Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 Toplam: 5

Birisi Demiş Ki!

Tartışma Salonları (polemik) Kategorisinde ve Serbest Kürsü Forumunda Bulunan Birisi Demiş Ki! Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Birisi demiş ki: " Madem ki öğrendiğin müsbet bilimlere ters görüntüye giriyorsun,öyleyse bu konuda gelecek her türlü eleştiriye açık olacaksın" ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye Mustad'af - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesaj
    920
    Blog Mesajları
    6
    Rep Gücü
    8265

    Birisi Demiş Ki!

    Birisi demiş ki:
    "Madem ki öğrendiğin müsbet bilimlere ters görüntüye giriyorsun,öyleyse bu konuda gelecek her türlü eleştiriye açık olacaksın"
    Bunun avamcası "sen bu muameleyi hakediyorsun "demektir.
    "Öyleyse sen bu işlerden vazgeç,şöyle hizaya gel "demektir
    İşte bu birisinin söylediğini yıllardır başka birileri de söylüyorlar,
    Hatta içerden birileri aydınlık ayağına "katlanılmayı hakeden "görüntüyü inkara yelteniyorlar.
    Şimdi güçlü olmasından kaynaklanan bu "haklı"birisi böyle ferman buyuruyorsa,
    Yıllardır tören kıtası gibi "hizaya gel"mekle ömrü heba olanlar nereye gitsin?
    Arınacak bir yürek,
    Barınacak bir yürek varsa,hani?
    Kollarımda tutuk demir halkalar!

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye Mustad'af - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesaj
    920
    Blog Mesajları
    6
    Rep Gücü
    8265

    Cevap: Birisi Demiş Ki!

    Hadi birisi kimmiş bakalım;
    Mahkeme: Doktor Başörtülü Olduğu İçin Ağır Eleştiriye Katlanacak
    'Başörtülüysen Ağır Eleştirilere Katlanacaksın' Kararı Veren Hakime Tepki Yağıyor



    'Başörtülüysen Ağır Eleştirilere Katlanacaksın'

    Hakkında Yazılan Yalan Habere Karşı Dava Açan Radyoloji Uzmanı Keziban Arbağ'ın Tazminat Talebini Reddeden Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimi Abdullah Çoban, Ret Kararının Gerekçesinde Arbağ'ın Başörtüsü Takması Dolayısıyla Yapılan Ağır Eleştirilere Katlanmak Zorunda Olduğuna Hükmetti.

    Hakkında yazılan yalan habere karşı dava açan Radyoloji Uzmanı Keziban Arbağ'ın tazminat talebini reddeden Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimi Abdullah Çoban, ret kararının gerekçesinde Arbağ'ın başörtüsü takması dolayısıyla yapılan ağır eleştirilere katlanmak zorunda olduğuna hükmetti.

    Hakim Çoban'ın bu kararı sivil toplum kuruluşlarını ayağa kaldırdı. Çoban'ın tarafsız yargı ilkesine aykırı davrandığını ifade eden Konya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Başkanı Latif Selvi, bazı yargı mensuplarının hukuku toplumsal dayatmanın aracı haline getirdiğini belirtti. Kezban Arbağ'ın avukatı Hasip Şenalp ise davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyacaklarını açıkladı.

    Konya Numune Hastanesi'nde görevli Dr. Keziban Arbağ ve Dr. Ayşe Yüceaktaş, Hürriyet Gazetesi'nde 17 Aralık 2006 tarihinde yayınlanan "Testis diye çekmediler" başlıklı haberde bir gencin ultrasonunu çekmeyerek, mağduriyetine sebep olmakla suçlandı. Haber üzerine olayı araştıran Sağlık Bakanlığı müfettişleri Arbağ ve Yüceaktaş'ın bu olayda kusuru bulunmadığını tespit etti. Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, köşesinde gazete olarak hata yaptıklarını kabul ederek, suçlanan doktorlardan özür diledi.

    Hukuki yollardan hakkını arayan Arbağ, Hürriyet Gazetesi ve Uğur Dündar aleyhine 150 bin TL'lik maddi ve manevi tazminat davası açtı. Davaya bakan Hakim Abdullah Çoban, Arbağ'ın tazminat talebini reddetti. Kararın gerekçesinde, Uğur Dündar'ın toplumun haber almasını sağlamakla görevli olduğunu, olayda kamu yararı ve toplumsal ilgi oluştuğunu öne süren Hakim Çoban, hakkın kullanılmasının hukuka uygun olduğuna hükmetti. Hakim Çoban'ın gerekçede, "Davacı ise kamu görevi gören doktor olarak, okuduğu müspet ilmin ve akılcı bilimin aksine başına taktığı 'türban' altındaki zihniyeti nedeniyle eleştirilmesine, bu eleştiriler ağır da olsa katlanmak zorunda olduğundan, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir" demesi ise tepkilere yol açtı.

