1. Sayfa, Toplam 3 123 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 24
  1. #1
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    “Paranın dini yoktur”

    Cemaat ‘çakma Davos’ta’ coştu

    TUSKON tarafından organize edilen “Dünya Ticaret Köprüsü” toplantısı dün başladı.
    Ülkenin krizden kırıldığı bir dönemde yapılan organizasyonda patronlar coşarken, Başbakan aşka gelip “Paranın dini yoktur” dedi.

    Fethullah Gülen cemaatine mensup işadamlarının oluşturduğu Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu
    (TUSKON) tarafından organize edilen “Dünya Ticaret Köprüsü” buluşması dün başladı.

    TUSKON’dan duyduğu gururla aşka gelen Başbakan Erdoğan,
    “Birilerinin inandığı gibi, paranın dini yoktur, milleti yoktur, ırkı yoktur, vatanı yoktur.
    Para bir civa gibidir, kendine uygun şartları nerede bulursa oraya gider.

    Bu anlayışla hareket ediyoruz” değerlendirmesini yaptı.
    alıntının tamamı

    Bence PARA her türlü kötülüğün baş aktörüdür.
    PARA, insanların dinini bile bir kenara itmesine neden olduğuna göre, her şeyi yaptıracak en büyük güçtür, diye düşünüyorum.

    Peki, sizce PARA ne gibi tehlikelerin kaynağıdır?
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  2. #2
    Eftelya
    Misafir..

    Cevap: “Paranın dini yoktur”

    Paranın öldürdüğü ruh, kılıcın öldürdüğü bedenden fazladır. Walter Scott

    Para ruhun katilidir..Eftelya

  3. #3
    Kadim
    Misafir..

    Cevap: “Paranın dini yoktur”

    Bence PARA her türlü kötülüğün baş aktörüdür.
    PARA, insanların dinini bile bir kenara itmesine neden olduğuna göre, her şeyi yaptıracak en büyük güçtür, diye düşünüyorum.

    SOSYALİST sana lotodan para çıkarsa hepsini dağıtacakmısın

    Yani her türlü kötülüğün baş aktörüya o bakımdan sordum.


    Bence ise bütün zihniyetleri ideolojileri ütopyaları değiştirir

  4. #4
    Aktif Üye D€NiZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesaj
    2.148
    Blog Mesajları
    1
    Rep Gücü
    4906

    Cevap: “Paranın dini yoktur”

    Din,siyaset,namus,riyakarlık,evlilik,çocuk,okul... daha akla gelmeyen...vb.hepsinde tehlike teşkil ediyor para..

  5. #5
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesaj
    844
    Rep Gücü
    2992

    Cevap: “Paranın dini yoktur”

    Parayı kaldırsan Mara gelir.Onun için değişen bir şey yoktur.
    Pekiyi Diri olanlar yokmu? Varda onlarada saygı duyulmaz.Çünkü paraları maraları yok yani GÜÇLERİ yok.Halbuki varlıklar Güce taparlar.Selamlar.

  6. #6
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Cevap: “Paranın dini yoktur”

    Alıntı Eftelya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Paranın öldürdüğü ruh, kılıcın öldürdüğü bedenden fazladır. Walter Scott

    Para ruhun katilidir..Eftelya
    Kısa, öz ve mükemmel bir açıklama, tebrikler yoldaş.



    Alıntı ~Kadim~´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    SOSYALİST sana lotodan para çıkarsa hepsini dağıtacakmısın

    Yani her türlü kötülüğün baş aktörüya o bakımdan sordum.


    Bence ise bütün zihniyetleri ideolojileri ütopyaları değiştirir
    Paradan nefret ederim...


    Alıntı D€NiZ´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Din,siyaset,namus,riyakarlık,evlilik,çocuk,okul... daha akla gelmeyen...vb.hepsinde tehlike teşkil ediyor para..
    Haklısın Deniz yoldaş.
    Paranın olmadığı bir dünya için elele...


