Tarık Akan: "2011 ak mı kara mı siz karar verin"

Tarık Akan da, 31 yıl sonra kendisine bu onuru yaşatan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın ve Antalyalılar’a teşekkür etti. Zeki Ökten, Atıf Yılmaz ve Yılmaz Güney adına bu ödülü kabul ettiğini belirten Akan, 12 Eylül 1980’in Türkiye’de karanlığın başladığı bir an olduğunu vurgulayarak, "Ama 2011. Silivri. Ergenekon. Balyoz. Adalet. Gençlik... Ya lütfen 2011 ak mı kara mı siz karar verin" dedi.

İŞTE O KONUŞMA
"2011 ak mı kara mı siz karar verin" - Video İzle

48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında, "Geç Gelen Altın Portakallar" ödül töreni yapıldı. 48. Festival kapsamında Cam Piramit Kongre ve Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen "Geç Gelen Altın Portakallar" ödül töreninde, 1980 askeri darbesi nedeniyle yapılamayan 1980 yılı festivalinin ödülleri de dağıtıldı. Cem Davran’ın sunuculuğunu yaptığı gecede "En İyi Film" seçilen "Sürü"nün Altın Portakal heykelciği, Antalya Valisi Ahmet Altıparmak tarafından, filmin senaristi Yılmaz Güney’in eşi Fatoş Güney’e verildi. Vali Altıparmak, yaptığı konuşmada, 12 Eylül askeri darbesinin yaşandığı yılları, "Akıl tutulmasının olduğu yıllar" olarak nitelendirerek, "Keşke sinemayı yasaklayanlar, sansür uygulayanlar sadece sinemayı yasaklamakla kalsalardı da o genç bedenler kurtulabilseydi" dedi.

Darbe yıllarında idam edilen gençlerin önder, zeki gençler olduklarına dikkati çeken Altıparmak, "O çocuklar bugün hayatta olsalardı, Türkiye’de sanat, ticaret, sanayi, bürokrasi ve siyaset çok farklı olacaktı diye düşünüyorum.

Onları rahmetle anıyorum. Ailelerine sabır diliyorum. Bu akıl tutulması bir daha ülkemde yaşanmaz diye diliyorum" diye konuştu. Fatoş Güney de, sinema ve düşünce alanında en büyük darbenin Yılmaz Güney’e yapıldığını söyledi. Güney’in yüzlerce filminin "katledildiğini" ifade eden Fatoş Güney, şöyle devam etti:

"On yıl boyunca yasaklandı ve yeni kuşağın onu tanıması engellendi. Türkiye’yi terk etmek zorunda bırakıldı. Onu bu gece sevgiyle anıyorum ve diyorum ki, eğer Yılmaz Güney olmasaydı ne ’Düşman’, ne ’Sürü’, ne ’Yol’ filmi olurdu. O karanlık günlerde bu zorlu göreve dayanışma gösteren, onun bütün sevgili arkadaşları, siz olmasaydınız o filmler var olmazdı. Bu ödülü ben Türkiye halklarına, tüm faili meçhullere, işkencelerde ölenlere, hapishanelerde yatanlara ve onların yakınlarına, analarına, babalarına, kardeşlerine, eşlerine, dostlarına, arkadaşlarına adıyorum."

"En İyi Yönetmen" ödülüne "Sürü" ve "Düşman" filmleri ile layık görülen Zeki Ökten’in ödülünü ise Feyzi Tuna, Zeki Ökten’in eşi Güler Ökten’e verdi.

-En iyi erkek oyuncu ödülü Akan ve Arman’ın-

"En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü "Adak" ve "Sürü" filmlerindeki performansıyla Tarık Akan ile "Düşman" filmindeki oyunculuğuyla Aytaç Arman paylaştı. Arman’a Altın Portakal heykelciğini Serap Aksoy verdi.

Aytaç Arman, yaptığı konuşmada, 12 Eylül’de darbe olmaması halinde bu ödülün, o tarihte kazanacağı ilk ödül olacağına dikkati çekerek, "Umarım son ödülüm olmaz" dedi.

Yılmaz Güney ve Zeki Ökten’i andığını belirten Arman, kamera önünde ve arkasında paylaştıkları enerji ve emekle bu filme katkıda bulunan herkese teşekkür etti.

-"Onunla filmlerde sahiden öpüşürdüm"-

Tarık Akan’a da Altın Portakal heykelciğini bu yılki ulusal uzun metraj film yarışmasının jüri başkanı Müjde Ar verdi. Müjde Ar, "Tarık Akan. O benim için hala çok yakışıklı" diyerek sözlerine başladı. Akan ile 35 yıldır arkadaş olduklarını belirten Ar, "Eşim umarım seyretmiyordur. Onun niyetini bilmem ama ben onunla filmlerde sahiden öpüşürdüm" dedi.

Müjde Ar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sevgili Tarık benim için sinemadan kazandığı bütün birikimlerini yarattığı okuluyla, öğrencileriyle paylaşan, onlarla yeri geldiğinde çocuk gibi olan birisi. Aynı zamanda da Tekel işçileriyle omuz omuza, onlara destek olan kişi. Koşullar ne olursa olsun düşündüklerinden inandıklarından asla taviz vermeyen ve hiçbir şeye boyun eğmeyen bir sanat kültür adamı."

