TC'nin ilk solcularını hapislerde inim inim inleten, IMF'den ilk borç alan, Marshall planı gereği ABD yardımlarını kabul eden,yurdumuzda dağıtan, Nazım'ı yıllarca hapis yatırtıp açlık grevleri yaptırtan,dönemin solcularını ( Mesela 2 nisan 1948'de Sabahattin Ali'yi) derin devlete öldürten, Atatürk ölünce resimlerini devlet dairelerinden kaldırtan, paralardan resmini çıkartan ve kendi resimlerini astırıp paralara basan,Cumhuriyet gazetesini defaatlerce kapattıran,Refik Saydam'a :" Devlet teşkilatımız A'dan Z'ye kadar bozuktur." dedirttiren bir mekanizma ile devleti yöneten, Atatürk ölmeden hemen önce Atatürk'e " daha bu ülke ne kadar sarhoş masalarından idare edilecek" sözü üzerine " Unutma ki seni de bu makamlara bir sarhoş getirdi " cevabını alan ve sonunda başbakanlık koltuğundan Atatürk'ün emri ile el çektirilen,yerine Bayar getirilen, Atatürk'ün direktifi ile kendinden sonra başbakan olmasını istediği Celal Bayar'ın başbakanlığına , meclisi askeri birliklerce çevirtip,engel olan, hileli seçimle kendini başbakan ilan ettiren, "tek parti döneminde kendini örneklerine sadece komünist ülkelerde ancak rastlanan bir mantık ile , 26 Aralıktaki CHP kurultayında "oy birliği " ile milli ve "ebedi şef" ilan ettiren,1944 yılında :" 10 yıl içerisinde Türkiye'de ilköğretim davasının çözüleceğini açık ve kesin olarak görebiliyoruz." diyen,4 Aralık 1945 ,cumhuriyet Görüşler adlı dergiyi komünistlikle suçlarken Aynı gün Tan Gazetesi izinli gösteri bile yapılamayan İstanbul'da , sahibi sertellerin önceden uyarmasına rağmen yakılır,yıkılır.Baş aktör CHP il başkanı ve milletvekili Alaettin Tiritoğlu vardır. Bayar'a göre :hırslı , kinci, Atatürk'ü sevmeyen, davranışlarında samimi olmayan ve kendisinden sonra başkanlık koltuğuna oturduğu için Bayar'ı af etmeyen biri olan ...45 seçimlerinde hile yaptıran, dış politika kaygılarının ön planda rol oynadığına tepeden inme demokrasi teşebbüsü sonunda hilesiz bir daha seçim kazanıp başa gelemeyen zat...Kim mi..nereden bilelim..!Ama O zatla hiiiç bir ilgisi olmayan bir son haber:Cenazesinden önce heykelini kaldırmışlar
Ata'nın Dolmabahçe Sarayı'ndaki heykeli ölümünden sekiz gün sonra devlet tarafından söktürüldü.İNÖNÜ REİSİCUMHUR OLDU VE...Dolmabahçe Sarayı arşivinde yeni bulunan belgelere göre, Atatürk'ün cenazesi saraydaki katafalktayken, 18 Kasım 1938'de bir karar alındı. "Saray mimarı F. Akyal" imzalı belgede, heykelin palangalarla söktürülüp hamallarla bilinmeyen bir yere taşınması için izin isteniyor. Devlet işlem için 25 lira 80 kuruş ödedi.Dolmabahçe Sarayı'nın arşivinde yeni bulunan bir belge, Atatürk'ün saraydaki bir heykelinin devlet tarafından 1938'in 18 Kasım günü 25 lira 80 kuruş harcanarak palangalarla söktürüldüğünü ve hamallara taşıtılarak bilinmeyen bir yere gönderildiğini ortaya çıkardı. İşin tuhaf ve acı olan tarafı ise, bu işin İsmet İnönü'nün cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra ama Atatürk'ün cenazesi daha kaldırılmadan, sarayın muayede salonunda katafalkta durduğu ve yüz binlerce vatandaş tarafından gözyaşlarıyla ziyaret edildiği sırada yapılmış olmasıydı..Cumhurbaşkanlığı seçimleri Türkiye'de geçmişte de hep sıkıntılı olmuş ve seçim öncesinde ortam hep gerilmişti. Ama, Çankaya'nın yeni sahibinin belli olmasından sonra bazı kişiler ve çevreler "kral öldü, yaşasın kral" havasıyla yeni cumhurbaşkanının etrafında pervane gibi dönmeye ve eski devrin hatıralarını silmek için birbirleriyle yarış etmeye başlamışlardı. Bu yarış, ikinci cumhurbaşkanının seçiminden hemen sonra, yani Atatürk'ün Çankaya'sına İsmet İnönü'nün yerleşmesinden sonra da yaşanmış ve iş Atatürk'ün cenazesinin defnedilmesi bile beklenmeden, Dolmabahçe Sarayı'ndaki bir heykelinin söktürülüp hamallara taşıtılarak ortadan kaldırılmasına kadar varmıştı. Atatürk'ün saraydaki heykelinin yok olması konusu, Dolmabahçe Sarayı'nın arşivinde yeni bulunan bir belge sayesinde ortaya çıktı. 