Kampanya aynı yerden yürütülüyor

KKTC’de Nisan ayında yapılacak seçimler öncesinde Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın, Cumhurbaşkanlığı’ndaki ekibi haber merkezi gibi çalışıyor.
Geçtiğimiz hafta Star ve Yenişafak gazetelerinde ‘Başbakan Eroğlu’nun ailesinin ve bakanların Rum pasaportu aldığı’ manşete çıkmıştı.
Öyle ki, bu haberi gazetelerin buradaki ‘İstanbul Muhabirleri’ yapmıştı.
Ada’ya giderek haber yapılmamıştı.
Bunun biraz araştırmasını yaptığınız zaman 18 Ocak 2010-Pazartesi saat 17.40’te yandaş gazetelere gönderilen şöyle bir mail çıkıyor:

“Filiz Hanım selamlar, dosyada üç ayrı bilgi var
1-Pasaport
2-Eroğlu’nun açıklaması
3-Sendika başkanının açıklaması

Eroğlu açıklamasında Taksimi açıkca savunduğunu belirtiyor. Bu konuda pek çok açıklama bulabiliriz. (Taksim demek iki ayrı devlet demek. Talat’ın yakını iki devlete karşı çıkıyor)

Ayrılıkçı ve izolasyanist bir çizgisi var. Çözüm karşıtı olmak yanında AB’ye de karşı olan ve şuanda KKTC’de AB projelerini engelleyen hükümetin başkanı. (Eroğlu hükümeti eskisi gibi ülkeyi yasa dışı kullanmaya çalışanlara engel oluyor. Talat bundan rahatsız. Nasıl olsa keşke kurulmasaydı diye ağladığı devlet KKTC)
Bu durum TC’nin dış politikasıyla çelişiyor.
(Nasıl çelişiyorsa, sanki Türkiye Kıbrıs’ta Rumla birleşmeden başka bir alternatife hayır diyor)
Pasaportlar Güney Kıbrıs Rum Cumhuriyeti’ne (Kıbrıs Cumhuriyeti) ait.
Göreceğiniz gibi orada başbakanın ailesi bakanlar ve çeşitli kurmaylarının açıkça bu pasaportları olduğu ve kullandığı belgelenmiştir.
Bir yandan çözüm ve AB karşıtı ancak diğer yandan ise bu pasaportları kullanma gibi bir durumları var. (KKTC halkının tam***** yakının var bu pasaport ve kimlik)
Sendika başkanının açıklamasını bilgi amaçlı gönderiyorum.
Yardım talep ettiğiniz takdirde, her konuda yardım ederim.
Selamlar

AA

Asım AKANSOY”

---

İşte böyle yazı gitti yandaş medyaya.

Karaalioğlu Kıbrıs’ta
Star ve Yenişafak gazetesinin yanında Sabah, ATV, Cihan, Zaman gibi medyaya da servis yapıldı bu haber.
Diğer medyaya servis yapılmadı.
Çünkü diğer medya bu propagandaya prim vermezdi. Talat ve ekibi de bunu biliyordu.
Talat’ın yakın dostu Mustafa Karaalioğlu habere özen gösterdi, hem Star’da hem de Yenişafak’ta haberi kullandırdı.
Bu haberler çıkmadan öncede 9 Ocak’ta Ada’ya giden Karaalioğlu, burada Cumhurbaşkanı Talat, Talat’ın partisi CTP’nin yayın organı Yenidüzen gazetesinin yazı işleri müdürü Cenk Mutluyakalı, yazarı Sami Özuslu, Eski Başbakanlık Müsteşarı Öntaç Düzgün, Talat’a çok yakın bilinen ve Talat’ın sürekli görüşmelerle ilgili bilgi sızdırdığı BRT’de çalışan Mete Tümerkan’la görüşmeler yaptı.
Cumhurbaşkanlığı’ndaki görüşmesinde üst düzey kişilerle “Rum pasaportu” haberinin ön görüşmesini yaptı. 10 Ocak’ta geri döndü.
Sonra KKTC Cumhurbaşkanlığı, Rum lider Dimitris Hristofyas’tan Eroğlu’nun ailesi ve bakanlara ait Rum tarafındaki nüfus bilgilerini istedi.
Yoldaş Hristofyas, Talat’ın ekibinin isteğini ikiletmedi ve resmi evraklar Cumhurbaşkanlığı’na gönderildi.

Yandaşlara servis
Sonra da bu belgeler, 18 Ocak günü Türkiye medyasında “yandaşlara” servis edildi.
Servis eden kişi Talat’ın en yakın ekibinden bir kişi Özel Kalem Müdürü Asım Akansoy.
Amacı ‘biz Rumcu değiliz, Eroğlu Rumcu’ demek.
Bunu Odatv’de bir yazıda da okuduk.
Talat’ın ve ekibinin hafızasını kaybettiğini öğrendik.
Hatta yandaş meydanın da.
İşte bu yazı üzerine bunları yazma gereği duyduk.
Bu haberlerle AKP bizim yanımızda mesajı vermeye çalışıyor Talat ve ekibi.
KKTC’den yapılacak haberlerle AKP ve Türkiye kamuoyu yanıltılmaya çalışılıyor.
Mesela Talat Erdoğan’la İstanbul’da bir görüşme yaptı, bunun yansıması KKTC’de Erdoğan-Talat sürpriz görüşmesi diye yayıldı. Bunu yapanlar Talat’ın ekibi.
Bakalım; Erdoğan, Talat ve ekibinin propagandasına ne kadar inanacak?
Yoksa inanıp gözüküp, Talat’ı hoş bir seda ile emekliliğe mi uğurlayacak?
Bu uzak ihtimal de değil!
Bunun yanında Talat da, Cumhurbaşkanlığı’nı “haber merkezine” çeviren en yakın kurmayına “dur” diyebilecek mi?
Yoksa yeni haberler üret diye direktif mi verecek?
Bu olursa, KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu’nun bunu deşifre etmesi zor olmayacak.
Çünkü ekibi çok acemi ve kendilerini çok yükseklerde görüyorlar.
Bilmiyorlar ki, yerlerde sürünüyorlar!
Bütün yaptıkları hareketler, deşifre oluyor.
Hem de en yakınları tarafından.
Korkunun ecele faydası yok, Talat gidiyor.

Odatv.com