    Konya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Başkanı Latif Selvi, kararı, "Hukuk, kimi ellerde ideolojik bir dayatmanın hukuk kılığı giydirilerek, toplum üzerinde baskı oluşturmanın aracı haline gelmiştir" şeklinde yorumladı.

    Türkiye'de ciddi bir hukuk reformuna ihtiyaç olduğunu vurgulayan Selvi, "Hukuki kararlar verdiği iddiasında bulunanların değerlendirmelerinin ne kadar hukuki olduğunun sorgulanmasına ihtiyaç vardır. İnsanlar kendi özellerini, zihniyetlerini, takıntılarını hukuku kullanarak topluma benimsetmek için böyle bir yöntem kullanıyorlar." dedi. Bu hukuk anlayışının Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışmadığını söyleyen Selvi, "Kamu vicdanı içerisinde değerlendirdiğimiz zaman, bir insan hangi zihniyete sahip olursa olsun böyle bir kararı tasvip edemez." diye konuştu.

    Parlamentonun acilen ciddi bir hukuk reformu gerçekleştirmesi gerektiğini dile getiren Latif Selvi, şunları kaydetti: "Kararı verenlerin, verdikleri karardan dolayı la yüsel (sorgulanamaz) olmamalıdır. Bu ülkede her merciinin yaptığı şeyler sorgulanır, yargılanır ve teftişe açıktır. Bu insanlar verdikleri karardan ve yaptıkları açıklamalardan dolayı sorgulanmadıklarından dolayı bu süreçleri yaşıyoruz. Bu ifadeler bu ülkeye yakışmıyor."

    İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlum-Der) Konya Şube Başkanı Mustafa Akmeşe, söz konusu davada radyoloji uzmanının başörtülü olmasından dolayı linç girişimine maruz kaldığını belirtti. Araştırılmadan, yargı sonucunu beklenmeden iki kadın doktorun başörtüsü sebebiyle gazete sayfalarında adeta mahkum edildiğini ifade eden Akmeşe, "Bu karar tarafsız yargı ilkesine aykırıdır. İnanılacak gibi bir şey değil. Bu karar bir insanın kıyafetinden dolayı rahatlıkla töhmet altında bırakılabileceğini ve hakarete maruz kalabileceğini iddia ediyor. 'Başörtülüysen hakareti hak ediyorsun' anlamı taşıyor. Bu kabul edilemez bir ifadedir. Bazı yargı mensuplarının inançlara nasıl şaşı baktığının net bir örneğidir. Yargının bir inanç karşısında nasıl taraf olduğunu gösteren bu durum ders olarak okutulabilir." ifadelerini kullandı.

    Kezban Arbağ'ın avukatı Hasip Şenalp ise davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyacaklarını açıkladı.

    ZAMAN
    Başörtülüysen katlanacaksın,
    Değilsen şartlanacaksın,

    Mahalle Baskısını dilinden düşürmeyen entel kartalozlar,
    Hukuk baskı aracı olursa ne halt edeceksiniz?
    Yoksa "ortada kuyu var yandan geç" deyip kıvırtacak mısıız?
    Kollarımda tutuk demir halkalar!

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    Cevap: Birisi Demiş Ki!

    Apartman yöneticisinin birisi de ,geçenlerde kapıcısna başörtüsü yasağı getirmiş...

    Vayy benim memleketim!
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye efyubideapo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesaj
    255
    Rep Gücü
    3602

    Cevap: Birisi Demiş Ki!

    Başörtülü Türk, milletvekili oldu

    Belçika tarihinde ilk kez başörtülü bir aday milletvekili oldu. Türk kızı Mahinur Özdemir, Brüksel Bölge Parlamentosu'na girme başarısı gösterdi.

    Başkent Brüksel'de "Türk Mahallesi" olarak da bilinen Schaerbeek Belediyesi'nde 2006 yılından bu yana başörtülü olarak meclis üyeliği görevini yürüten Mahinur Özdemir, Belçika'da yetişmiş yeni nesil Türkler arasında başarıdan başarıya koşuyor.

