Anketimiz: Tahsil cehaleti alır, eşeklik baki kalır sözü doğru mu.

Katılımcı sayısı
40. Anket kapatılmıştır
  • Katılmıyorum; çünkü....

    6 15,00%
  • Katılıyorum; çünkü...

    31 77,50%
  • Fikrim yok.

    3 7,50%
3. Sayfa, Toplam 4 BirinciBirinci 1234 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 21 ile 30 Toplam: 31
  1. #21
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Alıntı mopsy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster


    Kur'an'in yiktigi NAKIL dininin sanli temsilcilerinden sn.Nefisenin


    Hakiki Kur'an olan , Efendimizin ve varislerinin naklettiği dini islamın yıktığı akıl dininin uslanmaz müridi Mopsy yine başın dönmüş yanlış kurmuşsun cümleyi.

  2. #22
    Tecrübeli Üye Ribat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    350
    Rep Gücü
    6784
    Sadece imzamı yazsam galiba yeterli olur.

    Oku oğlum oku ki,okumaktan gelmez bir şekk,
    kırk cahilden hayırlıdır,hayırlıdır bir eşek..

  3. #23
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    nefisetülilm- Evet, İslamiyet nakil dinidir.
    Hayir Sn.Nefise cahil Kuryes dini nakil diniydi,Kitap yoktu.Kitap geldi ehli Kitap oldu.
    Allahü Teala bu dini Cebrail aleyhisselam vasıtası ile Peygamber efendimize nakletmiştir.
    Nakletmemistir.Vahy etmistir.
    Nakil=Vahiy degildir.
    Vahy ettigide KUR'AN'dir.Yani DIN dir
    .
    Nakil BITTI.Yani Din nakil degil okunan mis.(Kur’an okunan demektir.)
    17.105. Biz onu hak ile indirdik ve o hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
    17.106 Onu, okunacak şeyleri toplayan bir kitap/ bir Kur'an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye kısımlara ayırıp ağır ağır indirdik.

    Neymis Resulun TEBLIGI:KUR'AN in okunmasi!
    Neyin:Kur'an'in!
    ...bir Kur'an olarak, insanlara dura dura okuyasın....

    Hayir din Kur’an/okunan degil,atalarimizin rivayetleri/Nakilleridir.
    Diyerek ayetleri okumalarina/okuyanlara inanmiyana gelince
    17.107. De ki: "İster inanın ona, ister inanmayın. O, kendilerine daha önce ilim verilmiş olanlara okunduğunda, onlar, çeneleri üstü secdelere kapanıyorlar."

    Sen Kur'an'a degil Tasavvufcu kitaplarina secdeye/tabii olmaya devam et!

    Alıntı bziya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Dünyanın gördüğü en katmerli eşşekler Dini ve Kur'anı Kerimi aklına göre yorumlamaya kalkıp insanları yanlış yola sürükleyenler ve ebedi felaketine sebep olanlardır.Bunlar bazen diplomalı , etiketli eşşek olarak karşımıza çıkmaktadır.Bunların bir diğer adı din yobazı , Kur'an yobazıdır.Bunlar okusa da eşşeklikten kurtulmazlar , zira kitapların en kıymetlisini okudukları halde eşşeklikleri baki kalmıştır.
    Merhaba!

    Evetttt!
    Iste takiyeyi birakip gercek yuzlerinizi afise edin boyle.
    Milletin bu kavramlari gercek sanacak kadar enayi mi saniyorsunuz?
    Sn.Nefiseyi yolluyorsunuz.daha once de Fususel hikemde yazdi.
    Kur'an'in cevaplari atmasyonu ne hale getirdi.
    Simdi burda aklinca deforme edilmis masallari sunacak.
    Arkasindaki dagi siz boyle kusun ki millet vecizelerin arkasini gorsun.

    Nakil dininin Kur'an'in onunde nasil dagildigini
    FUSUSEL HIKEM de binlerce kez okundu okuyor/okumaya devam edecek.

    Simdi konuya donelim

    Okul bilgi ogretir,
    Okula giden bilgisizligi/cahilligi yener.

