüc'un insanlar üzerindeki etkisidir. sokakta oynamak ile geçti çocukluğumuz. şimdi parkta başında beklerken çocugumuzun kaygılarımız oluyor. yan komşuya bırakıyor anne 2 saatliğine komşunun kocası tecavüz edip boguyor 5 yaşındaki kızı. bunlar nedir böyle dostlarım insan işimi sizce? bir düşünün çok istirham ederim. bu kaygılarımızın üzerine şimdi yenisi eklenecek felaketler, taki bizler bıkıp usanıp düşünmeye başlayana kadar. İSLAM'a İNSANLIĞA dönene kadar bu baskısı devam edecektir ulu Allah'ın kötü kuvvetlerinin. onlar şu an insanlığın arasında gezmektedirler. kimse şarkı şiir yazmaya kalkmasın boşuna, yazarsa bela okur şarkısında başka bişey çıkmaz o kötü güçlerden. onlardan ulu Allaha sığınan şanslıdır. iman edenler muaftır bu kötü güçlerden, onun merhameti çoktur. bunu tüm içtenliğimle söylüyorumki o kötü güçler adamı çok gafil en emin hissettiği yerde dahi yakalarlar.

    çok özür dilerim verdiğim bu kötü bilgiler için.

    Sayın tansx insanlar yaratılışları itibari ile birbirlerinden yada belli birşeylerden çabuk etkilenen varlıklardır. Günümüzde teknolojininde etkisi ile basın ve diğer yayın organları özellikle gençleri kötü yönde etkilemektedirler. Televizyonlarda yayınlanan dizilerdeki hayali karakterleri kendileri ile özleştirip hal ve hareketleri bile bu karakterlere benzerlik sağlamaktadır. Bu karakterler genelde iyi yönde olamadığından toplumdaki sapmada aynı oranda kötüye gitmektedir. Bunun sebebi nedir tabiki mafya dizileridir. Okullarda artan şiddetin sebebi ve agresif yetişen nesilin nedeni nedir tabiki ilkokul çağındaki çocukların bile rahat rahat bir internet kafe ye gidip counter strike yada call of duty tarzı şiddet oyunlarını başından kalkmadan saatlerce oynamalarıdır. Bizler şu facebook yada twiter olmasa tamamen asosyal olan bir toplumuz.Yolda gördüğümüz halde konuşmadığımız arkadaşlarımıza tarla isteği göndeririz yada duvarında iki müzik paylaşıp mutlu oluruz. İnternetin amacı bilgiye kolay yoldan sahip olmaktır aslında ama baktığımızda işin iç yüzünde cinsellik ve istismarın hat safhada olduğu bir internet ortamı karşımıza çıkmaktadır. Sözün kısası
    Enbiya süresi 96 ayette diyorki.

    Bismillahirrahmanirrahim
    Evet..İnsanlar arasinda ayriliklar devam edecektir (Yecüc ve Mecüc) denilen iki büyük kabile (açılıp da) onları arkasında tutan sed yıkılıp da o iki taife (her tepeden) her yüksek mevkiden (Koşmaya başlayacakları)yeryüzüne yayilacaklari (zamana kadar) bu insanlarin yeryüzündeki bu muhtelif milletlerin halleri ihtilaflari devam edip duracaktir. Sadakallahulazim.

    Bu Ayette bahse gecen Yecüc ve mecüc nedir...

    sizlerinde anlayabileceği gibi yüksek mevkideki yani gökyüzündeki uydular vasıtası ile yayın yapan televizyon kanalları ve internettir. Bunların kötülüklerinden kurtulmanın tek doğru yolu ise sadece insanlardan yani bizlerden geçer. Bizler artık herşeyi bırakıp sizinde dediğiniz gibi birbirimize dönmeliyiz sırt çevirmek yerine , yüzümüzü dönmemiz gerekir. Önemli olan muhtaç olduktan sonra değil ( depremler yada su baskınlarında nasıl birbirimize dönüyoruz ) şimdiden birbirimize gereken ilgi ve alakayı vermeliyiz. En azından sabah işe giderken bir güler yüz ile insanları selamlamayı deneyelim günümüzün ne kadar aydın geçeceğini göreceğiz... saygılar selamlar ... "Yaradılanı Sev Yaradandan Ötürü" Yunus Emre.

