3. Sayfa, Toplam 10 BirinciBirinci 12345 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 21 ile 30 Toplam: 95

İnsan Maymundan mı Türedi ?

Tartışma Salonları (polemik) Kategorisi Serbest Kürsü Forumunda İnsan Maymundan mı Türedi ? Konusununun içerigi kısaca ->> SOSYALİST ´isimli üyeden Alıntı Yine aynı yanılgı içindesiniz ve konunun dışındasınız. Sorduğum soru ise belli, siz hâlâ yaratılıştan, ayının balinaya ...

  1. #21
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye Mustad'af - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesaj
    920
    Blog Mesajları
    6
    Rep Gücü
    8265
    Alıntı SOSYALİST´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yine aynı yanılgı içindesiniz ve konunun dışındasınız.

    Sorduğum soru ise belli, siz hâlâ yaratılıştan, ayının balinaya dönüşümünden söz ediyosunuz.
    Yaratılış olayı sizin düşünceniz, benim vurgu yaptığım soru gayet net.

    İsterseniz bu kez de şöyle sorayım:

    Ayının balinaya dönüştüğünü kim, nerede, nasıl söylemiş ?

    *
    Küba'ya sonra bakarız...
    İşine gelmeyince salvo,
    Ha maymundan insan,ha böcekten kaplumbağa ne farkeder,
    Hiçbir delili yoktur,isbatı da, Hayali resimlerle aklıl zoru çıkarsamalarla olmayacak şeyi ispat davası başka birşey yok.

    Ayının balinaya dönüşmesini darvin üstadınız söylüyor,
    Kübaya da (sanırım mopsy kardeşin bir cevabı vardı,kapitalizmle hemhal olduklarını yazmıştı,)oradan başlayaraka cevap verebilirsiniz.
    Kollarımda tutuk demir halkalar!

  2. #22
    - Çevrimdışı
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085
    Darwin 1859 yılında Türlerin Kökeni'ni yayınladığında, canlılığın olağanüstü çeşitliliğini açıklayan bir teori ortaya attığını düşünüyordu. Bir canlı türü içinde doğal çeşitlenmeler (varyasyonlar) olduğunu gözlemlemişti. Örneğin İngiltere'deki hayvan pazarlarını gezerken, ineklerin çok farklı cinsleri bulunduğunu, havyan yetiştiricilerinin de bunları seçici bir biçimde çifleştirerek yeni cinsler türettiklerini izlemişti. Bundan yola çıkarak da, "canlılar doğal olarak kendi içlerinde çeşitlenebiliyorlar, demek ki uzun zaman dilimleri içinde bütün canlılık tek bir ortak atadan gelmiş olabilir" şeklinde bir mantık yürütmüştü.

    Oysa Darwin'in "türlerin kökeni" hakkında ortaya attığı bu varsayım, gerçekte türlerin kökenini hiçbir şekilde açıklamıyordu. Genetik biliminin gelişmesiyle birlikte, bir canlı türü içindeki çeşitlenmenin hiçbir zaman yeni bir tür oluşumuna yol açmayacağı anlaşıldı. Darwin'in "evrim" sandığı olgu, gerçekte "varyasyon"du.

    Varyasyon, genetik biliminde kullanılan bir terimdir ve "çeşitlenme" demektir. Bu genetik olay, bir canlı türünün içindeki bireylerin ya da grupların, birbirlerinden farklı özelliklere sahip olmasına neden olur. Örneğin yeryüzündeki insanların hepsi temelde aynı genetik bilgiye sahiptirler, ama bu genetik bilginin izin verdiği varyasyon potansiyeli sayesinde kimisi çekik gözlüdür, kimisi kızıl saçlıdır, kimisinin burnu uzun, kimisinin boyu kısadır.

    Varyasyon evrime delil oluşturmaz, çünkü varyasyon, zaten var olan genetik bilginin farklı eşleşmelerinin ortaya çıkmasından ibarettir ve genetik bilgiye yeni bir özellik kazandırmaz. Evrim teorisi için önemli olan ise, yepyeni bir türü tanımlayacak yepyeni bir bilginin nasıl ortaya çıkabileceği sorusudur.