    Toplumun kotu dedigi ortalamalara AYKIRI is yapilmasinin
    Uc baslik nedeni vardir.
    1-Karakterisk ozelliginden.Psikolojik,kleptomoni,adrenalin tutkunu.....
    2- Caresizliginden.Varlik devam,devamsiz tehdidinin son noktasi...
    3-Cahilliginden.

    Okul 3. sikki direk,digerlerini dolayli etkiler.
    Toplum iyilesmesinin birinci onceligi gelisim taklit
    Orneklerinin/ebeveynlerinin okullu olmalaridir.
    Ikincil okul bilgilendirmesinin,cagdas normlara ulastirilmasidir.

    Iste bu yuzden dini nakil degil okullu (ilahiyat fakulteleri....)
    Karakter/psikoloji geleneksel yontem degil okullu(ilgili fak)
    Sosyolojik caresizlikten cikis careleri sloganci degil okullu.....

    Okullu jenerasyon:Bilgiye dayali sorgulayici nesildir.
    Dikkat edin BILGIYE DAYALI sloganci degil......

    Haydi cumhuriyetin okullarina.
    Bilim sahibi olup bilimsel dusunmeye.

    Hayatta en hakiki mursid ILIM dir.
    Konu mopsy tarafından (07-11-2009 Saat 10:35 AM ) değiştirilmiştir.

  4. #24
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Alıntı mopsy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hayir Sn.Nefise cahil Kuryes dini nakil diniydi,Kitap yoktu.Kitap geldi ehli Kitap oldu.


    Nakletmemistir.Vahy etmistir.
    Nakil=Vahiy degildir.
    Vahy ettigide KUR'AN'dir.Yani DIN dir
    .
    Nakil BITTI.Yani Din nakil degil okunan mis.(Kur’an okunan demektir.)
    17.105. Biz onu hak ile indirdik ve o hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
    17.106 Onu, okunacak şeyleri toplayan bir kitap/ bir Kur'an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye kısımlara ayırıp ağır ağır indirdik.

    Neymis Resulun TEBLIGI:KUR'AN in okunmasi!
    Neyin:Kur'an'in!
    ...bir Kur'an olarak, insanlara dura dura okuyasın....

    Hayir din Kur’an/okunan degil,atalarimizin rivayetleri/Nakilleridir.
    Diyerek ayetleri okumalarina/okuyanlara inanmiyana gelince
    17.107. De ki: "İster inanın ona, ister inanmayın. O, kendilerine daha önce ilim verilmiş olanlara okunduğunda, onlar, çeneleri üstü secdelere kapanıyorlar."

    Sen Kur'an'a degil Tasavvufcu kitaplarina secdeye/tabii olmaya devam et!



    Merhaba!

    Evetttt!
    Iste takiyeyi birakip gercek yuzlerinizi afise edin boyle.
    Milletin bu kavramlari gercek sanacak kadar enayi mi saniyorsunuz?
    Sn.Nefiseyi yolluyorsunuz.daha once de Fususel hikemde yazdi.
    Kur'an'in cevaplari atmasyonu ne hale getirdi.
    Simdi burda aklinca deforme edilmis masallari sunacak.
    Arkasindaki dagi siz boyle kusun ki millet vecizelerin arkasini gorsun.

    Nakil dininin Kur'an'in onunde nasil dagildigini
    FUSUSEL HIKEM de binlerce kez okundu okuyor/okumaya devam edecek.

    Simdi konuya donelim


    Mopsy ; senin beyninin bulanıklığına bir iksir dökelim ki belki sular durulurda oradan çıkanlara itibar ederiz.Yoksa Kur'anı Kerimden kendi kafana göre anlayıp uydurduğun ve bu Kur'an dediğin şeye aklı selimlerin Kur'an demesi mümkün değil, ancak kusura bakma " zırva" deriz.