  3. #33
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    sevgili görünmez adam, değerli yorumunuz için teşekkür ederim. konuşmaktan, yazmaktan daha önemli birşey daha vardır oda anlaşılmak. aslında herkez anlaşılmak ister kimse boşuna emek harcamaz verilen emeğin en güzel ödülüdür anlaşılıyor olmak. anlaşılmak için öncelikle size kulak veren tarafsız sorgulayan birine ihtiyacınız vardır. oda dinlemek ilgi duymak ile başlar. anlaşıldıkdan sonra anlattığınız konu her ne ise ona hak verir yada vermez emek verip sorgulayan kişi. okuyup hak verenlere teşekkür etmek hak vermeyenlere haksızlık olur çünkü onlarda aynı emeği vermiş anlatılana zaman harcamışlardır. bu yüzden yazdığım yazıları okuyan hak veren yada hak vermeyen herbirinize teşekkür eder, candan selam ederim.

    Doğruyu görüpte arkasında durmak birbir kum tanelerinin bir araya gelerek kaleleri oluşturmasına benzer. kimse demesin birtek benimlemi olacak bu iş diye, bugün ben olur yarın ben sen öbürgün ben sen o oluruz. tıpkı sevgili muhammedimiz onun sadık dostu ebubekir ve adaletli ömer gibi başlar zincirin halkaları ardısıra eklenmeye. önderlik üstünlük devri bitmiştir, insaniyet dediğiniz vakit aklı yeten el birliği ile uyaracaktır dostunu arkadaşını, bu yolda hüsran yok, çaresizlik yok, yolumuz umut dolu, sevgi dolu barış dolu. varsın mehdi olmayıversin hayatlarınızda takılın bu islam ideolojisinin peşine, sonunda çok değerli muhammedimiz var sevgili isamız var. hissedin onları yanıbaşınızda çünkü onlar bu çetin yoldan geçmişlerdir uzun yıllar önce, bu ideoloji ile yürüdüğünüz yolda asla yanlız değilsiniz. dileyinde görün rüyalarınızda o değerli insanları, bu bize vaad edilmiş güzel bir haberdir. bu yolda şüphe edenleri sevgili peygamberlerimiz ziyaret edeceklerdir. bu ne şahane bir birlikteliktir dostlarım. konu hümanzm yani dinlerin hurafelerden arınmış özü olacak peygamberler seyircimi kalacaklar, onlar bu meselelerin içersindedirler ve nihayetine ermesini dört gözle beklemektedirler. onlarda ulu Allah'ın izni ile dileyene destek verecektirlerdir bundan şüpheniz olmasın.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  4. #34
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim,

