Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 Toplam: 5
  1. #1
    Kıdemli Üye forumdayim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    almanya
    Yaş
    59
    Mesaj
    928
    Rep Gücü
    11376

    19 mayisa iliskin ilginc bir yazi...

    Gemi nerede gemi?

    19 Mayıs’ta Samsun’a çıktığı söylenen gemi nerede? Söküp satmışlar. Kim, niçin yaptı derseniz; belgeleri yok ortada. Peki gemiyi söktünüz, geminin seyir defteri nerede?
    O da yok.
    Geminin Samsun’dan önce Sinop’a uğradığı söyleniyor. Niye uğradı, kim indi, kim bindi gemiden?..
    Sahi bu seyahat niçin bu kadar uzun sürdü? Yola çıkmak için niçin bu kadar beklendi, o da ayrı bir soru..
    Yani Mustafa Kemal, pusulası olmayan küçük bir taka ile, Karadeniz’in dalgalı sularına, Vahdeddin’den ve İngilizlerden gizli bir şekilde çıkmadı! Mustafa Kemal gençlere bir bayram filan da armağan etmedi.. Zaten İdman Bayramı vardı, Osmanlı’dan gelen, o da kutlanıyordu, onu 19 Mayıs’la birleştirip yıllar sonra siyaset mühendisleri tarafından bugün bayram ilan edildi. Tıpkı 23 Nisan’ın Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak ilan edilmesi gibi..
    İstanbul Limanı da Samsun Limanı da İngilizlerin denetimindeydi.. Kalkarken İngiliz yetkililer gemiye çıkıp gidenlerin evraklarını incelemişti.
    Yani kaçma filan yok. Gizlice de değil.. İngilizler kimin nereye niçin gittiğini biliyor.. Giderken de biliyorlar, varırken de.. İsimler, gemideki araçlar belli. Bir otomobil, bir de tanker var.. Güzergah da belli.
    Erzurum - Sıvas kongre bildirilerini biliyoruz, peki kongre zabıtlarını bilen-gören var mı? Kim ne dedi? Eleştiriler, talepler..
    Bu kongreler nasıl toplandı.. Ülkenin başka yerlerinde kongreler toplanmamış mı idi?
    Sıvas ve Erzurum’da kongre toplandı tamam da, mesela herkes Hatay Cumhuriyeti’ni bilir de, “Kars İslâm Cumhuriyeti”ni, “Batı Trakya Türk Cumhuriyeti”ni duydunuz mu!
    Türkiye Cumhuriyeti bu oluşumların katılımı ile ortaya çıkan bir cumhuriyetti..
    Kars İslâm Cumhuriyeti’nin anayasası, yasalar, meclisi, hükümeti her şeyi vardı. Bayrağı ise bugünkü Genç Parti’nin kullandığı bayraktı..
    Okula yakın bir evde oturuyorum da, Nisan ayı ile başladılar, her gün şarkılı türkülü, oyunlar.. Eğitim filan yok, “Bayrama hazırlık” yapıyorlar. Yürüyüş talimleri..
    Biz 500 metreden rahatsız oluyoruz o hoparlörden yayılan ve saatler süren müzikten, kesin kimse ders yapmıyordur, yapsa da anlaması mümkün değil zaten..
    Siz çocuklarınızın 8 ay öğrenim gördüğünü sanıyorsanız, yanlıyorsunuz, 5 ay eğitim, 3 ay bayrama hazırlık..
    Nisan, Mayıs ve Ekim bayram ayı. Aynı bildik şeyler tekrar tekrar anlatılıyor. Resmi tarih yalanı tekrarlanır, resmi ideoloji pompalanır.. Meydanlardaki Çağdaş yaşamcılar, bu yalanlara inananlardan oluşuyor..
    Bayram yapmaktan çocuklar okumaya fırsat bulamıyor.. Öyle CHP’nin “Cumhuriyetin Şeref Kitabı”ndaki şiirdeki gibi; “Ey gökteki melekler, sizde göklerden inin / Yılda bir borcumuzdur Cumhuriyete tapmak” (15. yıl sayfa 53) “... Evet facianın tüyler ürperten tarafı budur. Padişah denilen hain, kendi tahtını ve kıymetsiz hayatını korumak için yurdunu, milletini düşmana feda etmek istiyordu. (...) Atatürk (...) padişah adını taşıyan vatan hainini kovdu” sonunda değil mi?
    Vaad edilen neydi: “Ulu şefimizin gösterdiği yoldan yürüyelim. Onun yolu bizi yalancı ahiret cennetine değil, hayata kavuşturacaktır.” “Ufukta sonsuzluğu çizen kudretli bir el / Göklere yükseliyor ilah gibi bir heykel / Bu varlığın önünde bir dakika dize gel / Bu taş daha kutsidir o kabenin taşından.”
    “Ey büyük ata! Ey tanrının oğlu!” diye başlayan daha bir sürü zırvanın yer aldığı bu metnin aslını görmek isterseniz, CHP’nin Cumhuriyetin 15. Yılı için bastırdığı, “Türk Gençliğinin duygu ve düşüncesi”ni ifade eden İstanbul’da Cumhuriyet Matbaasında basılan “Şeref Kitabı”na bir göz atmanız yeter.
    Batı müzigi formundaki şarkılar eşliğinde Batı tarzı dans gösterileri ile 19 Mayıs’ın ne ilgisi var, onu da size bırakıyorum..
    Sahi şu Sıvas ve Erzurum kongre zabıtlarını yayınlayacak kimse yok mu? Kim ne demiş, o kararlar nasıl alınmış bir öğrensek. Kongreye katılanlar nasıl seçilmiş?
    O döneme ilişkin Çankaya, TBMM, Başbakanlıktaki gizli arşivler ne zaman açıklanacak? Kim niçin gizler bunları? İstiklal Mahkemesi zabıtları ne zaman açıklanacak, bari onu söyleyin.. Açıklanmıyorsa niçin? Kim mani oluyor ya da kim neden korkuyor.
    Gerçek ortaya çıksın ve istismar son bulsun..
    Sahi Bandırma vapuru gerçeğini kim analatacak bize? Yoksa gemi 19 Mayıs’tan önce mi vardı Samsun’a! Bari İngilizler açıklasalar kendi arşivlerindeki bilgileri..
    Söylenti en tehlikeli gerçekten daha tahripkârdır..
    Tarih övgü ya da sövgü kitabı değildir. Tarihten ders alınır. Tarih toplumun ortak hafızası ve tecrübeler birikimidir..
    Allah hiçbir milleti, kendi tarihinin gerçekleri için başka milletlerin insafına, himmetine muhtaç bırakmasın.
    (Amin.)
    Selâm ve dua ile..




