1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 12

Cemaatler

Tartışma Salonları (polemik) Kategorisi Serbest Kürsü Forumunda Cemaatler Konusununun içerigi kısaca ->> CEMAATLER İnançlı bir Müslüman olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün bu ülkeye yaptığı en büyük hizmetlerinden biri nedir diye sorsanız, Tekke ve ...

  1. #1
    bursali68
    Misafir..

    Cemaatler

    CEMAATLER

    İnançlı bir Müslüman olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün bu ülkeye yaptığı en büyük hizmetlerinden biri nedir diye sorsanız, Tekke ve Zaviyeleri kaldırmasıdır derim!

    Siyasal İslamcıların hücum edeceği bu hükmümün gerekçesi, Atatürk eğer o Tekke ve Zaviyeleri kaldırmamış olsaydı, bugün Türkiye’de bırakın her şehir ya da semtte, her mahallede adına İslam denen farklı farklı dinlerin mevcut olacağıydı!19. yüzyıldaki Tekke ve Zaviyeler hem emperyalizmin hem de din bezirganlarının kontrolüne geçmişti..

    Mehdi Aleyhisselam
    Buradan hareketle de bendeniz Diyanet İşleri Başkanlığı’nın İslâm’ın temiz olarak yani bozulmadan muhafaza edilmesi bağlamında çok önemli bir işlev gördüğü kanaatindeyim.

    Tekke ve Zaviyelerin kaldırılıp yasaklanmasına ve Diyanet’in yol göstericiliğine rağmen maalesef yine de pek çok tarikat ve cemaat zuhur etmiştir ki bunlar yakından incelendiğinde görülüceği gibi tam***** yakını sadece amel konularında değil, iman konularında bile birbiriyle taban tabana
    zıttırlar.

    İslâmi cemaatler ve tarikatlar olgusunu incelemiş ve bazılarını çok yakından gözlemlemiş biri olarak bunlarla ilgili tespitlerim şunlardır:

    1) Bütün cemaatler kendi şeyhlerini (önderlerini) Peygamberimizin günümüzdeki vekili gibi görür. Bazılarının da Mehdi Aleyhisseam olduğuna inanılır.

    2) Cemaatlerin hiç birinde bireysel
    irade ya da sorgulama yoktur. Şeyh ya da önderin sözü Allah kelamı hükmündedir ve önderin emrini tartışan küfre girip
    dinden çıkar.

    3) Cemaatlerin hiç biri birbirini sevmez ama açıktan birbirlerine düşmanlık yapmazlar..Pek çok cemaat kendi dışındaki cemaatlerin şirkte (küfürde) olduğuna inanır.
    Gettolar ve holdingleşme

    4) Cemaatlerin bazıları dış dinamiklerle yani yabancı istihbarat örgütleri ile irtibatlıdır.

    5) Cemaatlerin geneli iktidar olanı destekler yani bunlar durakta beklemeyi sevmezler, gelen her otobüse binerler.

    6) Her cemaatin kendi gettosu vardır, aralarında kız alıp verirler, alışverişleri ve arkadaşlıkları beraberdir. Buradan hareketle de bunların birbirinden kopması kolay değildir.

    7) Pek çok cemaat son dönemde holdingleşmiştir.. Müritlerin yaptığı ticaret, topladığı kurban derisi ve zekatlar bu holdinglerin ana sermayesidir. Hodingin mutlak hakimi de cemaat önderleridir. Şeyh ya da önder, parayı elinde tutanın gücü elinde tuttuğunu bilir ve yönetimi çocukları dışında hiç kimse ile paylaşmaz.

    8) Cemaatlerin hedef kitlesi daha ziyade 16-30 yaş arası olanlardır.. Bunlarla önce arkadaşlık edilir, akabinde kendi sosyal çevrelerine sokularak ona kişilik verilir ve dini hassasiyetleri de kullanılarak saflara alınır. Yurtlar, dersaneler, okullar temel alanlarıdır.

    9) Bütün cemaatlerde şeyh ya da önderin pek çok zaman akşam namazını Kabe’de yatsıyı da Mescid-i Aksa’da kıldığına inanılır. Şeyhlerinin evliyalıklarına imanları Allah’a imanları gibidir.

    10) İstisnasız bütün cemaatlerde şeyh ya da önder emreder, müritler zerre sorgulamaksızın emredilen yere eksiksiz oy verir.


    Bürokrasideki müritler!
    11) Bürokrasideki müridin şeyhe bilgi taşıması ve istediğini yapması Uhud Gazasında cenk yapması gibidir yani bilgi getiren ve icraat yapan peşin olarak şehit ilan edilir.

    12) Cemaatlerin tam***** yakınında müritler yani mensuplar cennete ancak şeyhleri ya da önderlerinin himmetiyle girebileceklerine inanırlar. Önderlerini ahiretlerinin sigortası olarak görürler.

    13) Pek çok cemaatin kendine göre İslâm’a hizmet şekli vardır. Kimi Kur’an öğretmenin tek yol olduğuna inanır, kimi dış dünyaya İslâm’ı anlatan kitap gönderir, kimi tebliğ yapar, kimi bürokrasiye girer, kimi okul ya da dersane açar, kimi siyaseti etkilemeyi olmazsa olmaz görür.

    14) AKP öncesine kadar cemaatlerin yüzde 70’i İslâmcı partilere oy vermezdi. Bugün AKP’ye militanlık yapan pek çok cemaat ve İslâmcı gurup 90’lı yıllarda Tayyip Erdoğan’ın küfürde olduğuna inanır ve bunu kendi müritlerine açıktan söylerlerdi. Bugün ise bu cemaat ve tarikatların yüzde 90’ı Erdoğan’ın militanı konumundadır.


    Sayıları ne kadar?
    15) Bazı cemaat mensuplarının yurt dışındaki bankalarda büyük paraları ve muhtelif ülkelerde gayrı menkulleri vardır.

    16) Cemaat ve tarikat guruplarına mensup olanların sayıları ise çok çok abartılmaktadır. Bütün bu cemaatlere mensup olanlar kesinlikle 1 milyonun üstünde değildir ancak etkileri vakıadır.

    17) Tamamı değil ama bu cemaatlerin bazılarına göre Türkiye bugün Dar-ül Harp yanı kafir devleti konumundadır ve bu düzende devletten çalmak ve onunla mücadele etmek ibadettir.

    18) Bir kaçı hariç cemaatlerin siyasi bir projesi yani Devleti ele geçirmek gibi bir gayesi yoktur.

    19) Cemaatler konusunda zannedilenin aksine TSK’dan ziyade MİT daha çok bilgi sahibidir ve pek çok mensubu bu cemaatlerin içindedir.

    20) Hepsi değil ama pek çok cemaatin bilinçaltında askere ve Atatürk’e karşı büyük bir kin ve öfke vardır.