    sevgili peygamberimizin son olduğu bize bildirilmiş olmasa idi ve bugün bir peygamber daha gelmiş olsa idi ne olurdu sizce? elbette yeni bir bölünme yeni bir kavga dövüş çatışma sebebi değilmi? peki peygamberler bu yüzdenmi gönderiliyor? hepsi aynı ilahi kudret ile gönderilmiş olmasına rağmen insanların bunu sebep bilip savaş başlatmaları ne kadar üzücü değilmi? yeni olana iman edenler öncekinleri küçümsüyor adına gavur diyorlar. öncekine iman edenler sonraki gelen peygambere olan sevgisinden vazgeçemeyip sonraki geleni küçümsüyor hatta ve hatta bir peygambere inanan bir grup insan bile kendi içersinde çeşitli mezheplere bölünüyor. böylelikle koskoca ulu Allah'ın birlik ve beraberlik içinde olun sevgi ve barış içinde olun çağrısı insanların egolarından dolayı dikkate alınmıyor. o halde bütün kitap ve peygamberlerin ideolojisini taşıyan bir habercinin çıkıp buraya bakın işte buraya bütün dinler şunu emrediyor "HUMANİZM" burada toplanalım demesi sizi ürkütüyormu? islamdan çokmu uzak bu ideoloji? oysa mehdi 313 kişi ile ortaya çıkacaktır. bu bilgi sizlere önceden verilmiştir. ama başına kitap yollanmış olan peygamberler denilmemiştir. bütün hepsi bu ideolojide birleşmişlerdir ulu Allah'ın emri ile. işte ulu Allah'ın vaad ettiği nurunu tamamlaması budur. o birşeyi yarım bırakmamıştır fakat herşey ilahi bir hesap üzerine kurulmuştur. insanların bunu idrak edebilecekleri zaman beklenmektedir. o vakit ulu Allah'ın OL emri yetecektir insanların bunu anlamasında.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  5. #35
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    günümüzde malesef insanın bütün ilgisi dışarıyadır. etrafında olup biteni anlamak, yeni keşifleri icatları merakla takip etmek, hoşuna gidenleri hayatının içersine sokmak ile oyalanmaktadır. oysa daha kendisini tanıyıp okuyamamıştır insan. belki biraz felsefik oldu bu sözlerim ama malesef bu gerçektir. insan duygulardan mahrum yaşamaktadır. ruhundan çok uzaklarda ıssık soğuk limanlarda gezmektedir çok güvendiği aklı ile bir başına. çevresine kendisini sürekli beğendirmek ister, diğerlerinden farklı olduğunun anlaşılmasını ister. aslında doğrudur ulu Allah her yarattığı insanı birbirinden farklı fıtratta yaratmıştır. aslında kendini beğendirme ve farklı olmak isteğini de insanın kalbine koyan ulu Allah'dır. "insan rabbine karşı kendisini begendirmeye gayret ile azim ile çalışsın, iyi ve doğru işler yapsın, farklı yaratmayı seven ulu Allah'ın yarattığı bu farklı fıtratın farkına varsın diye. ama biz ancak birbirimize karşı üstünlük taslayıp güzel görünmek ve farklı olmak peşindeyiz. yüzlerdeki makyajın çokluğu güler yüzlerimizin eksiklikliğindendir. farklı olduğumuz doğrudur birbirimizden ama farkında olmadığımız bu farklılığı yaratanın üstünlüğüdür. güzelliğimiz doğrudur insanoğlu güzeldir fakat bu güzelliği yaratanın güzelliğidir. sesi güzel bir sanatçı sanırki o ses kendisine ait hemen ilk işi isminin kalıcı olmasını temenni etmektir. fakat her insan ölümü tadacaktır. kalıcı olan o sesi var eden ulu Allah'ın ebedi ve ezeli varlığıdır.

    öyle bir vurdumduymazlık ve serhoşluk vardırki insanda. somalide açlıktan ölen insanların haberleri yanında evinin salonuna lamborgini marka otomobilini sokmaya çalışan insan gazetelerde aynı karede aynı zamanda yaşamaktadır. sanırsınızki ölünce cennete o araba ile gidecek. bunun adı cehalettir ve insanlığı gülünç durumlara sokmaktadır.

    insan görebildiğine şaşırmaz nasıl oluyorda görebiliyorum demezde, mikroskopla görebildiği canlıların veya küçücük atom parçasının varlığına şaşırır tarihde. asla kendine dönüp bakmaz hep ilgi merak araştıma dışarıyadır. nasıl oluyorda uyuyoruz ölü gibi? nasıl oluyorda uyanıyoruz? bunlar tam olarak çözülememişken, bir hipnozcunun bir kimseyi uyutabiliyor olması onu çok şaşırtır. oysa kendisi ilahi kudretin hesabından bunu hergün yapmaktadır.