10 Kasım 1938'de vefat eden Atatürk'ün cenazesi Dolmabahçe'nin muayede salonunda katafalkta durduğu sırada, belgeye göre yine aynı salonda bulunan bir heykelinin söktürülmesi konusunda bazı resmi yazışmalar yapıldı ve devlet 25 lira 80 kuruş harcayarak heykeli ortadan kaldırdı.HAMAL BİLE TUTMUŞLAR Bugüne kadar bilinmeyen bu heykel hadisesinin ayrıntıları, sarayın arşivinde yeni bulunan belgelere göre şöyleydi: Türkiye Cumhuriyeti Reisicumhuru Mustafa Kemal Atatürk, 1938'in 10 Kasım sabahı saat dokuzu beş geçe Dolmabahçe Sarayı'nda son nefesini verdi ve Ankara'da hemen ertesi gün toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi, cumhurbaşkanlığına İsmet İnönü'yü seçti. Ankara'da seçim yapıldığı sırada, Atatürk'ün tahnit edilen naaşı da Dolmabahçe Sarayı'nın muayede salonunda, yani sarayın Osmanlı padişahlarının katıldığı törenlerin yapıldığı en büyük salonunda katafalka kondu ve halk, Atatürk'ü bir hafta boyunca gözyaşları içerisinde ziyaret etti. Cenaze 19 Kasım sabahı Dolmabahçe'den alınarak Sarayburnu'na götürüldü, Zafer torpidosuna konarak açıkta bekleyen Yavuz zırhlısına nakledildi ve zırhlının İzmit'e taşıdığı cenaze, oradan trenle Ankara'ya götürüldü. Atatürk'ün tabutu 20 Kasım günü Meclis'in önünde katafalka kondu ve ertesi gün yabancı temsilcilerin de katıldığı çok büyük bir törenle Etnografya Müzesi'ndeki geçici kabrine yerleştirildi. Ama, cenaze daha Dolmabahçe Sarayı'nda katafalkta bulunduğu sırada, 18 Kasım günü bir başka iş daha yapılmış ve muayede salonuna bir sene önce önceden yerleştirilmiş olan Atatürk heykelinin, dışarıdan hamal getirtilerek kaldırılmasına karar verilmişti.YEDİ KURUŞLUK FATURA İstanbul'da Topkapı Sarayı dışında kalan saraylar, Osmanlı Hanedanı'nın mensuplarının 1924'ün 3 Mart'ında Türkiye'den sınır dışı edilmesinden sonra Millet Meclisi'ne bağlanmıştı. Dolmabahçe Sarayı da bu karardan sonra teşkil edilen "Milli Saraylar Müdürlüğü" nün idaresindeydi. Milli Saraylar'ın tam adını bilmediğimiz ve sadece "F. Akyal" ismini ancak imzasından okuyabildiğimiz mimarı, 18 Kasım günü, Atatürk'ün cenazesi henüz katafalkta bulunduğu sırada Milli Saraylar Müdürlüğü'ne bir yazı yazdı ve muayede salonunda bulunan heykelin cerr-i eskal ile, yani bir tür vinç olan palangalarla kaldırılmasına izin verilmesini istedi. F. Akyal'ın yazısında, kaldırma maliyetinin 25 lira 80 kuruş olduğu ifade ediliyordu. Dolmabahçe Sarayı'nın arşivlerinde bulunan konuyla ilgili ikinci belge 22 Kasım 1938 tarihini taşıyor. Belge, Galata'da, kalafat yeri 52 numarada faaliyet gösteren ve pik, hurda demir ve maden ticareti yapan Sait Sapmaz tarafından çıkartılmış bir fatura... Sait Sapmaz, Milli Saraylar Direktörlüğü'ne gönderdiği faturada heykeli kaldırmak için yaptığı masrafları sıralıyor ve takım kirasına 10 lira harcadığını, "ameleye" yani işçilere 12 ve nakliyede kullanılan kamyona 3 lira verdiğini, işçileri getiren vasıtaya da 80 kuruş ödediğini yazıyor, Atatürk'ün heykelinin kaldırılması işinin 25 lira 80 kuruşa mal olduğunu ifade ediyor. Beş ve iki kuruşluk pulların da yapıştırılmış olduğu faturanın altında "Mustafa Alcan Ticarethanesi" nin kaşesi ile mimar "F. Akyal"ın masrafı tasdik için attığı imza da bulunuyor. Büyük Millet Meclisi'ne bağlı Milli Saraylar Müdürlüğü, Atatürk'ün saraydaki heykelini naaş henüz defnedilmeden, üstelik katafalkta bulunduğu ve yüz binlerce vatandaş tarafından gözyaşlarıyla ziyaret edildiği sırada ve işte bu şekilde ortadan kaldırmıştı.Sabah Gazetesi Yazarı Murat Bardakçı :28.01.2007


kaynakche, doğu perinçek, dursun, arsel, aydın,deniz gezmiş