5. Sayfa, Toplam 9 BirinciBirinci ... 34567 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 41 ile 50 Toplam: 83

Camiye ayakkabı ile giriliyor mu ki GATA'ya da türbanla girilsin

Tartışma Salonları (polemik) Kategorisinde ve Serbest Kürsü Forumunda Bulunan Camiye ayakkabı ile giriliyor mu ki GATA'ya da türbanla girilsin Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> consume ´isimli üyeden Alıntı Ben ikisini de uyum içinde götürebiliyorum.Siz nasıl isterseniz bu konuyu kapatabiliriz.Düşüncelerimizi olduğu gibi açıklayabildik. Teşekkür ederim. ...

  1. #41
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye forumdayim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    almanya
    Yaş
    59
    Mesaj
    928
    Rep Gücü
    11376
    Alıntı consume´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben ikisini de uyum içinde götürebiliyorum.Siz nasıl isterseniz bu konuyu kapatabiliriz.Düşüncelerimizi olduğu gibi açıklayabildik.

    Teşekkür ederim.
    ben tesekkür ederim...

  2. #42
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye carloss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    1.712
    Rep Gücü
    28877
    GATA

    “Başbakan Bülent Ecevit, son yolculuğuna GATA'nın Cennet Kapısı'ndan geçerek başladı...

    GATA morgunun açıldığı ve üzerinde Cennet Kapısı yazan küçük tören odasında, GATA imamıyla birlikte dua edenlerin çoğunluğunu komutanlar oluşturuyordu.”

    Ben yazsam, neyse...

    *

    Taraf Gazetesi'nin genel yayın yönetmen yardımcısı Yasemin Çongar yazmıştı bunu, Milliyet'teyken.

    *

    Eski defter'ler moda ya bugünlerde...

    Hatırlamak isteyen, hatırlar.

    İnanmayan, arşive bakar.

    *

    GATA'daki törene katılanlar, Cennet Kapısı yazan salonda toplandı. GATA imamıyla birlikte dua edenler arasında, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve Genelkurmay Başkanı'nın yanı sıra, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ ile kuvvet komutanları vardı. GATA imamı, Kuran-ı Kerim'den sureler okudu. İmam, edilen duaların sevabını, Hazreti Muhammed, İslam büyükleri, Atatürk, silah arkadaşları ve Ecevit'in ruhuna hediye etti.

    *

    Cennet Kapısı.
    Kadrolu imam.
    Kuran-ı Kerim.
    Hazreti Muhammed.
    Mustafa Kemal.

    *

    GATA işte bu.

    “Dinsiz” dedikleri GATA.


    İşte bu da Fikret Bila'nın 12 Kasım 2006 tarihli yazısı:


    Ecevit'e "Cennet Kapısı"ndan uğurlama

    Bülent Ecevit, son yolculuğuna, GATA'nın "Cennet Kapısı"ndan geçerek başladı.
    GATA morgunun açıldığı ve üzerinde "Cennet Kapısı" yazan küçük tören odasında, GATA imamıyla birlikte dua edenlerin çoğunluğunu komutanlar oluşturuyordu.
    Sabah saat 08.00'de GATA'ya gelen Rahşan Ecevit'i ve yakınlarını GATA Komutanı Korg. Ömer Necati Özbahadır karşıladı. Rahşan Ecevit'in hemen arkasından gelen Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt, üç kuvvet komutanı ve Jandarma Genel Komutanı Org. Işık Koşaner ile birlikte eşlik etti. Fiziki koşullar nedeniyle çok az sayıda kişinin katılabildiği bu ilk törende Ecevit'in son dönemde çeşitli konularda sohbet toplantılarına davet ettiği isimler dikkat çekiyordu.

    Komutanlardan selam duruşu
    DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, yardımcıları Mustafa Vural, Emrehan Halıcı'nın yanı sıra KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Prof. Dr. İlber Ortaylı, eski Savcı Talat Şalk, Prof. Dr. Hüseyin Pazarcı, Ecevit'in doktoru Mücahit Pehlivan tören odasındaydı. Basından ise Can Dündar ve Hulki Cevizoğlu ile birlikte üç kişiydik.
    12 Eylül 1980'de askerlerin siyasetten uzaklaştırıp Hamzakoy'a gönderdikleri Bülent Ecevit, Türk bayrağına sarılı biçimde GATA'nın "Cennet Kapısı'ndan bu kez askerlerin omuzlarında ve komutanların selam duruşuyla geçti...

