2. Sayfa, Toplam 4 BirinciBirinci 1234 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 Toplam: 36
  1. #11
    İNCİ
    Misafir..
    Tabiri caizse sizin yapmaya çalıştığınız şey güzel bir yemeğin içine zehir atmak ve insanları o güzel zehirli yemekle zehirlemek.
    İster forumda, ister blogda ne farkeder ki? Düşünce özgürlüğü ve insan haklarının ne olduğunu ben biliyorum merak etmeyin.
    İşinize gelmedimi adminlere sığınıp konuyu kilitlettirmeye çalışmanızda cabası.Ayrıca forumdaki üyelerin zekaları konusunda
    bir şüphem yok benim. Neyin ne olduğunu anlayacak zeka kapasitesine sahip bu forumdaki üye arkadaşlar.

  2. #12
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    hanımefendi, işime gelmeyen tek şey, hiçbir dayanağı olmayan içi boş sataşmalardır. bilgi varsa ortada gelin tartışalım, zehirli olanı banada anlatın, fakat ortada gördüğüm tek şey kabarmış egolarınız ile, düşünce özgürlüğüne saldırıdır. madem neyin ne oldugunu anlayacak zekaya sahip forumdaki üyeler, siz ne için konuyla ilgilenme geregi duyuyorsunuz? amacınız konuyu saptırmak ve siz bunu başarıyorsunuz. konunun kilitlenmesini isteyisimin nedeni en azından 4 günde 400 kişinin okudugu bir yazıya hürmet etmektir. kimsenin populizm yada reyting adina satasmasina bu guzel yazilar alet edilemez. varsa fikriniz saygi gosteririm. fakat malesef yok. ortada inanıp, inanmayacak bir durum yoktur. akıl ve mantıga hitap vardır.

    son peygamber hz muhammed, ve son kitap KUR'AN ve dinde tamamlanmıştır demişsiniz. benim bunların aksine bir açıklamamı göstermenizi sizden tekrar tekrar rica ediyorum?

    ayrıca şunuda ilave etmek isterim ananur hanıma hak veren doktor, psikolog, ögretmen ve ünlü isimlerde vardır. fakat her koyun kendi bacagından asılır. bizim gruplarla bir işimiz yoktur. işimiz insanın muhakemesi ve idrakı iledir.


    düşünce özgürlüğünden bahsetmek istiyorum size sayın @İNCİ belki unutmuşsunuzdur, kırmızı yazılı yeri daha dikkatli okumanızı öneririm.

    Düşünce Özgürlüğü, demokrasinin temel ilkesidir. İnsan haklarına ilişkin bütün belgelerde ilk sırada vurgulanmıştırKimsenin müdahalesi olmadan her fert istediğini düşünme hakkına sahiptir. bu hakkın korunması gerektiğine, düşünce özgürlüğünün kimseye duyurulmadan sadece beyinde kalan bir soyut işlem değil açıklama ifade, tartışma, yayınlama özgürlüğünü de beraberinde getirdiğine dair açık toplumlarda bir temel uzlaşma ilkesi olmuştur.
    VİKİ pedi den alıntıdır.
    Konu tansxx tarafından (16-04-2012 Saat 11:04 AM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  3. #13
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    aslında meselenin DİN'in doğruya hizmet olduğunu özünde bütün doğruların hangi dil veya dinden olursa olsun özünde evrensel oldugunu. DİN'in anlamının doğruya hizmet oldugu gibi, insan odaklı saygı sevgi hoşgörü adalet temizlik gibi hep insanı ve tabiatı içine alan yüksek bir humanizm anlayışı oldugunu, bu doğruya ulaşmak içinse akıl ve düşüncenin çok önemli oldugunu sizlerle paylaştım. konu insanlık oldugunda DİN vazgeçilemez bir humanizm anlayışıdır. ileri bir insanlık ilmidir. bu ilmi KUR'AN 'ı bilsede bilmesede uygulayamayan sınıfta kalır. çünkü ulu Allah kendisine sadakatten önce kullarından, birbirlerine karşı saygı, sadakat ve anlayış istemiştir. islamın şartları arasındada zekatı insanlar için vermekteyiz. "kul hakkı yemenin günahların en büyüğü oldugu ve affolunamayacağı" " ve peygamberimizin "insanları sevmeyen iman etmiş sayılmaz sözü" buna güzel örneklerdir ve çogaltılabilir.

