SİZİN HİÇ EVLADINIZ ÖLDÜ MÜ, KÖYÜNÜZ YAKILDI MI?

Diyarbakır şehir merkezinde Balıkçılarbaşı Çarşısı’nda ‘Gazeteci ağabey, merhaba’ diye bir vatandaş yoluma çıktı. “Benim” dedi, “Köyüm yakıldı.”

Ben daha bir şey sormadan devamını getirdi: “Hani Başbakan sordu ya Meclis’te, ‘Sizin hiç köyünüz yakıldı mı?’ diye. Evet, ağabey, bizim köyümüz yakıldı.”

O soru, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 13 Kasım’daki Kürt açılımı Genel Görüşmesi’nde sorduğu şu soruydu: “Bırakın analar ağlasın diyenlere sesleniyorum: Sizin hiç evladınız öldü mü, köyünüz yakıldı mı? ”

Diyarbakır’da Vali Hüseyin Avni Mutlu ve Belediye Başkanı Osman Baydemir’in oturduğu sofralardan, sokaktaki esnafın kaldırım sohbetine dek yankılanan cümle buydu.

“Benim köyüm yakıldı” diyen esnafın dükkânından ve etraftaki başka dükkânlardan kürsüler çıkarıldı, kaldırıma oturuldu, çaylar söyledi .

Şirin Gültekin anlatmaya başladı: “Mardin’in, Ömerli ilçesinin Kayabalı köyünü askerler, korucular 20 Mayıs 1995 günü bastı. Bir gün önce PKK’lilerle çatışma çıkmış, bir korucu ölmüş. (Yanındakini gösteriyor) Bu benim akrabamdır. Bunun 80 yaşındaki köy muhtarı babasını, 13-14 yaşlarındaki çocuğu öldürdüler. (İsmini vermeyen akraba sessizce başını öne eğip onaylıyor.) Biz kalktık buraya geldik. Ben bu dükkânı açtım, bu Mehmet (işaret ettiği) işsiz. (Mehmet yılda bir ay Adana’ya karpuz toplamaya gidiyor. Evin tek düzenli geliri, kasap çıraklığı yapan oğlunun 30 liralık haftalığı) Sadece biz değil. İşte şu karşı dükkânlarda duranlar Muş’tan geldi, şu karşıdakiler Bitlis’ten.
Keyfimizden göç etmedik, boşaltıldık geldik.”

Toplanan kalabalıktan belediye otobüs şoförü olduğu için isminin yazılmasını istemeyen bir başka vatandaş “Batıda bizi yanlış anlamayın” diye başladı; “Habur’dan girişlere sevinildiyse, bu defa cenazeleri değil, kendileri geldi diye sevinildi. Artık millet bıktı bu savaştan. Bu çarşıda bir akrabası, çocuğu dağda olan çok esnaf var. Diyarbakır’da DTP’li Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş’ın 17 yaşındaki oğlu Baran’ın haziran başında dağa çıkması, annesinin babasını suçlayarak hastalanması hâlâ konuşuluyor) İstiyor ki, savaş bitsin, çocukları sağ salim gelsin”.
Öyle anlaşılıyor ki, Başbakan’ın (tıpkı Dersim konusunda söyledikleri gibi) yakılan, boşaltılan köyler konusunda söylediği de Diyarbakır’da ciddi yankı bulmuş. İnsanları umutlandırmış ve beklentilerini alevlendirmiş, yükseltmiş. Zaten Erdoğan’ın bu sözünü takdir ettiğini söyleyen herkes, devamında ‘şimdi söylediğini yerine getirme sırası’ diye ekliyor.

http://www.haber7.com/haber/20091123...tugu-cumle.php