Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2
  1. #1
    Tecrübeli Üye aslnyrkli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Mesaj
    267
    Rep Gücü
    14124

    Dindarım, Liberal Değilim Demek ki Aptalım!

    27 Şubat günü kimi gazetelerde bir haber dikkatimi çekmişti. Habere “Ateist ve liberaller daha akıllı oluyor” başlığı atılmıştı. Haberde London School of Economics’ten bir araştırmacının yaptığı araştırma konu edilmişti. Social Psychology Quarterly dergisinde yayımlanacak olan araştırma sonuçlarına göre, kendilerini liberal ve ateist olarak tanımlayan insanlar daha zeki oluyormuş. Aynı zamanda seks hayatları da daha renkliymiş… Yine araştırmaya göre IQ’su daha yüksek olanlar daha az çocuk yapmayı tercih ediyormuş.

    Akademik kibri ve parçalı bilgileri hakikat haline getiren bu tür akademik bilgiden kaynaklanan cehaleti görebileceğimiz bir araştırma olması açısından, özellikle önemsedim bu araştırma sonuçlarını. Adeta liberal-seküler zihniyetin akademik kalesi olan bir yerde yapılan bu araştırmanın sonuçları birkaç açıdan tartışmaya değer bence. Zira araştırmayı yapan araştırmacının çıkardığı sonuç araştırmanın çıkış noktasını da ima eder vaziyette: “Tüm dinlerde, yeniliğe ve değişime karşı çıkılır. Bir tehdit olarak görülür. Kalıcılık tüm dinlerin temelinde var.”

    Araştırmanın önkabullerinin tartışılmasını, sonuçların değerlendirilmesi açısından bir gereklilik olarak görüyorum. Bu önkabullerden birisi “IQ” denen ölçülebilir bir zekâ biriminin olduğu varsayımıdır. Galileo’ya mal edilen bir söz vardır. Galileo “ölçebildiğimi ölçerim, ölçemediğimi de ölçülebilir hale getiririm” diyordu. Modern bilimin, teknolojinin ve akademinin bu sözün birer tefsiri ve uygulaması olduğunu düşünüyorum. Hayatın ve insanın ölçülemeyecek ve tek bir noktaya indirgenemeyecek çok katmanlı “varoluşunun” ölçülebilir ve gözlemlenebilir bir mahiyete indirgenmesi, modern bilim ve teknolojinin ilk çıkış noktasıdır. Ancak asıl sorun bu indirgemede değildir. Zira indirgeme belirli bazı pratik sonuçlar ve teknisyenlikler için kimi durumlarda gerekli ve geçerli bir durum arz edebilir. Asıl sorun, bu indirgeme sonucu elde edilen ve hakikatin oldukça kısıtlı ve çarpıtılmış bir bölümünü temsil edebilecek olan bilginin, bizatihi hakikat olarak değer kazanmasıdır.

    İkinci önkabul ise aynı zamanda bir sonuç olarak gösterilen “değişim”in ve değişim nezdinde “ilerleme”nin kutsanmasıdır. Bu anlayış evrimci bir zihniyetin yarattığı tedriciliğin sonucudur. Yani, büyüğün küçükten, iyinin kötüden, kompleksin basitten evirildiğini; tarihin akışının kötüden iyiye, insani değerler olarak geriden ileriye doğru olduğunu iddia eden bir bakışın doğal sonucudur bu. Ne olursan ol, ama çılgınca değiş! Hiçbir değerde kalıcı olma! Doğu-Batı dikatomisi içinde, Doğu’yu “ataletin”, Batı’yı da “gelişme ve ilerlemenin” sembolü olarak gören ve bu yüzden Batı’ya medeniyet ve ilericiliği, Doğu’ya da barbarlık ve gericiliği atfeden bir zihniyetin dışavurumudur gördüğümüz. Beşeri olan, tarihin akışı içinde kavga dövüş elde edilen ve her daim uçucu olan harici herhangi bir “üst-ilke”, herhangi bir “kalıcı ilke” tanınmamasının getirdiği bir sonuç olarak ilerleme ve değişim, varoluşsal bir gereklilik olarak yansıyor modernliğe. Hayatın, önce hakikat merkezliliğin kaybolup merkez yerine geçici olanın geçmesi, sonra da bu merkezin de kaybolup hepten merkezsiz bir hale gelmesidir son birkaç yüzyılda yaşadıklarımız. Kaybolan merkezin yerini, değişimin ve uçuculuğun bizatihi kendisinin kutsallaştırıldığı bir durum almış; bu değişimi tetikleyen ve çoğu zaman bulunulan noktanın kısa bir süreliğine de olsa hakikat rolüne soyunmasına yardımcı olan bilim ve teknoloji akademisi ise yeni-engizisyon rahipleri olarak hayatımızın ta ortasına girmiştir artık! Onlar söylüyorsa doğrudur. Bir psikologdan, sosyologdan, tıp uzmanından, cinsellik uzmanından “el almadan” âşık olamaz, evlenemez, hatta kımıldayamaz hale gelmişiz. Zira MIT’te bir proseför çıkar da, “aşkın ömrü beş yıldır” derse, artık bize kendi hissettiklerimiz üzerinde fikir serdetme hakkı kalmaz! Koskoca profesörden daha mı iyi bileceğizdir çünkü…

