Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3

işsizliğin olmadığı ülkeyi hatırlıyor musunz

Tartışma Salonları (polemik) Kategorisi Serbest Kürsü Forumunda işsizliğin olmadığı ülkeyi hatırlıyor musunz Konusununun içerigi kısaca ->> Geçenlerde annemin Ökbekistanlı bakıcısı ile muhabbet ediyorduk. Sovyetler Birliği dönemi ile bugünü karşılaştırdığında hangisini tercih ettiğini sordum. “Tabii ki Sovyetler ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye aslnyrkli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Mesaj
    267
    Rep Gücü
    14124

    işsizliğin olmadığı ülkeyi hatırlıyor musunz

    Geçenlerde annemin Ökbekistanlı bakıcısı ile muhabbet ediyorduk. Sovyetler Birliği dönemi ile bugünü karşılaştırdığında hangisini tercih ettiğini sordum. “Tabii ki Sovyetler Birliği dönemi” dedi. Sonra anlatmaya başladı: Ev kirası bedavaya yakın bir fiyattı. Sağlık, eğitim, ulaşım da öyle. İşsizlik yoktu.”

    Bugün parası olmadığı için oğlunu üniversiteye gönderemiyor. Bu arada öğreniyorum ki ülkesinde üniversitede çocuk okutmanın bedeli ABD ile yarışıyor. Kiradan kurtulmak için yıllarca çeşitli ülkelerde çalışıp bir ev sahibi olmuş. Eşi ve oğluyla birlikte burada yani gurbette çalışıyorlar.

    İstihdam, insan kaynaklarını da içinde barındıran çok önemli bir ekonomik göstergedir. Sovyetler Birliği modelinin beni en çok cezbeden yönü, her zaman iş bulma garantisi olmuştur. Düşünebiliyor musunuz, çalışma yaşına geldiğinizde işiniz hazır. Üstelik hayatınızın hiç bir döneminde işsiz kalma riskiniz yok. Tabii ki rejim muhalifi değilseniz. Çalıştığınız işletme zarar ediyor olabilir. Bunun hiçbir önemi yok. Çünkü sistem ön plana işletmeyi değil insanı koyuyor. Zarar ediyorsa devlet bunu karşılıyor. Hayatınız doğduğunuz andan itibaren garanti altında.

    Bu günlerde o kadar çok tanıdığım işsiz kaldı ki. Ve işsiz tanıdıklarımın önemli bir kısmının eşleri de işsiz. Ve de çocukları var. Onları kapı önüne koyanlara hiç kızmayalım. Sistem bunu gerektiriyor. Zarardaysanız ya da gerektiği kadar kar edemiyorsanız insanların bir kısmı gidecek ki siz ayakta kalabilesiniz.

    Sovyetler Birliği modelinde insanlar “işsiz kalmama” lüksünü anlayamadılar. Bunun nasıl bir nimet olduğunu anlamak için işsiz kalmak gerekiyordu. Oysa, kapitalizmin ışıltısı onların gözlerinin kamaştırmıştı.

    Peki insanı ön plana alan bir sistem nasıl oldu da battı? Mülkiye’den hocam, büyük saygı duyduğum Prof. Korkut Boratav “Sosyalist Planlamada Gelişmeler” adlı kitabında, komik bir hikaye anlatır. Sovyetler Birliği’nde fabrikalar, üretim kapasitesi aşıldığında ödüllendirilmiş. Ödülü kapmak için mutfak eşyası üreten işletmeler birkaç yıl boyunca sadece, üretimi incelik istemeyen, son derece ağır büyük boy tencereler üretmişler. Ve tabii ki ödüllendirilmişler. Ama ülkede çatal, bıçak, kaşık, çaydanlık yokluğu baş gösterince üretim artışıyla işin bitmeyeceğini anlamışlar.

    İnsanoğlu her durumda kendisine sunulan imkanları kötüye kullanıp çıkar sağlıyor. Sistemi sarsıp yok olmasına yol açan en önemli neden bence bu küçük kurnazlıklar.

    Sovyetler Birliği zamanında Ermenistan’a gitmiş olan bir arkadaşım vardı. Benzer bir hikayeyi de ondan dinledim. Hani bedava sağlık hizmeti var ya… Bu da insanlığın sahip olacağı en iyi imkanlardan biri değil mi? Gerçekte durum şöyleymiş: Her doktorun bir rüşvet fiyatı varmış. Ünlü bir profesöre mi tedavi olmak istiyorsunuz, üstelik Moskova’da… En yüksek fiyat onunki. Kendi kasabanızdaki pratisyen hekim de en ucuzu. Ama hepsinin fiks, resmi olarak adı konmamış bir fiyatı var.

    Öte yandan, Azerbaycan, Türkmenistan ya da Özbekistan’dan biriyle konuşun size hemen “Ah Sovyetler, cennetti valla” diyeceklerdir.