    Bütün ilaçlar meydanda; ama içen yok, yani Ehl-i sünnet âlimlerinin çok kıymetli kitapları maalesef raflarda duruyor, okunmuyor. Hâlbuki ilaç, rafta durmakla faydalı olmaz. Din düşmanları ilmsiz insanların kendi anlayışına göre Kur'andan din öğrenmeye teşvik edip sapıtmalarını sağlamak için türlü hilelere başvuruyor.Ne dinimizi öğreniyoruz, ne de yaptığımızın doğru veya yanlış olduğunu biliyoruz. Her gün, az da olsa okumaya çalışmalı. Ahirette bunun hesabını zor vereceğiz. İslamiyet bize kadar terle, canla malla geldi, yani kolay gelmedi. Tarihe bakarsak, Müslümanların neler çektiğini görürüz. Eshab-ı kiramın hiçbiri yatağında ölmedi. Allahü teâlânın dinini Onun kullarına ulaştırmak için, onların dünya ve ahiret saadetlerine kavuşmaları için, evlerini, yurtlarını terk edip, her yere dağıldılar, gittikleri yerlerde şehid oldular.

    Bu yüzden, Müslüman olarak üzerimizde mesuliyet var, bundan da hiç kimse kurtulamaz. Hem dinimizi öğreneceğiz ve yaşamaya çalışacağız, hem de bir kişinin daha yanmaktan kurtulması için diğer insanlara bu nimeti ulaştırmaya çalışacağız. Yoksa ahirette, bu insanlar bizden hak talep ederler, çok sıkıntı çekeriz.

    Eğer bir yerde dinimize doğru olarak hizmet ediliyorsa, her müminin, gücü nispetinde buna iştirak etmesi farzdır:


    1- Bedenen iştirak eder, yani kim ne yapıyorsa aynısını yapar.

    2- Bunu yapamayan da, gücü nisbetinde, az da olsa, malla, parayla yardım eder, destek olur.

    3- Bu da yoksa en azından, (Ya Rabbi, bir şey yapamıyorum; ama yapamadığım için içim yanıyor, yapanlara yardım et) diye dua eder.

    İyilik yapalım! Bunun mükâfatı iyilik bulmaktır. Ne kadar? Yaptığımız kadar. Herkes gücünün yettiği kadarının hesabını verecek. Yani gücümüzden fazlasını yapmayacağız, zaten böyle bir talep de yok. Böyle olmakla beraber, ahir zamanda yapılan ufak bir hareket, belki bin sene önceden yapılan iyilikten daha çok sevabdır; çünkü bu, dinin bozulduğu zamana rastlıyor. Yani herkes din hakkında konuşuyor, kendi anladığını din diye anlatıyor. Yeni manalar vermeye, yeni yorumlar getirmeye, yeni bir şeyler çıkarmaya uğraşanlar, bid’at karıştırırlar, dine zarar verirler. Allahü teâlâ, Ehl-i sünnet âlimlerinden razı olsun, asırlardan beri geldiği şekliyle bu dini korudular ve kolladılar.

    Ehl-i sünnet yolunun iki esası vardır:

    Birincisi, olduğu gibi muhafaza etmek, ondan hiçbir şey çıkarmamak,

    İkincisi, ona bir şey ilave etmemek yani sünnete uymak, bid’ate karşı çıkmak. Sünnete uymak burada, İslam’a uymak demektir. Ehl-i sünnet âlimleri, Peygamber efendimizden gelene hiçbir şey ilave etmemişler, bir şey de çıkarmamışlardır.
    Konu bziya tarafından (07-11-2009 Saat 10:20 PM ) değiştirilmiştir.

  5. #25
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    Mopsy ; senin beyninin bulanıklığına bir iksir dökelim ki belki sular durulurda oradan çıkanlara itibar ederiz.
    Sn.bziya hatirlarsaniz yine makaralari koyverdiginiz bir zamanda
    Agziniza aci maras biberi surerim demistim.
    Bir muddet rahat ettik.Yine basladiniz.
    Bu sefer CIFTE KAVRULMUS biber surerim bilmis olun!

    bu Kur'an dediğin şeye aklı selimlerin Kur'an demesi mümkün değil, ancak kusura bakma " zırva" deriz.
    Ne dediginin farkinda misin?
    Isra suresi 3 baglam kapatan ardarda Allah cc sozu.
    Nitelemen ise ZIRVA!....

    Siz bugun ipin ucunu iyice kacirdiniz.
    Benide sebeb oldugumdan gunaha soktun.

    Baska bir gun bir baslik acacagim NAKIL DINI hakkinda.
    Bildiklerin varsa yazar,yine ayetlerle cekisir durursun.

