Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 Toplam: 4

Archaeopteryx ve Harun Yahya’nın Yanılgıları

Tartışma Salonları (polemik) Kategorisi Serbest Kürsü Forumunda Archaeopteryx ve Harun Yahya’nın Yanılgıları Konusununun içerigi kısaca ->> Harun Yahya’nın Evrimcilerin İtirafları ve Evrim Aldatmacası kitaplarında sürüngenler ile kuşlar arasında geçiş formu olarak kabul edilen Archaeopteryx ile ilgili ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye catpity - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Nerden
    FL,adana
    Mesaj
    650
    Rep Gücü
    10549

    Archaeopteryx ve Harun Yahya’nın Yanılgıları

    Harun Yahya’nın Evrimcilerin İtirafları ve Evrim Aldatmacası kitaplarında sürüngenler ile kuşlar arasında geçiş formu olarak kabul edilen Archaeopteryx ile ilgili doğru olmayan birçok yazı bulunmakta. Bunların bazılarına değinmek ve doğrularını aktarmak istiyorum. Harun Yahya kitabında şöyle diyor (Harun Yahya, Evrimcilerin İtirafları, s. 63):

    Archaeopteryx’in sadece soyu tükenmiş bir kuş türü olduğunun ve yarı dinozor-yarı kuş bir ara-geçiş formu olmadığının delilleri kısaca şöyle sıralanabilir:

    1. Bu canlının “sternum”unun yani göğüs kemiğinin uçan kuşlardaki yapıda olmaması canlının uçamayacağının en önemli kanıtı olarak gösterilmekteydi. Ancak 1992 yılında bulunan yedinci Archaeopteryx fosili evrimci çevreler arasında çok büyük bir şaşkınlık uyandırdı. Zira bu son bulunan Archaeopteryx fosilinde evrimcilerin çok uzun zamandır yok saydıkları göğüs kemiği vardı. Nature dergisinde “… göğüs kemiğinin varlığı güçlü uçuş kaslarının olduğunu gösteriyor” 189 deniliyordu.

    Bu bulgu Archaeopteryx’in tam uçamayan bir yarı kuş olduğu yönündeki iddiaların en temel dayanağını geçersiz kıldı.

    2. Öte yandan, Archaeopteryx’in gerçek anlamda uçabilen bir kuş olduğunun en önemli kanıtlarından bir tanesi de hayvanın tüylerinin yapısı oldu. Archaeopteryx’in günümüz kuşlarından farksız olan asimetrik tüy yapısı, canlının mükemmel olarak uçabildiğini gösteriyordu.

    189. Nature, cilt 382, 1 Ağustos 1996, s. 401

    Şimdi burdaki argümanları madde madde incelemek istiyorum:

    * Archaeopteryx’in göğüs kemiği vardı veya tüyleri asimetrikti onun için “mükemmel olarak uçabiliyordu” demek mümkün değildir. Uçabilmek için gerekli bazı kriterler vardır: tüyler in asimetrikliği, kanatların esnekliği, omuz bağlantısı, kas kütlesi yüzdesi gibi.
    * Speakman ve Thomson 1994′de yaptıkları araştırmada (1) Archaeopteryx’in kanatlarındaki tüylerin asimetrikliğinin günümüz modern kuşlarınınkilere göre çok düşük olduğunu ortaya koymuştur. Tüylerin asimetrikliği genel olarak uçarken tırmanma ve manevralarda çok etkilidir bu sebeple asimetrikliği düşük diye uçamaz diyemeyiz ama günümüzdeki uçabilen modern kuşlar gibi uçamadığı kesindir.
    * Modern kuşlar uçarken temel olarak pectoralis kasını kullanırlar. Modern kuşlarda bu kasın ağırlığı vücut ağırlığının %35′ine kadar çıkar ve genel olarak %20-35 arasında değişir. Modern kuşlar oldukları yerden havalanabilmek ve düşük hızlarda uçmak için gerekli kanat çırpma hareketlerini yapmak için bu kası kullanırlar. Yapılan araştırmalara göre Archaeopteryx’deki pectoralis kasının vücut ağırlığına oranı %9′du (2). Bu da modern kuşlara göre oldukça düşük bir orandır. Ayrıca Speakman’ın araştırmasına göre bir kuşun modern kuşlar gibi oldukları yerden havalanabilmek, düşük hızlarda uçabilmek için gerekli manevraları yapabilmesi için pectoralis kasının ağırlığının vücut ağırlığına oranının en az %16 olması gerekir (3). Görüldüğü gibi Archaeopteryx bu sınırın altındadır.
    * Yine modern kuşlardaki supracoracoideus kası kuşların durdukları yerden havalanmasında ve düşük hızlarda uçabilmesinde çok önemli bir yere sahiptir. Yapılan araştırmalara göre Archaeopteryx hem kütle oarak hem de düzenleme olarak modern kuşlardaki gibi bir supracoracoideus kasına sahip değildir (4).