    Dikkat edilirse, aslında "bilimsel amaç" diye ifade edilen şey, sadece maddenin var olduğu ve tüm doğanın da sadece maddi etkenlerle açıklanabileceği yönündeki bir dogmadır. Bu ise "bilimsel amaç" vs. değil, doğrudan materyalist felsefedir. Materyalist felsefe, "bilimsel amaç" gibi yüzeysel sözlerin ardına gizlenmiş ve bilim adamlarını gerçekte bilim dışı kabullere zorlamaktadır.

    Tüm bu satırlardan anlıyoruz ki evrim, gerçekte bilimsel araştırmaların sonucunda ortaya çıkan bir teori değildir. Aksine, bu teori materyalist felsefenin gereklerine göre önce masa başında üretilmiş ve sonra da bilimsel gerçeklere rağmen kabul ettirilmeye çalışılan bir tabuya dönüşmüştür. Yine evrimcilerin yazdıklarından anladığımız üzere, tüm bu çabanın bir de "amacı" vardır ve bu amaç, her ne pahasına olursa olsun canlıların yaratılmamış olduklarını savunmayı gerektirmektedir.




    Darwin, materyalistlerin iddia ettiği gibi, insanların maymundan türediğini veya bir hayvandan başka bir hayvan geleceğini söylememiştir. Darwin böyle bir şey söylese bile bu sözün ilmi bir kıymeti olmaz.

    İnsan ile hayvanlar arasındaki en büyük fark, insanın ruhudur. İnsanlarda ruh vardır. İnsanlık şerefi bu ruhtan gelmektedir. Bu ruh, ilk olarak Hazret-i Âdem’e verildi. İnsanlara mahsus olan bu ruh hayvanlarda yoktur. Maddecilerin bu ruhtan haberleri olmadığı için, insanı maymuna yakın sananları çıkıyor. İlk insanların şekli, yapısı, maymuna benzese de, insan insandır. Çünkü ruhu vardır. Maymun ise hayvandır, insana mahsus olan ruhtan ve bu ruhun sağladığı üstünlüklerden mahrumdur. İnsan ile hayvan, tamamen ayrıdır. Aralarında, hiçbir zaman bir geçit olamaz.

    Materyalistler, fen adamı rolüne girip, (İnsanların maymundan türediğini Darwin söyledi) diyorlar. Halbuki Darwin böyle bir şey söylemedi. Canlılar arasında hayat mücadelesini anlattı. (Türlerin Kökeni) ismindeki kitabında, canlıların çevreye uyduklarını, bunun için, ufak değişikliklere uğradıklarını yazdı. (Bir tür, başka türe döner) demedi. İngiliz İlim Birliğinin 1980’de Salford’daki toplantısında konuşan Prof. John Durant diyor ki:
    (Darwin’in insanın kökeni ile ilgili görüşleri, modern bir efsane olup çıktı. Bu efsane, ilmi ve sosyal gelişmemize zarardan başka bir şey vermedi. Evrim masalları, ilmi araştırmaları tahrip etti. Şimdi Darwin’in teorisi dikiş yerlerinden patlamış, geriye perişan ve bozuk bir düşünce yığını bırakmıştır.)

    Evrimcilere göre, Neandertalar, ilk insandır, önce dört ayak üzerinde yürümüş, daha sonra da bugünkü hâle gelmiştir. Bu kadar ilkel olan bir mahlûkun bugünkü mükemmelliğe ulaşması mümkün değildir. Bütün din kitapları, ilk insanın homo sapien [iki ayak üzerinde yürüyen ve düşünebilen bir mahlûk] olduğunu bildirmektedir. Dört ayakla yürüyen hayvanın bugünkü insana dönüşebileceğini hiç kimse iddia etmemiştir. Paleontoloji mütehassısları, bir canlının başka türe dönmediğini, canlılardaki değişmelerin, kendi türleri arasında olduğunu bildirirler.