    Bellibaşlıları
    Gelelim Türkiye’deki tarikat ve cemaat guruplarının belli başlılarına:

    1) İsmail Ağa Cemaati (Önderi Mahmut Ustaosmanoğlu)
    2) Fetullah Gülen Gurubu
    3) İskender Paşa Cemaati. (Zahit Koktu, Esat Coşan ve şimdi oğlu Nurettin Coşan)
    4) Erenköy Cemaati (Muradiye Vakfı) Önderleri: Tahir Büyükkörükçü-(Gazeteci) Ahmet Taşgetiren ve Topbaşlar
    5) Süleymancılar. Önderleri: Kemal Kaçar’ın torunları Denizongun kardeşler.
    6) İhlascılar (Enver Ören)
    7) Kırkıncı Hoca ve Yazıcılar gibi diğer Nurcu guruplar
    8) Nakşibendi Yahyalı Cemaatı…. Önderi Ramazan Dinç.
    9) Melamiler. Önderi: Ahmet Arslan.
    10) Hakikatçiler: Önderi: Ömer Öngüt.
    11) Hazneviler: Önderi:Muhammet Muta Haznevi
    12) Menzilciler: Önderi: Abdulbaki Erol.
    13) İcmalciler. Önderi: Prof. Haydar Baş.
    14) Uşşakiler. Önderi: Fatih Nurullah.
    15) Cerrahiler Önderi: Ahmet Misbah Ermenkul.
    16) Kadiri Muhammediye: Önderi Muhammet Ustaoğlu.
    17) Hizbül Tahrir.
    18) Tillocular
    19) Galibiler. Önderleri Hacı Galip Hasan Kuşçuoğlu
    20) Halveti Tarikatının Şabaniye kolu


    Samimi olanlar!
    Bu cemaat ve tarikat guruplarının dışında Adnan Oktar’dan Mustafa İslamoğlu’nun sevenlerine kadar son dönem öne çıkan bazı İslami çevrelerin varlığı da biliniyor ki bunların sayıları da hayli fazla.

    Kuşkusuz bütün bu gurupların tamamı için din tüccarı, güdümlü ya da küfürde demek asla mümkün değildir. Aralarında samimi yani idealist olanlar gerçekten vardır ve hakikaten İslâm’a hizmet ediyorlar ama dediğimiz gibi bazıları din ambalajı ile emperyalizme hizmet ediyorlar.

    Sabahattin ÖNKİBAR
    Yeniçağ
    29 Ağustos 2010

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    ne büyük yanılgı mehdinin bir cemmat yada tarikate geleceği fikri
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  3. #3
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba,

    Bu cemaatler içerisinde sıklıkla duyduğumuz ve en dikkat çekenlerden biri İskender Paşa Cemaatidir...

    İskenderpaşa Cemaati
    İskenderpaşa Cemaati, Nakşibendi tarikatının Halidiye kolunun, Gümüşhanevî Dergâhı'na dayanan, II. Bayezid'ın veziri İskender Paşa tarafından yaptırılan İskender Paşa Camii'ne Mehmet Zahid Kotku'nun 1 Ekim 1958 tarihinde imam olarak atanmasıyla başlayan ve Mahmud Esad Coşan ile sürdürülerek vefatının ardından günümüzde Muharrem Nurettin Coşan önderliğinde faaliyet gösteren tasavvufi cemaatidir.

    Cemaat bünyesinde bir çok ünlü isim yetiştirmiş olup, Prof.Dr.Necmettin Erbakan, Turgut Özal, Recep Tayyip Erdoğan, Recai Kutan, Korkut Özal, Cevat Ayhan, Ahmet Tekdal, Akif Gülle, Hasan Hüseyin Ceylan, Temel Karamollaoğlu, Nevzat Yalçıntaş gibi siyasetçiler bunlardan bazılarıdır.


    Kaynak : İskenderpaşa Cemaati - Vikipedi

    ===========================
    ===========================

    İskenderpaşa Cemaati:
    Geçmişi 1800lü yıllara, Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevine uzanıyor. Uzun süre, Gümüşhanevi tekkesi cemaate ismini verdi. Mehmet Zahit Kotku şeyhlik postuna oturduktan sonra, görev yaptığı İskenderpaşa Camii tarikata ismini verdi. Kotkunun ölümünden sonra liderliğe geçen damadı Prof. Esad Coşan da 2001 Şubatında Avustralyada trafik kazasında öldü. Post oğlu Nurettin Coşana kaldı. Esat Coşan, tarikatı kurduğu vakıflar sayesinde büyüttü. Bunların en etkini Hakyol Vakfı. Koşan, İlim Kültür ve Sanat Vakfı ile Sağlık Vakfını da kurarak örgütlenmeyi genişletti. "Hanım Dernekleri"yle kadın örgütlenmesine yöneldi. Şu andaki lider Nurettin Coşan, dini eğitiminin yanı sıra New Yorkta işletme öğrenimi gördü. Babasının isteğiyle 1996da aile şirketi Server Holdingin yöneticiliğini üstlendi. Ticari faaliyetleri ve seyahatleri nedeniyle liderlik görevini yerine getiremediğini iddia eden bir grubun muhalefet başlattığı ve tarikattan koptuğu söyleniyor. Siyasetin birçok önemli ismi cemaatle gönül birliği içinde: Eski cumhurbaşkanı Turgut Özal, başbakana Recep Tayyip Erdoğan, Korkut Özal, maliye bakanı Kemal Unakıtan, bir dönem için dahi olsa Necmettin Erbakan. İskenderpaşa Tarikatının bir de siyasi partisi var: "Sağduyu Partisi." Recep Tayyip Erdoğanın, 3 Kasım 2002 Seçimleri sonrasındaki ilk cuma namazını Ankaranın Dikmen semtindeki Mehmet Zait Kotku Camiinde kılması bu gönül bağının sembolik işareti olarak değerlendiriliyor.

    Kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/pazar/5097892_p.asp


    Sağlıcakla kalınız...

  4. #4
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba,

    Bu cemaatler içerisinde sıklıkla duyduğumuz ve dikkat çekenlerden bir diğeri İsmail Ağa Cemaatidir...

    İsmail Ağa Cemaati
    İsmail Ağa Cemaati, İstanbul Fatih'te Çarşamba semtindeki İsmail Ağa Camii merkez olmak üzere bir topluluk oluşturmuş Nakşibendiliğe bağlı bir cemaat"dir.

    Manevi olarak cemaatin lideri, cemaat üyeleri tarafından "Efendi hazretleri" olarak tanınan, 1954 yılından emekli olduğu 1996 yılına kadar İsmail Ağa Camii'nin imamlığın yapmış olan Mahmut Ustaosmanoğlu'dur. Cemaat kendini, ehli sünnet vel cemaat yolundaki Müslümanların bir ilim ve kardeşlik cemiyeti olarak tanımlamaktadır.

    Cemaatin erkek üyeleri arasında İslam Peygamberi sünnetine uygun olarak nitelendirdikleri uzun sakallar, cübbeli ve şalvarlı kıyafetler ve namazlarda taktıkları sarıklar yaygındır. Cemaate bağlı kadınlarda ise çarşaflı kıyafetler yaygındır.
    Medyada İsmail Ağa Camii' nde 1998 yılında meydana gelen Mahmut Ustaosmanoğlu' nun damadı Hızır Ali Muratoğlu' nun öldürülmesi ve 2006 yılında emekli imam Bayram Ali Öztürk' ün öldürüldüğü cinayetler ile gündeme gelmiştir.

    Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü, cemaatin en tanınmış isimleri arasındadır.


    Kaynak : http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0smail_A%C4%9Fa_Cemaati

    ===========================
    ===========================

    İsmail Ağa Cemaati
    Kurucusu Ebuishak İsmail Efendi, 1723te Fatihte adını taşıyan camiyi inşa ettirdi. Ölümünden sonra cemaati tarikat yoluna girdi. Şeyh Batumlu Ali Haydar Efendi, 1960da ölene kadar liderliği yürüttü. Görevi İsmail Ağa Camii imamı Mahmut Ustaosmanoğlu devraldı. Cemaat İstanbulun merkezi Fatihte, Türkiyenin en dikkat çeken İslami gettosunu oluşturdu. Sarık, şalvar ve cübbeli giyimleriyle diğer Nakşibendi gruplarından ayrılıyorlar. İsmailağa Cemaati, Ustaosmanoğlunun kökeni nedeniyle İslami gruplar içinde "Oflular" olarak da tanınıyor. Cemaatin önde gelen bazı isimlerinin Salih Mirzabeyoğlu liderliğindeki İBDA-C ile birlikte hareket etmesi, grubun radikalleşme potansiyelinin bir kanıtı gösteriliyor.

    Kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/pazar/5097892_p.asp


    Sağlıcakla kalınız...

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Jul 2011
    Mesaj
    597
    Rep Gücü
    0
    yıllar önce çok sevdiğim iş arkadaşım, perşembe akşamları sohbetler yapıyoruz sende gelsene dedi. hangi konularda olduğunu sorduğumda, siyaset, Türkiyenin meseleleri ve bol bol dini konularda dedi. bakarız diye geçiştirdim. yine bir perşembe günü bu akşam bizdeyiz hadi gel deyince gittim.

    elliye yakın erkek arkadaş vardı. çoğunuda tanıyordum, resmi daire müdürleri, bankacılar, öğretmenler vs. selam hoş beş derken biri geldi hepsi saygı ile ayağa kalktı. baş köşede bir yere oturdu ve herkes sırayla tokalaştı ve hoşgeldin dediler. ancak bazıları aşırı saygı içerisindeydiler, el öpmeler, geri geri çekilmeler sanki padişah!

    derken sessizlik ve bu sessizliği bozan yine bu kişi oldu bazı isimleri sesleniyor ismin sahibi saygıyla kalkıyor, ve onun sorduğu soruları yanıtlıyor ve oturuyordu. ancak bu olurken seslenilen kişinin gözleri pırıl pırıl oluyor diğerleride ona gıpta ile bakıyordu. sanki adam konuştuğu adama büyük bir lütufta bulunuyormuş gibi!

    sonra sohbet yine bu kişi ile başladı. bir ayet söyledi ve birine sordu "burada biz kulların yapması nelerdir?" sonra aynı soruyu diğerlerinede sordu ve sonunda kendi çok ama çok güzel açıkladı. sohbet koyulaştı, zaman su gibi akıyordu. bu arada ben arkadaştan bu kişinin meşhur bir ilahiyat profösörü olduğunu öğrenmiştim. ortamın ısındığı samimiyetin arttığı bir anda bazı isimler anılmaya başlandı ve bazı kitaplardan bahsedilince ünlü bir cemaatin sohbetinde olduğumu o an anladım.

    kitapları okuyanlar; sanki çarpım cetvelini ezberlemiş ilkokul çocuğu gibi gururlu hareketler sergiliyorlardı. derken cemaatin liderinden bahsedilmeye başladı. arkadaşlar YEMİN EDERİM! tövbe haşa ilahdan söz ediliyor gibi. nasıl methiyeler düzülüyor inanılmaz. adam gelse ve tüm varlıklarını istese verecekler. adamın bizim gibi insan olduğu unutulmuş yada unutturulmuş vallahi. ve bu davranışları sergileyenlerin %80'i üniversite mezunu. işte o gün çok ürktüm ve bir dahada aralarına katılmadım.

    daha sonraları iş arkadaşımla bir çok kez bu konuyu konuştuk, katılmam için ısrar ediyordu. kabul etmiyordum, bir gün benden ümidini kesmiş olacak ki ; yazık dedi öbür dünyaya imanlı gitme fırsatını tepiyorsun! hiç bir şey söylemedim ne diyecektimki? cemaate katılmanın iman sahibi olmanın şartı gibi görene!

  6. #6
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba,

    Bu cemaatler içerisinde ismi çok gündeme gelmeyenlerden biri Erenköy Cemaatidir...

    ERENKÖY CEMAATİ
    Kökleri Kelami Dergahı na ve şeyhi Erbilli Mehmet Esad efendi ye dayanıyor. Mehmet Esad efendi tekkeler kapatılınca erbil deki arazilerini satıp, istanbul a yerleşti. erenköy de bir köşk aldı, cemaatin temellerini attı. Menemen Ayaklanması’na karıştığı iddiasıyla gözaltındayken rahatsızlanıp hayatını kaybetti. erenköy cemaati, Mehmet Esad ın halifesi Mahmud Sami Ramazanoğlu nca kuruldu. Nakşibendi geleneği içinde, esnaf ve işadamlarının kolu olarak biliniyor. Ramazanoğlu’nun ardından cemaatin dini sorumluluğunu Musa Topbaş üstlendi. Onun ölümüyle üç isim ön plana çıktı: yeni şafak ın eski başyazarı ahmet taşgetiren, eymen topbaş ve konya da yaşayan tahir büyükkörükçü. konya da erenköy mahallesi nde yaşayan büyükkörükçü bir dönem milli selamet partisi milletvekilliği de yapmıştı. erenköy cemaati nin ankara örgütlenmesini ise muradiye vakfı yürütüyor.

    Kaynak : http://www.ihlsozluk.com/nedir.php?q=erenk%C3%B6y+cemaati

    =================================
    =================================

    İSTANBUL-KONYA- ANKARA
    Erenköy Cemaati :

    Kökleri Kelami Dergahına ve şeyhi Erbilli Mehmet Esata dayanıyor. Mehmet Esat, tekkeler kapatılınca Erbildeki arazilerini satıp, İstanbula yerleşti. Erenköyde bir köşk aldı, cemaatin temellerini attı. Menemen Ayaklanmasına karıştığı iddiasıyla gözaltındayken rahatsızlanıp hayatını kaybetti. Erenköy Cemaati, Mehmet Esatın halifesi Mahmud Sami Ramazanoğlunca kuruldu. Nakşibendi geleneği içinde, esnaf ve işadamlarının kolu olarak biliniyor. Ramazanoğlunun ardından cemaatin dini sorumluluğunu Musa Topbaş üstlendi. Onun ölümüyle üç isim ön plana çıktı: Yeni Şafakın eski başyazarı Ahmet Taşgetiren, Eymen Topbaş ve Konyada yaşayan Tahir Büyükkörükçü. Şeyh postuna Büyükkörükçünün oturduğu ileri sürülüyor. Konyada Erenköy Mahallesinde yaşayan Büyükkörükçü bir dönem Milli Selamet Partisi milletvekilliğ i de yapmıştı. Erenköy Cemaatinin Ankara örgütlenmesini ise Muradiye Vakfı yürütüyor.

    Kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/pazar/5097892_p.asp


    Sağlıcakla kalınız...

  7. #7
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba,

    Bir çok meşrebe ayrıldığı bilinen ve en yaygın olduğu söylenen Nurculuk....

    NUR CEMAATİ
    Nurculuk, Said Nursi'nin risalelerinde açıkladığı fikirlerine dayanan, 20. yüzyıl başlarında doğan İslami hareket. Said Nursi kendisini izleyen talebelerini ifade etmek için Nur Talebeleri kelimesini kullanmıştır.

    Mensupları Said Nursi'nin risalelerinde yazdığı fikirlerine ve dünya görüşüne uyarlar, Sünni İslama bağlıdırlar. Nur Cemaati, bir tasavvuf tarikatı değildir. Farklı gruplardan oluşan cemaatin yöntemleri arasında Risale-i Nur'ların okunması, yorumlanması ve risalelerin çoğaltılıp insanlara ulaştırılması bulunmaktadır.