    aslında insan vakit bulamaz, öyle hızlı gelişirki herşey etrafında, sürekli odaklanma sorunu yaşar insan. tüketir tüketir ve en sonunda kendiside tükenir. sorgulamaz hep hazır alır bilgiyi fikiri ideolojiyi. düşünmez, hazır düşünülmüşü hep vardır. oysa duygu ve düşünceler her bir insana mahsus şeylerdir, tıpkı parmak ucumuzda bulunan hepsi birbirinden farklı parmak izlerimiz gibi. düşünmeye başlamak zor iştir. öğretilen tabulardan kurtulmak oldukça güç iştir. insan belkide korkar çizgiden çıkmamayı doğru bulur aklınca. nasılsa herkez aynı gemidedir. hiç sorgulamaz bu gemi güvenlimi? bütün herkez bu gemide olduğuna göre korkulacak birşey yoktur ona göre. bu gemi batmaz elbet hedefine ulaşır. peki hedef neresi? o çok önemli değildir düşünmeyen insan için nasılsa herkez oraya gidiyor ve orası elbet güvenlidir. buarada sorgulayacak olursanız bu gemi nereye gidiyor sağlammı diye, hemen ayıplanırsınız sorguladığınız için çünkü çıkıntılık yapmışsınız farklılık göstermişsinizdir. tarihde düşünen insanlar hep çile çekmişlerdir. çünkü insanoğlu istemez sevmez böyle çıkıntıları. kimisi deli der, kimisi ortadan kaldırmak ister, kimisi şair ruhlu der. bu meselede en zor misyonu peygamberler üstlenmiştirler. onlar çok düşünerek bulmamışlardır taşıdıkları anlayışları, onlara ulu Alah'ın ulu melekleri getirmiştir taşıdıkları anlayışı bilgiyi, öğüdü. böylelikle eski köye yeni adet getirirler. yani alışıla gelmiş anlayışların yerine farklı olanı ama gerçeği söylerler. kimileri işlerine gelmediğinden kimileride düşünmek istemediklerinden bazılarıda kendisinden üstün görmediğinden, peygamberlerin hep karşılarına geçip cephe almışlardır. bu tip insanlar yüzünden neredeyse tüm peygamberlerin hayatları sıkıntılar içinde geçmiştir. malesefki hep yaşadıkları sıkıntılar kendi içinde bulundukları topluluklardan gelmiştir. öyle ya farklılığı ilk duyan en yakındaki insanlardır. peygamberlerin yeri elbette cennettir, bu seçilmişlikten öte hayatlarından fedakarlık edip taşıdıkları insanlık görevi uğruna doğruyu tebliğ etmek ile geçmiştir ömürleri.

    peki insanlık ne yapmıştır hayatlarından bizler için feragat eden, ömürleri boyunca doğruyu tebliğ eden peygamberlerin ardından? onların getirmiş oldukları fikire anlayışa ideolojiye hak vermiş katılmış fakat kendileri bu anlayış ve ideolojinin üzerine bir tek taş koyamamışlardır. hazır bulunan bilgiye tabi olmuşlar ve hepsi cennete gitme heyecanı ile getirilmiş olan anlayışa adapte olmuşlardır. hatta getiren peygamberin yediği içtiği giydiği yaptığı ettiği herşeyi birebir yapmanın bile cennete girme konusunda yardımcı olduğunu düşünmüşlerdir. elbette haklılık payı vardır onlar yanlış iş pek yapamazlar çünkü üzerlerinde bulunan ulu Allah'ın melekleridir. fakat bu şekilde bir inanç, ne yaptığını, neden yaptığını bilmeden yüzyıllardır süre gelen anlayışta yanında birçok uydurma davranış ve inanışıda beraberinde getirmiştir.

    "kapıyı üç kere çalmayın ikincide açılmıyorsa ısrar etmeyin diyen bir peygamberin söylediği bu söz bile ilahi senaryoda günah sevap ilişkisine dayandırılmış özünde insan hakları ve sosyal kurallar gereği müsait olmayan komşunun evindeki özgürlük anlayışı gözlerden kaçmaktadır".

    "imanın en düşük mertebesi yerdeki bir taşı kaldırmaktır" derken doğru yapılan en küçük hizmetin bile ilahi düzen içersinde iman ile ilişkisi bulunduğuna, "imanın en yüksek derecesi Lâ ilâhe illallah demektir" ey ulu Allah'ım sensin ben değilim, yapılan her işte ulu Allah'ın varlığını birliğini ve tecellisinin sizin ve diğer tüm insanların üzerinizde bulunduğunu unutmadan her an dikkatli yaşamak gerektiği bildirilmişken. yerden sevap diye taş kaldırmak veya müslüman oldum diye söz ile la ilahe illallah demek kolay işdir. herkezin dili var, agzı var, eli var, ayağı vardır. mesele bu anlayışı hayatlarımızın içersine her alanda doğru davranışı yapabilme gayretinde yaşayıp, birbirimizi uyararak ve benliğimizden egolarımızdan kurtularak sokabilmemizdedir. ve malesef düşünmeden bir ideolojiye tabi olmak bu ciddi hususları gözden kaçırmamıza sebep olmaktadır.