    Bütün din kitapları, ilk insan olan Hazret-i Âdem’in, buğday ektiğini, ev yaptığını ve kendisine on forma kitap verildiğini bildirmektedir. Görüldüğü gibi ilk insanın, dünyanın oldukça tekamül ettiği bir zamanda yaratılmış olduğu, dört ayağı üzerinde yürüyen, mağaralarda yaşayan mahlûklarla hiçbir ilgisinin olmadığı apaçıktır. [Zaten bütün din kitapları, Hazret-i Âdem’in, Hazret-i Havva ile Cennette yaşadığını, sonra dünyaya indirildiklerini bildirmektedir. Cennetten gelenlerin başka ilkel mahlûklarla ne alakası olabilir?]

    Üçüncü zaman sonunda yaşayan “Antropoit” dedikleri maymun iskeleti bulununca, evrimciler tarafından, (İnsanın ceddi olan maymunun kemiği bulundu. İnsanın maymundan geldiği kesinleşti) gibi yalanlar yazılıp, hayali resimler yapıldı.

    1912’de İngiltere’de C. Dawson bir fosil bulduğunu söyledi. Sonradan (Piltdown adamı) denilen bu fosil, maymunla insan arasında bulunan fosiller içinde en güvenilir olarak meşhur oldu. Bu fosilin kafatası ve dişleri insanınkine, çene kemikleri ise maymunun çene kemiğine benziyordu. Böylece ilk insanın maymun insan arası bir mahlûk olduğu yazılıp çizildi. Din ile alay edildi. Bu fosilin şüpheli taraflarının bulunduğunu, bu bakımdan yeniden incelenmesini isteyen bilim adamlarına izin verilmedi. Ama son yıllarda bir Alman heyeti, bu fosili inceler, şüpheli yerler bulur. Neticede Dawson’un, hile yaparak, insan kafatasına maymunun çene kemiğini yerleştirdiği, çeneye de insan dişlerini koyduğu açığa çıktı.

    1922’de Pliosen devrine ait bir azı dişi bulundu. Hemen evrimciler, bunun ilkel bir insan olduğunu söylediler. Bir azı dişinden esinlenerek, (Nebraska adamı eşiyle beraber) diye hayali resimler çizdiler. Amerika ve İngiliz basınında günlerce makaleler yazıldı. Neticede bu dişin, bir domuza ait olduğu tespit edildi.

    Yarım kafatası, uyluk kemiği ile üç azı dişi ayrı ayrı yerlerde bulunmuş, bunların hepsi bir kafa kabul edilmiş ve adına Java adamı denilmiştir. Prof. Gish bu hususta diyor ki:
    (Java adamı denilen varlık bir maymundur. Maymun kafatası ile insan uyluğu birleştirilmiş, adına Java adamı denilmiştir.)

    Bu kemikleri bulan ve Java adamı adını veren Mr. Dubois, ölmeden önce, gerçeği itiraf etmiştir. (Java adamı dediğim kemikler, gerçekte bir gibbon maymunudur) demiştir.

    Madem böyle şu adam, bu adam yaşamış da, niye bir tane de, binlerce değildir? Bu husus da bunların uydurma olduğunun başka bir delilidir.

    Evrimciler ne kadar uğraşırsa uğraşsın güneş balçıkla sıvanmaz. Maymundan geldiğini söyleyenler olduğu gibi, ayıdan geldiklerini söyleyenleri de vardır. Bir İtalyan profesörü, insanın maymundan değil, ayıdan geldiğine dair üç delil ortaya atmıştır:

    1- Ayı, yavrusunu döverken insan gibi tokatlar, maymun ise ısırır.

    2- Ayı, dişisi ile, yavrularının görmediği bir yerde çiftleşir. Halbuki maymunda böyle bir şey yoktur. Yavrularının yanında da çiftleşir.

    3- Oyuncak dükkânına giden bebekler, ayı oyuncaklarını tercih ederler. Bu deliller insanların ayıdan geldiğini gösterir.