Tarık Akan da, 31 yıl sonra kendisine bu onuru yaşatan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın ve Antalyalılar’a teşekkür etti. Zeki Ökten, Atıf Yılmaz ve Yılmaz Güney adına bu ödülü kabul ettiğini belirten Akan, 12 Eylül 1980’in Türkiye’de karanlığın başladığı bir an olduğunu vurgulayarak, "Ama 2011. Silivri. Ergenekon. Balyoz. Adalet. Gençlik... Ya lütfen 2011 ak mı kara mı siz karar verin" dedi.

-Güngör Bayrak ve Melike Demirağ ödülü paylaştı

"En İyi Kadın Oyuncu" ödülünü "Düşman" filmindeki rolüyle Güngör Bayrak ve "Sürü" filmindeki rolüyle Melike Demirağ paylaştı. Güngör Bayrak’ın ödülünü Ahu Tuğba, Erkan Özerman’a verdi. Özerman, "Kendisi Çin’de olduğu için gelemedi, Paris daha yakın olduğu için ben geldim" dedi.

Melike Demirağ da Altın Portakal heykelciğini Levent İnanır’dan aldı. Demirağ, yaptığı konuşmada, büyük bir ekiple çalıştıkları ’Sürü’ filminde güzel anıları olduğunu anlattı. Bölgeye heyecanla gittiklerini belirten Demirağ, "Bu ödülü bugün hem Zeki Ökten adına, hem İzzet Akay, sevgili Yaman Okay adına ve sevgili Yılmaz Güney adına alıyorum" dedi.

-Ödül sahibinin yakınlarına seslendi-

"En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" ödülüne "Düşman" filmindeki performansıyla layık görülen Fehamet Atila’nın ödülünü Selçuk Özer, Işık Yenersu’ya verdi. Yenersu, "Bu ödül benim evimde en değerli yerde duracak. Yarından itibaren yakınlarınızı bulmaya çalışacağım. Şu andan itibaren geç gelen portakalınızı daha da gecikmeden size ulaştıralım. Eğer buralarda bir yerdeyseniz, işte ödülünüz" dedi.

"En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" ödülüne "Sürü" filmindeki rolüyle layık görülen Tuncel Kurtiz’e Altın Portakal heykelciğini Şerif Sezer verdi. Kurtiz, uzun süre ayakta alkışlandı. Kurtiz, "12 Eylül acı günler. Acılı günler. Daha dün Erdal Eren’in belgeselini izledim. Asılan, işkence gören, binlerce insanın acısı hala yüreğimizdedir. Bu ödül, benim değildir. Onlarındır. Sağolun" diye konuştu.

Nurettin Tekindor, "En İyi Müzik" ödülünü "Sürü" filmiyle alan Zülfü Livaneli’nin Altın Portakal heykelciğini Müzisyen Erdal Güney’e teslim etti. Güney, Livaneli’nin festival için gönderdiği mesajı okudu. Senarist Safa Önal, "Adak" filmi ile "En İyi Senaryo" ödülüne layık görülen Başar Sabuncu’ya Altın Portakal heykelciğini verdi.

-Geç Gelen Ödüller-

Prof. Dr. Özdemir Nutku’nun başkanlığındaki jüride, Hale Soygazi,Selahattin Tonguç, Vecdi Sayar, Atilla Dorsay, Tunca Yönder, Doğan Hızlan, Ahmet Keskin, Nurettin Tekindor, Kenan Değer ve Tonguç Yaşar yer aldı.

Jürinin yaptığı değerlendirme sonucunda 1979 ve 1980 yıllarında Altın Portakal ödülüne değer görülen filmler ve sanatçılar şöyle:

1979 yılının en iyileri:

En İyi Film: Demiryol-Yavuz Özkan ile Yusuf ile Kenan-Ömer Kavur

En İyi Yönetmen: Yavuz Özkan-Demiryol

En İyi Senaryo: Onat Kutlar ve Ömer Kavur–Yusuf ile Kenan

En İyi Müzik: Arif Erkin - Kanal

En İyi Kadın Oyuncu: Sevda Ferdağ–Seninle Son Defa

En İyi Erkek Oyuncu: Fikret Hakan-Demiryol

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Sevda Aktolga-Bebek ve Demiryol

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Kamuran Usluer–Kanal

En iyi Çocuk Oyuncu: Cem Davran-Yusuf İle Kenan

1980 yılının en iyileri:

En İyi Film: Sürü–Zeki Ökten

En İyi Yönetmen: Zeki Ökten–Sürü ve Düşman

En İyi Senaryo: Başar Sabuncu-Adak

En İyi Müzik: Zülfü Livaneli-Sürü

En İyi Kadın Oyuncu: Melike Demirağ–Sürü ile Güngör Bayrak-Düşman

En İyi Erkek Oyuncu: Tarık Akan–Adak ve Sürü ile Aytaç

Arman-Düşman

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Fehamet Atila-Düşman

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Tuncel Kurtiz-Sürü

Kaynak : m.milliyet.com.tr