    (Abdurrahman Dilipak, Vakit; Habervaktim.com)

  2. #2
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755

    Cevap: 19 mayisa iliskin ilginc bir yazi...

    Alıntı **aladin**´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yani Mustafa Kemal, pusulası olmayan küçük bir taka ile, Karadeniz’in dalgalı sularına, Vahdeddin’den ve İngilizlerden gizli bir şekilde çıkmadı! Mustafa Kemal gençlere bir bayram filan da armağan etmedi..
    Karalama ve yıpratmaya devam ediliyor,yapan kim?Vakit denilen bir gazete,Dilipak denilen bir adam..şaşırmamak lazım..

    Buyrun gerçeği birde burdan öğrenin..Mustafa Kemal gençlere nasıl bayram armağan etmiş,20 Haziran 1938 tarihinde kanuna nasıl koyulmuş

    Atatürk, 19 Mayıs gösterilerini ölümünden altı ay kadar önce, Ankara’da 19 Mayıs Stadyumu’nda son kez izledi25. Ulu Önder, Türk gençliğine ve Türk sporculuğuna bugünün tahsis edilmesini istiyordu. O nedenle, İçişleri Bakanlığı’nın 2739 Sayılı Kanunun 2. maddesine bir fıkra eklenmesi hususunda hazırlamış olduğu yasa tasarısı, Bakanlar Kurulu’nda görüşülerek, 1 Haziran’da TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Meclis İçişleri Komisyonu’nda müzakere olunan tasarı, 8 Haziran’da Meclis Başkanlığı’na takdim edildi26. Meclis Genel Kurulu, söz konusu tasarıyı, 13 Haziran’da birinci kez, 20 Haziran’da ikinci kez görüşüp kabul etti27. Böylece 20 Haziran 1938 tarih ve 3466 sayılı Kanunla 2739 Sayılı Kanun’un ikinci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiş oldu: “G) Gençlik ve Spor Bayramı, Mayıs’ın 19 ncu günü”28.