    Baslik sahibinden ozur dilerim.
    Konuyu dagittigimiz icin.

  6. #26
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Alıntı mopsy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Merhaba!



    Sn.bziya hatirlarsaniz yine makaralari koyverdiginiz bir zamanda
    Agziniza aci maras biberi surerim demistim.
    Bir muddet rahat ettik.Yine basladiniz.
    Bu sefer CIFTE KAVRULMUS biber surerim bilmis olun!


    Ne dediginin farkinda misin?
    Isra suresi 3 baglam kapatan ardarda Allah cc sozu.
    Nitelemen ise ZIRVA!....

    Siz bugun ipin ucunu iyice kacirdiniz.
    Benide sebeb oldugumdan gunaha soktun.

    Baska bir gun bir baslik acacagim NAKIL DINI hakkinda.
    Bildiklerin varsa yazar,yine ayetlerle cekisir durursun.

    Baslik sahibinden ozur dilerim.
    Konuyu dagittigimiz icin.
    Mopsy hani dedim sende biraz ilerleme vardır ama yine konu başlığına mukabil olan bir numune olduğunu gösterdin.Fakat seninki katmerli bir durum.Okumadığın halde tıptan bahsetmeye devam ediyorsun.Yani ilmde yok , amelde yok.http://www.supermeydan.net/forum/for...read51045.html buradaki ilmlere sahip olmadığın halde Kur'an ve dinden bahsediyorsun.

    Fakat gel görki şerbetli din cahili Mopsy ; buna rağmen müctehidlik taslıyorsun.

  7. #27
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    KIZ KULESİNE KARŞI
    Mesaj
    1.413
    Rep Gücü
    34628
    Buna benzer bir konu vardı, yorum yapmıştım.
    Yineliyorum ki okumak adamlığa karinedir.

  8. #28
    yeni üye irafshi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Nerden
    Amerika /
    Mesaj
    64
    Rep Gücü
    245
    Alıntı bziya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Mopsy ; senin beyninin bulanıklığına bir iksir dökelim ki belki sular durulurda oradan çıkanlara itibar ederiz.Yoksa Kur'anı Kerimden kendi kafana göre anlayıp uydurduğun ve bu Kur'an dediğin şeye aklı selimlerin Kur'an demesi mümkün değil, ancak kusura bakma " zırva" deriz.

    Bütün ilaçlar meydanda; ama içen yok, yani Ehl-i sünnet âlimlerinin çok kıymetli kitapları maalesef raflarda duruyor, okunmuyor. Hâlbuki ilaç, rafta durmakla faydalı olmaz. Din düşmanları ilmsiz insanların kendi anlayışına göre Kur'andan din öğrenmeye teşvik edip sapıtmalarını sağlamak için türlü hilelere başvuruyor.Ne dinimizi öğreniyoruz, ne de yaptığımızın doğru veya yanlış olduğunu biliyoruz. Her gün, az da olsa okumaya çalışmalı. Ahirette bunun hesabını zor vereceğiz. İslamiyet bize kadar terle, canla malla geldi, yani kolay gelmedi. Tarihe bakarsak, Müslümanların neler çektiğini görürüz. Eshab-ı kiramın hiçbiri yatağında ölmedi. Allahü teâlânın dinini Onun kullarına ulaştırmak için, onların dünya ve ahiret saadetlerine kavuşmaları için, evlerini, yurtlarını terk edip, her yere dağıldılar, gittikleri yerlerde şehid oldular.

    Bu yüzden, Müslüman olarak üzerimizde mesuliyet var, bundan da hiç kimse kurtulamaz. Hem dinimizi öğreneceğiz ve yaşamaya çalışacağız, hem de bir kişinin daha yanmaktan kurtulması için diğer insanlara bu nimeti ulaştırmaya çalışacağız. Yoksa ahirette, bu insanlar bizden hak talep ederler, çok sıkıntı çekeriz.

    Eğer bir yerde dinimize doğru olarak hizmet ediliyorsa, her müminin, gücü nispetinde buna iştirak etmesi farzdır:


    1- Bedenen iştirak eder, yani kim ne yapıyorsa aynısını yapar.

    2- Bunu yapamayan da, gücü nisbetinde, az da olsa, malla, parayla yardım eder, destek olur.