    Said Nursi tarafından yazılan 130 kısım ve yaklaşık 6000 sayfadan oluşan Nur Risaleleri'ni okuyan ve Risale-i Nur hizmetini birinci önceliği olarak kabul eden kişilere Nurcu (Nur Talebesi) denilmektedir. Tasavvuf tarikatlarında oduğu gibi şeyhten el alma, şeyhin postuna oturmanın olmadığı, bir şeyhin mutlak hakimiyeti yerine şûraya, kararların danışmayla alınmasına önem verildiği izlenimi edinilmektedir.Tarikatlardaki şeyhe mutlak bağlılık akidesi yerine Risale-i Nur Külliyatındaki düsturlara ve meşveret kararlarına hürmet etmeyi gerektiren yazılı olmayan bir anlayışın öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Nur Risaleleri'ndeki konuların başkalarına anlatılması ve eserlerde bahsedilen düsturlara uyulmasıyla ortaya çıkan yöntemlere ise Hizmet denilmektedir. Bu açılardan klasik tarikat bünyesinden farklılıklar gösterirler. Nurculuk aslında bir tarikat olmaktan çok bir tefsir ekolüdür.

    Tarihi
    Said Nursi 1960 yılında vefat ettiğinde cemaatin liderliğine Ahmet Hüsrev Altınbaşak devam etmiştir. Ancak sonra reformist bir hareketle, şu an "ağabeyler" denilen grup ile, Said Nursi'nin "Benim yerimde ve Nur’un şahs-ı manevisinin çok ehemmiyetli bir mümessili olmasından hiçbir cihetle gücenmemek elzemdir." iltifatına mazhar olan Hüsrev Altınbaşak arasında bir ayrılık meydana gelmiştir. Bu kişiler Zübeyir Gündüzalp'i kendilerine yol gösterici olarak belirlediler. Ancak, Nur Cemaatinin tarihi yapılanması konusunda önemli incelemeler içeren "karakalem" web sitesi başta olmak üzere bu konuda tarihsel inceleme yapanlar tarafından, Said Nursi'nin vefatından sonra Nurculuğun önderliğinin bir süre ikili kollektif önderliğe dönüştüğü ifade edilmektedir. Bu ikili önderliği Zübeyir Gündüzalp-Bekir Berk ikilisi olarak ifade edebiliriz. Son şahitler olarak anılan Said Nursi ile beraber olan Nurculuğun ustaları, cemaatin dışa açılımını ve sosyal iletişimini Bekir BERK'in, iç yönelim ve dini bilgilerin ve Said Nursi esaslı önceki kuşak birikiminin aktarımının yetkilisinin ise Zübeyir Gündüzalp olduğu belirtilmektedir. Bununla beraber klasik ekolden olmak üzere, Said-i Nursi'nin vasiyetince Ahmet Hüsrev Altınabaşak ve talebeleri de etkinlikte bulunmuşlardır. Bu grup daha sonra İstanbul Cemaati olarak adlandırılmıştır. Aşağıdaki Diyanet işleri Başkanlığı'nın 6 bölümlü ayrımında yer alan guruplar bu cemaatten çıkmıştır. Ancak bu cemaat halen devam etmektedir. Siyasal literatürde, 1971 sıkıyönetim yargılamalarında İzmir Sıkıyönetim Mahkemelerindeki Nurcular yargılanması; Bekir BERK ve arkadaşları (53 sanık) davası olarak adlandırılmıştır. Fethullah Gülen ise bu davada ve iddianamede iki nolu sanıktır. Bu dönem; 1940'lı yılların sağ gençlik önderi ve baskın önder kişiliği ile döneme mahkeme salonlarından gelerek mührünü vuran ve 1960 darbesi ortamında bazan tek başına bir yürüyüş sürdüren Av. Bekir Berk Nurculuğa bu zor dönemlerinde dünyevi bir sırat köprüsü geçirten önderdir. Ana cemaatin liderliğini Hüsrev Altınbaşak yürütmektedir. Kalanlar ise Memet Fırıncı'ya tabi oldu. Hüsrev Altınbaşak ve çevresindeki grup, risalelerin sadece latin harfleriyle basılmasına karşıydı, bunun yerine el ile ve İslam harfleri ile yazılması ve okunması taraftarıydı. Kendilerine delil olarak da 18. Lem'a'da bahsedilen Hazreti Ali'nin sözleri, şeker mektubu, yazı mektubu ve Risale-i Nur'da bulunan başka bölümleri gösteriyorlardı. Böylece Nurculuk, halk arasında Yazıcılar ve Okuyucular diye tabir olunan iki gruba ayrıldı.Yazıcılar İslam harflerini ibadet görerek, risaleleri İslam harfleri ile yazdıklarından dolayı halk arasında yazıcılar ismini almışlardır. Okuyucular grubu latin harfleri ile matbaada risalelerin seri olarak çoğaltılıp yayılmasından yanaydı. Okuyucular 1973 yılında Meşveret ve Kurdoğlu Cemaati olarak, Meşveret'in siyasete girmek istemesi nedeni ile ayrıldı. Meşveret Cemaati ise 1982 yılında anayasa referandumunda Okuyucular arasında bir bölünme daha oldu. Anayasa'ya evet diyen gruba Şûracılar, hayır diyen ve Yeni Asya gazetesi ile temsil edildiği söylenen gruba ise Gazeteciler denildi. Fethullah Gülen önceleri Okuyucular grubuyla ilişki içindeyken sonraları bağımsız hareket etmeye başlamıştır.

    Nurculuk, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından 20 Eylül 1965 tarihinde alınan kararda ceza yasasının 163. maddesine göre suç kabul edilmiştir.Bununla beraber Risale-i Nur ve Nur talebeleri bir çok defa yargılanmış ve beraet etmişlerdir. Örneğin 1971 yılına kadar Risale-i Nur ve Nur talebeleri hakkında verilen beraet ve iade kararlarının sayısı 706'dır. 1991 yılında 47. Yıldırım Akbulut hükümeti döneminde karara esas teşkil eden Türk Ceza Yasası'nın 163. maddesi kaldırıldığı için Yargıtay kararının da işlerliğini yitirdiği savunulmuştur. Artık risalelerin okunması, yayınlanması, satılması ve ücretsiz dağıtımı serbestçe yapılmaktadır.

    2008 yılı itibariyle bölünmüş grup mensuplarının şahsi sorunu olanlar hariç diğer gruplarla iyi geçinme çabası içinde olduğu görülmektedir. Karşılıklı ev ziyaretleri yapılabilmekte, islami birlikteliğin esaslarını anlatan 20. ve 21. Lem'aları (İhlas Rsalelerini) birlikte okuma yönünde girişimler olmaktadır.

    Genellikle gençler arasında farklı bir grupta bulunmanın sebebi "önce o grupla tanışmış olmak"tan öteye gitmemektedir. Bir grubun düzenlediği konferans vb. etkinliğe diğer gruplardan herkes katılabilmekte ve üst düzeyde temsilciler de gönderilerek birliktelik pekiştirilmeye çalışılmaktadır. Aynı anda birden çok cemaati takip edenler de bulunmaktadır.
    Ancak çoğunluk kendi grubu asıl olmak üzere diğer gruplarla da ilişkilerini sürdürmektedir. Bunun sebebi okunulan Risale-i Nur külliyatı eserinin her yerde birinci esas olarak okunması ve tahrif edilmemiş bir eser olarak bütün gruplarda bulunmasıdır.

    Risale-i Nur derslerinin okunduğu yerlere "dersane" veya "medrese-i nuriye" denir. Said Nursi hapishanelere "medrese-i yusufiye" demiştir. Ayrıca risalelerin kendilerine de medrese-i nuriye denilebilmektedir.

