Bir kişi aynı anda iki yerde bulunabilir mi?

Geçtiğimiz günlerde bir dostum anlattı. Bu dostum gezmeyi çok sever, Dünyayı dolaşır. Nerdeyse gitmediği ülke kalmadı. Bir çıkar üç-dört ay hatta altı ay sonra gelir.
Dönünce de günlerce maceralarını anlatır.
Yine ilginç bir hikâye anlattı sizlerle paylaşmak istedim.
Bu girişi bir yerlerden hatırlıyor olabilirsiniz, gayet normal biz zaten hep aynı filmi izlemiyor muyuz?

Ülkenin ismini vermedi ama ben tahmin ettim.
Anlattığı olaylar GUGUKİSTAN’da geçiyor. Bu ülkede yasa, anayasa yok. Ülkenin kralı ne derse o oluyor.

Bu ülkede önemli bir ihale varmış. İhale aylardır herkesin dilindeymiş. Bu ihalenin sonucunu herkes çok merak ediyormuş.
İhale üç bölümden oluşuyormuş. İhaleye girmek için beş kurum şartname almış.
Şartname alan A şirketinin en üst düzeydeki yöneticisi ihaleye girecek olan şirketlerden B’nin yönetim kurulu toplantısına katılmış ve demiş ki:

“Bu ihaleyi biz almalıyız, bunun için ihaleye başlangıç olarak şu teklifi verelim. Pazarlık kısmında da rakamı şuraya kadar çıkaralım. İhalenin üçüncü bölümüne de yine biz teklif verelim.”

B şirketinin yönetim kurulu bu öneriyi mantıklı bulmuş ve kabul etmiş.

A şirketinin yöneticisi bu sefer kendi şirketinin yönetim kurulunu toplamış ve demiş ki:

“İhalenin birinci kısmına biz teklif vermeyelim, bu kısma B şirketi teklif versin, eğer ihaleyi onlar alırsa biz onlara lojistik destek sağlamak üzere onlarla bir anlaşma yaparız. Biz ihalenin ikinci bölümüne teklif verelim, onlar da üçüncü bölüme teklif verecekler. Eğer onlar ihalenin ilk bölümünü alırlarsa böylece ihalenin tamamını bu iki şirket almış olur”

Yönetim kurulu bu teklifi kabul etmiş.

İhale’nin yapılacağı gün ihaleye giren şirketlerden birisinin bağlı olduğu bakanın o gün gazetelerde “İhaleyi bizim şirket alırsa memnun olurum” diye bir demeci yayınlanmış

İhale GUGUKİSTAN’ın televizyonlarından canlı olarak yayınlanmış.

Sonuç ilginç, ihale için işbirliği yapanlar, hatta bakanın açıkça desteklediği şirket ihalenin ilk bölümünü alamamış. Ancak ikinci ve üçüncü bölümü aralarında paylaşmışlar.

A şirketinin yöneticisinin B şirketi ile ilişkisini herkes biliyormuş, ama kimse ses çıkarmıyormuş. Dedik ya bu ülkenin adı Gugukistan. Her yol mübah

İlginç değil mi?

Bana da ilginç geldi.
“Bizim ülkemizde böyle bir şey olmaz, bu ülkede hukuk var” diye geçirdim içimden.
Ama merak bu ya internette bir arama yapayım dedim.
Açıkçası şaşırdım. Gördüklerime inanamadım “Bu kadar benzerliğe pes” dedim.

İnternette bulduğum basın açıklamasını bilginize sunuyorum.

Ha bu arada acaba gazeteler bu konuda bir şey yazmış mı diye baktım. Gördüm ki hiçbir gazetede bu konuya dair bir şey yok.

Zaten ‘Başbakanımız’ bir ABD ziyaretinde ‘Basın hiçbir dönemde olmadığı kadar özgür, her şeyi yazabiliyorlar’ dememiş miydi?
Herhalde özgür basın bu basın açıklaması görmedi, görse mutlaka yazardı.

İşte o basın açıklamasını bulduğum internet adresi;
TRT Genel Müdürü suç işledi, görevden alınmalıdır|HABER-SEN

