"Erkek kadını iki bacak arası görmeye devam ettikçe, yaşananların biteceğini düşünmek hayaldir"(Günün sözü)

Olayı, resmi veya gayri resmi, milletlerarası veya yurt sathında milliyetçilik üzerinden değerlendirmeyeceğiz sevgili okur. Bu satırlar meşruluk ve haklılık üzerine siyasi yapılanmanın kelimelerle vücut bulup, kendini tatmin için rahatlama sağlayacak bir alan değil, bilesiniz.

Eldeki malzeme; kadın ve erkek.
Sadece, yapayalnız, çırılçıplak.
Herhangi bir tanımlama, sıfat, niteleme olmaksınız.
Bir xx ve xy kromozom nüveli biyolojik madde.
Adı, sanı, uyruğu, dili, dini sadece: Kadın ve erkek!
Bu kadar basit ve olması gereken.
Ve asla kabul edemediğimiz.
Saf bu gözle bakmayı, bir türlü beceremediğimiz.

Haberin ayrıntılarını cümlelendirmeye gerek yok.
Yine bir kadın tecavüzü.

Yine bir erkekliği haklı çıkarma gayreti.
Yine bir elinden geleni ardına koymama durumu.

Bu kadar açık ve net.

İşin özünün, erkeklik zihniyetinin derinlerine doğru gidişini bilmekteyiz. Ve yılladır söylene söylene dilde tüy biten bir anlayışın, sanki sihirli bir değnek değmişcesine değişeceğini ummak; artık "Lanet olsun şu kadınlıktan" haline doğru bir gidiş taşımaktadır.

Nedir bu, kadını erkek kafası(!) içindeki gibi görme derdi? Bilen varsa beri gelsin.

Okumuşu, cahili, kentlisi, köylüsü, amelesi, işçisi, teröristi, işadamı, sporcusu, o' su, bu' su hiç fark etmiyor. Bilmem kaç santimlik fazlalığa sahip, xy kod adlı varlık hemen fazlalığın hakkını verebilmek için, yaradan'a kuvvet bir eylem içinde bulunuverme telaşına düşüveriyor.

Bu konuda hiçbir şeyin önemli olmadığı ve eğitim denilen şeyinde artık laf olsun diye ağızlara bir parmak bal kıvamında olduğu gerçeğe gerçek. Ya vaktinden önce geldik dünyaya, ya da çok geç. Kadının adının "Aç bakayım bacağını" olduğu ve erkeklerin çokta daha fazlası ile ilgilenmeyi, gereksiz ve hor gördüğü bir zamanda yaşamanın talihsizliği içinde; varlık mücadelesini bireysel sürdürmekten başka yapabileceğimiz bir şey yok.

Erkek elinin kiri ile dolaşmaktan hicap duymazken ve eğer bu kir elbiselerine bulaşmaya başlarsa, icabında gereken yapılırsa; top yekun doğru hamlenin kadın lehinde atılmasını beklemek komik. Olmayacak bir duaya amin deme saflığını göstermeyecek kadar, erkek ciğerini biliyoruz artık!

Geldiğimiz şu aşama; kadın ne olursa olsun kadındır ve en ufak bir çaresizliğinde istifade edilmesi farzdır. Karşı koyması, engel olması, istememesi gibi bir durum söz konusu olmayacağı gibi; yapılan eylemlerin haksızlığı için en ufak bir adımda atamaz, çünkü kadın olduğu için zaten hak etmiştir!

Bu mantalite yüzyıllardır hükümranlığını sürdürüyor ve görünen o ki, sürdürmeye devam edecek. Mücadele etmek isteyenler, buyurun meydan sizin.
Beni ilgilendirmiyor!

kaynak