    sizlere bu mis gibi kokan çorbayı sunmak ne mutlu eder beni bir bilseniz. herkezin damak tadı başkadır herkez beğenmeyebilir elbet. ama ortada sunulan birşey var ise, iyide bir niyet var demektir dostlarım. karnı tok olan içmez, karnı aç olan içer, işte çorba ortadadır.

    bilgilerimi sizlerle paylaşmayada devam edeceğim. bu konuda bana yöneltilen tüm eleştrilere açığım. tek isteğim içersinde sataşma olmasın. alakanıza teşekkür ederim.
    Konu tansxx tarafından (16-04-2012 Saat 04:23 PM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  4. #14
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    humanizm yani birbirine saygı, sevgi, hoşgörü nedir onuda açmak isterim sizlere.


    humanizm (insancıl):

    İnsanı asıl değer kabul eden ve insanla ilgili sorunlara öncelik veren sanat ve edebiyat görüşü.


    Saygı kelimesinin anlamı; değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram... Bir kişiye, bir düşünüşe, bir eyleme, bir başarıya yüksek değer vermekten doğan özel bir duygu.,Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu, İnsanların karşısında ki kişilere medeni bir şekilde yaklaşması ve onu kırmamasıdır. insan davranışının kurallarından birisidir. Birbirlerine saygı ile yaklaşan toplumlarda ise suç oranları azalır.Bitkilere, ağaçlara yine aynı saygıyı göstermemiz gerekir.


    sevgi kelimesinin anlamı;

    İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu,

    Hoşa giden bir şeye eğilim; tutkuya dek varabilen bir ruh durumu. Türlü biçimleri: a. Karşı cinse karşı duyulan sevgi. b. Çocuğa karşı duyulan sevgi. c. Bir nedene dayandırılamayan duygudaşlık (sympathie), d. Uzun süre içinde oluşup gelişen kişisel gönül dostluğu, e. Doğaya vb. lerine duyulan sevgi. 2. (Felsefede) Eski Yunan felsefesinde sevgi evrende birleştirici ilkedir (Empedokies), Platon'da güzele duyulan sevgi (Eros) ideaların bilgisine götüren yoldur. Hıristiyanlıkta: yardım elini uzatma anlamındaki sevgi (Caritas) ve hastalara, acı çekenlere, yoksullara duyulan sevgi (agape), yakın sevgisi, giderek hiç bir ayırma yapmaksızın tüm insanlara gösterilen sevgi (insanlık sevgisi) ve Tanrı sevgisi; çağımızda Max Scheler'in felsefesinde sevgi temel kavramlardan biridir; Scheler'in baş sorunu olan kişiliğin asıl özü sevgi olduğu gibi, insanları birbirine bağlayan da sevgidir; kendi içine çekilmiş ayrık yaşayan kişi değil, dünyaya ve insanlara sevgi ile yönelen kişi, yine böyle kendisi gibi sevebilen kişilerle kendini bir-duyan kişi değer taşır.

    hoşgörü;

    Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans

    Başkalarının düşünce ve kanılarını hoşgörme, onların da geçerliliklerine karşı tepki göstermeme. 2. Başkalarının düşünce ve kanılarını özgürce dile getirmesini ve düşüncelerine göre yaşamasını hoşgörme tutumu. // Batı dünyasında özellikle 16. yüzyıldan beri din baskısından kurtulmayla dinsel sorunlar karşısında hoşgörü başlamıştır. (Nicolaus Cusanus'un "De pace fidei" adlı yapıtı yol açıcı olmuş, sonradan Bodin, Spinoza, Locke, Voltaire bu konuda etkili yapıtlar vermişlerdir.)

