Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Nazi kampları tanıkları

Tartışma Salonları (polemik) Kategorisinde ve Serbest Kürsü Forumunda Bulunan Nazi kampları tanıkları Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Doris Greenberg Doğum: 1930, Varşova, Polonya Banyoya gidiyorsak, ölmeyi bekliyorduk. Gerçekten de bize zehirlendiğimizi ve gaz odasında öldürülmenin de çok ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye sailor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesaj
    244
    Rep Gücü
    5530

    Nazi kampları tanıkları

    Doris Greenberg
    Doğum: 1930, Varşova, Polonya


    Banyoya gidiyorsak, ölmeyi bekliyorduk. Gerçekten de
    bize zehirlendiğimizi ve gaz odasında öldürülmenin de
    çok sürmeyeceğini söylüyorlardı.
    Su aktığında çok şaşırdık. Gerçekten
    duş aldık. Bu gri sabun ponza taşı gibi görünüyordu.
    Yalnızca biraz daha yumuşaktı. Ancak gaz değildi. Duşlarımızı aldık,
    binanın diğer tarafına götürüldük
    ve çizgili üniformalı verdiler. O zaman neden içeri girmeden önce
    zehir içmek istediğimizi anladım. Çünkü hiçbir grubun başındaki,
    önümüzden giden kişi dışarı çıkmadı. Onları tanımıyorduk.
    Saçları tıraşlanmıştı ve çizgili üniformalardan giyiyorlardı.
    Bizde de aynı üniformalar vardı... Üniformaların bedenleri olmuyordu. Cüsseli kişilere
    küçücük bir üniforma, daha ince kişilere
    kocaman bir üniforma kalıyordu. Ama sağ çıktık. Numaralarımız ve bir üçgenimiz vardı.
    Barakalara gönderildik. Barakalara vardığımızda,
    Yahudilerin el yazısını gördük. İsimler, mesajlar… Çoğu Yidce
    yazılmıştı. Ben okuyamasam da, Pepi bunların
    isim olduğunu söyledi. İsimleri okudu. Anlayabiliyordum ben de.
    Ben okuyup yazamıyordum. Kederli mesajların
    ve isimlerinin yazıldığını söyledi. "Buradaydık, sonuncular biziz,
    diğerlerine bizi hatırlamalarını söyleyin" yazıyordu. Çok üzücüydü.

    Siegfried Halbreich
    Doğum: 1909, Polonya


    Başlarda altı blok, barakadan oluşan yeni bir kamp vardı. Geceleyin barakamıza götürüldük. Orası bizim bir yıl boyunca kaldığımız barakaydı. Koşullarsa Sachsenhausen'dekinden çok daha kötüydü. Gün içinde taş ocağına gitmek zorundaydık. 20 dakika uzaklıktaydı diyebilirim. Dağlık bir araziydi. Çalışmak zorundaydık. Ağır kayaları taşımak zorundaydık [öksürme sesleri] ve insanlar sinek gibi ölüyordu. Dönüş yolunda ise, herkesin eve, yani barakalara gelirken omzunda büyük taşları taşıması gerekiyordu. Çünkü kaç kişinin kaldığını hesaplamak için yapılan sayımdan sonra, giden ve gelen kişi sayısı aynıysa “Herkes kampa, barakalara dönsün, Yahudiler kalsın” diyorlardı. Gece on ikiye kadar kampta inşaata devam etmek zorundaydık. Yemek olmadan. Barakalara döndüğümüzde, o kadar yorgun oluyorduk ki hiç iştahımız kalmıyordu. Uyuyakalıyorduk. Sabah beşte, altıda her şey yeniden başlıyordu.

    Morris Kornberg
    Doğum: 1918, Przedborz, Polonya


    Gestapo ve SS girer girmez dövmeye başlardı. Orada durur geçen herkesi döverlerdi. Fark etmiyordu onlar için. Dövmek, dövmek ve yine dövmekten başka bir seçenek yoktu. Sonunda kampa geldik. Daha önce çizgili kamp üniformalarını görmüştük. Kapo'lar “Burası Auschwitz” diye lafa başladı. “Burada uzun süre yaşamazsınız. Bir ya da iki gün yaşadıysanız, bu uzun bir süre sayılır”. Aynı gün kovaladılar, dövdüler, kovaladılar, dövdüler. Suçlular gibi her açıdan fotoğraflarımı çektiler. Elbiselerimi aldılar ve üzerinde adımın yazılı olduğu bir çantaya koymamı söylediler. Sonra gittik. Kafamızı tıraş ettiler. Her adımda nereye giderseniz gidin dayak yiyordunuz. Sonra temizlenme alanına gittik. İçinde klorlu su bulunan büyük bir kase vardı. İçine girince temizlenmiş sayılıyorduk. Aynı şekilde, attığımız her adımda dayak yiyerek giysilerimizi almaya gitmemiz gerektiği anl***** geliyordu temizlenmek.

