Darwin, 1859 yılında, bundan tam 150 yıl önce Türlerin Kökeni isimli kitabında şunları söylemişti:

Eğer gerçekten türler öbür türlerden yavaş gelişmelerle türemişse,

Neden sayısız ara geçiş formuna rastlamıyoruz? Neden bütün doğa bir karmaşa halinde değil de, tam olarak tanımlanmış ve yerli yerinde?

Sayısız ara geçiş formu olmalı, fakat niçin yeryüzünün sayılamayacak kadar çok katmanında gömülü olarak bulamıyoruz...

Niçin her jeolojik yapı ve her tabaka böyle bağlantılarla dolu değil?

Jeoloji iyi derecelendirilmiş bir süreç ortaya çıkarmamaktadır ve belki de bu benim teorime karşı ileri sürülecek en büyük itiraz olacaktır. (Charles Darwin, The Origin of Species, s. 172, 280)



Şu anda, Darwin’in 150 yıl önce söylediği sözler gerçek oldu!
Şu anda, Darwin’in 19. yüzyılda söylediği gibi, gerçekten de ara fosil diye bir şey olmadığı ortaya çıktı.

Yeryüzünün sayılamayacak kadar çok katmanında 100 milyondan fazla fosil bulundu. Fakat bunların tek bir tanesi bile ara fosil değildi.

Bulunan 100 milyon fosil, tam da Darwin’in öngördüğü gibi doğanın bir karmaşa içinde olmadığını, tam, mükemmel, kusursuz ve tüm parçaları yerli yerinde olan canlılardan oluştuğunu ortaya çıkardı.


Darwin’in söylediği gibi, hiçbir jeolojik yapıda ve hiçbir tabakada canlıların birbirine sözde bağlantısını gösteren hiçbir ara canlı fosili olmadığı görüldü.

Bütün bunların üstüne, yeni bilimler hücrenin, kromozomların, proteinlerin olağanüstü komplekslikte olduğunu gösterdi.

DNA’nın içinde bir milyon ansiklopedi sayfasını dolduracak miktarda bilgi olduğu ve böyle muhteşem bir yapının tesadüfen meydana gelmesinin imkansız olduğu keşfedildi.

Her şeyin en temel yapıtaşı olan atomların kusursuz bir düzene ve muhteşem bir kompleksliğe sahip olduğu anlaşıldı.

Ve yeryüzündeki bu muhteşem düzen, eşsiz, kusursuz sanat, yine tam olarak Darwin’in söylediği gibi teorisine karşı öne sürülecek en önemli itiraz olarak ortaya çıktı.

Günümüzde yaşayan Darwinistler de bu vasiyetin doğruluğunu teyid ettiler:

Niles Eldredge (Harvard Üniversitesi'nde Paleontolog)

Gerçekten de, çeşitli ve iyi saklanmış fosillerin ani oluşumu, olağanüstü bir entelektüel meydan okuma teşkil etmektedir. (Niles Eldredge The Monkey Business: A Scientist Looks at Creationism, Washington Square Press, New York, 1982, s.44)

Derek W. Ager (Ünlü İngiliz Paleontolog):
Sorunumuz şudur: Fosil kayıtlarını detaylı olarak incelediğimizde, türler ya da sınıflar seviyesinde olsun, sürekli olarak aynı gerçekle karşılarız; kademeli evrimle gelişen değil, ANİDEN YERYÜZÜNDE OLUŞAN GRUPLAR GÖRÜRÜZ. (Derek A. Ager, "The Nature of the Fossil Record", Proceedings of the British Geological Association, cilt 87, 1976, s. 133)

Mark Czarnecki (Evrimci Paleontolog):

Teoriyi (evrimi) ispatlamanın önündeki büyük bir engel, her zaman için fosil kayıtları olmuştur... Bu kayıtlar hiçbir zaman için Darwin'in varsaydığı ara formların izlerini ortaya koymamıştır. Türler aniden oluşurlar ve yine aniden yok olurlar. Ve bu beklenmedik durum, türlerin Allah tarafından yaratıldığını savunan yaratılışçı argümana destek sağlamıştır. (Mark Czarnecki, "The Revival of the Creationist Crusade", MacLean's, 19 Ocak 1981, s. 56)

