Gazze’ye yardım götüren gemiye İsrail askerlerinin saldırması ile yaşanan katliamın bir benzerinin tekrar yaşanmaması için Türkiye’nin akılcı yöntemler uygulaması şarttır. Arka arkaya İsrail’e gemi çıkarmak tekrar aynı saldırıların gerçekleşmesine, birçok vatandaşımızın şehit edilmesine ya da yaralanmasına, birçok çocuğun da öksüz kalmasına yol açacaktır. Tabii ki Gazze’de ilaç bekleyen, yiyecek bekleyen masum Müslüman kardeşlerimize yardım götürmeyi istemek çok doğaldır. Fakat gitmeden önce İsrail hükümetinden izin alınmalı, hükümetin belirlediği yetkili kişilerin gemileri kontrol etmesine izin verilmelidir. Hatta Gazze halkına yardım da İsrail’li yetkililerle birlikte yapılmalıdır. Bu yöntem uygulandığında hiçbir sorun yaşanmayacağı açıktır.

İsrail’den izin almayıp, sadece bir gemi ile koskoca İsrail ordusunun karşısında durmak ve orantısız güce direnmek son derece akıl ve mantık dışıdır. Geminin yanına askeri filo koymak, tamamen duygusal davranarak arka arkaya gemiler çıkarmak da son derece anlamsızdır, çünkü bu gemiler de yine İsrail tarafından kuşatılır, sebepsiz yere birçok insan şehit edilir. Burada amaç Gazze’ye yardım götürmekten çıkıp İsrail’e kafa tutmaya dönüşmektedir. Ayrıca her ne olursa olsun gemideki vatandaşlarımızın taşla sopayla İsrail askerlerine asla karşılık vermemeleri gerekirdi. Beyaz bayrak açılıp hiç direnme gösterilmemeliydi. Ağzı burnu kan içinde İsrail askerlerinin görüntüleri olaydaki haklı tarafın gölgede kalmasına sebep olmuştur. Bu yüzden Türkiye’nin daha akılcı hareket etmesi, şehit vermeden yardım götürmenin tek yolu olan İsrail hükümeti ile uzlaşma yöntemini seçmesi şarttır.