    Maymun teorisi gibi ayı teorisi de, ilim adına uydurulmuş bir rezalettir.

    İnançsız evrimcilere göre, bir organizma veya bunun temsilcisi olan hücreler, bir işi yapa yapa öğrenirler ve sonunda ona göre uyum sağlarlar. Mesela zürafanın boynu yüksek dallardan gıda temin etmeye çalışa çalışa uzamıştır. Parmaklarımız sert cisimlere vura vura koruyucu olan tırnağı geliştirmiştir. Türler ve hücreler arasında bir hayat savaşı vardır. Bu savaşta kuvvetli olan zayıfı tasfiye eder.

    Sadece hayatın başlama noktası, bütün bu iddiaların ne kadar geçersiz ve saçma olduğunu ortaya koymaktadır.

    Dünya kurulalı beri hiçbir sperma hücresi, dölleme görevini yaptıktan sonra tekrar geri dönmek ve ana hücrelerine yaptığı işler hakkında bilgi vermek imkânını bulamamıştır.

    Mademki, sperma ana hücresinin ve spermanın, kendisini ne gibi görevler beklediğini önceden bilmesine imkân yoktur. O zaman kendisine özel yapıyı veren ve bir sürü tedbirler aldıran nedir?

    Spermanın başına koruyucu zırhı yerleştiren, birtakım hücreleri yok edecek eritici silahları taşıtan hangi kuvvettir?

    Bilim dünyasının bile ancak 20. yüzyılın ikinci yarısında öğrenebildiği insan hücresinin kromozom sayısının 46 olduğunu sperma nereden biliyor?

    46’dan daha fazla kromozomlu bir insanın sakat olacağını, hatta öleceğini ve bu sebepten kromozom sayısını yarıya indirmesi gerektiğini nasıl öğrenmiştir? Yola çıkmadan önce görevinin başka bir hücreyle birleşmek olduğunu da bilmeden, üstelik bu işlemi 20. asırda değil, onbinlerce yıldan beri kusursuz olarak yerine getirmektedir.

    Bu bilgileri ne kendisini yapan ana hücreden, ne de dünyadaki antropologlardan veya jinekolog doktorlardan alması mümkün değildir. O halde bu tedbirler ve ince mühendislik hesapları hangi kuvvetin eseridir?

    Kromozomlarını indirgeyen sperma hücresi, taşıdığı yüzbinlerce genin kontrolünü hangi bilgisayarlarla yapmakta ve bunların yeterli olmadığını görerek yarıştan niçin çekilmektedir?

    Çocuğun cinsiyetini verecek kromozomlar X ve Y harfleriyle adlandırılır. Yumurtacıkta daima X kromozomu vardır. Sperma ise yarısı X, yarısı Y kromozomlarından oluşan bir kombinasyona sahiptir. Yumurtacık, X kromozomu taşıyan bir sperma tarafından döllenirse, döllenmiş hücrede XX kromozomları olur ve çocuk dişi olur. Y kromozomu taşıyan bir sperma döllerse, çocuk XY kromozomlu olur, yani erkek olur. Buradan da anlaşılabileceği gibi, cinsiyeti tayin edecek spermadır, yani babadır.

    Bu bilgilere göre, doğacak çocukların % 50’sinin erkek ve % 50’sinin kız olması gerekir. Hâlbuki gerçekte bu böyle olmamaktadır.

    Normal hayatta dış şartlara kadınlar erkeklere göre daha dayanıklıdır. Mesela düşük kilolu bebeklerin kuvözlerde erkek çocukların yaşama şansı, kız çocuklara oranla daha azdır.

    Aynı şekilde büyüklerde de, çeşitli sebeplerle erkekler kadınlardan daha çok ölmektedir. Harpler, trafik kazaları vs. ele alındığında, dünya üzerindeki erkek sayısının gittikçe azalan bir çizgi izlemesi gerekirdi.

    Bu şekilde, sonunda sadece kadınlardan ibaret bir dünya ortaya çıkardı. Hâlbuki herkes biliyor ki, dünyada kadın erkek sayısında belirli bir denge vardır ve bu denge değişmemektedir.