Carlton E. Brett:

Yeryüzünde hayat zaman içinde, yavaş yavaş ve kademe kademe mi gelişti? Fosil kayıtlarının bu soruya cevabı; "hayır"dır.( Carlton E. Brett, "Statis: Life in the Balance", Geotimes, vol. 40 (Mart 1995), s.18)

Dr. Colin Patterson (Paleontolog):

Herhangi bir türün başka hangi tür canlıdan geldiğini gösteren bir fosil fotoğrafı göstermemi istemişsiniz - böyle bir fosil kaydı mevcut değil. (L.D.Sunderland, Darwin's Enigma: Fossils and Other Problems, 4. Baskı, Master Books, 1988, 10 Nisan 1979 tarihli mektuptan)

David B. Kitts (Oklahoma Üniversitesi, Bilim Tarihi Profesörü):

Evrim, türler arası geçiş formalarını gerektirir, ama paleontoloji bunu evrimcilere sunamadı. ("Paleontology and Evolution Theory", Evolution, Vol. 28 (Eylül 1974) s.467)

Mark Ridley (Zoolog, Oxford Üniversitesi):

Gerçek bir evrimci hiçbir zaman, yaratılışa karşı evrim teorisine dayanak olarak fosil kayıtlarını kullanmamaktadır.("Who Doubts Evolution?", New Scientist, sayı 90, 25/06/1981, s. 831)

Steven M. Stanley:

Bilinen fosil kayıtları, evrimin büyük bir morfolojik ara geçişi başaran Tek Bir Örneğini Dahi Belgeleyemedi. Bundan dolayı Fosil Kayıtları kademeli evrimin geçerli olabileceğine dair Hiçbir Kanıt Öne Süremez. (Stanley, Steven M., Macroevolution: Pattern and Process, San Francisco: W. H. Freeman and Co., 1979, s. 39)

Hoimar Von Ditfurth:

Geri dönüp baktığımızda, neredeyse ıstırapla aranan o geçiş biçimlerini bir türlü bulamamış olmamıza şaşırmamamız gerektiğini anlıyoruz. Çünkü büyük olasılıkla böyle bir ara aşama hiç var olmadı. (Hoimar Von Ditfurth, Dinozorların Sessiz Gecesi 2, Alan Yayıncılık, Kasım 1996, İstanbul, Çev: Veysel Atayman, s.22)

George Gaylord Simpson:

Evrim tarihinin büyük bölümünü temsil eden ara-geçiş formları nerededir? henüz hiçbir yerde bulunamadılar. (G.G. Simpson, The Meaning of Evolution, Bentam Books, Inc. New York, 1971, s. 16-19)

Tom Kemp (Oxford Üniversitesi):

Bir nesilden diğerine türlerin birbirine geçişinin mümkün olduğunu gösterecek tek bir kayıt örneği yoktur. (Tom S. Kemp, Mammal-like Reptiles and the Origin of Mammals, New York American Press, 1982, s.363)

Dr. Colin Patterson:

Gould ve Amerikan Müzesi uzmanları ara fosillerin bulunmadığını söylerken bir çelişki sergilememektedirler. Tek bir ara fosil bile yoktur. (L.D.Sunderland, Darwin's Enigma: Fossils and Other Problems, 4. Baskı, Master Books, 1988, s. 89)



İşte bu sebeplerle Darwin’i tebrik ediyoruz!


Yaşadığımız yüzyılda ele geçen bilimsel delillerle Darwin’in gerçekten de çok öngörülü bir insan olduğu ortaya çıktı! 150 yıl önce “tek bir tane bile ara fosil yok” demişti, şimdi tek bir tane bile ara fosil olmadığı milyonlarca fosil kaydı ile teyid edilmiş oldu! Darwin’in vasiyeti aynısıyla doğrulandı! Darwin’i, üstün öngörüsü ve bu önemli tahmininden dolayı, doğumunun 200. yıldönümünde tebrik ediyoruz.

kaynak: harunyahya.net adresinden alınmıştır.