    Alıntı yavuz34´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Parayı kaldırsan Mara gelir.Onun için değişen bir şey yoktur.
    Pekiyi Diri olanlar yokmu? Varda onlarada saygı duyulmaz.Çünkü paraları maraları yok yani GÜÇLERİ yok.Halbuki varlıklar Güce taparlar.Selamlar.
    İyi düşün Yavuz Bey,
    Mara'nın olmadığı bir dünya anlayışı da var...
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  7. #7
    Kadim
    Misafir..

    Cevap: “Paranın dini yoktur”

    Başka sorum yok

  8. #8
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864

    Cevap: “Paranın dini yoktur”

    Para bıçak gibidir , faydalı bir çok işlere de yarar , adam öldürmeye de...Kullanan kişinin olgunluğuna göre değişir.

    Paranın dini yoktur sözüne katılmam mümkün değildir.

    Öyle zenginler vardır ki bütün servetini hak yolunda harcamaktadır.Kimileri de vardır nefs ve şeytan yolunda harcamaktadır.

  9. #9
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Cevap: “Paranın dini yoktur”

    merhaba

    Teoriler ve onun uygulamalari.
    Ve cikis olmayinca
    Pratikler teoriyi yerle bir edince
    Gercege hosgeldin partisi baslar

    Soze iki propganda alintisiyla baslayayim

    Haklısın Deniz yoldaş.
    Paranın olmadığı bir dünya için elele...
    Biri ayni zamanda YOL GOSTERME!

    İyi düşün Yavuz Bey,
    Mara'nın olmadığı bir dünya anlayışı da var...
    Yasanan PRATIK sureclerden inciler:
    Ocak 1949’da Gosplan başkanı Voznesensky ağır sanayi ve ulaşımda devlet sübvansiyonu sistemine son vermek amacıyla toptan eşya fiyatlarında reform girişiminde bulundu. Voznesensky, ağır sanayi ve demiryolu talımacılığı da dahil olmak üzere üretim birimlerinde üretim maliyettinin yüzde 3-5’i oranında bir asgari kar ilkesi getirmek istedi ve böylece üretim araçlarını metaya dönüştürmenin koşullarını yaratacaktı. Temel üretim araçlarının işleyişine değer yasasını sokma girişimine hemen son verildi. 5 Mart 1949’da Stalin’in inisiyatifiyle Voznesensky görevinden alındı.
    ‘Ekonomik Sorunlar’da Stalin SB’nde meta üretimi alanının sınırlı olduğunu belirtti: Burjuvazi mevcut değildi ve devletteki ilgili tek sosyalist üretici kooperatifler ve kollektif çiftliklerdi. Meta üretimi, kişisel tüketim maddeleriyle sınırlıydı. Bu nedenle Stalin, SB’nde meta üretiminin ‘meta olarak emek gücü, artı-değer, sermaye, kapitalist kar, ortalama kar oranı’ gibi kapitalist meta üretiminin ekonomik kategorilerine yol açacağı görüşünü reddetti. Sosyal bilimlerde anti-Marksist hatalara ilşkin Yudin’in eleştirilerinde açıkça görüldüğü gibi, Sovyet ekonomistlerin belli bir kesiminde bu tür nosyonlar oldukça yaygındı. Merzenev ve Mikolenko, SB’nde de emek gücünün tıpkı kapitalist toplumdaki gibi meta olduğu fikrini savunuyordu. Yakovlev ise ‘serrmaye’ kategorisinin Sovyet koşullarına uygulanabileceğini öne sürüyordu. Ünlü ekonomist Atlas da, ortalama kar oranının Sovyet ekonmisinde işlerliği olduğunu belirtiyordu. (Yudin, age, s. 23)
    Stalin’in ölümü ile SBKP’nin 20. Kongresi arasındaki dönemde ekonomi politiksaında köklü dönüşümler yaşandı. Komünist toplumun temellerini oluşturma doğrultusundaki planlama perspektifi terkedilerek, yerine tüketimci bir refah programı getirildi. Meta dolaşımı yerine, şehir ve kır arasında tedrici bir ürün değişimi uygulamasını öngören Stalin’in önerisi –ki bu öneri 19. Kongre’de kabul edilmişti- Mayıs 1953’ten itibaren son buldu ve ‘Sovyet ticaretini yaygınlaştırma’ sloganı altında meta dolaşımının genişletilmesi programı kabul görmeye başladı. Nisan 1953’te Tüm Sovyetler Bakanlarının ekkonomik haklarının genişletilmesi ve 1955’te de Cumhuriyetlerin Bakanlıklarının ve İşletme Yöneticilerinin yetkilerinin arttırılması ile Sovyet ekonomisinde Gosplan’ın alanı büyük ölçüde sınırlandırılmış oldu. Stalin döneminden kalan merkezi direktif planlama sistemine 1955’te son verilerek yerine Gosplan, Tüm-Sovyetler ve Cumhuriyetler Bakanlıklarının yapacağı ‘koordinatif planlama’ sistemi getirildi.
    20. Kongre sonrası iki yıl, Sovyet ekonomisinin işletilmesinde başka radikal değişikliklere de tanık oldu. 22 Mayıs 1957 tarihli ve 555 sayılı SSCB Bakanlar Kurulu kararı ile devlet sektörü ürünlerinin tahsisi sistemine son verilerek Sovyet sanayinin ürettiği sınai ürünleri satmak için çok sayıda merkezi satış örgütleri yaratıldı. Molotov, Kaganoviç ve Saburov’un SBKP’nin lider pozisyonlarından indirilmesi, ekonomi politikaları üzerindeki etkisini hemen gösterdi. İşletmelerin karlılık temelinde işletilmesini öngören 22 Eylül 1957 tarihli ve 1150 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile, üretim araçlarının metaya dönüştürülmesi işi başarılmış oldu.
    SSCB’de kollektifleştirme ve grup mülkiyetinin kurulmasından sonra bile özel üretim sınırlı bir biçimde de olsa varolmaya devam etti. Gosplan, belli bir plan çerçevesinde sosyal emeğin dağılımını düzenleyerek devlet sanayi, devlet çiftlikleri ve MTİ alanlarında değer yasasının işleyişini ortadankadırabildi; fakat ekili alan, mahsul, traktör çalışmasının genişliği, toplumsal mülkiyet altındaki çiftlik hayvanı sayısı, toplam zirai üretim, zorunlu ödeme hacmi ve MTİ’na yapıalcak ödemeler direktif planlama kaps***** girse bile, devletin artı (fazla) meta üretiminin kullanımını ya da belli dönemler ve görevler için emek gücünün kullanımı planlayamadığı kollektif çiftliklerde bunu yapmak mümkün değildi. (Smolin, Voprosi Ekonomiki, No.1, 1953, s.33-45)