    "insanları sevmeyen iman etmiş sayılmaz" iman ile insan sevgisi? her insanda sevilirmi? gerçek olan bilgi tüm insanlarda var olan ulu Allah'ın nurudur. inansada inanmasada o kulunu ulu Allah özene bezene yaratmıştır. ne kadar yanlışa bulaşmış olursa olsun. onun yaradanı diğer herşeyi yaratan gibi ulu Allahdır. çok dikkatli olmak gerekir bir insana karşı. kimse sahipsiz değildir. islam çok ileri bir insanlık anlayışıdır. insanlara karşı tutum ve hareketleriniz sizin ölümden sonra gideceğiniz yeri belirler. bu söz çok önemlidir ve malesef gözlerden kaçmıştır. namaz ve oruç sayısı dindarlığın ölçüsü değildir. dindarlığın ölçüsü çevrenizdeki bütün canlılara hatta tabiata karşı insanlığınız, vicdanınız, duyarlılığınız, sevgi ve şefkatiniz dir. islamın özü bu gerçeğe dayanır. hatta temel unsuru budur.

    islamiyet'te hesabı iyi yapmak gerekir. islamiyette hesap kılınan namaz sayısı ile yapılırsa hesap bizi yanıltır. islamda hesap doğru düşünce ile yapılır. ve KUR'AN da en çok geçen kelimelerden birisidir. buna rağmen insanlar KUR'AN'a okadar sağdık olmalarına rağmen harf harf hece hece ezberleyip onların çeşitli hesaplarını yapıp içersinde pek çok yerde geçen öksüz ve yetimin hakkını vermek onlara iyi davranmak gibi ilkeleri, insanın sosyal yaşantısının gereği çevresine duyarlı ve yardım sever olması fikrinden uzaklaşıp, öksüz ve yetim bulup memnun etme çabasına girerler. bu anlayış ilede bir adım ileri gidilememektedir.

    BUGÜN BİZLER, 1400 YIL ÖNCE GELMİŞ OLAN İNSANLIK İLMİNİ DAHA İLERİYE GÖTÜRMÜŞ, ÜLKELER ARASI SINIRLARI KALDIRMIŞ, HEPİMİZİN AYNI YARADANIN KULLARI OLDUĞUMUZ BİLİNCİNE ÇOKTAN VARMIŞ, DİNLERİN VE PEYGAMBERLERİN BİZİ BÖLMEK İÇİN DEĞİL BİRLEŞTİRMEK İÇİN GÖNDERİLDİKLERİNİ ÇOKTAN KAVRAMIŞ, SEVGİ, SAYGI, KARDEŞLİK, ADALET VE ANLAYIŞ İÇERSİNDE, BIRAKIN SAVAŞI BİR TEK KİŞİ İLE BİLE ARAMIZDA KÜSLÜK HUSUMET OLMADAN SAADET İÇERSİNDE EL ELE BİRLİK VE BERABERLİK İÇERSİNDE OLMUŞ OLMAMIZ GEREKİRDİ. ÇOKDAN ÜLKELERİN SİLAHLANMAYA HARCADIĞI PARALARI İNSANLIĞA HARCAMIŞ OLMAMIZ GEREKİRDİ. ÇÜNKÜ İSLAMİYETİN GİTTİĞİ YOL BU YOLDUR. FAKAT MALESEF 1400 YIL ÖNCEKİ "İNSANLIK İLMİ" BUGÜNÜMÜZDEN DAHADA İLERİDEDİR. İNSANLIK BU HUSUSDA ÇOK GERİDE KALMIŞTIR. HATTA İNSANLIK ÖLDÜ DİYE ÜZÜCÜ BİR LAFIDA HEMEN TÜRETMİŞİZDİR.