    Güvercinler uğurladı
    Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt ve kuvvet komutanları GATA'daki törene de katılarak, askeri hastaneden uğurlanışında TSK'yı en üst düzeyde temsil ederek, sevgi ve saygılarını gösterdiler.
    GATA'dan DSP Genel Merkezi'ne uzanan yolu günün erken saatlerinde doldurmuş vatandaşların gözyaşları, çiçekleri ve alkışlarıyla geçen Ecevit'i, Genel Merkez'in önünde ak güvercinler karşıladı. Mahşeri kalabalık TBMM'ye doğru yönelirken de cenaze arabasını ak güvercinler uğurladı.
    Ecevit'in cenaze kortejine dev büyüklükte iki bayrak hep eşlik etti: Türk bayrağı ve KKTC bayrağı. KKTC'nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve eşi Aydın Denktaş, GATA'dan itibaren Rahşan Ecevit'in yanından hiç ayrılmadılar.

    Sezer'in sıcaklığı
    Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve eşi Semra Sezer, törenler boyunca Rahşan Ecevit'le yakından ilgilendiler. Semra Sezer, Kocatepe'de saatlerce ayakta kalan Rahşan Ecevit'in sık sık elini tuttu, onu teselli etti. Bir ara 'Elleriniz de çok üşümüş, biraz oturun" önerisinde bulundu. Ancak Rahşan Hanım, "Merak etmeyin, güçlüyüm, iyiyim" diye karşılık verdi. Cumhurbaşkanı Sezer ise cenaze namazından sonra Rahşan Hanım'ı koluna aldı ve top arabasına kadar diğer koluna giren Semra Sezer'le birlikte götürdü.

    Rahşan Hanım'ın gücü
    Cenaze törenine katılan herkesin dikkatini çeken, Rahşan Hanım'ın gücüydü. Sabah 08.00'de GATA'da başlayan ve gün boyu süren tören boyunca hep ayakta kaldı, yürüdü. Bir dakika dahi oturmadı. Kocatepe Camii'nden itibaren cenaze arabasının arkasına iki eliyle tutunarak Devlet Mezarlığı'na kadar kilometrelerce yürüdü. Gösterdiği direnç, dirayet, metanet olağanüstüydü.

    Ecevit farkı
    Ankara, dün son yıllarda yaşanan en büyük cenaze törenine sahne oldu. "Ecevit farkı" cenaze töreninde de görüldü. Hayatında Ecevit'e hiç oy vermemiş olanlardan rakip partilerin lider ve mensuplarına, parti içi mücadele verdiği siyasilerden yıllar önce koptuğu isimlere kadar her kesimden insan Ecevit'i uğurlamaya gelmişti. Bu sevgi ve saygıda kuşkusuz, Bülent Ecevit'in, yarım asır süren siyasi yaşamı boyunca nezaketten, zarafetten hiç uzaklaşmamış, hiç kimseye hakaret etmemiş olmasının payı büyüktü.
    Türkiye, Ecevit'i, ona yaraşır büyüklük ve güzellikte bir törenle uğurladı.
    Nur içinde yatsın.



    Yılmaz Özdil

    Attığınız pisliğin içinde boğulmanızı dilerim.

    Üzerinden kaç yıl geçmiş olayı bugün gündeme taşımanın manası nedir ? O zaman bu konuyu dönemin yetkilisiyle görüşmemiş mi ? Koskoca başbakan çıkıp böyle bir konu için ağlayıp sızlar mı ?

    Tekel işçilerinin eylemi sürerken ve destek sürekli artarken, küçük esnafın tamamı kendisine diş bilemişken nedir bu gariban edebiyatının sebebi ?

    Kasımpaşalı kabadayıdan mazluma geçişin hızını görmemek mümkün mü ?