    BÜYÜK TÜRKÇE SÖZLÜKDEN ALINTIDIR.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  5. #15
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim,

    aslında ne kadarda zayıf açıklamalar getirilmiştir humanizme, birbirine sevgi, saygı ve hoşgörüye sözlükte. sebebi insanın içinde hissettiği yani ruhunda hissettiği duyguları tam anlamı ile tarif edememesidir. bindiğiniz arabanın, oturduğunuz evin veya biriktirdiğiniz bilginin hiçbir anlamı yoktur, paylaşacak bir insan yoksa bu dünyada sizden başka. bilgide, sevgide, paylaşıldıkça artar. peki bu konu nasıl oluyorda islam ile aynı yolda kesişiyor? insanları sevmeliyiz peki neden? elimizdekini paylaşmalıyız peki neden?

    sebebi taşımış oldugumuz ruhun ulu Allahın bir parçası oldugudur, ve tüm insanlarda her kim olursa olsun bu nurun var oluşudur. bunun bilincinde olan bir kimsenin karşısındakini kırıp incitmeye dili varmaz, karşısındakini değil ulu Allahın nurunu görür onda. yunus emre gibi. mevlana gibi. uzlaşmacı ve iyimser olur, bilirki birgün bitecek bu dünya işleri ve herşey burada kalacak, gidecek olan şey yanlızca ruhunuzdur. burada kalacak olan şey ise sizin doğru yolda yapmış oldugunuz bir hizmetinizdir insanlığa. sizden sonra gelenler sizden aldıklarını dahada doğrultmaya çalışarak ileriye doğru yol alacaklardır. sizin o gidilen doğruda olan payınız yeryüzünde kalacak olan tek şeyinizdir. mesele tek başına insan değil bütün gelmiş geçmiş insanlıkdır. fakat bu yolda giriştiğimiz yanlış işlerdende birey olarak hesap vereceğimizi bize bildirir KUR'AN. insana sorumluluk duygusunu verir. ulu Allahın bir parçasını taşıdıgınız bilgisi yeryüzündeki bütün bilgilerden daha büyük önem taşır. gerçek bilgi budur. teknoloji ilim bilim hepsi insanlar içindir ama bunlar bizim diğer alemde yol almamızı sağlamaz. bizi ancak ruhumuzu hissederek, olan bitenin farkında olmaya gayret göstererek sık sık düşünerek yaşamak yol aldırır o yolda. o yol insanın içindedir ve her insanın yolu ayrı ayrıdır. hepsinin gittiği yer ise aynıdır. peygamberlerimizin işaret ettiği yerdir orası. ben sizlerle çok küçük bir kısmını paylaşacağım dilerseniz çok daha fazlası internette mevcut peygamberimizin bu konudaki sözleri ve KUR'AN dan bazı ayetler ile.

    mesele birbirimize karşı saygı, sevgi ve hoşgörülü olmalıyız KUR'AN öyle emrediyor değildir, mesele içimizde ulu Allahın varlığını nurunu bildiriyor KUR'AN birbirimize karşı naif sevgi dolu ve saygılı olmalıyız diyebilmektir. bu idrake varmak her türlü icraatinizin bilinçli ve sevgi dolu olmasına vesile olacaktır. karşılaştıgınız kötü bir muameleye güler yüz ile geri dönebilmenizi sağlayacak o büyük kudreti verir insana. peygamberimizin bu tür zor koşullarda kendine hakim olabilene güzel bir sözü vardır. "gerçek pehlivan, meydanlarda güreş kazanan değil, öfkesine hakim olabilendir". ayrıca müminin kerameti güler yüzlü olmasıdır ve güler yüzünde sadaka olduğu hadislerde mevcuttur.(TİRMİZİ)

    Müminin (bu büyük bilginin bilincinde olan) alameti güler yüzdür. Münafığın(büyük bilgiden habersiz kimse) alameti çatık kaşlı olmaktır. Allahü teâlâ ihsan ettiği nimeti göstermemizi sever. Müslüman olmak nimetini nasıl göstereceğiz; güler yüzümüzle, tatlı dilimizle, merhametimizle, şefkatimizle.