    3- Bu da yoksa en azından, (Ya Rabbi, bir şey yapamıyorum; ama yapamadığım için içim yanıyor, yapanlara yardım et) diye dua eder.

    İyilik yapalım! Bunun mükâfatı iyilik bulmaktır. Ne kadar? Yaptığımız kadar. Herkes gücünün yettiği kadarının hesabını verecek. Yani gücümüzden fazlasını yapmayacağız, zaten böyle bir talep de yok. Böyle olmakla beraber, ahir zamanda yapılan ufak bir hareket, belki bin sene önceden yapılan iyilikten daha çok sevabdır; çünkü bu, dinin bozulduğu zamana rastlıyor. Yani herkes din hakkında konuşuyor, kendi anladığını din diye anlatıyor. Yeni manalar vermeye, yeni yorumlar getirmeye, yeni bir şeyler çıkarmaya uğraşanlar, bid’at karıştırırlar, dine zarar verirler. Allahü teâlâ, Ehl-i sünnet âlimlerinden razı olsun, asırlardan beri geldiği şekliyle bu dini korudular ve kolladılar.

    Ehl-i sünnet yolunun iki esası vardır:

    Birincisi, olduğu gibi muhafaza etmek, ondan hiçbir şey çıkarmamak,

    İkincisi, ona bir şey ilave etmemek yani sünnete uymak, bid’ate karşı çıkmak. Sünnete uymak burada, İslam’a uymak demektir. Ehl-i sünnet âlimleri, Peygamber efendimizden gelene hiçbir şey ilave etmemişler, bir şey de çıkarmamışlardır.
    Aklına göre Kur'an yorumlayan Kur'an yobazları bu yazıdan hayatlarının dersini almalılar.Teşekkürler efendim.

  9. #29
    bursali68
    Misafir..
    KÜTÜB-Ü SİTTE

    1561 - İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Hz. Ömer (radıyallahu anh)'i hutbe verirken dinledim. Şöyle demişti:

    "Allah Teâla hazretleri Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm)'i hak (din ile) gönderdi ve O'na Kitab'ı indirdi. Bu indirilenler arasında recm âyeti de vardı! Biz bu âyeti okuduk ve ezberledik. Ayrıca, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) zinâ yapana recm cezasını tatbik etti, ondan sonra da biz tatbik ettik. Ben şu endişeyi taşıyorum: Aradan uzun zaman geçince, bazıları çıkıp: "Biz Kitabullah'da recm cezasını görmüyoruz (deyip inkâra sapabilecek ve) Allah'ın kitabında indirdiği bir farzı terkederek dalâlete düşebilecektir. Bilesiniz, recm, kadın ve erkekten muhsan olanların zinâları, -delil veya hamilelik veya itiraf yoluyla- süb–t bulduğu takdirde, onlara tatbik edilmesi gereken Kitabullah'da mevcut bir haktır. Allah'a kasemle söylüyorum, eğer insanlar: "Ömer Allah Teâla' nın kitabına ilâvede bulundu" demeyecek olsalar, recm âyetini (Kitabullah'a) yazardım."

    Buhârî, Hudud 31, 30, Mezâlim 19, Menâkibu'l-Ensar 46, Megâzi 21, İ'tisâm 16; Müslim, Hudud 15, (1691); Muvatta, Hudud 8, 10, (, 823, 824); Tirmizî, Hudud 7, (1431); Ebu Dâvud, Hudud 23, (4418).
    .................................................. ......................................

    1562 - İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Allahu Teâlâ Kur'ân-ı Kerim'inde: "Kadınlarınızdan fuhşu irtikâb edenlere karşı içinizden dört şahid getirin. Eğer şehâdet ederlerse onları ölüm alıp götürünceye, yahud Allah onlara bir yol açıncaya kadar. kendilerini evlerde alıkoyun (insanlarla ihtilattan menedin)" buyurdu. (Nisa 15).