  3. #43
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye Ala Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Mesaj
    124
    Rep Gücü
    4756

    Ayakkabı-Türban denklemi

    Üçü de profesör. Biri CHP’li Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, diğeri Dolmabahçe Müdürü İlber Ortaylı, sonuncusu Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu.

    CHP’li başkan, GATA’daki “türban” ayıbına şöyle yorum getirmiş: “Camiye ayakkabıyla giriliyor mu ki, GATA’ya da türbanla girilsin.”

    Unvanlar “profesör” olsa bile; karşı olmak, muhalefet etmekle akıl ve izan sahibi olmak arasındaki ince çizginin flulaştığı bir noktadayız.

    Camiler, birer ibadethanedir. İbadet, inanca tabidir. İnanan insanların secde ettiği mekanın temizliği için ayakkabılar çıkarılır. Ayakkabı çıkarılmasının temel nedeni, pisliktin korunma düşüncesidir.

    Bu basit gerçeği, ilkokul çağındaki çocuklar bile bilir. Hele bir profesörün bundan haberdar olmayacağı asla düşünülemez.

    O halde problem nedir?

    Cami içine pislik taşınmasın diye çıkarılan ayakkabılarla türbanın aynı kefeye konarak GATA yasağının savunulması, bir ideolojik tutumdan da öte, akıl ve izandan yoksun hasmane tavrın tezahürüdür.

    Ayakkabı-türban denklemi, ancak böyle bir zihniyetten türer.

    Darbeyi meşrulaştırma

    Diğer profesör ne diyor? Bakalım; “Siyasetin kendini geliştiremediği ortamda darbe kaçınılmazdır. Türkler asker millettir.”

    Dolmabahçe Müdürü ve tarih profesörü olarak, 36 Osmanlı padişahından 12’sinin darbe veya isyanla tahtını kaybettiğini, askerlik tarihinin aslında darbe ve isyan tarihi olduğunu, demokrasinin emekleme çağında sürekli kafası koparılarak siyasetin kısırlaştırıldığını, periyodik olarak siyaset tarlasının sürüldüğünü ve kökleşmesine asla izin verilmediğini bilmesine rağmen, böyle konuşması ilginçtir.

    Neden olabilir?

    Genelkurmay’daki Kazım Karabekir konferansında topuk selamıyla arz-ı endam eylemesinden dolayı “Karargahın ya huyundan ya suyundan” diyesim geliyor ama o toplantıların bir konuğu olarak bu tezi de inandırıcı bulamıyorum.

    Sanıyorum o sorunun cevabı, bilgili olmakla aydın olmak arasındaki nüansta yatıyor. Bilgi hazinedir. Bilgiyi pazarlayıp kişisel ikbaliniz, hırslarınız, hevesleriniz veya hazinenizin aracı haline getirebilirsiniz. Ya da toplumsal yöne kanalize edip aydınlatıcı hüviyete büründürebilirsiniz.

    Tercihiniz birinci yolsa, yaşadığınız rejimin mutlaka demokrasi olmasına gerek yoktur. Bilgi arzına talep ha siyasetçiden gelmiş ha ge

    neralden fark etmez. Gerekirse darbeden medet umar, postal yalarsınız.

    İkinci yola baş koymuşsanız eğer, bilirsiniz ki, sadece özgür ortamda yeşerir serpilirsiniz. Darbelere şiddetle karşı çıkarsınız. Çünkü özgürlük, nefes almak gibi hayatidir.

    Hayat bazen ıskalaya da bilir.

    Duydum ki, TBMM 2010 yılı Onur Ödülü Dolmabahçe Müdürü’ne verilecekmiş. AK Parti ve MHP arasında uzlaşma sağlanmış.

    Meclise de bu yakışır! Darbe olursa belki ödül sahiplerine şefaat eder!

    Ekran esaretine hayır

    Ne var ki, sonuncusu, bu iki profesör kadar şanslı değil. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, “Akşam yarım saat televizyonu kapatıp Kuran okuyun” dedi diye “deli” ilan edildi.

    Gerçi, darbecilerin “baş tacı” edildiği yerde “delilik” yaftası onur ödülüdür, Bardakoğlu’nun incinmesine hiç gerek yoktur.