    “Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve mâliki bulunduğunuz kimselere iyi davranın.” Nisâ sûresi (4), 36

    “Adını anarak birbirinizden bir şeyler istediğiniz Allah’a karşı gelmekten sakının ve akrabalık bağlarına saygı gösterin.” Nisâ sûresi (4), 1

    “Biz insana ana ve babasına iyilik etmesini emrettik.” Ankebût sûresi (29), 8

    “Rabbin şöyle emretti: Sadece Allah’a ibadet edeceksiniz. Ana ve babanıza iyi davranacaksınız. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, sakın onlara “of!” bile deme! Onları azarlama! Onlara saygıyla hitap et! Onlara merhamet ederek tevâzu kanadlarını aç da, “Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl şefkatle büyüttülerse, sen de onlara öyle merhamet et, de!” İsrâ sûresi (17), 23-24


    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana işte bunları söyledi. Eğer ondan daha fazlasını söylemesini isteseydim, söylerdi. Demek oluyor ki, Allah katında makbûl ibadetler bunlardan ibaret değildir. Nitekim benzeri hadislerde: “insanlara yedirip içirmek”, “herkese selâm vermek”, “insanları eliyle ve diliyle rahatsız etmemek1. Sâlihleri ve fazilet sahiplerini sevmenin faydasını görmek için onların yaptıklarını aynen yapmak şart değildir.

    2. Sevgi beraber olmanın temel şartıdır.

    3. İyileri seven, onlarla beraber olmayı da sever.

    4. Sevdikleriyle beraber olması, kişinin her bakımdan onlara eşit olması demek değildir.

    5. Müslüman, kimlere karşı sevgi duyduğuna dikkat etmelidir. Çünkü işin sonunda onlarla beraber olmak vardır.




    “Üç özellik vardır; bunlar kimde bulunursa o, imanın tadını tadar:

    Allah ve Resûlünü, (bu ikisinden başka) herkesden fazla sevmek.

    Sevdiğini Allah için sevmek.

    Allah kendisini küfür bataklığından kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmeyi, ateşe atılmak gibi çirkin ve tehlikeli görmek.” Buhârî, Îmân 9, 14, İkrah 1, Edeb 42; Müslim, Îmân 67.Ayrıca bk. Tirmizî, Îmân 10
    Konu tansxx tarafından (16-04-2012 Saat 05:36 PM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  6. #16
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    dostlarım elbette sizlere getirmiş oldugumuz haber ne akıllara sığıyor nede mantığa. sizlere çok ama çok hak veriyoruz. birden bire okuyup idrak etmek anlamak gibi bir durum zaten olamaz bu hususta. çünkü hepimizin almış oldugu eğitim ve ögretim vardır bu ince konuda. hatta geleneklerimize bile işlemiştir bu konular. kolay kolay vazgeçilemez gerçek dışı inanışlar var olmuştur geçen 1400 yıl içerisinde. islam ve din gerçek anlamını yitirmiştir. bir grup insanın hiç duymak istemediği, bir grup insanında duyunca korku ile konuşmak düşünmek istemediği bir mevzu halini almıştır. elbette hakkı ile icra edende vardır bu ilmi ama oldukça azdır.