    Ruth Webber
    Doğum: 1935, Ostrowiec, Polonya


    Her yerde çok fazla ceset gördüm. Çok sayıda gördüğünüzde, üzerinde o kadar büyük bir etki yapmıyor sanırım. Ostrowiec Lager'da (kamp) bir defasında ek binadaydım. Banyodaydım. Köşedeydi. Kampın ortasında yer alıyordu. Barakalar tam değilse de iki tarafında yer alıyordu. Ek bina köşedeydi. Ek binaya gittim ve bir defasında gürültü patırtı vardı. Herkes olması gereken yere barakalara koşuyordu. Ben banyoda kaldım. Ayağa kalktım. Yukarıdaki küçük camdan baktı ve bazı insanlar kaçmaya çalışırken, bazıları yakalandı. Yaralandılar sanırım. Ateş ediyordu birileri. Dört kişi de kampın etrafındaki dikenli telin dışında çukur kazıyordu. Kaçmaya çalışan, vurulmuş. Ancak henüz ölmemiş kişileri getirdiler. Diğer Yahudilerin henüz ölmemiş bu kişileri gömmesini istediler. Gömülmemek için yalvarıyorlardı. Hâlâ hayattaydılar ve onları öldürecek bir şeyler yapmalıydılar. Hiçbir şey yapmadılar. Canlı canlı gömmek dışında. Gömmek zorundaydılar. Çünkü onlar seçilen zavallı kişilerdi. Gömmezlerse, kendilerinin de sonu aynı olurdu. Çok travmatik bir olaydı. Hâlâ geceleri çığlık atarak uyanıyorum.

    Henny Fletcher Aronsen
    Doğum: 1924, Kovno, Litvanya


    Stutthof'a geldiğimizde, bize dışarı çıkmamızı, eşlerimiz ve babalarımızla daha sonra buluşacağımız söylendi. Görümcemle birlikte trenden indik. Aslında bizimkilerin de getirildiğinden emin edildik. Evet, gelmişlerdi sanırım. Açık vagonlarda insan yığını halinde Stutthof'a getirildik. Gelir gelmez paltomu aldılar. Ne varsa aldılar. Çok fazla eşyam yoktu. Almaya fırsatım olmamıştı ki. Anneme tutunuyordum. Daha sonra soyunmamızı söylediler. Girişte masalar ve orada oturan genç Almanlar vardı. “Tamam, şimdi şu geniş alana gidin ve soyunun” dediler. Soyunun derken üstümüzdeki her şeyi çıkarmamızı istediler. Yüzlerce kadınla birlikte annemin yanındaydım. Bir avuç sokak serserisinin önünde çırılçıplak soyunduk. Siz olsanız böyle bir durumda ne düşünürdünüz? Başka bir gezegenden gelen yaratıklardan farksızdılar. Gezegen de değil, belki cehennemden gelmişlerdi. Neden onlar için, bana baktıkları için endişeleneyim ki. Anneniz, akrabalarınız ve arkadaşlarınla orada dururken ne kadar baskın hissedebilirsiniz ki. Benim akrabam yoktu. Görümcemden bahsediyorum işte. Burada çırılçıplak bir halde duruyorsunuz. Gözlerini dikmiş size bakıyorlar, öyle… Orada durduk, bize baktılar, gidip duş almamızı söylediler. Başkalarının çıkardığı üniformaları verdiler ve işkence bu şekilde başladı. Toplama kampına hoş geldiniz.

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye isyan_her_yerde - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    394
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    18327
    Milyonlarca insanın katledildiği bir vahşet... hayatta insan oğlunun eline azıcık yetki vermeyeceksin ...

Benzer Konular

  1. Yatılı Yaz Kampları
    dogangunes Tarafından Turizm Gezi Seyahat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 01-08-2012, 02:59 PM
  2. Çocuklar için kayak kampları
    dogangunes Tarafından Turizm Gezi Seyahat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 20-01-2012, 03:02 PM
  3. 2011 yaz kampları
    dogangunes Tarafından Eğitim Öğretim Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 08-07-2011, 09:49 AM
  4. BÜLBÜLÜN, NAZI,
    Hamdi ÖZDEMİR Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 18-04-2010, 12:17 PM
  5. Nazi
    dogangunes Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 24-02-2010, 12:40 PM
Yukarı Çık