    Cenab-ı Hakk, bu âyette (zinâ meselesinde) önce kadını zikrettikten sonra, erkeği kadınla birlikte ele alarak şöyle demiştir: "Sizler-den fuhşu irtikab edenlerin her ikisini de (kınayarak) eziyete koşun. Eğer tevbe edip (nefislerini) ıslah ederlerse artık onlara (eziyetten) vazgeçin. çünkü Allah tevbeleri çok kabul eden, en çok esirgeyendir" (Nisa 16). Cenab-ı Hakk bu âyeti, celde âyetiyle neshederek şöyle buyurdu: "Zinâ eden kadınla zinâ eden erkekten her birine yüzer deynek vurun. Eğer Allah'a ve âhiret gününe inanıyorsanız bunlara, Allah'ın dinini tatbik hususunda, acıyacağınız tutmasın. Mü'minlerden bir zümre de bunların azabına (bu cezalarına) şahid olsun" (Nur 2). Sonra Nur sûresinde recm âyeti nâzil oldu. Önceki (celdeyi emreden) vahiy bekâr (zâni) içindi. Sonra recm âyeti tilâvetten kaldırıldı, ancak hükmü bâki kaldı."

    Ebu Dâvud, Hudud 23, (4413).

    Bu rivayetin "...yüzer deynek vurun"ibaresine kadar olan kısım Ebu Dâvud'a aittir, mütebakisini Rezîn ilâve etmiştir.
    .................................................. .................................................. ..................
    1567 - İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) hazretlerinden rivayete göre: Câriyelerinden birine hadd tatbik etmiş, bu maksadla ayaklarına ve bacaklarına vurmaya başlamıştı. Bunu gören Sâlim (rahimehullah) kendisine:

    "- (Sen niye böyle yapıyorsun?) Cenab-ı Hakk'ın "Bunlara Allah'ın dinini tatbik hususunda acıyacağınız tutmasın..:" (Nur 2) sözü nerede kaldı?" der. Abdullah İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) de:

    "- Beni ona şefkatli davranıyor mu buldun? Her halde Cenab-ı Hakk onu öldürmemi emretmedi" cevabını verir.

    Rezîn ilavesidir.
    .................................................. .................................................. ....................
    1568 - Vâil İbnu Hucr İbni Rebîa (radıyallahu anh) anlatıyor; "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın sağlığında, namaz kılmak maksadıyla bir kadın evinden çıkmıştı. Yolda ona bir erkek rastladı. Kadına çullanıp ihtiyacını giderdi. Kadın bağırdı, adam ise sıvıştı gitti.

    (Çığlığı üzerine) kadına bir erkek uğramıştı. Ona başından geçeni anlatıp, bir adam bana böyle böyle yaptı dedi. Sonra, bir grup muhacire rastladı, başından geçeni onlara da anlatıp: "Bir adam bana böyle yaptı!" dedi. Hep beraber yürüyüp, kadının kendisine tecavüz ettiği kimseyi yakalayıp kadına getirdiler. Kadın:

    "- Evet bu odur?" dedi. Sonra adamı Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in yanına götürdüler. Resûlullah adamın recmedilmesini emrettiği sırada, kadına tecavüz etmiş olan kimse kalkıp:

    "- Ey Allah'ın Resûlü, suçlu benim!" diye itirafta bulundu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) kadına:

    " Git. Allah günahlarını affetti" dedi. Zan altında kalmış olan kimseye de güzel sözler söyleyip (gönlünü aldı). Mütecavizin recmedilmesini emretti ve recmedildi.

    Sonra Resûlullah şunu söyledi:

    " Bu adam öyle bir tevbe ile tevbe etti ki, böyle bir tevbeyi Medine ahalisi yapsaydı kabul edilirdi."

    Tirmizî, şu ziyadede bulunmuştur: "Vâil (radıyallahu anh) Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in kadına mehir takdir edip etmediğini zikretmedi."