    en önemli şeydir insanın düşüncesi ve aklı. güneş bile doğunca birden bire ısıtmaz etrafını bir süreç ister beyinlerin bunu idrak edebilmesi. çünkü bu ışık çok yüksek bir ışıktır. insan karanlıkdan çıkıpda çok yüksek bir ışığa bile bir süre bakarda hiçbirşey göremez, gözleri kamaşır. göz bu ışığa zaman içersinde alışır. beyinlerde böyledir, bir süre düşünmek, muhakeme etmek ister. bunu yapabilecek insanın öncelikle tarafsız ve ön yargısız olması gereklidir. o vakit anlayacaktır ki bu ışık gerçek bir ışıktır. ve islama aykırı en ufak noktası bile yoktur. burada en önemli husus birbirimizi yücelemememizdir. neden biz neden siz gibi sorgular elimize birşey geçirmez. kim olursa olsun sebebini kimse bilemez her insan birbirine muhtaçtır bu dünyada. her insanı doğuran bir anne vardır. hiç bir insan gökten zembille inmemiştir. üstün ve yüce olan bir Allahdır. tüm kusurlarımız ile karşınıza geldik , ve size bir haber getirdik. bu habere inanıp inanmamak söz konusu değildir. bu insanlara vaad edilmiş bir gerçektir zaten. bu konu beklenen bir hadisedir. önemli olan beklendiği için inanılması değildir, önemli olan gelen haberde meleklerimize hak vererek idrak ederek konuyu kavramanızdır. elbette hesap ulu Allaha aittir. eksik noksan anlatımlar bizden kaynaklanabilir bu forumda. fakat bar ve sulhe cagr adresinde yayınladığımız yazılarda noksan yada kusurlu bir yer yoktur. çünkü onlar bize ait değildir.

    bu hususda bize ait olmayan yazılarda, utanmalısınız dediklerinde o grubun içersinde bulunanlardanızdır. buna mehdi ve aileside dahildir dostlarım. bu yüzden sizlerden bir tek ricam vardır. ne yüceleyiniz nede aşağılayınız. biz hepimiz noksan ve kusurlarımız ile insanlığın ta kendisiyiz hep birlikte. mehdiye takılırda kalırsanız maddede kalır bu işin iç yüzünü maneviyatını hissedemezsiniz, duyamazsınız. bunun kimseye faydasıda yoktur. ne kimsenin bizi yücelemesinden biz yücelmiş oluruz, nede aşağılamasından aşağılanmış. herkez kendi ruhunu tabiatını eksik ve kusurlarını herkezden daha iyi bilir.

    dostça söylemek isterim aslında ortaya çıkmak istemeyiz. çünkü insanları iyi tanırız. bu günlerdeki huzurumuzu çok arayacağımıza eminiz o günlerde. fakat bizim payımıza düşen ne ise bu konuda onuda yapmak için her türlü fedakarlığada hazırızdır. bu bize bildirilmiş bir haberdir.

    aziz milletimize çok güveniyorum. bu büyük işin üstesinden geleceğiz. ulu Allah taşıyamayacağı bir yükü kimseye vermez. bizi düşündüren diğer uluslardır. verilen süre uzun değildir. bu uyanış ve idrak meselesinde dünya çok sarsılacaktır. bu felaketler uyanış için insanlara gerek gördükleri bir ders değildir aslında. bunu ayırd edebilmeniz için yazmak istedim. ulu Allah kimseye melekleri aracılığı ile zulm etmez. gerçekleşecek olan sarsıntılar insanları kendilerine getirmek için, ulu Allahın gerek gördüğü bir hesaptır. sonuçta bütün dünyanın islama tabi olacağı bilgisinide hepiniz duymuşsunuzudur. bir grup insan hemen görüp tanıyacak idrak edecek ve büyük bir grup insanda bu sarsıntılar ile korku ile düşünmeye zorlanacaktır. en nihayetinde ölüm dediğiniz şey elbet birgün hepimizi bulacaktır. bunu bir ceza olarak görmemenizi, altın çağdan, akıl çağına geçerken insanların düşünceye zorlanması için gerekli bir mesele oldugunu bilmenizi isterim. ulu Allah herşeye muktedirdir. ister öldürür ister diriltir. bu sözlerim sizlere cebrail as dandır. "bu felaketlerde can verenler aslında cezalandırılmış sayılmazlar. onlar insanlığın geçeceği yeni çağda insanlık için şehit olmuşlardır diyebilirsiniz"

    yazmış olduğum muhim konuları yakınlarınız ile paylaşmanızı dilerim. belki paylaştığınız kimseler sizlerden daha iyi idrak edebilirler. size daha iyi anlatabilirler. bu yazıları okumaya her insanın çok ihtiyacı vardır. bilenler daha az korkuya kapılır gerekli olan ne ise bizlerden istenen yerine daha fazla kişi getirebilir. bu önemli konunun insanlar tarafından duyulmasında vesile ve aracı olan her birinize şimdiden çok teşekkür ederim bütün insanlık adına.