    Suslov’un Voznesenski’nin broşürüne eleştirileri tam yerindeydi. Fakat Voznesenski SB Bakanlar Kurulu’na bağlı Gosplan’ın başkanı olarak sadece bir teorisyen değildi; 1948-49’da SB’nde meta-para ilişkilerinin işleyiş alanını genişleten bir politikayı uygulayacak bir konumdaydı. Gorbaçov döneminde Leningrad olayının incelenmesi, SSCB Devlet Erzak Komitesi başkan yardımcısı Pomazev’in, Voznesenski’nin yönetimi döneminde Gosplan’ın 1949 yılının bürünci çeyreği için ulusal sanayi plan hedefini düşürmesinden şikayet ettiği ortaya çıktı. Daha sonra Şkiryatov –Parti Denetleme Komisyonu’ndan- aynı suçlamayı tekrarladı ve SSCB Bakanlar Kurulu, Voznesensi’nin, hükümetin plan direktiflerini savunmada başarısızlık gösterdiğini belirtti. (Izvestiya Ts.K. KPSS No.2, 1989) Sanayi planı hedelerinin azaltılması, Ocak 1949’da ağır sanayi maddelerinin toptan fiyatlarının yükseltilmesi ve üretim araçlarının üretimine kar unsurunun sokulması ve bunların meta-parra ilişkileri alanına çekilmesi girişimiyle uygunluk arzetmektedir. 5 mart 1949’da Voznesenski’nin Gosplan’dan alınması, toptan eşya fiyatlarını 1949 seviyesinin yüzde 30 altına çekmek için aşamalar halinde Viznesenski’nin ekonomi politikalarının geçersiz hale getirilmesinin başlangıcı oldu. Voznesenski, Pazar ekonomisi çerçevesinde Sovyet ekonomisini yeniden düzenlemek isteyenlerin kahramanı haline geldi. Stalin’in ölümünden hemen sonra Voznesenski yeniden sahneye çıkarıldı.