    peki bugün insanlık hangi yola girmiştirde, islamiyete terörizm diyorlar, baş örtülü örtüsüz diyorlar. alevi sunni şii diyorlar. katolik ortadoks diyorlar. malesef uyku ağır, uyanmak zordur. düşünmek lafda kolaydır ama icraatta zor iştir cesaret ister.
    Konu tansxx tarafından (16-05-2012 Saat 06:23 AM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  6. #36
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    dostlarım dilim döndüğünce yazdım çizdim anlattım bu başlık altında öğrendiğim bilgileri. sırada icraat vardır. şimdi insanlar KUR'AN'ı ön plana çıkaracaklar hayatlarında, onu zahiri değil batın bir bakış açısı ile tekrar ele alacaklardır. çünkü KUR'AN zahiri yani benlik anlayışı ile okunduğunda ortaya çok çelişkili fikirler çıkabilir. fakat batında yani ruhsal ve kalb ile olan yaklaşımda kusur bulamazsınız. öncelikle ruhsal ve kalp dediğim şeye nasıl ulaşabiliriz oradan nasıl bakabiliriz bunun yollarını geldiğimiz bu bilinç seviyesinde artık tartışabiliriz. artık neyin gericilik, neyin ilericilik olduğunu tartışabilir, anlayabiliriz. karşımızdakini çember sakallı, yada örtülü diye adlandırarak aslında onun halini değil, insan kendi gözünü, bakış açısını, almış olduğu eğitimi, sınıflandırmayı gözler önüne sermektedir. kendi bakış açısınca oldukça haklıdır belkide. veyahutta kılık kıyafete bakıpda, kafir, münafık gibi karşısındakini bir kaba koyma çalışmalarıda aynı sebepden gelir. kişinin kendi almış olduğu eğitim, bakış açısı ve gözünden kaynaklanır. bunlar KUR'AN a ve insan'a zahiri bakış açısından kaynaklanmış aslında karşındakini değil kendini bir sınıflama içersine koymakdan başka şey değildir.

    RAHMAN SURESİN de bahseliden; öğretti KUR'AN'ı yarattı insanı sıralaması zahiri bir düşüncede yani, "ruhun dışında tek başına akıl ile düşününce" var olmayan birşeyin, birşey öğrenemeyeceği sonucuna varır insan, ve bunu idrak edemeden okur geçer ayeti.
    fakat taşıdığımız ruhu bu hesabın içersine katarsak, YARATILMADAN ÖNCE öğrenilen şeyin HARF olduğu gerçeğini görürüz. harfi icra edebilme yeteneğidir bu, çünkü sonradan gelen cümleler bu tanımı tamamlamaktadır. düşünüp konuşma yeteneğide ruhumuza öğretilen harfi icra yeteneğinden sonra gelir. öyle ise KUR'AN'a harf diyebiliriz ve bu KUR'AN ın evrenselliğinin ve ona inanıp inanmamanın bir anlamı kalmadığını gösterir. tüm insanlar inansa'da inanmasa'da (ki burada inanmamak artık gülünç olur, hem kullanacaksın hemde yok sayacaksın) KUR'AN'ı doğuştan icra ederler.

    "öğretti KUR'AN'ı,
    yarattı insanı,"
    ona (düşünüp) konuşmayı öğretti

    KUR'AN'ın tanımını yaptıktan sonra KUR'AN'I KERİM' in tanımınıda kolayca yapabiliriz. o Allah'ın harfi demektir ve o harfleri bizler daha doğmadan ruhumuz (yani vicdan diyebiliriz) yolu ile içerimize koyan ve sonrasında KUR'AN'I KERİM'in yanlızca hatırlatıcı olduğunu bize ulu Allah'ımız, Zuhruf Suresi Ayet 44'de şöyle bildiriyor.

    "Gerçek şu: Bu Kur’an sana ve toplumuna elbette ki bir hatırlatıcı/bir düşündürücü/bir şeref/bir öğüttür. Bundan sorumlu tutulacaksınız. "

    bilinmeyen birşey hatırlanmaz dostlarım, bu bilme olayını tüm insanlar KUR'AN'ı hiç okumamış olsa dahi!! vicdanlarına uydukları vakit icra edebilirler. öyle ise yine aynı sonuç çıkıyor ortaya "KUR'AN-I KERİM de KUR'AN 'da evrenseldir. bunu inkar etmek demek elinde bulunan ama bir türlü aklının yetmediği kudret'in sebebine gücü yetmeyip, benim kuvvetim demek gibi birşeydir. aslında insanda bilmez o kudret nasıl olduda eline verildi? yazıp çiziyor, resimler, heykeller, ameliyatlar yapıyor. fakat KUR'AN-I KERİM cevap veriyor;

