KANUN FUHŞU:

Miladi 64 den 314’e kadar geçen 250 yıl, İseviler hesabına, zalimlerden birinin gidip öbürünün geldiği ve zaman zaman sahnelerin (Neron) unkilere yaklaştığı korkunç bir imtihan çığırı oldu. Bu defa, fiili zulümde en vahşi hayvanları geçen insanlar, hareketlerini kanunlaştırmaya, kanuni alçaklığa düşmek gibi yalnız bir nevi insana mahsus bir felakete vücut vermeye başladılar. (Neron) un (İnstitutum Neronianun) isimli kanunu, İseviliğe, öbür dinlere tanınan hakları redderken, bir müddet sonraki kanunlar ve bunların tatbik şekilleri hiçbir mahluka reva görülmemiş bir cinayet belirtti. Yeni imanı, kanunla ‘meş’um ve mecnun’ ilan ettiler. İkinci asır nihayetine kadar kendi putlarını ve kahramanlarını korumak gibi bir tasaları yokken, Üçüncü asırda, putlaştırdıkları eski (Ogüst) ve Roma putlarına İsevileri zorla sadakate sürüklemeye kalktılar ve bu yolda vicdanlara hükmedici kanunlar çıkartmaktan çekinmediler. Kanunu ve hâkimi o türlü fuhşa zorladılar ki, eskiden beri mevcut, halk arasında kargaşalık çıkaranları ölüme kadar götüren ( Coercitio ) kanunun, kargaşalıkla ilgisiz İsevilere karşı kullandılar. İlk asırların bu huyu, Yirminci Asırda kendisine hala bazı tecelli mekânları bulmakta değil midir?

O günlerin:

‘– İseviliğe izin yoktur!’

Şeklindeki kanun formüliyle, bazı devirlerin:

‘– Allah ve ahlaktan bahsetmek yasaktır!’

Fermanı arasında ne far vardır?

Şu fark vardır ki, bu ruh ve fikir vahşetini, Romalı, hidayete girmemişken gösterir; öbürleri ise hidayetten çıktıktan sonra…



Üstad Necip Fazıl’ın ‘Tarih Boyunca Büyük mazlumlar’ kitabından


kaynak