    ‘Dönüştürülmüş’ değer nosyonu, kollektif çiftliklerin varlığının meta-para ilişkilerinin devamlılığını gerektirdiği bir dönemde, SB’nde değere iradi/keyfi olarak son verilebileceğini öne süren düşünceyi eleştirme ve sosyalist planlı ekonomi koşullarında değerin işleyişinin yardımcı, tabi (ikincil) ve sınırlı bir role sahip olduğu gerçeğini açıklama ihtiyacının bir ifadesi olarak ortaya çıkmış görünüyor. Ancak, ‘değiştirilmiş’ değer konseptinin Marksist anlamda belli bir ideolojik özü vardı. Stalin bu yüzden, bu formülün, SB’de uzun bir süredir aktüel olmasına rağmen doğruluk açısından terkedilmesi gerektiğini düşünüyordu. ‘Dönüştürülmüş’ değer nosyonu ise, hala değerin istendiğinde yaratılıp istendiğinde ortadan kaldırılabileceği fikrini taşıdığı için ve Vozneseski örneğinde görüldüğü gibi, meta-para ilişkilerinin işleyiş alanını daraltmak yerine genişletmenin meşrulaştırılmasında kolayca teorik bir manivela haline gelebileceği için iki yönlü bir sorun taşıyordu.

    1953 sonrasında Sovyet ekonomisinde meta-para ilişkilerinin hızla yaygınlaşması ile ‘dönüştürülmüş’ metanın geri gelmesi belki de kaçınılmazdı. 1954 tarihli ‘Ekonomi-Politik Ders Kitabı’ sosyalist ekonominin özel ve toplumsal emek arasındaki çelişkiyi bilmediği öne sürülüyordu. (Ostrovityanov, et al, ‘Politicheskaya Ekonomiya, Uchebnik’, birinci baskı, Moskova, 1954, s.442) Böyle bir muhakeme pekçok sorun ortaya çıkarıyordu. Sınırlı bir tarzda da olsa hala meta üretimini kullanma gereği duyan bir toplumda, işçi sınıfının tüketim maddelerini satın almasını sağlayan ücret biçiminde ödeme almaya devam etmesine rağmen toplumsal emeğin tüm biçimleriyle varolduğunun söylenebileceği ifade ediliyordu. Üstelik, Marx’a göre ancak komünist toplumda sona erecek olan somut emek ile soyut emek arasındaki çekişkinin halihazırda çözülmüş olduğu ima ediliyordu. Ayrıca, belli dönemler ve görevler üzerinden bütünüyle sosyalist planlama alanında olmayan ve iş ile ürün arasındaki ilişki bütünüyle değer biçiminde ifade edildiği için özel emeğin bazı özelliklerini koruduğu kollektif çiftlik köylülüğünün emek gücünün o tarihsel aşamasındaki işçi sınıfının toplumsal emeği seviyesine – tüm halkın mülküyetini kontrolü altında bulunduran – getirilerek özel emeğe son verilmesi gerekmediği, ortaya konuyor. Bu kitap Sovyet ekonomi-politiğinin Voznesensky’nin ‘çelişkisiz meta’sına geri götürüp, Stalin’in, Sovyet toplumunda üretim araçları ile üretici güçler arasındaki sosyal çelişkinin devam ettiğini belirten ‘Ekonomik Sorunlar’daki tutumunu reddediyordu.