    Tirmizî, Hudud 22, (1452); Ebû Dâvud, Hudud 7, (4379).
    .................................................. .................................................. ..........
    1569 - İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Hz. Ömer'e, zinâ yapmış olan deli bir kadın getirildi. (Recm edilip edilemeyeceği hususunda) halkla istişare ederek recmedilmesine hükmetti. Kadına Hz. Ali (radıyallahu anh) uğradı. (Hazırlığı görünce):

    "- Bunun hâli nedir?" diye sordu. Kendisine: "Falanca kabileden deli bir kadındır, zinâ yapmıştır. Hz. Ömer (radıyallahu anh), recmedilmesine hükmetmiştir" dediler. Hz. Ali (radıyallahu anh):

    "- Kadını geri götürün!" dedi, sonra Hz. Ömer'e uğrayıp:

    "- Ey mü'minlerin emîri! Bilirsin ki, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) :

    "Kalem üç kişiden kaldırılmıştır (artık onlar yaptıklarından sorum1u değildirler): Büluğa erinceye kadar çocuktan, uyanıncaya kadar uyuyandan, şifa buluncaya kadar bunamıştan." Bu bîçare kadın falanca kabilenin bunağıdır. Ona tecavüz eden, muhakkak ki aklî noksanlığı sırasında tecevüz etmiştir" dedi."

    Ebu Davud Hudud 16. (4399.4400. 4401. 4402).
    .................................................. .................................................. .................
    1573 - Hz. İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle emretti: "Kim, nikâhı haram olan bir akrabasına cinsî temasta bulunursa -veya şöyle demişti; kim haram yakını ile evlenirse- onu öldürün."

    .................................................. .................................................. ................
    1577 - Hz. Büreyde (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissâlatu vesselâm)'a, Mâiz İbnu Mâlik el-Eslemî (radıyallâhu anh) gelerek:

    "- Ey Allah'ın Resûlü, ben nefsime zulmettim, zinâ fazihasını işledim, beni temizlemeni istiyorum" dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) onu reddetti (geri çevirip meselenin üzerine gitmedi). Ancak Mâiz ertesi gün tekrar geldi. Yine:

    "- Ey Allah'ın Resûlü, ben zinâ fazihasını irtikab ettim!" diye ikinci sefer itirafta bulundu. Adamı ikinci sefer geri çeviren Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) adamın kavmine birisini yollayarak:

    "Onun aklında bir noksanlık biliyor musunuz, normal bulmadığınız bir davranışına rastladınız mı?"diye tahkik ettirdi. Ancak hep beraber:

    "Biz onu gördüğümüz kadarıyla, aramızdaki sâlih kişilere denk akıl (ve feraset) sahibi biliyoruz" dediler. Mâiz üçüncü sefer müracaatta bulundu. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) onlara yine birini göndererek adam hakkında sordurdu. Yine ne kendinde, ne aklında bir kusur olmadığını söylediler.

    Adam dördüncü sefer müracaat edince, ona bir çukur kazdırdı. Taşlanmasını emretti ve taşlandı.

    Râvi der ki: Gâmidiye adında bir kadın da gelerek:

    "Ey Allah'ın Resûlü, beni niye reddediyorsun. Görüyorum ki, beni de Mâiz gibi geri çevirmek istiyorsun. Allah'a kasem olsun ben hamileyim de!" dedi. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm):

    "Öyle ise hayır. Sen git ve çocuğu doğurunca gel" dedi. Kadın gitti çocuğu doğurunca, bir beze sarılmış olarak çocukla geldi.

    "İşte çocuk, doğurdum!" dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):

    "Git, sütten kesinceye kadar emdir, sonra gel!" buyurdu. Kadın gitti, o çocuğu sütten kesince çocukla birlikte geldi. Çocuğun elinde bir ekmek parçası vardı.

    "Ey Allah'ın Resûlü, işte çocuk, sütten kestim, yemek de yedi" dedi.

    Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) çocuğu alıp, Müslümanlardan birine teslim etti. Sonra bir çukur kazılmasını emir buyurdu. Göğsüne kadar derinlikte bir çukur kazıldı. Bundan sonra halka taşlamalarını emretti. Herkes taşladı. Hâlid İbnu Velid (radıyallâhu anh) elinde bir taş ilerledi, başına attı. Kan yüzüne fışkırmıştı, kadına küfretti. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Hâlid'in kadına küfrettiğini işitince:

    "Ey Hâlid ağır ol!" dedi ve ilâve etti:

    "Nefsimi kudret elinde tutan Zât-ı Zülcelâl'e kasem olsun, bu kadın öyle bir tevbe yaptı ki, şâyet alış-verişte sahtekârlık yapanlar aynı tevbe ile tevbe yapsalardı, onların bile mağfiretine yeterdi !"