    üzerinde durulup düşünülmesi gereken şeyleri sizlerle paylaştığıma inanıyorum bu başlık altında, sizlere mehdinin kendisinden daha önemli olan onun ideolojisi hakkında bilgi paylaşımında bulundum, inanlıması elbette çok güçtür fakat yaşanmamışda değildir. ulu Allah'ın geçmiş zamanda kulları ile konuştuğu gerçeğini dinlere inanan herkez bilir, inanır. elbette ulu Allahın yarattığı kulları ile konuşması onlara kelam etmesi onun için zor değildir. zor olan bizim bunu idrak edebilmemizdir. insan insan ile konuşur buna şaşırmaz kimse, ama ulu ve kerim olan biricik sultanımız yüce Allah konuşursa şaşırır, sebebi ondan çok uzaklarda hayatın içine dalıp unutarak gaflet içinde yaşamasıdır. oysaki ne çocugunuz sizindir nede ana babanız size aittir. hepsi onundur, hepimiz ona aitiz. sahiplik anlayışından ölümlü olan insan artık vazgeçmelidir. sahip olan tek gerçektir ulu Rabbimiz. aramızdan seçtiği bazı insanlar ile insanlığa kelam etmesi peygamberlere olan sevgi ve merhametinden değildir, insanlara olan sevgisindendir ulu Allahımızın. kimse kimseyi yücelemeden el ele bu idrak ile gerçeğe davet ettik burada sizleri. illaki ulu Allahın kelam ettiği insanların peygamber olması gerekmez, zaten peygamberlerde insan değillermidir? bütün peygamberler insanlar tarafından zülm görmemişlermidir? bu mesele olanaksız olan gözlerde okadar büyütülecek birşey değildir, ulu Allah isterse herşeye gücü yeten değilmidir? zaten bu bize vaad edilen gün değilmidir? siz bu bilgilerin tamamından aslında önceden bilgilendirilmişsinidir. bu sitede bu yazıları okuyan arkadaşların mehdi gündeme düştüğüne(ki bu süreye çok az zaman kalmıştır) onu ve ideolojisini herkezden daha iyi anlayağına hiç şüphem yoktur. sizlere düşen kimsenin fikirleri ile hareket etmemeniz kendi muhakeme ve idrakı'nız ile hüküm vermenizdir. o gün geldiğinde bu sitede yazmış olduğum bilgilere insanlar çok ihtiyaç duyacaklardır. bu süre içersinde sizlerden ricam kendi içinizde gereksiz tartışmalara girmeden, birbirinizi kırmadan hoşgörü ile inananada, inanmayanada saygı göstermeniz birbirinize herşeyden önce sevgi ve saygı duymanızdır. çünkü bizlerin hepimizin ulu Allahın nurunu taşımamız dışında bir ortak noktasıda aynı zaman dilimini paylaşıyor olmamızdır. hiç kimse fikir ve düşüncelerinden dolayı yargılanamaz, kınanamaz, dışlanamaz. veya inanan bir kimsede inancından dolayı yücelenemez ayrıcalıklı davranılamaz. biz hepimiz kusurlarımız ile birizdir. insanızdır.

    benim nacizane önerim,
    inanana düşen görev, bu haberi çevresine baskı yapmadan, zorlamadan, duyurması, istenilen selamı düşünerek sık sık vermesi af dilemesidir. ama yanlızca kendisi ilçin değil bütün insanlık için af dilemesidir.