    Ama eski Sovyetler Birliği’ne dahil olan ve bugün az buçuk demokrasiyle yönetilen ülkelerde komünistler pek seçim kazanamıyorlar. Kazansalar da kimse eski sistemi getirmekten söz etmiyor.

    Bu da başka bir gerçeğe işaret ediyor: Demek ki hala insanların çoğunluğu, ne kadar çok beğenmedikleri yanları olursa olsun kapitalist bir ülkede yaşamayı tercih ediyorlar.

    Niye mi? En azından bu sistemde rüşvet bu kadar kurumsallaşmamış durumda. Günün birinde zengin olma, güzel bir eve ve güzel bir otomobile hayali var. Sovyetler Birliği’nde olduğu gibi son derece baskıcı bir polis devleti yok. Tek partili seçim komedisi de… Siyaset yapabilme seçimle istediğini seçme özgürlüğü var. Terazinin bunların bulunduğu kefesi, bedava ev, eğitim sağlığa ve hayat boyu iş güvencesine daha ağır basıyor.

    Hep şunu merak etmişimdir. Kendilerine sosyalist diyen ülkelerin istisnasız hepsinin bir polis devletiyle yönetilmesi şart mıydı? Yani, bir ülkede hem gelişmiş sosyal haklar, hem de demokrasi ve insan hakları olamaz mıydı?

    Sakın bana İskandinav modelinden ya da Almanya’nın insancıl Ren kapitalizminden bahsetmeyin. Başları sıkıştığında hemen vahşi kapitalizmle nasıl flört ettiklerini gördük.

    Ben şöyle, işsizliğin olamayacağı eğitimin, sağlığın bedava olacağı ama aynı zamanda siyasetin bütün renklerinin yaşanacağı, temel insan haklarına kimsenin müdahale etmeyeceği, ırkçığın, ayrımcılığın olmayacağı, insana yakışır bir ülke hayal ediyorum.

    Sizce imkansız mı?

    İş'te İnsan - Aydın Demirer: İşsizliğin olmadığı o ülkeyi hatırlıyor musunuz?

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesaj
    452
    Rep Gücü
    0
    Hem NALINA hemde MIHINA vurmu$..
    Baslarda kominizm propagandasinin ,hipnotize sekli diyecektim ki, diyemedim...

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye orkuorkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    BULGARISTAN, ROMANYA, UKRAYNA, ISTANBUL, JAKARTA
    Yaş
    48
    Mesaj
    1.942
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    37781
    komunizm propagandası değil. anlatacagım kesinlikle doğrudur. şahıs kendisi anlattı Babamın uzaktan bir arkadaşıydı. Gerçekten işsizlik olmadığı gibi fazla iş varmış.

    Çalıştığı yerden 1 gün izinsiz kaçıyor yani işe gitmiyor,Hafta arası Keyfii bir kaçamak yapıcak. Kağıt fabrikasında çalışıyor ama rahat dokunuyor yeri de iyi.
    İşten kaçarak motorsiklet ile balık tutmaya gidiyor . Trafik polisi bunu yoldan çeviriyor
    Senin hafta arası ne işin var burada.
    Efendim balık tutmaya geldim.
    Nerede çalışıyorsun falanca yerde, izin aldın mı , vay kaçtın sen şöyle böyle adresini alıyorlar
    Başka işe gönderiyorlar. Daha sonra peynir fabrikasında işçi olarak 5 sene çalışıyor. ,
    İşten kaç kaçabilirsen komunizmde. Başka işe yollarlar.
    Tabii ki işsizlik iyidir. Birçok kişi yatıyor. Üretmiyor. Çalışmamak tembellik mutluluk demek
    Kahvedehanelerdeki bütün erkeklere iş bulun bakalım çalışır mı çoğu kaçmaya başlar. Komunizm elbette ki kötüdür. Zorla iş bulup çalıştırır. Kapitalizmde sen gidersin iş bulmak için yalvarırsın Aç kalmamak için. ne yaparsan yap değişen bişey yok. O veya bu sistem hepsinde bir pürüz vardır.
    Konu orkuorkun tarafından (20-09-2010 Saat 09:39 PM ) değiştirilmiştir.

Benzer Konular

  1. Türkiye’de giderek büyüyen işsizliğin nedenleri
    YukseLL Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 02-11-2010, 10:55 PM
  2. İlk aşkınızı hatırlıyor musunuz?
    YukseLL Tarafından Ask ve Sevgi Foruma
    Yorum: 25
    Son mesaj: 06-04-2010, 02:30 AM
  3. Bu paraları hatırlıyor musunuz?
    Gül@y Tarafından Antika Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 20-10-2009, 11:30 PM
  4. Kadınlar duyguları hatırlıyor
    -BaDe- Tarafından Sohbet ve Dedikodu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 20-02-2009, 03:20 PM
  5. Olmadığı Yeri Gösterin
    SAHARAY Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 01-12-2008, 10:23 AM
Yukarı Çık