    Araştırmaya tekrar dönersek, araştırmanın en dikkat çeken yönlerinin, yukarıda verdiğimiz modern-akademik-seküler önkabullerin birer mutlak hakikat olarak sunulması olduğunu görebiliriz. Buna göre tek bir boyuta indirgenen insan ve insan zekâsı ölçülebilir bir şekle sokuluyor. Aslında oyunun kurallarına en baştan “yabancı” veya “muhalif” olanları, o oyunun kuralları ile yargılamak ve mahkûm etmektir söz konusu olan. Bu sonuç, Batı liberalizminin ve bu liberalizmin kendisinden neşet ettiği modernliğin bir sonucu olarak çok da şaşırtmamalı bizi! Ben diyorum “A güzelim yoldaşım, sen alelade tek bir adam değilsin ki. Sen bir âlemsin, sen bir derin denizsin. O senin muazzam varlığın yok mu, O belki dokuz yüz kattır. O, dibi, kıyısı bulunmayan bir denizdir, yüzlerce âlem o denize gark olur gider.( Hz. Mevlânâ)”, onlar diyor “hayır sen bir makinesin ve nasıl bir makinenin torkunu, hızını ölçebiliyorsam seni de ölçebilirim!” ve benim kabul etmediğim bir “yalancı hakikat” üzerinden beni ölçebileceğini zannediyor! Ne büyük zavallılık…

    Sonuç bölümünde “kalıcılık tüm dinlerin temelinde var” derken, araştırmacı, bir tespitten çok bir aşağılama ve modern bilimin dogmatik bir din yorumunu serdetmekten başka bir şey yapıyor görünmüyor. Bazı ilkelerdeki kalıcılığın, aynı zamanda sükûnet, huzur demek olduğunu düşünemeyecek kadar kendi ezberlerinden ve kibirden başı dönmüş bir bakış söz konusu.

    Araştırmadaki bir diğer boyut ise, post-modern hazcı anlayışın bir dışavurumu olarak dikkat çekiyor. Cinselliğin olabildiğince “renkli” olsun, çocuk yapmak gibi “geriyi temsil eden” bir durumla ilgin olmasın; cinselliği “aşk”ın ve bir tür kutsallığın bir dışavurumu olarak değil, “hayvanca” yaşa ve “insanın” üst katmanlarını keşfetme; ama kendi kendini tatmin ederek kendine en üst IQ dereceleri biç! Seni esfel-i sâfilîn’de alıkoyacak tüm uçuculuklara hakikat gibi sarıl; ama seni Ahsen-i takvîm’e çıkaracak ve asıl o zaman “insan” olacağın “manevi” hakikatlere sırtını dön! İşte o zaman liberal bir ateist olarak IQ’nün en yüksekte olması ile övünebilirsin!

    “Kubur faresi hayat, meselesiz, gerçeksiz\ Heykel destek üstünde, benim ruhum desteksiz.\Siyaset kavas, ilim köle, sanat ihtilaç;\Serbest, verem ve sıtma; mahpus, gümrükte ilaç…“

    enver gülşen

  2. #2
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062
    Ateist ve liberaller daha akıllı

    İngiltere'de binlerce kişi üzerinde yapılan araştırmaya göre erkeğin IQ'su arttıkça 'kaçamak' sayısı azalıyor, tekeşlilik, liberalizm ve ateizme meyli artıyor.

    Zeka ve monogami arasındaki ilintinin kökenlerinin evrimde yattığını savunan Kanazawa, ilk insan gruplarında mümkün olduğu kadar çok kadınla cinsel ilişkide bulunmaya programlanmış erkeklerin tek eşlilikten çok az fayda sağlayacağını, ancak modern dünyanın erkeklere böyle bir evrimsel fayda sağlamadığını kaydetti.

    Social Psychology Quarterly dergisinden yayımlanacak olan araştırma sonuçlarına göre kendilerini liberal ve ateist olarak tanımlayan insanlar daha zeki oluyor.
    Aynı zamanda seks hayatları da daha renkli.

    Kanazawa'nın araştırmasına göre ateistlerin IQ ortalaması 103, dindar insanların IQ ortalaması ise 97...

    Kendisini muhafazakar olarak niteleyenlerin IQ ortalaması 95 çıkarken, liberallerin IQ ortalaması 106 oldu.

    Yine IQ'su daha yüksek olanlar daha az çocuk yapmayı tercih ediyor.


    Araştırmayı değerlendiren George Washington Üniversitesi'nden Profesör James Bailey, "Tüm dinlerde, yeniliğe ve değişime karşı çıkılır.
    Bir tehdit olarak görülür. Kalıcılık tüm dinlerin temelinde var" dedi.

    kaynak
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

Benzer Konular

  1. Liberal Demokrat Parti
    dogangunes Tarafından Super Rehber Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 04-12-2011, 11:01 PM
  2. Seksen yıllık sorun” demek, ne demek?
    YukseLL Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 04-08-2010, 11:20 PM
  3. Liberal
    -BaDe- Tarafından Süper Sözlük Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 01-10-2009, 04:24 PM
  4. Kürt değilim
    siirmen Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 14-08-2009, 12:02 PM
  5. Adam değilim
    dogangunes Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 24-10-2007, 01:19 AM
Yukarı Çık