    inanmayan insanın üzerine düşen ise insan hakları bildirgesinde birinci sırada olan düşünce özgürlüğü'ne saygı göstererek eleştiri yapması, saygı ve sevgiden asla ödün vermemesidir.

    biz inananada, inanmayanada hak veriyoruz. kimsenin, insan olmakla şereflenmiş o yüksek değeri, bize inanmak ile artmaz, inanmamak ile azalmaz bizim için. inanan insanın kendisinedir faydası, idrak etmiş anlayarak daha yüksek bir insanlık bilincine erişmesidir. hepinizi seviyoruz. bir süre daha aranızdan ayrılıyorum. hepinize candan selam ederim.
    Konu tansxx tarafından (17-04-2012 Saat 05:46 PM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  7. #17
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Apr 2012
    Mesaj
    1
    Rep Gücü
    6
    heyecan ile defalarca okudum. olağanüstü bir yazı. sadece bunu soylemek için üye oldum. herkez okumalı. okutmalı. islama çok farklı bir açıdan bakış. bu inanılmaz bir yaklaşım. devamını ailece merakla bekliyoruz.

  8. #18
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Apr 2012
    Nerden
    Antalya
    Yaş
    38
    Mesaj
    8
    Rep Gücü
    34
    mehdi gelecek yada gelmeyecek bununla ilgilenmek yerine. bu başlık altında yazılan önemli ve samimi acıklamaları biz hayatlarımızda ne kadar uygulayabiliyoruz. bu yazılanlar akıla mantıga sığıyormu, sığıyor. cok mantıklı ve islam ile celişen tek şey mehdiyse eğer inanmak zorunda değil kimse. ama yazılan yazılarda ben bir kusur göremiyorum. ve cok hak veriyorum. eksik ve yarım olan şey islam veya dinler değil bence, eksik olan şey bizim idrak ve anlayışımız.

    bana göre bu yazılar öylesine okunup geçilecek yazılar değil. tabuları yıkan, insanı düşünmeye sevk eden içten bir yazı. çok yoruma açık oldugunu düşünmüyorum.

  9. #19
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    sizinle bir video paylaşmak istiyorum. bu videoda bize koskocaman gelen uçsuz bucaksız dağlar ve okyanuslar ile çevrilmiş olan dünyamızın ne kadar büyük olduğunu göreceksiniz. ardından bir açıklama eklemek istiyorum deva-mında;




    bu videoyu izlediğinizde bırakın dünyayı siz bile küçüldünüz değilmi. minicik kalmıştır insan dünyanın üzerinde. akıl mantık almıyor bu büyüklüklerin hesaplarını. elbette sahibi bellidir. fakat bütün bu kainattan gezegenlerden büyük olan birşey vardır insanda. oda düşüncedir. düşünmek, manen düşünülen şeyin büyük yada küçük olması fark etmez icraatı ve sonuçları önemlidir. bir padişah büyük düşünür istanbulu feth etmek ister. diğer biri çıkar bütün dünyayı feth etmek ister neredeyse yarısını alır. ama onlar bile küçük düşüncelerdir. insanın hizmetine koca bir kainat yaratılmıştır. ve hepsi aslında insanın duyuları ile kendi içinde olup bitmektedir. bütün bu kainatı hissedebildiğiniz kadar yaşarsınız. yolda yürürken sokak aralarında üzerinde gezinen bu büyük hesapları fark bile edemez insan. durmaz hiç hep yürür o sokak aralarında gözü hep yolun sonunda hedefindedir. hedeflemek düşünebilmek hayal etmek ile başlar herşey. hep bu tip hayal perest çok düşünen insanlar elde etmiştir pek çok farklı buluşu. beyinin kapalı kapılarını açmak için çok düşünmek ve düşündüğüne ulaşabilecegini bilmesi gerekir insanın. bu ulu Allah bile olsa dilemeli istemelidir. büyük olan hedefdir ulu Allaha varmak. hedefleyemediğiniz herhangi bir yola çıkamazsınız. önce oraya ulaşabileceğini ve ne tür yollardan gidilebileceğini küçük beyni ile kurmak ister insan. ama maneviyat öyle değildir. o engin bir denizdir. onunla gözünüzü kapattığınızda dilediğiniz yere hemen varabilirsiniz. dilediğiniz ile olabilirsiniz. ulu Allah iste ya kulum vereyim demiştir, mevlana ne olursan ol gel demiştir. muhammedimiz ne suç işlersen işle af dile (uzaklaşma suçundan ötürü) demiştir.