    Farklı Meşreplerde Hizmet Eden Nurcular

    1996 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açıklanan raporda Nur cemaatinin kolları ve faaliyetleri şu şekilde açıklanmıştır:

    1. Said Nursi'nin Varisi (Ahmet Hüsrev Altınbaşak)
    2. Said Nursi'nin Talebesi (Mustafa Sungur)
    3. Kurdoğlu Grubu (Mehmet Kurdoğlu)
    4. Yeni Asya Grubu (Yeni Asya Gazetesi, Gazeteciler, Mehmet Kutlular Grubu)
    5. Meşveret Grubu (Mehmet Kırkıncı Hoca)
    6. İhlas Nur Grubu (Said Özdemir)
    7. Nesil Grubu (Mehmet Fırıncı)
    8. Med-Zehra Grubu (Muhammed Sıddık Dursun)
    9. Zehra Grubu (Şeyhanzade)
    10. Fethullah Gülen Grubu (Fethullah Gülen önderliğinde, banka, gazete, televizyon, vakıflar, okullar ve kurslar ile faaliyetlerini sürdürüyor.)


    Kaynak : http://tr.wikipedia.org/wiki/Nur_Cemaati

  8. #8
    - Çevrimdışı
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Feb 2012
    Mesaj
    62
    Rep Gücü
    0
    Bütün Sivil Toplum kuruluşları, Dernekler, Aleviler, Masonlar ,Partiler hepsi CEMEATTİRLER, Tarikattirler.

  9. #9
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba,

    Türkiye'nin en yaygın iki cemaatinden biri Gülen Cemaati/ Gurubu olarak gözüküyor...

    TÜRKİYENİN EN YAYGIN İKİ CEMAATİ
    Gülen Cemaati ve Nurcular
    Türkiyenin tarikat ve cemaat haritasında Nurcular ağırlıklı yer işgal ediyor. Tarikatın en ünlü ismi Fethullah Gülenin etkinlik alanı Türkiyenin tüm illerini kuşatıp, tarikat okulları kanalıyla Afrikadan Uzakdoğuya uzanıyor. 1941 doğumlu Gülen, 1970lerden itibaren Nur hareketi içinde gözyaşı eşliğindeki vaazlarıyla kendi yolunu çizdi. Akyazılılar ve Türkiye Öğretmen Vakfı gibi kuruluşlarla başlayan örgütlenmesi bugün büyük bir ekonomik ve siyasi güce dönüşmüş durumda. Cemaatin medyadan eğitime, finansa, sağlık sektörüne kadar pek çok alanda yatırımı bulunuyor. Gülen uzun süredir ABDde yaşaması, olası vefatı sonrasında bu büyük ekonomik gücün nasıl paylaşılacağı belli değil. Nur cemaatinin içinde adı sık geçen diğer gruplar şunlar: Liderliğini Mehmet Kutluların yaptığı Yeni Asyacılar (İstanbul), liderleri İzzet Yıldırım, Hizbullah tarafından kaçırılıp öldürülen Med-Zehra Vakfı çevresi (Doğu-Güneydoğu Anadolu), Müslüm Gündüz liderliğindeki Aczmendiler (Elazığ-İstanbul) , Yeni Nesilciler, Yazıcılar

    Kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/pazar/5097892_p.asp

    ==========================

    GÜLEN DAVASI İDDİANAMESİ/III-FETTULLAH GĞLEN GRUBU

    1-AMACI:
    Devletin tüm sistemlerinde İslam hükümlerini egemen kılarak teokratik bir İslam diktatörlüğünü kurmaktır.

    Fethullah GÜLEN laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni sona erdirip, yerine şer'i yasaların hakim olduğu İslam devletini kurmak için okullarında beyinlerini yıkadığı gençlik ile oluşturacağı toplumu kullanmayı planladığı tespit edilmiştir.

    Fethullah GÜLEN, demokratik usuller ile ılımlı İslam görüntüsü ile kamufle edilmiş yöntemi,

    Toplumun önemli bir kısmı tarafından kabul görmesine neden olan yurt içi ve yurt dışındaki okulları vasıta olarak kullanması,

    Papa ile görüşerek sadece Türkiye'de değil, Dünyadaki Müslümanları yönetmeyi amaçlayan ruhani liderliğe olan ilgisi,

    Siyasi parti, kişi ve bazı devlet kadroları tarafından kabul görmesi nedeniyle hedefine ulaşmada devlet rejimini istismar etmesi,

    Dini ve siyasi yapısını sürekli canlı tutan kaynağı belirsiz finans desteği ile,

    Ülkemizdeki en güçlü ve etkin irticai yapılanma olarak değerlendirilmiştir.


    2-STRATEJİSİ:
    Fethullah GÜLEN, İslamcı ideolojik bir yaklaşımla, bulunduğu legal yolu muhafaza ederek, sahibi olduğu etkin mali gücü ile;

    A-
    Bünyesinde bulunan vakıf, okul ve dersaneleri kullanarak eğitilmiş gençlerden oluşan bir taban oluşturmak,
    B- Devletin bütün kadrolarında, bütün bürokraside, Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Teşkilatında kadrolaşmak,
    C- Yurt dışında Türkiye’de kurulacak siyasal islama sempati ile bakacak bir gençlik oluşturmak istemektedir.

    Çizilen hoşgörü ve barış tabloları ile bazı devlet çevrelerini etkileyen Fethullah GÜLEN, hedefine ulaşıncaya kadar kamuoyu faaliyetlerine destek verdiği imajını yaratarak, toplumun gerçeği görmesinin önünü, ılımlı görünüşü ve demokrasi şemsiyesine sığınarak kesmektedir.

    Cumhuriyet düzenine "Kefere düzeni" diyen bu şahıs, bugün bu düzeni ister görünerek, bazı kesimleri bu davranışına inandırabilmektedir.

    Fethullah GÜLEN oluşturduğu öğrenci seçme ekipleri ile köy ve semtleri dolaşarak zeki ve becerikli öğrencileri seçmekte, sağladığı imkanlar ile kendisine bağlamaktadır. Fethullah GÜLEN’in düşünceleri öğrencilere evlerde, okullarda, kamplarda beyin yıkama metotları ile öğretilmektedir. Bu toplantılarda Atatürk, devrimleri ile toplumun İslam’dan ve inançtan uzaklaştırıldığı için Deccal (Ahir zamanda ortaya çıkacak fitnenin başı) olarak tanıtılmaktadır.

    Fethullah GÜLEN sahip olduğu imkanlar ile semavi dinlerin temsilcileri ile başlattığı diyalog vasıtası ile “Dünya Dinler Birliği” adı altında bir oluşuma zemin hazırlamış ve bu oluşum yönünde İslam Dini’nin temsilcisi olma yönünde uluslararası alanda izlenen ve karşılıklı çıkarlara dayanan bir stratejinin ilk sayfalarını da açmıştır.

    Fethullah GÜLEN faaliyetlerinde gösterdiği gizlilik, taraftarlarının kendisine bağlılığı, etkili, kararlı ve merkeziyetçi yönetimi ile ülkemizin en güçlü irticai yapılanmasıdır.

    Fethullah GÜLEN şeriat düzeni hedefine ulaşmak için özellikle gençlik kesimini sabırlı bir yöntem ile kendisine bağlamayı hedefleyen bir strateji takip ederek, bunlar vasıtasıyla toplumun bütününe hakim olmayı ve diğer yönden yürütme ve yasama erklerini hedefi doğrultusunda kullanmayı amaçlayan bir politika izlemektedir.