    Hele lafı neresinden anladığı belli olmayan senarist ve aktörlerin “Televizyona karşı çıkmak matbaaya karşı çıkmakla aynıdır” türünden demeçleri ise nasıl bir kokuşmuşluğa dücar olduğumuzun resmidir.

    Halkın önemli kısmının televizyon esaretinde yaşadığı bir ülkede “yarım saat” mola istemenin, “delilik” olarak adlandırılması, sadece bize özgü olsa gerek.

    Kuran okumak istemeyenler, İncil okusun, Tevrat okusun, başka kitaplar okusun, operaya gitsin, eşine veya çocuğuna zaman ayırsın, spor yapsın, ne yaparsa yapsın. Yeter ki, o sihirli kutunun esaretinden yarım saatliğine kurtulsun.

    Radikalleri de var. Bakın Ufuk Uras televizyonu evine hiç sokmuyor. Habertürk’ün Ankara Haber Müdürü Ahmet Dirican, eşine ve çocuklarına daha çok zaman ayırmak için evindeki televizyonları söküp attı. Gıptayla izledim ama onun kadar iradeli çıkamadım.

    Farklı bir yol izliyorum. Ekran başında Kurtlar Vadisi gibi 3-4 saat süren dizilere saplanıp kalmıyorum.

    Elbette, özgür bir ülkede kimin neyi, ne kadar izlediğine kimse müdahale edemez. Ancak toplumsal hastalıkların teşhisi ve tedavisine ilişkin önerilere de “delilik” diye bakamazsınız. Hepimiz o topluluğun birer parçasıyız.

    Bugün birçok ülkede internet bağımlıları, tıpkı uyuşturucu bağımlıları gibi tedavi görüyor. Çünkü, esarete dönüşmüş internet kullanımı düşünceyi yok ediyor ve toplumu için için kemiriyor. Türkiye’de televizyon kullanımı da benzer bir tehlike içeriyor.

    Ne var ki, demokratik rejime darbeyi savunmak in, ekran esaretine darbeyi önermek out. Birine Onur Ödülü vermek istiyorlar, diğerine “deli” diyorlar.

    Burası Türkiye...

    şamil tayyar

  4. #44
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye suur_r - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    İzmir
    Mesaj
    228
    Rep Gücü
    11295
    günlerdir şu saçma konuyu okuyorumda, kendi kendime gülüyorum..

    Emine Hanımın merakı hasta ziyaret etmek deği bunu hepimiz biliyoruz. Şimdiye kadar hastalanan kaç sanatçıyı ziyaret etti?
    Amacı askeri bir kurum olan GATA'nın kurallarını delmek zevkini yaşamak ve benzerlerine örnek olup, cesaret vermekti. ama olmadı .. başbakan eşi olmak her yere elini kolunu sallayarak girebilme hakkını vermiyor ...
    Nitekim, muhterem kocası da ''Biz iktidara kuralları ve tabuları yıkmak için geldik'' demiştir. eşine karşı yalancı çıktı
    Kendi çöplüğünde öten horoz gibi olmak istemiyorsa, TÜRK KADININA hakaret gibi olan Viyana'daki bu münasebetsiz heykel için ötsün bakalım. Resmen bu günkü Türkiye'yi alaya alıp, mizah konusu yapmışlar.
    burdan Türkiyedeki garibanlara, açlıktan nefesi kokan insanlara konuşmak, onlara ses yükseltmek kolay.. orduya yükleneceği kadar bu terbiyesizliğe seslensin de Türk Lokumuyla viyana erkeklerinin ağzını sulandırmasın..








    Avusturya'nın başkenti Viyana'nın Karlsplatz semtinde bulunan Teknik Üniversite bahçesindeki heykel sergisinde, heykeltıraş Olaf Metzel'in ''Turkish Delight'' (Türk Lokumu) adlı, başörtülü, ancak diğer uzuvları açık bir Türk Müslüman kadını tasvir eden heykeli....