    Bütün bunlara rağmen, aklı başında olmak kaydıyla, her şeyin tesadüfen meydana geldiğini söyleyebilecek bir kişi çıkabilir mi?

    Prof. Dr. Cevat Babuna

  3. #23
    - Çevrimdışı
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062
    Alıntı Mustad'af´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    İşine gelmeyince salvo,
    Ha maymundan insan,ha böcekten kaplumbağa ne farkeder,
    Hiçbir delili yoktur,isbatı da, Hayali resimlerle aklıl zoru çıkarsamalarla olmayacak şeyi ispat davası başka birşey yok.

    Ayının balinaya dönüşmesini darvin üstadınız söylüyor,
    Kübaya da (sanırım mopsy kardeşin bir cevabı vardı,kapitalizmle hemhal olduklarını yazmıştı,)oradan başlayaraka cevap verebilirsiniz.
    Konu sizin işinize gelmemiş gibi görünüyor sayın Mustad'af.
    Kaçan sizsiniz çünkü..

    Benim sorduğu soru gayet net ve açık ama siz hala cevap vermediniz.
    Bir daha sormak istemiyorum.

    nefisetülilm Alıntı

    Darwin, insanların maymundan türediğini veya bir hayvandan başka bir hayvan geleceğini söylememiştir.
    Bu alıntıyı Mustad'af da okumalı..

    Yalnızca bu alıntı doğru.
    Gerisi işe yaramaz, yanlış ve saptırma bilgiler..
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  4. #24
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesaj
    844
    Rep Gücü
    2992
    Maymun maymundur. İnsanda insan. Her ikiside hep vardır. Hiç biride diğerinden türemezler . Selamlar.

  5. #25
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye Mustad'af - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesaj
    920
    Blog Mesajları
    6
    Rep Gücü
    8265
    Alıntı SOSYALİST´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Konu sizin işinize gelmemiş gibi görünüyor sayın Mustad'af.
    Kaçan sizsiniz çünkü..

    Benim sorduğu soru gayet net ve açık ama siz hala cevap vermediniz.
    Bir daha sormak istemiyorum.

    Bu alıntıyı Mustad'af da okumalı..

    Yalnızca bu alıntı doğru.
    Gerisi işe yaramaz, yanlış ve saptırma bilgiler..
    Bence sen şunu oku:


    "Bir ayı cinsinin doğal seleksiyon yoluyla giderek daha fazla suda yaşamaya uygun özellikler elde etmesinde, giderek daha büyük ağızlara sahip olmasında ve sonunda bu canlının dev bir balinaya dönüşmesinde hiçbir zorluk göremiyorum."

    Charles Darwin, The Origin of Species: A Facsimile of the First Edition, Harvard University Press, 1964, s. 184
    Kollarımda tutuk demir halkalar!

  6. #26
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Alıntı SOSYALİST´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Konu sizin işinize gelmemiş gibi görünüyor sayın Mustad'af.
    Kaçan sizsiniz çünkü..

    Benim sorduğu soru gayet net ve açık ama siz hala cevap vermediniz.
    Bir daha sormak istemiyorum.

    Bu alıntıyı Mustad'af da okumalı..

    Yalnızca bu alıntı doğru.
    Gerisi işe yaramaz, yanlış ve saptırma bilgiler..
    Bildiğiniz gibi bilgi kirliliği had safada , hemen hemen her konuda maalesef böyle , bunun sebebi ise yetkili olmayan ağızlardan yapılan açıklamalardır.Herkez kendini bişey zannederse olacağı bu işte.

    Doktor olmayan tıptan bahseder , hakim olmayan hukuktan dem vurur , öğretmen olmayan hocalık yapmaya kalkar , ehliyeti olmadan Kur'anı ve Hadisleri yorumlar.

    Halbuki her işin bir ehli vardır , ehil olmayanın zırvaları fıkra niyetine okunmalı...