    3-TEŞKİLAT:
    Zirvede Fethullah GÜLEN olmak üzere, silsile yolu ile bir yere kadar inen bir yapılanmayı kapsamaktadır. Tarikatın başı: Fethullah GÜLEN,

    Danışman Kadrosu,
    Şehir imamları,
    Esnafı organize eden imamlar,
    Semtlerden sorumlu imamlar,
    Ev düzeyinde görevli imamlar,
    Bireyleri kontrol eden imamlar, Fethullah GÜLEN öğrencilerin örgütlenmesine özel bir önem vermektedir. Fethullah GÜLEN yapılanmasının özünü teşkil eden Işık evlerinde tecrübesiz öğrenciler, kendilerini Fethullah GÜLEN’e tam bir teslimiyete götürecek eğitimden geçmektedirler.

    4-YURT İÇİ FAALİYETLERİ:
    Fethullah GÜLEN grubunun faaliyetleri bütün yurt sathında yaygın bir görünüm arz etmekte ise de, özellikle Samsun-Adana hattının batısında kalan illerde, üniversite çevrelerinde ve Doğu’da Erzurum İli’nde yoğunlaşmıştır.

    Fethullah GÜLEN Grubu yurt sathına yaygın 88 vakıf, 20 dernek, 128 özel okul, 218 şirket, 129 dershane ve yaklaşık 500 öğrenci yurdunun yanı sıra biri İngilizce olmak üzere 17 yayın organı, ortalama 250 bin tirajlı gazete, TV İstasyonu, ulusal düzeyde yayın yapan 2 radyo istasyonu, faizsiz finans kurumu, bir sigorta şirketini denetimi altında bulundurmaktadır.

    Fethullah GÜLEN Grubunun özellikle eğitim alanında zaman zaman devletten de ileri imkanlara sahip olduğu gözlenmektedir. Fethullah GÜLEN Grubu, planlı, programlı, sinsi çalışmalarının önünde tek engel olarak Türk Silahlı Kuvvetlerini görmektedir.

    Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı uyguladığı politika, hoş görünme, Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı bazı politikacılardan alınmış tavizlerle polisi güçlendirme, böylece denge sağlama, etkinleştiği polis camiasını gerektiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı kullanma şeklindedir.

    Türk Silahlı Kuvvetlerini ele geçirme amacıyla sızma politikasını sessiz ve derinden devam ettirmektedir.

    Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları arasına sızma çalışmalarının yanı sıra subay ve astsubay çocuklarını kendi okullarına ve dershanelerine kaydettirmeye, yetiştirilen bu çocukları askeri okullara sokmaya çalışmaktadır.

    Fethullah GÜLEN tarafından, silahlı kuvvetler içinde yapılanabilmek ve ileride etkinliğe kavuşabilmek amacıyla yeni projeler üretilmeye başlanmış, bu çerçevede askeri okullarda okuyan öğrenciler önce fiili hedef olarak belirlenmiş, kültür düzeyi yüksek, kendine bağlı, türban takmayan bayanların askeri öğrenciler ile tanışmaları ve evlenmelerinin sağlanabilmesi için gerekli vasatı sağlayacak bir yapılanmaya gitmiştir. Fethullah GÜLEN, bu yöntem ile 10 yıl içinde Türk

    Silahlı Kuvvetleri içinde söz sahibi olacağı bir konuma gelmeyi planlamaktadır.

    5-YURTDIŞI FAALİYETLERİ:
    Fethullah GÜLEN, planlı bir şekilde yurtdışı örgütlenmesine yönelmiştir.

    Bu yönelişte:

    Sosyo ekonomik ihtiyaçları fazla olan yeni Türk Devletlerinde taban oluşturmak,

    İran’ın Şii propagandasının etkisini kırmak,


    Finans ihtiyacını karşılayacak olan ticari şirketlerinin ticari atılımlarını sağlamak,


    Bu devletlerde ihtiyaç duyulacak bürokratik kadroları yetiştirmek,


    Türk İslam Birliğini oluşturmak, gayeleri güdülmüştür.


    Dünya İslam Birliğini sağlamak amacını güden Fethullah GÜLEN, Türk ve Müslüman olmayan ülkelerde de faaliyet göstermektedir.


    Bu faaliyetlerinin amacı:
    Kendisine bağlı bürokratik kanalların oluşturulması,

    Globalleşmenin sonucu oluşan bilgi transferini hedefi doğrultusunda kullanma,


    Kendisine bağlı kişilerin refah düzeylerini artırmak ve etki alanlarını genişletmektir.



    Fethullah GÜLEN grubu, 1992 yılında başlattığı yurtdışı açılımı sonucu 35 ülkede:
    6 üniversite ve yüksekokul,
    236 lise,
    2 ilkokul,
    8 yabancı dil ve bilgisayar merkezi,
    6 üniversiteye hazırlık kursu,
    21 öğrenci yurdu olmak üzere toplam 279 eğitim kurumunu faaliyete geçirmiştir.


    Yurtdışındaki okulların kuruluş amaçları:
    Kuruldukları ülkelerde ileride devleti yönetecek nitelik ve nicelikli kadroları yetiştirmek,

    Bu kesimin Türkiye’de kurulacak İslami Devlete sempati ile bakmasını sağlamak,


    Uzun vadede Türkiye’de kurulması planlanan siyasal İslam’a uluslararası alanda siyasi destek sağlamak,


    Fethullah GÜLEN, hükümetin bilgisi dahilinde Papa 2 nci Jean Paul’un daveti üzerine 9 Şubat 1998 tarihinde Vatikan’da Papa ile görüşmüştür. Görüşme İslam ve Hıristiyan Dünyalarını temsilen dinler arası diyalog zemininde oluşmuş ve Fethullah GÜLEN, uluslar arası platformda Türkiye’de İslami kesimin lideri olarak gösterilmiştir.

    6-FİNANS KAYNAKLARI:
    Fethullah GÜLEN yoğun ve kapsamlı faaliyetlerini yürütebilmek için geniş finans kaynaklarına sahiptir. Bu finans kaynakları genel olarak bilinmekle birlikte diğer irticai gruplara oranla mali ilişkilerini büyük bir gizlilik içinde yürütmektedir.

    Fethullah GÜLEN müminlerin zengin olmalarını şart olarak görmektedir. Ancak, şahısların tek tek çok zengin olmalarından ziyade büyük sermayeli, ancak çok ortaklı şirketlerin kuruluş şeklinde bu görüşünü uygulamaya koymaktadır. Çünkü çok zengin olan kişi dünya işleri ile uğraşmaya önem vererek hedeflere ulaşma yolundaki çalışmalarını aksatacaktır.

    Fethullah GÜLEN grubunun büyük bir gayrimenkul varlığı vardır. Bu gayrimenkullerden yüksek rakamlara varan kira geliri elde etmektedir. Örneğin gruba bağlı Akyazılı Vakfı'nın 23 ilde çok miktarda konut, dükkan, büro, okul, mağaza, dershane, yurt binası bulunmaktadır.

    Fethullah GÜLEN grubunun siyasi partilere siyasi destek sağladığı yolunda duyumlar mevcuttur. 1997 yılı Eylül ayında kendisine bağlı Asya Finans Kurumu, devletten 553 milyar Türk lirası teşvik almıştır. Bu iki husus birlikte değerlendirildiğinde finans desteği için siyasi partileri ve bürokratları kullandığı, böylece bu kişiler vasıtasıyla devlet imkanlarından yararlanmasına göz yumulduğu sonucuna varılmıştır.