İşte o açıklama;
"Eğer bu ülke bir hukuk devleti ise,
Eğer bu ülkede yasa önünde herkes eşit ise,
Yani yasalar herkese eşit uygulanıyor ise,
• TRT genel Müdürü İbrahim Şahin istifa etmelidir.
• İstifa etmemesi halinde RTÜK İbrahim Şahin’in görevden alınması için gerekli süreci başlatmalıdır.
• Cumhuriyet savcıları basın açıklamamızı dikkate alarak İbrahim Şahin hakkında dava açmalıdır.
Çünkü;
1) Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından 2010–2011, 2011–2012, 2012–2013 ve 2013–2014 futbol sezonları TFF Süper Lig ve TFF 1. Lig müsabakaları yayın haklarının devri için düzenlenen Medya Hakları İhalesi 14 Ocak 2010 tarihinde İstanbul’da yapıldı.
Turkcell Süper Lig’in canlı yayın haklarını içeren A paketini, Dijital Platform İletişim Hizmetleri A.Ş (Digitürk) aldı. B paketini, TRT, C paketi ise Türk Telekomünikasyon A.Ş. (Türk Telekom) aldı.
İhale öncesinde basında yer alan haberlerde, Digitürk, Doğan TV, NTV, TRT ve Türk Telekom Aş’nin 20 bin TL ödeyerek şartname aldığı bildirildi.
İhaleye Türk Telekom A.Ş. ve TRT iki ayrı kurum olarak katıldı.
İbrahim Şahin, aynı ihale için ayrı ayrı şartname alan ve teklif veren TRT’nin Genel Müdürü ve yönetim kurulu üyesi, Türk Telekom A.Ş’nin ise Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanvekili’dir.
İbrahim Şahin bu ihalede teklif veren ve birbirinin rakibi olan iki kurumun da yöneticisidir.
Türk Telekom A.Ş, yayıncı bir kuruluş değildir ve yayıncılık yapacak, altyapısı, bilgisi, birikimi, deneyimi yoktur.
İbrahim Şahin TRT Genel Müdürü olarak yayıncılık alanında sahip olduğu bilgileri Türk Telekom A.Ş’deki Yönetim Kurulu Başkanvekili ve İcra Komitesi Başkanvekili olarak da kullanmış mıdır ve bu bilgileri Türk Telekom A.Ş’ye aktarmış mıdır?
2)TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin 27.11.2007 tarihinden bu yana Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü görevini sürdürmektedir. Kendisi aynı zamanda TRT’nin Yönetim Kurulu Başkanıdır.
TRT Genel Müdür İbrahim Şahin, Türk Telekomünikasyon A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkanvekilli ve İcra Komitesi Başkanvekili görevlerinde bulunmaktadır
İbrahim Şahin, Türk Telekom A.Ş. iştiraki olan Avea İletişim Hizmetleri A.Ş., Innova Bilişim Çözümleri A.Ş, Argela Yazılım ve Bilişim Teknolojileri Sanayi ve Ticaret A.Ş., SEBİT Eğitim ve Bilgi Teknolojileri A.Ş., AssisTT Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş’de yönetim Kurulu üyeliği ile Türk Telekom Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı Mütevelli Heyeti Üyeliği de yapmaktadır.
3) İbrahim Şahin’in adı geçen şirketlerde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapması Anayasa’nın 133. maddesine, 2954 sayılı TRT Kanunu ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na da aykırıdır.
2954 sayılı TRT Kanunun 11’inci maddesine göre, “Yönetim Kurulu üyeleri, Türkiye Radyo - Televizyon Kurumunun görev ve yetkilerine giren konularda doğrudan doğruya veya dolayısıyla taraf olamaz ve bu konularda hiçbir menfaat sağlayamaz, siyasi partilere üye olamazlar.” TRT Yönetim Kurulu Genel Müdür ve altı üyeden oluşmaktadır. TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin Yönetim Kurulu başkanıdır.
TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin bu ihalede, Türk Telekomünikasyon A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkanvekilli ve İcra Komitesi Başkanvekili olarak Türkiye Radyo - Televizyon Kurumunun görev ve yetkilerine giren konularda doğrudan doğruya taraf olmuş ve bu menfaat sağlamıştır.
İbrahim Şahin’in bu durumu 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na da aykırıdır. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 30’uncu Maddesine göre “Devlet memurunun, denetimi altında bulunan veya kendi görevi veya mensup olduğu kurum ile ilgisi olan bir teşebbüsten, doğrudan doğruya veya aracı eliyle her ne ad altında olursa olsun bir menfaat sağlaması yasaktır” İbrahim Şahin yönetim kurulu veya mütevelli heyeti üyesi olarak görev yaptığı kuruluşlardan yönetim kurulu üyeliği ücreti, huzur hakkı veya farklı isimler altında para alarak bu kurumlardan menfaat sağlamaktadır.
4) 2954 sayılı TRT yasasının 13. maddesinde TRT Genel Müdürünün hangi durumlarda nasıl görevden alınacağı düzenlenmiştir.
Buna göre “Genel Müdür, milli güvenliğin ve kamu düzeninin gerekli kıldığı, Devlet memuru olma niteliğini yitirdiği, ağır hizmet kusuru işlediği veya tarafsızlığın ihlal edildiği hallerde, bu hallerin gerekçeli olarak belirtilmesi suretiyle ve Radyo ve Televizyon Yüksek Kurulunun teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile görevden alınır.”
TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin 2954 sayılı TRT yasasını 11. maddesini, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 30 maddesini ihlal etmiş, Türk Ceza Kanunu’na göre suç işlemiştir.
TRT yasasının 13. maddesinde düzenlenen genel müdürün görevden alınma koşulları oluşmuştur.
Haber-Sen, bu duruma İbrahim Şahin’in atanmasından hemen sonra dikkat çekmişti. RTÜK’e verdiği özgeçmiş bilgilerinde Türk Telekom ve iştiraklerindeki yönetim kurulu üyeliklerini gizleyen İbrahim Şahin’in istifa etmesini istemiş ve görevden alınması için dava açmıştık.
Ancak ülkemizde yargının yavaş işleyişi nedeniyle maalesef açtığımız davalar hala sonuçlanmadı. İbrahim Şahin hakkında bu konu ile ilgili olarak yapılan suç duyuruları da işleme konulmadı.
Şimdi tekrar diyoruz ki;
Eğer bu ülke bir hukuk devleti ise,
Eğer bu ülkede yasa önünde herkes eşit ise,
Yani yasalar herkese eşit uygulanıyor ise,
• TRT genel Müdürü İbrahim Şahin istifa etmelidir.
• İstifa etmemesi halinde RTÜK İbrahim Şahin’in görevden alınması için gerekli süreci başlatmalıdır.
• Cumhuriyet savcıları basın açıklamamızı dikkate alarak İbrahim Şahin hakkında dava açmalıdır.
Haber-Sen yine sorumluluğunu yerine getirecek ve İbrahim Şahin hakkında suç duyurusunda bulunacaktır. Her ne kadar yavaş işlese de yargıya olan güvenimizi sürdürüyoruz. 19.01.2010"
HABER-SEN
MERKEZ YÖNETİM KURULU
Odatv.com