    “Oku, yaratan Rabbin adıyla!
    O insanı alâktan yarattı.
    Oku! Çünkü Rabbin sonsuz kerem sahibidir.
    O, kalemle öğretti.
    O, insana bilmediğini öğretti.” (Alâk 96/1-5)

    konumuz gericilik ilericilikti bu mesajımda yine konuya dönecek olur isek, ortaya şu çıkıyor; ilim ve bilim ile, çağdaşlık ve demokrasi ile elbette yol alabiliriz, fakat bu yol ruhumuza bir şey kazandırmaz dostlarım, ilim ve bilim kadar demokrasi ve çağdaşlık kadar ihtiyaç duyduğumuz temel unsur ruhlarımızın hakkını ona vefa göstererek vermemizdir. ister dua edin, ister çok düşünün, ister egzersiz yapın, ister bir musiki icra edin. ne yaparsanız yapın "bu hayatın ilahi kudretini anlayarak, hissederek yaşamak demek" gerçekten düşüncede ve İNSANLIK da ileriye gitmektir. en yüksek yapılan bir gökdelen yarışının insanlığımıza hiçbir faydası yoktur. benlik ve ego beğenilmek arzusunu ortaya çıkaran bölünmeye sebep olan tehlikeli bir oyunudur yanlışın bizlere. ilericilik ancak 1400 yıl ÖNCEKİ çok sevgili muhammed'imizin bugünden bile ileri olan İSLAMİYET anlayışındadır. o bir insanlık ilmidir. isterseniz adına şimdi HUMANİZM deyin. ne kadarda yaldızlı bir kelime değil mi? evet o yaldızlı harfler ile yazılmayı hak eden bir anlayıştır. fakat onu çok iyi anlamak için önce ruhlarımızı iyi bilmemiz gerekir. unutmayalımki çok değerli sevgili mehmet akif ersoy milli marşımızın içersine şu güzel cümleyide sokmuştur.

    "ULUSUM KORKMA NASIL BÖYLE BİR İMAN'I BOĞAR?
    MEDENİYET DEDİĞİN TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR"

    medeniyet dediğimiz bugünkü sözde ileri düşünceyi "tek dişi kalmış canavar'a" benzetmiş, bize ezberletmiş fakat yıllar içersinde bu güzel kelam istiklal marşımızdan koparıp atılmış, medeniyet, çağdaşlık ve demokrasi adına kullanılması gericilik olarak ifade edilmiş, İMAN gerçek bir GERİ düşünce olarak empoze edilmiştir. unutmayınızki şeytan dediğimiz YANLIŞ'ın vaadi "insanların en emin yolu üzerine oturmak idi". bu decchalin yeryüzünde yürüttüğü propagandanın bir eseridir. ve hep birlikte decchali bir çırpıda yere sereceğimiz güne az kalmıştır ulu Allah'ın izni ile.



    bu konuda çok güzel bir yazısını okudum sevgili haşmet babaoğlu'nun sizlere okumanızı tavsiye ederim.

    Pazar notları: Melek yüzlü şeytan! - HAŞMET BABAOĞLU - Sabah
    Yüksek teknolojiyle el değmeden ekmek üretilen bir "ekmek fabrikası"nda oturmuş eski çağların fırıncılarını düşünüyorum... Ocağı yakmakta kullanılacak kestane ve meşe odunlarını bir yıl önceden toplayıp özenle kurutan; pişirme sırasında fırına hamura özel bir koku versin diye köknar, servi veya defne dalı atan insanlar dünyaya inceliklerden uzak, alabildiğine "kaba" bir açıdan yaklaşıyor olabilirler mi? Bunu doğru sanmak ancak eğitimle edinilebilen bir cehalet!
    Konu tansxx tarafından (10-06-2012 Saat 04:22 PM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

4. Sayfa, Toplam 4 BirinciBirinci ... 234

Benzer Konular

  1. Güvenli internet için 5 ipucu!
    dogangunes Tarafından Bilgisayar ve İnternet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 07-02-2011, 04:51 PM
  2. Hayatınızı kurtaracak 16 ipucu
    Carbon™ Tarafından Sağlık Bilgileri Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 24-01-2009, 06:22 PM
  3. Cinayetimin ipucu
    blueice Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 10-12-2008, 04:45 PM
  4. Sağlık için 20 ipucu!
    YukseLL Tarafından Sağlık Bilgileri Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 15-04-2008, 06:36 AM
  5. Evlilikleri canlandıracak 7 ipucu
    SUPERMEYDAN Tarafından Ask ve Sevgi Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 01-11-2007, 05:51 PM
Yukarı Çık