  7. #27
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye Mustad'af - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesaj
    920
    Blog Mesajları
    6
    Rep Gücü
    8265
    Oku bakiyim neymiş:
    Ayıdan balina olabilirmiş.

    Biri karada yaşayan memeli,diğeri balık türü,
    İkisi de farklı tür.
    Demek ki senin yok dediğin şey varmış sosyalist!
    Konu Mustad'af tarafından (10-06-2009 Saat 03:23 PM ) değiştirilmiştir.
    Kollarımda tutuk demir halkalar!

  8. #28
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye Mustad'af - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesaj
    920
    Blog Mesajları
    6
    Rep Gücü
    8265
    Alıntı bziya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bildiğiniz gibi bilgi kirliliği had safada , hemen hemen her konuda maalesef böyle , bunun sebebi ise yetkili olmayan ağızlardan yapılan açıklamalardır.Herkez kendini bişey zannederse olacağı bu işte.

    Doktor olmayan tıptan bahseder , hakim olmayan hukuktan dem vurur , öğretmen olmayan hocalık yapmaya kalkar , ehliyeti olmadan Kur'anı ve Hadisleri yorumlar.

    Halbuki her işin bir ehli vardır , ehil olmayanın zırvaları fıkra niyetine okunmalı...
    Ukalalık yapma!
    Kendini ne zannediyorsun,
    Allame-i Cihan mı?
    Kur'ana ihanet vesikalarını dini kaynak diye forma sokuşturan sen değil misin?
    Kollarımda tutuk demir halkalar!

  9. #29
    - Çevrimdışı
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085
    Darwin, insanların maymundan türediğini veya bir hayvandan başka bir hayvan geleceğini söylememiştir.

    Yalnızca bu alıntı doğru.
    Gerisi işe yaramaz, yanlış ve saptırma bilgiler..
    Sn. Sosyalist;
    Konuyu siz açtınız ve biz de bilimsel bir cevap yazdık...
    Bakıyorum ki siz sadece işinize gelenleri alıyor, diğerlerini atıyorsunuz...
    Bilime değer veriyorsanız tamamını değerlendirmeniz gerekir.
    Yanlış ve saptırma olduğunu ispat edin de sözlerinizin bir dayanağı olsun bari...

  10. #30
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Alıntı Mustad'af´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ukalalık yapma!
    Kendini ne zannediyorsun,
    Allame-i Cihan mı?
    Kur'ana ihanet vesikalarını dini kaynak diye forma sokuşturan sen değil misin?
    Fıkralarına gülüyorum sadece ... üstüne alındığına göre kendini benden iyi bildiğin için bahsettiğim işleri bolca yapıyorsun.

    İftira etme , Kur'ana ihanet konusunu senden daha koyu yapan yoktur , bizzat kendi fıkraların ile bunu yapan sensin.Eshab-a dil uzatan sapıkları savunarak , mezhepsiz zındıkları savunarak , anlattığın fıkraların varya onlardan bahsediyorum.

    Eshaba diz uzatmak , Kur'ana dil uzatmaktır.Kur'ana ihanetin vesikası tek başına bu yaptığınızdır.Çünkü Kur'anı Kerimi o mübarekler toplamışlardır.

Benzer Konular

  1. Evrim Teorisi, İnsanların Maymundan Geldiğini Söylemez
    SOSYALİST Tarafından Biyoloji Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 27-11-2013, 11:12 AM
  2. Tüm Canlılar Ortak Bir Atadan Mı Türedi?
    merkür Tarafından Diger Dinler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 01-06-2013, 05:39 AM
  3. İnsan Doğmak ve İnsan Olmak
    SOSYALİST Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 20
    Son mesaj: 26-08-2009, 05:50 PM
  4. İnsan Beyni Nedir- İnsan Beyninin Çalışma Yapısı
    SAHARAY Tarafından Biyoloji Forum'u Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 26-11-2008, 01:30 AM
  5. İlk insan topraktan mı yaratılmış, maymundan mı gelmiştir?
    gülsu Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 10
    Son mesaj: 25-05-2008, 08:46 PM
Yukarı Çık