    Görüldüğü üzere, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, 20 Haziran 1938’de, ondokuzuncu yıldönümünden sonra, bir yasa ile kabul edilmiştir. Halbuki Samsun’da 1926’dan, yedinci yıldönümünden itibaren “Gazi Günü” ya da 19 Mayıs Bayramı adıyla kutlanıyordu. Cemal Kutay, 19 Mayıs’ın ayrıca bayram olarak kutlanması kararını, Atatürk’ün hastalığının acı bir gerçek olarak ortaya çıkmasıyla ilgili görmektedir29. Sebep ne olursa olsun, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, kaynağını Samsun’un “Gazi Günü”nden almış bulunan millî bir bayramımızdır.
    atam.gov.tr sitesinden alınmıştır

  3. #3
    Kıdemli Üye Mustad'af - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesaj
    920
    Blog Mesajları
    6
    Rep Gücü
    8265

    Cevap: 19 mayisa iliskin ilginc bir yazi...

    sayın simge,
    Abdurrahman Dilipak bu ülkenin önde gelen değerli gazeteci/yazar ve araştırmacısıdır.
    Atatürk konusunda ciddi araştırmaları vardır.Kemalizm ile ilgili tamamen belgelere dayanarak hazırladığı "Bir Başka Açıdan Kemalizm" kitabı bile başlı başına bir kaynaktır.
    İnsanları değerlendirirken,daha mantıklı ve makul,gerçeklere dayanırsanız,hem kendiniz hem insanlar için faydalı iş yapmış olursunuz.

    --------Yeni Postalandı 10:08 AM ---------- Önce gonderilen mesaj at 10:04 AM ----------

    Alıntı **aladin**´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Gemi nerede gemi?