    bizler melekler ile ulu Allahımız arasında set çekmişizdir kendimize. onları uzaklara itmişizdir kendimizden. kusurlarımız buna vesile olmuştur. haylaz bir çocuk gibi yaramazlık yapıp ögretmeninden kaçan cocuklara benzeriz. bu kaçışta kaybolmuşuzdur. yolu bulmak için yoğalar, antidepresanlar, sürekli yeme içme ve alışveriş derdine düşmüşüzdür. oysa ne yediğimizden mutluyuzdur nede giydiğimizden. ilaçlar bile etki etmez, yoga etkilemez ruhumuzu.

    bütün bunların dünyanın büyüklüğü ile ne ilgisi var? aslında büyük olan gezegenler yada dünya değildir. insanın düşünebilme kabiliyeti hissedebilme duyusu ve maneviyatıdır büyük olan. akıl burada çaresiz bir başına kalır. düşünmemeye sorgulamamaya kendisine birçok kafa dağıtıcı işler bulmaya yönelir. oysa bütün yolların sonu ulu Allaha çıkar.

    29 / ANKEBÛT - 57 Bütün nefsler ölümü tadacaktır. Sonra Bize döndürüleceksiniz.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  10. #20
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    ENBİYA 21/35 "Her nefis ölümü tadacaktır. Bir imtihan olarak size iyilik ve kötülük veririz. Sonunda Bize döneceksiniz".

    iyilik ve kötülük veren, ulu Allah diyor ayette. düşünüp ayırd etmek düşüyor insanın hesabına. düşünüp aklı yetmeyeni dışlamak ne haddimize bizim. yargılayan ulu Allah değilmi? hakim olan o değilmi. bizim payımıza kim olursa olsun sevgi saygı hoşgörü düşer. hesapları ulu Allah görür. bize düşen kendimizi ve evlatlarımızı eğitmemizdir. eğitim sadece okullarda olmaz. yanlışı gören aklı yeten uyarmak, hatta gücü yetiyorsa yerine doğrusunu koymak zorundadır. ister islamın emri deyin, ister insanlık görevi deyin. islam insanlıkdan başka şey emretmiyor zaten. ulu Allaha inanan inanmayanın hesabını tutmak bir başkasına asla düşmez. bu haddini aşmaktır.

    "Sizden biri bir kötülük gördüğünde, gücü yetiyorsa eliyle düzeltsin. Yetmezse diliyle düzeltsin. Onu da yapamazsa, hiç olmazsa kalbiyle buğz etsin. Fakat bu, imanın en zayıf mertebesidir." (Tirmizi, Fiten, 11)
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

Benzer Konular

  1. Güvenli internet için 5 ipucu!
    dogangunes Tarafından Bilgisayar ve İnternet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 07-02-2011, 04:51 PM
  2. Hayatınızı kurtaracak 16 ipucu
    Carbon™ Tarafından Sağlık Bilgileri Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 24-01-2009, 06:22 PM
  3. Cinayetimin ipucu
    blueice Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 10-12-2008, 04:45 PM
  4. Sağlık için 20 ipucu!
    YukseLL Tarafından Sağlık Bilgileri Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 15-04-2008, 06:36 AM
  5. Evlilikleri canlandıracak 7 ipucu
    SUPERMEYDAN Tarafından Ask ve Sevgi Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 01-11-2007, 05:51 PM
Yukarı Çık