    Belçika'da 7 Haziran'da yapılan bölgesel parlamento seçimlerinde yarışan 60'a yakın Türk asıllı adaydan 6'sı seçilme başarısı gösterdi. Bir önceki dönemde yurtdışındaki ilk Türk asıllı devlet bakanı çıkaran Belçika'da bu seçimde başörtülü bir adayı meclise göndermenin heyecanı yaşanıyor. Frankafon Hıristiyan Demokratlar (cdH) Partisi'nden 21. sıradan aday olan ve 2 bin 851 tercihli oyla seçilen Mahinur Özdemir, seçim kampanyası sırasında başörtüsünden dolayı aşırı sağ kesimin hedefi haline getirildi. Bir kısım medyada aleyhte yayınlara muhatap olan Özdemir, seçim afişinde başörtülü fotoğrafının üzerinde 'photoshop'la oynanmasından dolayı bir ara parti içi huzursuzluk da yaşadı.

    28 yaşındaki Mahinur Özdemir, Brüksel Serbest Üniversitesi (ULB)'de insan kaynakları bölümünden mezun oldu. Mastırını kamu yönetimi alanında yapan çiçeği burnunda milletvekili, bir dönem cdH Parti Genel Başkanı Joëlle Milquet'in de özel kalem müdürlüğü vazifesinde bulundu.

    YURTDIŞINDAKİ İLK TÜRK ASILLI BAKAN BAŞARI GRAFİĞİNİ YÜKSELTİYOR

    Öte yandan 2004 yılında Brüksel Bölge Hükümetinde tarihi anıtlar, temizlik, aile ve spordan sorumlu Devlet Bakanı olarak 'yurtdışındaki ilk Türk asıllı Bakan' olan Emir Kır bu seçimde de oylarını arttırmayı başardı. Emir Kır bu seçimde 11 bin 546 tercihli oy alarak Brüksel Başbakanı Charles Piqué'den sonra yine partisinin Brüksel seçim bölgesinde en fazla tercihli oyu alan aday oldu. Seçilmesine kesin gözüyle bakılan Devlet Bakanı Emir Kır'ın yeniden üst düzey bir göreve getirilmesi bekleniyor.

    Bir önceki seçimde sadece iki tane Türk asıllı siyasetçi Brüksel Bölge Parlamentosu'na seçilirken 7 Haziran seçimlerinde 3'ü bayan toplam 6 Türk asıllı vekil seçildi. Başkent Brüksel Bölgesinden Frankafon Sosyalistlerden (PS) Emir Kır ve Emin Özkara yeniden seçilirken, Frankafon Hıristiyan Demokratlardan (cdH) ise Mahinur Özdemir bölge parlamentosuna girmeye hak kazandı. Flaman Bölgesinde ise eski senatörlerden Gent Belediye Başkan Yardımcısı Fatma Pehlivan ve Anvers'ten aynı parti Flaman Sosyalistlerden (Sp.a) Av. Güler Turan Flaman Parlamentosu'na seçilirken, eski gazeteci Veli Yüksel ise ilk girdiği seçimlerde başarı göstererek Flaman Hıristiyan Demokratlardan (CD&V) milletvekili oldu.

    Belçika'da 7 Haziran'da yapılan bölgesel seçimlerin yanı sıra Avrupa Parlamento seçimlerinde de 7 Türk asıllı aday yarıştı. AP'de Belçika'yı temsil etmeye en yakın Türk asıllı aday Selahattin Koçak 35 bin civarında oy almasına rağmen bu sayı seçilmesine yetmedi.

    Belçika'da Bölge Parlamentolarına seçilen adaylar önümüzdeki hafta düzenlenecek törenle mazbatalarını alarak göreve başlayacak.

    Burası Avrupa'nın göbeği.




    Apartman yöneticisi, kapıcının ailesine başörtüsü yasağı koydu

    İzmir'de kıyafet ve inanç özgürlüğünü zedeleyen ilginç bir olay yaşandı. Konak ilçesi Yağhaneler semtindeki bir apartmanın yöneticisi, 'kapıcılık hizmet yönetmeliği'ne başörtüsü yasağını da soktu. Başörtüsünü 'siyasi simge' olarak değerlendiren kadın yönetici, uyulmaması halinde işten atılma gerekçesi sayılan yönetmeliğe şunları yazdı:

    "Kendisi, eşi ve çocukları takke, şalvar, takunya, kötü terlikle dolaşamaz. Eşi ve kızları, siyasal simge haline gelen türban ve benzerlerini kullanamaz. Dinî inanç ve ibadetini herkesin gözü önünde yapamaz, işlerine mazeret olarak gösteremez."