    19 Mayıs’ta Samsun’a çıktığı söylenen gemi nerede? Söküp satmışlar. Kim, niçin yaptı derseniz; belgeleri yok ortada. Peki gemiyi söktünüz, geminin seyir defteri nerede?
    O da yok.
    Geminin Samsun’dan önce Sinop’a uğradığı söyleniyor. Niye uğradı, kim indi, kim bindi gemiden?..
    Sahi bu seyahat niçin bu kadar uzun sürdü? Yola çıkmak için niçin bu kadar beklendi, o da ayrı bir soru..
    Yani Mustafa Kemal, pusulası olmayan küçük bir taka ile, Karadeniz’in dalgalı sularına, Vahdeddin’den ve İngilizlerden gizli bir şekilde çıkmadı! Mustafa Kemal gençlere bir bayram filan da armağan etmedi.. Zaten İdman Bayramı vardı, Osmanlı’dan gelen, o da kutlanıyordu, onu 19 Mayıs’la birleştirip yıllar sonra siyaset mühendisleri tarafından bugün bayram ilan edildi. Tıpkı 23 Nisan’ın Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak ilan edilmesi gibi..
    İstanbul Limanı da Samsun Limanı da İngilizlerin denetimindeydi.. Kalkarken İngiliz yetkililer gemiye çıkıp gidenlerin evraklarını incelemişti.
    Yani kaçma filan yok. Gizlice de değil.. İngilizler kimin nereye niçin gittiğini biliyor.. Giderken de biliyorlar, varırken de.. İsimler, gemideki araçlar belli. Bir otomobil, bir de tanker var.. Güzergah da belli.
    Erzurum - Sıvas kongre bildirilerini biliyoruz, peki kongre zabıtlarını bilen-gören var mı? Kim ne dedi? Eleştiriler, talepler..
    Bu kongreler nasıl toplandı.. Ülkenin başka yerlerinde kongreler toplanmamış mı idi?
    Sıvas ve Erzurum’da kongre toplandı tamam da, mesela herkes Hatay Cumhuriyeti’ni bilir de, “Kars İslâm Cumhuriyeti”ni, “Batı Trakya Türk Cumhuriyeti”ni duydunuz mu!
    Türkiye Cumhuriyeti bu oluşumların katılımı ile ortaya çıkan bir cumhuriyetti..
    Kars İslâm Cumhuriyeti’nin anayasası, yasalar, meclisi, hükümeti her şeyi vardı. Bayrağı ise bugünkü Genç Parti’nin kullandığı bayraktı..
    Okula yakın bir evde oturuyorum da, Nisan ayı ile başladılar, her gün şarkılı türkülü, oyunlar.. Eğitim filan yok, “Bayrama hazırlık” yapıyorlar. Yürüyüş talimleri..
    Biz 500 metreden rahatsız oluyoruz o hoparlörden yayılan ve saatler süren müzikten, kesin kimse ders yapmıyordur, yapsa da anlaması mümkün değil zaten..
    Siz çocuklarınızın 8 ay öğrenim gördüğünü sanıyorsanız, yanlıyorsunuz, 5 ay eğitim, 3 ay bayrama hazırlık..
    Nisan, Mayıs ve Ekim bayram ayı. Aynı bildik şeyler tekrar tekrar anlatılıyor. Resmi tarih yalanı tekrarlanır, resmi ideoloji pompalanır.. Meydanlardaki Çağdaş yaşamcılar, bu yalanlara inananlardan oluşuyor..
    Bayram yapmaktan çocuklar okumaya fırsat bulamıyor.. Öyle CHP’nin “Cumhuriyetin Şeref Kitabı”ndaki şiirdeki gibi; “Ey gökteki melekler, sizde göklerden inin / Yılda bir borcumuzdur Cumhuriyete tapmak” (15. yıl sayfa 53) “... Evet facianın tüyler ürperten tarafı budur. Padişah denilen hain, kendi tahtını ve kıymetsiz hayatını korumak için yurdunu, milletini düşmana feda etmek istiyordu. (...) Atatürk (...) padişah adını taşıyan vatan hainini kovdu” sonunda değil mi?
    Vaad edilen neydi: “Ulu şefimizin gösterdiği yoldan yürüyelim. Onun yolu bizi yalancı ahiret cennetine değil, hayata kavuşturacaktır.” “Ufukta sonsuzluğu çizen kudretli bir el / Göklere yükseliyor ilah gibi bir heykel / Bu varlığın önünde bir dakika dize gel / Bu taş daha kutsidir o kabenin taşından.”
    “Ey büyük ata! Ey tanrının oğlu!” diye başlayan daha bir sürü zırvanın yer aldığı bu metnin aslını görmek isterseniz, CHP’nin Cumhuriyetin 15. Yılı için bastırdığı, “Türk Gençliğinin duygu ve düşüncesi”ni ifade eden İstanbul’da Cumhuriyet Matbaasında basılan “Şeref Kitabı”na bir göz atmanız yeter.
    Batı müzigi formundaki şarkılar eşliğinde Batı tarzı dans gösterileri ile 19 Mayıs’ın ne ilgisi var, onu da size bırakıyorum..
    Sahi şu Sıvas ve Erzurum kongre zabıtlarını yayınlayacak kimse yok mu? Kim ne demiş, o kararlar nasıl alınmış bir öğrensek. Kongreye katılanlar nasıl seçilmiş?
    O döneme ilişkin Çankaya, TBMM, Başbakanlıktaki gizli arşivler ne zaman açıklanacak? Kim niçin gizler bunları? İstiklal Mahkemesi zabıtları ne zaman açıklanacak, bari onu söyleyin.. Açıklanmıyorsa niçin? Kim mani oluyor ya da kim neden korkuyor.
    Gerçek ortaya çıksın ve istismar son bulsun..
    Sahi Bandırma vapuru gerçeğini kim analatacak bize? Yoksa gemi 19 Mayıs’tan önce mi vardı Samsun’a! Bari İngilizler açıklasalar kendi arşivlerindeki bilgileri..
    Söylenti en tehlikeli gerçekten daha tahripkârdır..
    Tarih övgü ya da sövgü kitabı değildir. Tarihten ders alınır. Tarih toplumun ortak hafızası ve tecrübeler birikimidir..
    Allah hiçbir milleti, kendi tarihinin gerçekleri için başka milletlerin insafına, himmetine muhtaç bırakmasın.
    (Amin.)
    Selâm ve dua ile..