    Fethullah GÜLEN eğitime finans sağlamak amacıyla kendisine bağlı kişi ve kuruluşlardan vergilendirme adı altında aylık ve yıllık aidat toplamaktadır. Özellikle Fethul1ah GÜLEN'in Kazakistan'daki okulları için Denizli’deki taraftarlarınca 1 milyon dolarlık kaynak aktarıldığı, Afyon, Malatya, Kayseri ve İzmir illerinde de bu yolda faaliyetler yürütüldüğü bilinmektedir.
    Fethullah GÜLEN grubu yurt dışındaki üniversite, orta dereceli okul, ilkokul ve dil eğitim merkezlerinden büyük gelir elde etmektedir. Bu gelirlerin bu kurumların finansmanı ve geliştirilmesinde kullanıldığı düşünülmektedir.

    Işık Sigorta, Asya Finans gibi büyük kuruluşların gelirleri,

    İş Hayatı Dayanışma Derneği (İŞHAD) ve Genç İşadamları Derneği (GİAD) bünyesindeki işadamlarının bağışları da Fethullah GÜLEN’in finans kaynakları arasında büyük bir yer tutmaktadır. Ayrıca televizyon, radyo, gazete, dergi gibi yayıncılık alanından da büyük gelir sağlanmaktadır.

    Fethullah GÜLEN'in çalışma sisteminde "imkanlar nispetinde maddi yardım yapmak, yapamayacaksa bedenen çalışmak" kuralı mevcuttur. Bu bedeni çalışma karşılığında ücret almaması veya ucuz bir ücret alması maliyeti düşürmektedir.
    Dış güçlerin Fethullah GÜLEN'e verdikleri yurt dışı desteği karşılığında, onu kendi menfaatleri doğrultusunda yönlendirmelerinin kuvvetle muhtemel olduğu unutulmamalıdır.

    7-FETHULLAH GÜLEN’İN SİYASİ HEDEFLERİ:
    Fethullah GÜLEN ilk etapta devlete karşı savaş vererek hedeflere ulaşmanın yıpratıcı olacağını teşhis etmiş, bu nedenle mevcut sistemi yıkma yerine, devlet modeline uygun bir örgütlenme ile devlete alternatif bir sistem kurmayı hedeflemiştir.

    Bu nedenle tüm devlet organlarında yerel yönetimlerde sivil sektörde örgütlenmeyi hedeflemiştir.
    İleride devlet yönetimini kontrol altına alabilmek için kısa vadede tüm kadrolara yandaşlarının getirilmesi veya bu kadroları işgal edenlerin kendisine bağlanmasını hedeflemektedir. Uzun vadede ise tam bir kontrol sağlayabilmek amacıyla eğitim sektöründe yoğun bir faaliyet göstererek teşkilatlanma ve kadrolaşmayı yaygınlaştırmayı amaçlamaktadır.

    Ilımlı ve modern imajı ile siyasi partiler ve hatta Atatürkçü laik kesim içinde desteğini artırmaya çalışmaktadır.
    Böylelikle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yandaşlarının mutlak çoğunluğu elde etmelerini sağlarken, hedeflediği teokratik diktatörlüğe yumuşak geçişi sağlamak için Başkanlık sistemini desteklemektedir.

    Fethullah GÜLEN tüm dinler ve uluslar ile iyi ilişkiler kurarak onlardan gelecek karşı girişimleri engellemeyi hatta kendini desteklemelerini sağlamayı düşünmektedir. İleride kuracağı şeriat devletini desteklemek üzere birçok ülkede ileride yönetime gelecek gençleri yetiştirmektedir.

    8-FETHULLAH GÜLEN GRUBU’NUN BÜYÜK KURULUŞLARI:
    Emniyet Genel Müdürlüğü’nün tespitlerine göre Türkiye'nin dört bir yanında, bütün illerimizde şirketlerini, okullarını, yurtlarını, dershanelerini, vakıflarını, yayın organlarını kurarak faaliyete geçirmiş bulunan Fethullah GÜLEN grubu, ülkemizin her yanını bir ağ gibi sarmış bulunmaktadır. Bu kuruluşların en önemlilerini şu şekilde sıralayabiliriz.

    a)
    Zaman Gazetesi: Feza Gazetecilik AŞ. Adına İstanbul ili, Bahçelievler, Çobançeşme Mahallesi Kalender Sokak, No 21 sayılı yerde gündelik olarak yayınlanır.

    b)
    Samanyolu TV: Samanyolu Yayıncılık Hizmetleri AŞ. Adına İstanbul İli, Ferah Mahallesi, Ferah Caddesi, Reşitbey Sokak, No : 12/22 Çamlıca adresinde faaliyet gösterir.

    c)
    CHA (Cihan Haber Ajansı): Cihan Haber Ajansı ve Reklamcılık AŞ. Adına İstanbul İli, Bahçelievler, Çobançeşme Mahallesi, Kalender Sokak No:19 sayılı yerde faaliyet gösterir. Günlük olarak yayın yapar.

    d)
    Sızıntı Dergisi: Türkiye Öğretmenler Vakfı (TÖV) adına 1374 ncü sokak No:10 Kat: 1 Durmaz İşhanı İzmir adresinde faaliyet gösterir.

    e)
    Aksiyon Dergisi : Feza Gazetecilik AŞ. Adına Bahçelievler Çobançeşme Mahallesi Kalender Sokak, No : 21 sayılı yerde haftalık olarak yayın yapar.

    f)
    İş Hayatı Dayanışma Derneği (İSHAD) : Emniyet Evleri Mahallesi, Yeniçeri Sokak, Emin Han İş Merkezi No : 6/5 4. Levent adresinde faaliyet gösterir.

    g)
    Asya Finans Kurumu: Altunizade, Kısıklı Caddesi, Kuşbakışı Sokak, İlim Yayma Vakfı Blokları A-13 Blok, No: 12 Üsküdar İstanbul adresinde faaliyet gösterir.

    h)
    Işık Sigorta AŞ. : Kozyatağı Ankara asfaltı, Yan yol Mega Plaza B Blok, Kadıköy İstanbul adresinde faaliyet gösterir.

    ı)
    Çağ Öğrenim İşletmeleri A.Ş. : Derviş Ali Mahallesi, Dolaplı Bostan Sokak No: 25 Fatih İstanbul adresinde faaliyet gösterir.

    j)
    Fatih Eğitim ve Öğrenim Kurumları AŞ. : Atatürk Mahallesi, Alemdar Caddesi No : 80/4-51 Ümraniye İstanbul adresinde bulunur.

    k)
    Samanyolu Basın Yayın Sanayi ve Ticaret AŞ. :Koeaüveys Mahallesi, Sarıgüzel Caddesi, No : 78/1 Fatih İstanbul adresinde bulunur.

    l)
    Feza Gazetecilik AŞ. : Çobançeşme Mahallesi, Kalender Sokak, No : 21 Yenibosna Bahçelievler İstanbul adresinde bulunur.

    m)
    Ufuk Eğitim İşletmeleri Ticaret AŞ. : Merkez Mahallesi, Ali Galip Caddesi, No: 19 Gaziosmanpaşa İstanbul adresinde bulunur.

    n)
    Fırat Eğitim Merkezi İstanbul Ticaret AŞ. : Küçükçamlıca Caddesi No: 20 Altunizade Üsküdar İstanbul adresinde faaliyet gösterir.