  5. #45
    - Çevrimdışı
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913
    Emine Hanım hata etmiş tabiki olurmu öyle şey
    hem kapalı olacaksın hemde gataya gireceksin olacak şey değil yaa
    giyinecekti mini eteği o zaman kapıda nasıl karşılanırdı. çok ayıp Emine Hanım çok ayıp



    Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanına
    bu kadar sayğı dünyanın hiç bir yerinde görülmediği için ayrıca tebrik ediyorum ...
    Heykellere gelince
    yaplan bu terbiyesizlik Türk halkı olarak hepimiiz ilgilendiriyor .sadece başbakanı değil

    Artı ama türbanlı ama açık orda Türk ve müslüman kadına yapılan bir hakaret var
    bunuda gözardı etmemek lazım diye düşünüyorum
    Konu Venhar tarafından (09-02-2010 Saat 02:07 AM ) değiştirilmiştir.

  6. #46
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye Masterlord - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    İzmir
    Yaş
    29
    Mesaj
    2.284
    Rep Gücü
    45818

    Post

    ordu muratın kahvehanesi değildir
    canı isteyen istedigi kıyafetle istedigi zmn girip çıkamaz

    orduda disiplin esastır

    bizim yakınımızın düğünü ordu evinde yapılmıştı
    Türbanlılarıda almadılar içeri , sakallılarıda , aşırı açık giyinenleride
    aslında kınamam gerekirdi düz mantıkla bakınca
    içeri giremeyenlerin bi kısmı uzaktanda olsa akrabalarımızdı
    ama kızmadım
    ordunun bu kuralcılığı otoritesi orduyu ayaktaya tutuyor

    başbakan eşide olsa
    bu kuralı bilmesi gerekir hatta tüm bunları düşünüp ona göre hareket etmesi gerekirdi

    geçmiş hükümetler evt belki ülkeyi iyi yönetemediler
    ekonomi ozmnlardada kötüydü
    lakin ülkenin kaynakları özelleştirme adı altında yok pahasına satılmadı

    evt belki geçmiş hükümetler dönemindede iç karışıklık vardı ama
    açılım adı altında ülkenin bölünmesi için uğrasmadılar

    evt belki iyi yönetemediler ama
    orduyuda zırvalıklarla yıpratıp ABD kuklalığı yapmadılar

    iyi yönetmediler ama ülkeyede ihanet etmediler
    işte o yüzden geçmiş hükümetler ve gelmiş geçmiş liderler halkın göüznde hain deildirler

    Akp nin sonu ne olacak mrkla beklemekteyim
    yaptıkları hatalar bir deil iki deil
    zır cahil çocuğu başa getirsen daha iyi yönetirdi ülkeyi

    yok balyoz planıymış yok darbe planıymış
    geçin kardesim bu hikayeleri
    önceki darbelerde ordu haksızmıydı... ülkede kan gövdeyi götürüyordu
    o çok övülen polis karakollarını savunamaz hale gelmişti
    ordu müdahale etti ülkeyi kurtardı
    suçlu oldu
    suçlu diyenlerde zaten vatanını seven kişiler olamaz

    başörtü meselesi
    açılım meselesi
    sözde darbe planı meselesi
    ermeni meselesi
    sözde davos sovu hep oy toplayabilmek adına yapılan oyunlardır... amaç belli ülkeyi güçsüz hale getirtip böldürmek

    emine hnm gataya Türbanla girememiş
    vah vah
    sanki askeri kuralları bilmiyor
    girme kardesim
    oranın kuralı o
    yarım asırlık kuralı senin içinmi degistirecekler
    resmen orduya saygısızlık yapılmıştır

    umarım önümüzdeki seçimlerde halkımız gerçeği görür
    ve oyunu ona göre kullanır
    1 çuval kömüre Türkiyeyi satmazlar ins

  7. #47
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye consume - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesaj
    1.078
    Rep Gücü
    18410
    Alıntı suur_r´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    günlerdir şu saçma konuyu okuyorumda, kendi kendime gülüyorum..