    Burdan çıkan bir sonuç şudur: Archaeopteryx olduğu yerden havalanabilmek için gerekli kas gücüne ve yapısına sahip değildi. Havalanabilmek için belli bir süre koşup yeterli hıza ulaşması gerekiyordu. 8-9 m/s hızlar civarında rahatça uçabildiği düşünülmektedir çünkü bu hızlarda çok fazla kas gücü gerekmemektedir. Olduğu yerden havalanmak, düşük hızlarda uçmak ve keskin manevralar yapabilmek için yüksek kas gücüne ve günümüzdeki modern kuşlardaki gibi düzgün bir kas yapısına sahip olmak gerekir.

    Görüldüğü gibi elimizdeki veriler Archaeopteryx’in “mükemmel olarak uçabildiğini” göstermekten çok uzaktır.

    Yine aynı kitapta geçen başka bir bölümde şöyle diyor (Harun Yahya, Evrimcilerin İtirafları, s. 63-64 ve Harun Yahya, Evrim Aldatmacası, 2005, s. 80):

    Archaeopteryx’in ağızındaki dişleri de yine canlıyı bir ara form kılmaz. Evrimciler bu dişlerin bir sürüngen özelliği olduğunu söyleyerek kasıtlı bir aldatmaca yapmaktadırlar. Oysa dişler sürüngenlerin tipik bir özelliği değildir. Günümüzde bazı sürüngenlerin dişleri varken bir kısmının yoktur. Daha da önemli olan nokta dişli kuşların da Archaeopteryx ile sınırlı olmamasıdır. Fosil kayıtlarına baktığımızda Archaeopteryx ile aynı dönemde veya Archaeopteryx’ten sonra ve hatta günümüze oldukça yakın tarihlere kadar “dişli kuşlar” olarak isimlendirilebilecek ayrı bir kuş grubunun yaşamını sürdürdüğünü görürüz.

    Şimdi burdaki argümanların geçerliliğine bakalım:

    * Tüm sürüngenler içinde sadece kaplumbağaların dişleri yoktur. Ayrıca zaten kuşların Theropod dinozorlarından evrimleştiği savunulmaktadır. Yani kaplumbağaların dişinin olmamasının kuşların Theropod dinozorlarından evrimleştiği teziyle hiçbir ilgisi yoktur.
    * Archaeopteryx’in diş yapısının dinozorlarınkinden çok farklı olduğu da gerçek değil. Archaeopteryx’in dişleri tırtıksızdır ve bu şekilde dişlere sahip oldukları bilinen dinozorlar vardır: Ornithomimosaur’lar, therizinosaur’lar ve oviraptorosaur’lar.
    * Yaşayan hiçbir kuş türünün dişi yoktur. Ama kuşların embriyoları incelendiğinde diş tomurcukları oluştuğu fakat bunların ileriki aşamalarda yok olduğu ve diş oluşmadığı görülmektedir. Bu bilgi bize kuşların atalarının dişleri olduğunu ama bu özelliğin modern kuşlarda yok olduğunu göstermektedir.
    * Dişlerinin büyük bölümünü kaybettiği bilinen 4 kuş türü vardır: Hesperornis, Ichthyornis, Gansus, and Limenavis. Bu türler neredeyse modern kuşlar kadar gelişmiştir ve modern kuşlardan genel olarak tek farkları dişleri olmasıdır. Bu sebeple bu türler sürüngen-kuş evrimindeki birkaç farklı yoldan biri için artık son basamak olarak değerlendirilmektedir. Yani bunları göstererek kuşların dişi olmasının normal birşeymiş gibi anlatılması tamamen yanlıştır.

    İngilizce biliyorsanız Archaeopteryx ile ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek için Talk Origins sitesindeki All About Archaeopteryx makalesini okumanızı öneririm. Bu makale oldukça ayrıntılı bir şekilde Archaeopteryx’in tüm özelliklerini incelemekte ve nasıl birçok sürüngen ve kuş özelliklerini birarada barındırdığını açıklamaktadır.

    Referanslar:
    1. Speakman, J.R. & Thomson, S.C., Flight capabilities of Achaeopteryx. Nature, 1994, 370:514.
    2. Ruben, J., Reptilian physiology and the flight capacity of Archaeopteryx. Evolution, 1991, 45: 1-17.
    3. Speakman, J. R., Flight capabilities in Archaeopteryx. Evolution, 1993, 47: 336-340.
    4. Ostrom, J.H., Archaeopteryx and the Origin of Flight. The Quarterly Review of Biology, 1974, 49(1)

    Kaynaklar:
    - Chris Nedin, All About Archaeopteryx, All About Archaeopteryx , 1999
    - CC214: Transitional Birds

    alıntı

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesaj
    166
    Rep Gücü
    339

    Cevap: Archaeopteryx ve Harun Yahya’nın Yanılgıları

    TAMAMEN YABANCI KAYNAKLARDAN ALINMIŞTIR:

    1995 yılında Çin'de Omurgalılar Paleontolojisi Enstitüsü'nde araştırmalar yapan Lianhai Hou ve Zhonghe Zhou adlı iki paleontolog, Confuciusornis olarak isimlendirdikleri yeni bir fosil kuş keşfettiler. 150 milyon yıllık Archæopteryx'e yakın bir yaştaki (yaklaşık 140 milyon yıllık) bu kuşun dişleri yoktu, gagası ve tüyleri ise günümüz kuşlarıyla aynı özellikleri göstermekteydi. İskelet yapısı da günümüz kuşlarıyla aynı olan bu kuşun kanatlarında, Archæopteryx'te olduğu gibi pençeler vardı. Kuyruk tüylerine destek olan "pygostyle" isimli yapı bu kuşta da görülüyordu.(Pat Shipman, "Birds do it... Did Dinosaurs?", New Scientist, 1 Şubat 1997, s. 31.) Kısacası, evrimciler tarafından tüm kuşların en eski atası sayılan ve yarı sürüngen kabul edilen Archæopteryx'e çok yakın bir yaşa sahip olan bu canlı, günümüz kuşlarına çok benziyordu. Bu gerçek, Archæopteryx'in bütün kuşların ilkel atası olduğu yönündeki evrimci tezlerle çelişiyordu.

    Çin'de Kasım 1996'da bulunan bir başka fosil, ortalığı daha da karıştırdı. ("Old Bird", Discover, 21 Mart 1997) milyon yaşındaki Liaoningornis isimli bu kuşun varlığı L. Hou, L. D. Martin ve Alan Feduccia tarafından Science dergisinde yayınlanan bir makaleyle duyuruldu. Liaoningornis, günümüz kuşlarında bulunan uçuş kaslarının tutunduğu göğüs kemiğine sahipti. Diğer yönleriyle de bu canlı günümüz kuşlarından farksızdı. Tek farkı, ağzında dişlerinin olmasıydı. Bu durum, dişli kuşların, hiç de evrimcilerin iddia ettikleri gibi ilkel bir yapıya sahip olmadıklarını gösteriyordu.130

    Archæopteryx'le ilgili evrimci iddiaları çürüten bir başka fosil ise, Eoalulavis oldu. Archæopteryx'ten 25-30 milyon yıl daha genç, yani 120 milyon yaşında olduğu söylenen Eoalulavis'in kanat yapısının aynısı, günümüzdeki bazı uçan kuşlarda görülüyordu. Bu da 120 milyon yıl önce, günümüzdeki kuşlardan birçok yönden farksız canlıların göklerde uçmakta olduklarını ispatlıyordu.(Pat Shipman, "Birds Do It... Did Dinosaurs?", s. 28.)

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye catpity - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Nerden
    FL,adana
    Mesaj
    650
    Rep Gücü
    10549

    Cevap: Archaeopteryx ve Harun Yahya’nın Yanılgıları

    * Tüm sürüngenler içinde sadece kaplumbağaların dişleri yoktur. Ayrıca zaten kuşların Theropod dinozorlarından evrimleştiği savunulmaktadır. Yani kaplumbağaların dişinin olmamasının kuşların Theropod dinozorlarından evrimleştiği teziyle hiçbir ilgisi yoktur.
    * Archaeopteryx’in diş yapısının dinozorlarınkinden çok farklı olduğu da gerçek değil. Archaeopteryx’in dişleri tırtıksızdır ve bu şekilde dişlere sahip oldukları bilinen dinozorlar vardır: Ornithomimosaur’lar, therizinosaur’lar ve oviraptorosaur’lar.
    * Yaşayan hiçbir kuş türünün dişi yoktur. Ama kuşların embriyoları incelendiğinde diş tomurcukları oluştuğu fakat bunların ileriki aşamalarda yok olduğu ve diş oluşmadığı görülmektedir. Bu bilgi bize kuşların atalarının dişleri olduğunu ama bu özelliğin modern kuşlarda yok olduğunu göstermektedir.
    * Dişlerinin büyük bölümünü kaybettiği bilinen 4 kuş türü vardır: Hesperornis, Ichthyornis, Gansus, and Limenavis. Bu türler neredeyse modern kuşlar kadar gelişmiştir ve modern kuşlardan genel olarak tek farkları dişleri olmasıdır. Bu sebeple bu türler sürüngen-kuş evrimindeki birkaç farklı yoldan biri için artık son basamak olarak değerlendirilmektedir. Yani bunları göstererek kuşların dişi olmasının normal birşeymiş gibi anlatılması tamamen yanlıştır.

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesaj
    166
    Rep Gücü
    339

    Cevap: Archaeopteryx ve Harun Yahya’nın Yanılgıları

    sözleri tekrarlamak yerine

    yukarıda bahsedilen fosillere bir açıklama getirir misiniz?
    Konu kaanansay tarafından (21-04-2009 Saat 02:14 PM ) değiştirilmiştir.

Benzer Konular

  1. Tarihin en büyük yanılgıları
    YukseLL Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 24-09-2011, 11:54 PM
  2. Harun Çelik
    swatiscon Tarafından Biyografi (Yaşam Öyküsü) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 07-02-2010, 05:33 PM
  3. harun yahyanın çarpıtmaları
    catpity Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 21-04-2009, 11:33 AM
  4. Adnan Oktar (Harun Yahya)
    SAHARAY Tarafından Biyografi (Yaşam Öyküsü) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 29-11-2008, 01:38 AM
Yukarı Çık