    Sonra Resûlullah (tekfın) emretti. Kadının üzerine namaz kıldırdı ve defnedildi."

    Müslim, Hudud 22, (1695); Ebü Dâvud, Hudud 24, 25, (4434, 4441).

    .................................................. .................................................. ...............
    1578 - Hz. Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) zinâ yapmış olan bir kimse için celde ile hadd tatbik edilmesini emretti. Sonra, onun muhsan olduğu bildirildi. Bu sefer recmedilmesini emretti ve recmedildi."

    Ebü Dâvud, Hudud 24, (4438, 4439).

    .................................................. .................................................. ................
    LİVATA (Homoseksualite) VE HAYVANA TEMASININ HADDİ

    1586 - İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: "Kimin Lüt kavminin sapık işini yaptığını görürseniz, fâili de mef'ülü de öldürün."

    Tirmizî, Hudud 24, (1456); Ebü Dâvud, Hudud 29, (4462, 4463).

    Tirmizî, Ebü Hüreyre'nin de böyle bir rivâyette bulunduğunu belirtir. Ebü Dâvud'da İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ)'tarı yapılan bir rivâyette: "Livata yaparken yakalanan bekâr (yani muhsan olmayan kişi) de recmedilir" denmiştir.

    .................................................. .................................................. .....................
    1587 - Yine İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ)'ın rivâyetine göre, Hz. Ali, livata yapan çifti yaktırmıştır. Hz. Ebü Bekir (radıyallâhu anh) üzerlerine bir duvarı yıktırmıştır."

    Rezîn ilavesidir.

    .................................................. .................................................. ........................
    1592 - Yine İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Kim bir hayvana temas ederse onu öldürün, hayvanı da beraber öldürün"buyurdu.

    İbnu Abbâs'a: "Hayvanın günahı ne (o niçin öldürülsün?)" diye soruldu. Şu cevabı verdi: "(Bu hususta Resûlullah'tan bir şey işitmedim). Tahminimce eti yenmesin veya ondan istifade edilmesin diyedir. Zîra ona, bu muamele yapılmıştır."

    Ebû Dâvud, Hudud 30, (4464); Tirmizî, Hudud 23, (1454).

    Ebü Dâvud ve Tirmizî'de şu rivâyet de gelmiştir: "Hayvana temas edene bir hadd takdir edilmemiştir."
    .................................................. .................................................. ......................

    Kütüb-ü Sitte'den alıntıdır.Ve de bu alıntıdakiler çok hem de çok az sayıda verdiğim örnekler.O kadar çok ki.Kur'an'da Recm var mı yok mu?Var ise ayetler nerede?Yok ise bunlar nedir düzmece mi?Düzmece değil ise Kur'an ayetleri haricinde Hz.Peygamber uygulamamı yapmıştır.Ne yapalım inanalım mı olmayan bir şeye???

    Sağlıcakla kalınız.

  10. #30
    yeni üye modern - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesaj
    73
    Rep Gücü
    322
    Alıntı bziya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Tahsilin cehaleti de almadığını eşşekliğinde baki kaldığının örneklerini çok görmekteyiz.Özellikle ilahiyatçı geçinen mezhepsiz, dinde reformcu bazı sapıklarda.

    Demekki bunları baz aldığımızda ne tahsil cehaleti alıyor nede eşşeklikleri eşşeklik olmaktan çıkıyor.
    Etraf tahsilli eşeklerle doluyken şimdi şunu sormak lazım;okumuş eşeğe mi daha kolay laf anlatırsınız yoksa okumamış eşeğe mi?

Benzer Konular

  1. Cennetül Baki mezarlığı
    YukseLL Tarafından Dini Videolar Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 03-07-2013, 11:15 AM
  2. Ya Dünya Baki Olsaydı
    RABİA Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 26-05-2009, 02:53 PM
  3. Ömrünü Baki Şeylere Sarfet ki Baki Kalasın
    LENİN Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 01-04-2009, 06:08 PM
  4. basini örtenin yüksek tahsil yapmasi dogru degildir
    forumdayim Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 11
    Son mesaj: 04-12-2008, 11:19 PM
  5. Aşıklık ve Eşeklik
    RABİA Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 20
    Son mesaj: 15-08-2008, 01:53 PM
Yukarı Çık