    Emine Hanımın merakı hasta ziyaret etmek deği bunu hepimiz biliyoruz. Şimdiye kadar hastalanan kaç sanatçıyı ziyaret etti?
    Amacı askeri bir kurum olan GATA'nın kurallarını delmek zevkini yaşamak ve benzerlerine örnek olup, cesaret vermekti. ama olmadı .. başbakan eşi olmak her yere elini kolunu sallayarak girebilme hakkını vermiyor ...
    Nitekim, muhterem kocası da ''Biz iktidara kuralları ve tabuları yıkmak için geldik'' demiştir. eşine karşı yalancı çıktı
    Kendi çöplüğünde öten horoz gibi olmak istemiyorsa, TÜRK KADININA hakaret gibi olan Viyana'daki bu münasebetsiz heykel için ötsün bakalım. Resmen bu günkü Türkiye'yi alaya alıp, mizah konusu yapmışlar.
    burdan Türkiyedeki garibanlara, açlıktan nefesi kokan insanlara konuşmak, onlara ses yükseltmek kolay.. orduya yükleneceği kadar bu terbiyesizliğe seslensin de Türk Lokumuyla viyana erkeklerinin ağzını sulandırmasın..








    Avusturya'nın başkenti Viyana'nın Karlsplatz semtinde bulunan Teknik Üniversite bahçesindeki heykel sergisinde, heykeltıraş Olaf Metzel'in ''Turkish Delight'' (Türk Lokumu) adlı, başörtülü, ancak diğer uzuvları açık bir Türk Müslüman kadını tasvir eden heykeli....
    Evet orduyu birz olsun yıpratmayı başardılar.

  8. #48
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye consume - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesaj
    1.078
    Rep Gücü
    18410
    Alıntı MEKSELİNA´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Emine Hanım hata etmiş tabiki olurmu öyle şey
    hem kapalı olacaksın hemde gataya gireceksin olacak şey değil yaa
    giyinecekti mini eteği o zaman kapıda nasıl karşılanırdı. çok ayıp Emine Hanım çok ayıp



    Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanına
    bu kadar sayğı dünyanın hiç bir yerinde görülmediği için ayrıca tebrik ediyorum ...
    Heykellere gelince
    yaplan bu terbiyesizlik Türk halkı olarak hepimiiz ilgilendiriyor .sadece başbakanı değil

    Artı ama türbanlı ama açık orda Türk ve müslüman kadına yapılan bir hakaret var
    bunuda gözardı etmemek lazım diye düşünüyorum
    Kadına hakaret bu değildir.Kadına bu devride bunu hakaret sayıyorsanız diğerlerini hiç saymamak gerek.
    Ordu'ya ne mini etekli ne kotlu ne sakallı ne de türbanlı giremezsiniz.Bu konuda ordu'yu kim olursa olsun fikirlerinden ödün vermediği için teşekkür ediyorum

  9. #49
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye consume - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesaj
    1.078
    Rep Gücü
    18410
    Alıntı Masterlord´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    ordu muratın kahvehanesi değildir
    canı isteyen istedigi kıyafetle istedigi zmn girip çıkamaz

    orduda disiplin esastır

    bizim yakınımızın düğünü ordu evinde yapılmıştı
    Türbanlılarıda almadılar içeri , sakallılarıda , aşırı açık giyinenleride
    aslında kınamam gerekirdi düz mantıkla bakınca
    içeri giremeyenlerin bi kısmı uzaktanda olsa akrabalarımızdı
    ama kızmadım
    ordunun bu kuralcılığı otoritesi orduyu ayaktaya tutuyor

    başbakan eşide olsa
    bu kuralı bilmesi gerekir hatta tüm bunları düşünüp ona göre hareket etmesi gerekirdi

    geçmiş hükümetler evt belki ülkeyi iyi yönetemediler
    ekonomi ozmnlardada kötüydü
    lakin ülkenin kaynakları özelleştirme adı altında yok pahasına satılmadı

    evt belki geçmiş hükümetler dönemindede iç karışıklık vardı ama
    açılım adı altında ülkenin bölünmesi için uğrasmadılar

    evt belki iyi yönetemediler ama
    orduyuda zırvalıklarla yıpratıp ABD kuklalığı yapmadılar

    iyi yönetmediler ama ülkeyede ihanet etmediler
    işte o yüzden geçmiş hükümetler ve gelmiş geçmiş liderler halkın göüznde hain deildirler

