Hayatın akışında farkında olmadan kaybettiğimiz bir çok şey var. En önemlisi ise kendimiz olmalı; Evet, pek çoğumuz bulunmayı bekleyen birer hazineyiz aslında... Çocukluğunuzu düşünün bir an, sonra okul yıllarınızı, ardından bir meslek edinip yaşamınızı sürdürdüğünüzü, evlendiğinizi ve ihtiyarlığınızı. Bir evlattınız, bir talebe, bir işçi, anne-baba vs. Peki bunlardan hangisi idik aslında? Sekiz yaşındaki yaramaz çocuk mu? Yirmibeşinde delikanlı mı? yahut, anne-baba olduğumuzda mı?

Hepsi birer maske değil mi esasen? Şu satırları yazanın Bulut maskesini taktığı gibi? Bilgisayarını kapattığında, toplumun ona biçtiği kıyafeti üstüne giyen ben ve siz -anne, baba, evlat, işçi, patron, vs. diye hayatına devam eden.

Eğer öz benliğimiz bunlardan biri değilse, ben denilen kimdir? Bu maskelerin ardında kim var? İçimizde tüm bunlara tanıklık eden kim?