    (Abdurrahman Dilipak, Vakit; Habervaktim.com)
    Bunlar ezber bozan "gerçekler"
    Resmi ideolojinin dayatmalarını yıllarca tarih diye okutanlar/okuyanlar,bu gerçekleri kabullenmekte zorlanabilirler.

    Sevgili kardeşim,teşekkür ediyorum.
    Sanırım biraz beyin jimnsatiği yapılacak.
    ya da Vakitten başlanıp dilipaktan çıkılacak.
    Kollarımda tutuk demir halkalar!

  4. #4
    Kıdemli Üye forumdayim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    almanya
    Yaş
    59
    Mesaj
    928
    Rep Gücü
    11376

    Cevap: 19 mayisa iliskin ilginc bir yazi...

    nerde görülse , ezberbozan dogru olduguna inandigim konulari ortaya cikaranlara tesekkür ederim,.. bu tesekkürümüm tezahürü olarakta paylasmayi vazife bilirim... umarim en azindan meseleye tarafsiz bakanlar istifade ederler... sartlanmislardan bunu beklemem, eger onlerin kafasinada kücük bir soru isareti atabilirsem o dahi yeterlidir...

  5. #5
    bursali68
    Misafir..

    Cevap: 19 mayisa iliskin ilginc bir yazi...

    Sn.Abdurrahman Dilipak araştırmacı bir gazeteci,bunun aksini iddia etmek son derece yanlış olur.Ancak araştırmacılıkta şu vardır aksini yada farklılığı isbat edene dek söylenen,yazılan,hesaplananlar doğrudur.Araştırmacılığın olmazsa olmazlarıdır.

    Yazısında şimdi bu tesbite göre bakarsak sn.Dilipak " gemiyle " ilgili ve Samsun'a çıkışla ilgili soruyor.Ancak net olarak cevabı kendi de veremiyor ve sanki rivayetlerle dolduruyor boşlukları.Benim sanki rivayetler dediğim konulara hayır böyle olmuştur demesi için kanıt göstermesi gerekir.Başka açıdan bakarsak söylediklerinde haklılıklar da olabilir,konu da doğru olabilir açık noktalar ve cevapsız sorular,gizli olaylar vardır.İyi de gizli konularının olmadığı bir cumhuriyet ve ülke kuruluşu mu var ki?Bunlar her zaman olacaktır.

    Bu açık noktaların olması T.C nin varolduğu gerçeğini değiştirmeyip,insanların kendilerinin de kanıtlayamadığı konularda şaibe yaratmalarının kabul edilir,elle tutulur bir tarafının olduğunu sanmıyorum.Öyle insanlar va ki " Sakarya Meydan Muharebesinin " 100-200 kişnin arasında geçen çatışma olduğunu söyleyebilecek düzeyde basiretsiz ve isbattan uzak insanlarla dahi karşılaştım.Hatta önceki patronlarımdan biriydi.

    Sanıyorum bu ülkeyi seviyor ve üzerinde doğru yaşamak için mücadelelerimiz oluyorsa ki oluyor,hayat görüşlerimiz farklı dahi olsa asgari müştereklerimiz de mevcut,o zaman gerisi teferruattır diye düşünüyorum.

    Sağlıcakla kalınız.

Benzer Konular

  1. ilginç ve hoş.
    gordionum Tarafından ilginç konular Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 23-04-2010, 11:07 PM
  2. iNSANI TANIMADA YAZI VE KAREKTER
    erkişi Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 14-04-2008, 12:06 PM
  3. siir bölümünde yazi eklemede sorun
    demirdag Tarafından php nuke Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 10-02-2008, 12:33 AM
  4. 24 Sutun Kayan Yazi Projesi
    multialper Tarafından Ev Elektroniği Foruma
    Yorum: 13
    Son mesaj: 10-12-2007, 01:29 PM
  5. Parlayan Yazi - Resimli Anlatim
    Quarezma Tarafından Grafik Tasarım Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 17-12-2006, 10:27 PM
Yukarı Çık