    Akp nin sonu ne olacak mrkla beklemekteyim
    yaptıkları hatalar bir deil iki deil
    zır cahil çocuğu başa getirsen daha iyi yönetirdi ülkeyi

    yok balyoz planıymış yok darbe planıymış
    geçin kardesim bu hikayeleri
    önceki darbelerde ordu haksızmıydı... ülkede kan gövdeyi götürüyordu
    o çok övülen polis karakollarını savunamaz hale gelmişti
    ordu müdahale etti ülkeyi kurtardı
    suçlu oldu
    suçlu diyenlerde zaten vatanını seven kişiler olamaz

    başörtü meselesi
    açılım meselesi
    sözde darbe planı meselesi
    ermeni meselesi
    sözde davos sovu hep oy toplayabilmek adına yapılan oyunlardır... amaç belli ülkeyi güçsüz hale getirtip böldürmek

    emine hnm gataya Türbanla girememiş
    vah vah
    sanki askeri kuralları bilmiyor
    girme kardesim
    oranın kuralı o
    yarım asırlık kuralı senin içinmi degistirecekler
    resmen orduya saygısızlık yapılmıştır

    umarım önümüzdeki seçimlerde halkımız gerçeği görür
    ve oyunu ona göre kullanır
    1 çuval kömüre Türkiyeyi satmazlar ins
    Tebrik ederim.İşte asıl görmemiz gereken bu.Hiç kimseye izin verilmez.Koskoca başbakan eşinin bu kuralı bilmesi gerekiyordu

  10. #50
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye forumdayim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    almanya
    Yaş
    59
    Mesaj
    928
    Rep Gücü
    11376
    helal olsun, tsk yi sütten cikmis ak kasik yaptiniz ya helal olsun.... yapilan bir yanlis varsa nerde kimde olursa olsun ortaya konulmalidir...asiri tutuculuk fayda degil yanlis yapanlari cesaretlendirir... müslüman icin dinin kurallari her seyin önünde gelir... ancak din düsmanlarinin dindarlarin hassasiyetlerini törpülemek icin koymus olduklari kurallar düzene bir zarar vermez ama müslümanim diyen gercek müslümana zarar verir... zarar görmiyenin müslümanligi kimlik müslümanligindan öte gecemez isterse agziyla kus tutsun... tabi yinede kisinin kendi sorunudur bizi ilgilendirmez... ama biz bu yanlis kurallarin degismesi icin ne gerekiyorsa kanuni haklarimiz cercevesinde yapariz...

    ordu akillidir, yaptigi her iste bilhassa halkina karsi olanlarda hakli görünmek icin cok güzel kilifina uydurmustur...
    türkiyedeki karisiklarda ve tsk nin müdahalelerinde bu gün biliyoruzki dis güclerin kiskirtmasi ve destegi vardi... bundan sonrada dis gücler destek verirse tsk darbe yapar yoksa hic bir sey yapamaz...
    12 eylül darbesinin yapildiginda demirel demisdiki sikiyönetim vardi, tüm yetkileri tsk ya verdik... 11 eylülde durmiyan kan nasil oluyorda 12 eylülde duruyor...
    neyse bunlar derin düsünenler icindi, siz bos verin disdan ne görüyorsaniz ona inanin...

    ancak devir degisti... her sey düzelecek, tabi sancili olacak... hic bir sey kolay olmamistir... biz sabirliyiz... 80 küsür sene bekledik biraz daha bekleriz...

5. Sayfa, Toplam 9 BirinciBirinci ... 34567 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Sınavsız üniversiteye giriliyor
    mopsy Tarafından Üniversiteler Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 15-03-2010, 10:21 PM
  2. gata ile cami arasindaki fark...
    forumdayim Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 12
    Son mesaj: 10-02-2010, 09:28 AM
  3. Başörtülü Genç Siviller, Gata'da Nejat Uygur'u Ziyaret Edecek
    Ala Nur Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 8
    Son mesaj: 07-02-2010, 01:35 AM
  4. Yorum: 0
    Son mesaj: 14-11-2009, 09:28 PM
  5. MEB'de türbanla derse giren öğretmen olur mu? işte ispatı
    hesabimbitmedi Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 22
    Son mesaj: 11-06-2009, 07:41 PM
Yukarı Çık