    Fakat 1953-58 piyasa reformlarıyla üretim araçlarının meta olarak dolaşıma girmeye başlamasıyla, durum nitel olarak değişti. Stalin’in belirttiği gibi sosyalizmde ürünün meta biçiminin özel bir karakteri vardır. Reformlardan sonra, meta üretimine konan sınırlamalar kaldırıldı ve meta biçimleri, faklı türden ekonomik ilişkileri cisimleştirmeye başladı. Marx Kapital’de, kapitalizmin temel hücresi olarak metanın kendi içinde hem ücretli emeği hem de sermayeyi içerdiğini ortaya koymuştu. Hızla genişleyen meta üretimi mantığı, emek gücü, artı-değer, kapitalist kar ve ortalama kar oranı gibi ekonomik kategorilerin yeniden ortaya çıkması anl***** geliyor. Kruşçev’in 1961’de öne sürdüğü komünist toplumu kurma programı bu bağlamda değerlendirilmelidir. SBKP, meta üretimi ve meta dolaşımının işleyiş alanının daraltılması yerine, bunların daha da geliştirilmesini planladı. Program, sosyalizmde sınıfların ortadan kaldırılması görevini terkederek Sovyet toplumunun üretim ilişkilerini yeniden kurmaktan kaçındı. Stalin’in ortaya koyduğu, kollektif çiftliklerin grup mülkiyetini tüm halkın mülkiyeti seviyesine çıkarma perspektifine son verildi. Bunun yerine, Kruşçev döneminde, kollektif çiftlik mülkiyeti ile devlet mülkiyetinin gelecekte birleştirilmesi nosyonu benimsendi.

    Vijay Singh- Moskova Devlet Üniversitesi’nde yapılan ‘Günümüzde Stalin’ konulu uluslararası seminer


    Rusya 3 nesil halkini mahvettikten sonra bu beladan kurtuldu.
    Agzinin payini aldi.

    Durun bizde birkac nesil feda edelimde
    Sonrasinda.......

    BUYUKLERE MASALLARI ARTIK 21. yy. INSANLARININ COGUNLUGU DINLEMIYOR.

  10. #10
    Acemi Üye şєу∂α - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    147
    Rep Gücü
    2212

    Cevap: “Paranın dini yoktur”

    Para- Sevmediğim politikacı
    Para- Ensesi kalın çift çeneli işadamı
    Para- Ne onla nede onsuz olamadığım aşkım
    Para- Sevmesemde zaman zaman ihtiyaç duyduğum
    para- Dostlarımı esir alan
    Para- bazen yanlız bırakan
    Para- çok istediğimde yanımda olmayan
    Para- Yokluğuyla süründürebilen
    Para- Canı istediğinde gelip giden
    Para- İstesemde istemesemde hayatımın bir parçası
    Para- Zamane kızların erkekte aradığı ilk şey
    Para- Sırf moda diye tektaş nesnenin karşılığı
    Para- Her yerde karşıma çıkan
    Para- Resimli,kirli elden ele dolaşn kağıt ve metal parçası
    Para- Çocuktan yaşlıya herkesin saldırdığı
    Para- Hayatı değiştiren
    Para- Kişiliği bozan
    PARA; Senden nefret etsemde bazen ihtiyaç duyduğumsun
    Para para para
    Senlede olmuyor sensizde
    Ama genede seni sevmiyorum İNAN BUNA... (Şule) Şeyda..

    Para deyince, daha önce yazdığım bir yazı geldi aklıma paylaşmak itedim sizlerle
    Konu şєу∂α tarafından (04-06-2009 Saat 12:22 PM ) değiştirilmiştir.

1. Sayfa, Toplam 3 123 SonSon

Benzer Konular

  1. Aristo bile (yaşasaydı), “Ekoloji” ye “çevre” demezdi!
    kalemsör Tarafından Çevre Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 12-10-2010, 11:09 PM
  2. Soru-Cevaplarla Referandumda Neden “Evet”, Neden “Hayır”?
    YukseLL Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 26-08-2010, 07:24 PM
  3. Yorum: 1
    Son mesaj: 24-03-2010, 04:44 PM
  4. öcü”den “halk önderi”ne
    YukseLL Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-11-2009, 05:53 PM
  5. “Kızıl Sultan”la “Ulu Hakan” Arasında Kalmak
    RABİA Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 20-02-2009, 07:02 PM
Yukarı Çık