    o)
    İstanbul FEM Dershaneleri : Ufuk Eğitim Hizmetleri Ticaret AŞ. adı altında İstanbul ilinde 21 adet şubesi bulunmaktadır.

    p)
    Akyazılı Orta ve Yüksek Eğitim Vakfı : Genel Merkezi İzmir Bahçelievler, 50272 nci sokak No : 39 adresinde faaliyet gösterir. Nafi Akyazılı ve Eşi Pembe Zehra Akyazılı isimli şahıslar tarafından kurulmuştur.

    r)
    Türkiye Öğretmenler Vakfı (TÖV) : Ankara İl Merkezinde faaliyetlerini sürdürmektedir.

    s)
    Türkiye Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı : Ankara İl Merkezinde faaliyetlerini sürdürmektedir.

    t)
    Özel Maltepe Dershaneleri : Ankara İl Merkezinde 12 adet şubesi bulunmaktadır.

    u)
    Fatih Üniversitesi : Merkezi İstanbul’da bulunmaktadır. Ankara İli Yenimahalle ilçesi Şenyuva Mahallesi, Alparslan Türkeş Caddesi No: 53 adresinde faaliyet gösteren üniversitenin 128 yatak kapasiteli Tıp Fakültesi hastanesi vardır. Ayrıca üniversiteye bağlı Çankaya Tıp Merkezi bulunmaktadır.

    Kaynak : Gülen davası iddianamesi/III-Fethullah Gülen Grubu - VikiKaynak


    Sağlıcakla kalınız...


  10. #10
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba,

    Türkiye'nin en yaygın iki cemaatinden diğeri ise Süleymancılar Cemaati olarak gözüküyor...

    TÜRKİYENİN EN YAYGIN İKİ CEMAATİ
    Süleymancılar:
    Cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan, soyunu Nakşibendi Şeyhi Selahaddin İbni Seracettin e dayandırıyor. Zamanla bağımsız bir yol izledi. Kurduğu Kuran kurslarından yetişen öğrenciler, hocalarının mehdiliğine iman edip, Süleymancılar cemaatini oluşturdu. Ege ve Akdeniz bölgelerinde güçlenen Süleymancılar zamanla tüm yurda yayıldı. Faaliyetlerini "kurs ve okul talebelerine Yardım Dernekleri" adı altında yürütüyor. Hakikatçıların şeyhi Ömer Öngüt, Süleymancıları "Dinleri Süleymancılık, imanları para, huyları gasp, meslekleri de dilencilik olan bir cemaat" olarak adlandırıyor. Türkiyenin her ilinde en az bir Kuran kursuna sahip cemaatin, kurs ve öğrenci yurtlarının toplam sayısının 1500ü bulduğu söyleniyor. Tunahan ın ölümünün ardından cemaat liderliğine Kemal Kaçar geçti. Onun vefatı sonrasında ise cemaat her ne kadar reddedilse de iki kardeş Ahmet Denizolgun ile Beyazıt Denizolgun arasında bölündü.

    Kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/pazar/5097892_p.asp

    ==============================
    ==============================

    SÜLEYMAN(C)LILAR CEMAATİ
    Süleymanl(c)ıların kurucusu Tunahan, 1959'da 50 bin kişinin katıldığı törenle uğurlandı. Cemaatin bugünkü lideri ANAP döneminde bakandı, kardeşi Mehmet Denizolgun ise AKP milletvekili.

    Nakşi cemaatlerden olan ve adını kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan'dan alan Süleymancılar, siyasette en en etkili ve Türkiye'deki en eski cemaat. Demokrat Parti döneminden bugüne Kuran kursu tartışmalarının odağında yer alan Süleymancıların kurucusu Tunahan, 1888 yılında Bulgaristan'ın Silistre kentinde doğdu. Din ve hukuk alanında eğitim gördükten sonra, İstanbul'da Sultanahmet, Süleymaniye, Yenicami ve Şehzadebaşı gibi büyük camilerde vaizlik yaparken tanındı. Tunahan tek parti döneminde yasak olan Kuran kurslarını gizlice vererek, cemaati büyüttü.

    Kurslarla patladıCHP, serbest seçimlerin arefesinde, siyasi bir hesapla din öğretimine ilişkin yasağı kaldırdı. 1946 yılındaki bu kararla Türkiye'nin dört bir yanında Kuran kursları adeta patladı. Tunahan'ın adı bu dönemde, yazdığı "Yepyeni Usul ve tertiple Kuran Harf ve Harekeleri" adlı kitapla yayıldı. Tek başına Kuran okumayı öğreten bu pratik kitap,2 milyondan fazla basıldı. Tunahan'ın ilk öğrencileri bir süre sonra Diyanet kadrolarında yer almaya başladı. Giderek Tunahan'ın ismi etrafında birlikte hareket eden geniş bir çevre haline gelen bu grup "Süleymancılar" adıyla anıldı. Hem Kuran kursları hem de kursların yanında açılan öğrenci yurtlarını tek çatı altında toplayan Süleymancılar Kurs ve Okullara Yardım Dernekleri Federasyonu adıyla yasal olarak örgütlendiler.

    İlk milletvekili Kaçar Önce DP'yi destekleyen Süleymancılar kendilerine verilen sözlerin tutulmadığı gerekçesiyle bu partiden desteklerini çekti. Bunun üzerine Menderes'in baskılarıyla karşılaştı. 17 Eylül 1959'da Tunahan öldü ve cenaze töreninin Fatih'te yapılacağı bildirildi. Ancak hükümetin direktifiyle polis cenazenin Üsküdar'dan çıkarılmasına izin vermedi. Tunahan Karacaahmet'e gömüldü. Bugün burada anıt şeklinde bir de türbesi var. Tunahan'ın ölümünün ardından Süleymancılar'ın başına damadı Kemal Kaçar geçti.AP'yi destekleyen Süleymancılar'ın lideri Kaçar, bu partiden milletvekili de seçildi. Cemaatin AP'ye desteği uzun yıllar sürdü.

    Almanya'da örgüt Süleymancılar Almanya'ya işçi gönderilmesinin ardından yurtdışında da benzeri bir atılıma gitti. Kısa süre içinde İslam Kültür Merkezleri adı altında benzeri bir örgütlenme gerçekleştirildi. Hala yurtdışındaki en büyük örgüt olma özelliğini koruyan Süleymancılar, Kuran kursları yoluyla büyüyünce, 12 Eylül yönetimi kursların Diyanet'e devredilmesi kararı aldı. Ancak karar uygulanmadı ve 1000'in üzerinde özel kurs devam etti.

    Tiryakilik yasak Süleymancılar'ın kamuoyu tarafından bilinen en ilginç özelliği, cemaatte sigara içmenin yasaklanması. Cemaatin bugünkü lideri Tunahan'ın torunu Ahmet Denizolgun. Denizolgun bir dönem ANAP hükümetinde Ulaştırma Bakanı olarak da görev yaptı. Tunahan'ın diğer torunu Mehmet Denizolgun ise halen AKP'de milletvekili olarak siyaset yapıyor.

    Kaynak : http://feragat.tr.gg/S.ue.leymanc%26%23305%3Blar-Cemaati.htm


    Sağlıcakla kalınız....

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Tarikatlar-cemaatler ülkesi
    YukseLL Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 12
    Son mesaj: 17-02-2014, 02:01 PM
  2. Kırmızı Kitap'tan cemaatler çıkıyor!..
    mopsy Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 28-06-2010, 11:10 AM
  3. Cemaatler arasında meal savaşı
    YukseLL Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 15
    Son mesaj: 10-05-2010, 10:52 AM
Yukarı Çık