    Olay Eskiizmir Caddesi'ndeki Öz-Ter Apartmanı'nda yaşandı. Çorumlu Naki Seriner, 2002 yılında göç ettiği Çeşme'de güvenlik görevlisi olarak çalışıyordu. Çocuklarının okul problemi baş gösterince geçen yıl İzmir'e taşındı ve 4 Ağustos'ta Öz-Ter Apartmanında işe başladı. Yöneticisi Figen Tüzün, kendisini işe alırken söz konusu sözleşmeyi imzalattı. Aradan 1 yıl bile geçmeden de görevine son verdi. Naki Seriner, İzmir 4. Noterliği'nden gelen 28 Mayıs 2009 tarihli ihbar mektubuyla şaşkına döndü. 'İş akdinin sona erdirildiği' tebliğ ediliyordu. Kanunen 4 ay olması gereken ihbar tazminatının 4 hafta şeklinde ödeneceği bildiriliyor, 15 gün içinde apartmandaki daireyi tahliye etmesi isteniyordu. Gerekçe olarak İş Kanunu'nun 25. maddesini ihlal etmesi gösteriliyordu. Ancak Seriner, işsiz kalmasını yönetmeliğe bağlıyor. Yöneticinin daha önce kendilerini ziyarete gelen annesine tepki gösterdiğini, kıyafetini beğenmediğini ileri sürüyor. "Üç ay önce eşimin ağabeyi ve eşi bizi ziyarete gelmişti. Yönetici, yengemizin başörtüsünü problem yaptı, çıkarmasını istedi. Birkaç günlüğüne gelen misafirlerin, uzun süre kalmamasını talep etti. Başörtüsü takmamalarını, gerekirse gelip başından alacağını söyledi. Ben de polise gittim ama bir işlem yaptırmadım. İşten kovulmamızın başlangıcı bu olaydır." diyor.

    Yönetici Figen Tüzün ise yönetmelikteki hükmü savunuyor. Bunun özel bir şart olduğunu, sözleşmenin okutularak imzalatıldığını ve kapıcının o şekilde işe başlatıldığını anlatıyor. Kapıcının akrabalarının binaya gelerek uzun süre kalamayacağını dile getiren Tüzün, Naki Seriner'in kendisine saygısızlık ettiğini, kapısını tekmelediğini iddia ediyor. Tüzün, 'Türbanı siyasî simge olarak mı algılıyorsunuz?' sorusuna, 'bazı kişilerin taktığı tuhaf şeyler olduğunu, bunların hoş olmadığını ve bir kadın olarak yakıştıramadığı' karşılığını veriyor. Apartmana başörtülü gelenlere de karışmadığını vurguluyor. Apartman sakinleri ise yöneticiye itaatsizlik sebebiyle kapıcının işine son verildiğini söylüyor.

    4857 sayılı İş Kanunu'nun 'Eşit Davranma İlkesi' başlıklı 5. maddesi, iş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılmasını yasaklıyor.



    Burası da laik demokratik hukuk devleti olan Türkiye..

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye Mustad'af - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesaj
    920
    Blog Mesajları
    6
    Rep Gücü
    8265

    Cevap: Birisi Demiş Ki!

    Alıntı efyubideapo´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Burası Avrupa'nın göbeği.







    Burası da laik demokratik hukuk devleti olan Türkiye..
    Yıllardır avrupayı model olarak dayatanlar,bu görüntüleri görünce avrupayı tefe koymasınlar???
    Kollarımda tutuk demir halkalar!

Benzer Konular

  1. kayıp birisi
    beklenen Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 26-08-2010, 11:18 AM
  2. Her beş kişiden birisi psikolojik sorunlu
    İnci Tarafından Ruh Sağlığı (Psikoloji) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 20-10-2009, 02:51 PM
  3. Birisi Demiş Ki-2
    Mustad'af Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-06-2009, 03:47 PM
  4. kim demiş kumanda erkekte diye ?
    -BaDe- Tarafından Sohbet ve Dedikodu Foruma
    Yorum: 14
    Son mesaj: 05-03-2009, 01:38 PM
  5. Birisi eksik
    ankara kalesi Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 8
    Son mesaj: 24-12-2008, 03:44 PM
Yukarı Çık