1. Sayfa, Toplam 4 123 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 34
  1. #1
    Acemi Üye ozkan1969 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    48
    Mesaj
    230
    Rep Gücü
    238

    Unknown TÜBİTAK'ta Darwin'e sansür!

    TÜBİTAK'ta Darwin'e sansür



    TÜBİTAK’ın 42 yıllık dergisi Bilim ve Teknik’in son sayısındaki Darwin kapağı ve içerideki 15 sayfası üst yönetimin sansürüne uğradı. Kapak değişti, içerik atıldı. Dergide Darwin ile ilgili yazı kalmadı

    İSTANBUL - TÜBİTAK’ın Bilim ve Teknik Dergisi’nin Evrim Teorisi’nin sahibi Charles Darwin’in 200’üncü doğum yıldönümü ve 2009 yılı UNESCO tarafından tüm dünyada Darwin yılı ilan edilişi nedeniyle hazırladığı Mart sayısına sansür uyguladığı ortaya çıktı.

    Kanal D Ana Haber Bülteni’nde yer alan habere göre 42 yıldır okuyucuyla buluşan Bilim ve Teknik Dergisi’nin Mart sayısı kapağı ve içeriği basım aşamasında değiştirildi. Bir haftalık gecikmeyle yayımlanan derginin Evrim Teorisi’nin babası Darwin için özel olarak hazırlanan sayısı TÜBİTAK üst yönetimi tarafından veto edildi. Derginin yayın kurulu üyeliğini de yapan, TÜBİTAKBaşkan Yardımcısı Ömer Cebeci, Bilim ve Teknik Dergisi’nin Darwin’i anlatan 15 sayfalık bölümünün basımdan önce çıkartılmasını sağladı. Saygın derginin kapağı da apar topar değiştirilerek, yerine Küresel İklim Değişikliği ile ilgili bilgiler konuldu. Böylelikle Bilim ve Teknik Dergisi, tarihinde ilk defa sansüre uğradı.

    Ancak olaylar bu kadarıyla kalmadı. Bilim ve Teknik Dergisi’nin Mart sayısının Charles Darwin’e ayrılarak hazırlanan kapağının altında imzası olan Genel Yayın Yönetmeni Dr. Çiğdem Atakuman görevinden alındı. Çiğdem Atakuman görevden alınması yolundaki haberleri yalanlamadı ancak, "Halen TÜBİTAK çalışanıyım. Konuşmam doğru olmaz" dedi. Derginin değiştirilen Mart sayısında Atakuman’ın ismi künyede yer değiştirdi ve "Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Yayın Yönetmeni" olarak yer aldı.

    Derginin Nisan sayısında Çiğdem Atakuman’ın isminin yer alıp almayacağı konusunda TÜBİTAK’ın hiçbir yetkilisi konuşmaya yanaşmadı. 2009 UNESCO tarafından tüm dünyada Darwin Yılı olarak ilan edilirken, Türkiye’nin en saygın bilim ve araştırma kurumu olarak bilinen TÜBİTAK’taki bu skandal akıllarda soru işaretleri bıraktı. Dini çevreler Evrim Teorisi’ne ve Darwin’in görüşlerine şiddetle karşı çıkıyor. (HÜRRİYET)



    [ALINTI]akşam[/ALINTI]

  2. #2
    Kıdemli Üye onuc13 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Yaş
    46
    Mesaj
    559
    Rep Gücü
    2430

    Cevap: TÜBİTAK'ta Darwin'e sansür!

    Kim bu Darwin ?
    Darwin, insanın maymundan geldiğini iddia eden ateist bir kişi...
    Ateistliği beni ilgilendirmiyor.
    Beni ilgilendiren bu teori masalı...

    21. Yüzyıldayız.
    İlim ve bilim çağı...
    Darwin'in evrim teorisi bilim ve ilim ışığında çürütülerek toprağa gömüldü...
    Durum böyle iken bazı ateistlerin halâ atalarının "maymun" olduğunu iddia etmeleri çok müşkül bir durum...

    Adı üzerinde "Bilim ve teknik" dergisi...
    İsabet olmuş...
    Bilim ve ilimle çürütülmüş olan Darwin'in evrim teorisinin böyle bir derginin içerisinde yerinin olmadığı geç te olsa farkedilmiş olması sevindirici...

  3. #3
    Acemi Üye ozkan1969 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    48
    Mesaj
    230
    Rep Gücü
    238

    Cevap: TÜBİTAK'ta Darwin'e sansür!

    Alıntı hakan2034´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kim bu Darwin ?
    Darwin, insanın maymundan geldiğini iddia eden ateist bir kişi...
    Ateistliği beni ilgilendirmiyor.
    Beni ilgilendiren bu teori masalı...

    21. Yüzyıldayız.
    İlim ve bilim çağı...
    Darwin'in evrim teorisi bilim ve ilim ışığında çürütülerek toprağa gömüldü...
    Durum böyle iken bazı ateistlerin halâ atalarının "maymun" olduğunu iddia etmeleri çok müşkül bir durum...

    Adı üzerinde "Bilim ve teknik" dergisi...
    İsabet olmuş...
    Bilim ve ilimle çürütülmüş olan Darwin'in evrim teorisinin böyle bir derginin içerisinde yerinin olmadığı geç te olsa farkedilmiş olması sevindirici...
    nerde ne zaman çürütüldü; haır bilgim yok böyle konularda kaynağını verirsen yada açıklarsan sevinirim.

  4. #4
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Mesaj
    2
    Rep Gücü
    11

    Cevap: TÜBİTAK'ta Darwin'e sansür!

    ilginc bir yaklaşım ama esas konu bu degil bence bilim ve teknigin icerisine muhafazakarlıgın girmiş ola bilme ihtimali yokmu yani.eger öyle ise biim bundan daha ileriye gitmez aksine geriler daha 15 20 yıl önce tv bile günahtı

  5. #5
    Kıdemli Üye onuc13 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Yaş
    46
    Mesaj
    559
    Rep Gücü
    2430

    Cevap: TÜBİTAK'ta Darwin'e sansür!

    Alıntı ozkan1969´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    nerde ne zaman çürütüldü; haır bilgim yok böyle konularda kaynağını verirsen yada açıklarsan sevinirim.
    Darwin'e göre her şey tesadüfen ve kendi kendine meydana gelmişti.Tüm canlıların ise değişerek birbirlerine dönüştüklerini ve böyle meydana geldiklerini zannediyordu. Yani Darwin'e göre balıklar bir gün tesadüfen bir sürüngene dönüşmüşlerdi. Bir gün bir tesadüf daha olmuş ve bir sürüngen uçmaya başlamış böylece kuşlar oluşmuştu. Darwin'in uydurduğu yalana göre insanlar ise maymunlardan oluşmuştu. Yani ona göre sizin atanız bir maymundu...




  6. #6
    Acemi Üye ozkan1969 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    48
    Mesaj
    230
    Rep Gücü
    238

    Cevap: TÜBİTAK'ta Darwin'e sansür!

    Alıntı ali baba´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    ilginc bir yaklaşım ama esas konu bu degil bence bilim ve teknigin icerisine muhafazakarlıgın girmiş ola bilme ihtimali yokmu yani.eger öyle ise biim bundan daha ileriye gitmez aksine geriler daha 15 20 yıl önce tv bile günahtı
    10/03/2009 tarihli ntv deki gaste progr***** katılan ODTÜ üniversitesi öğ.görevlisi prof.dr. Ayhan sol tübitak için " işgüzarlık yapmış " dedi ve Darwin'in Türk'ler hakkında söylediği ileri sürülen sözler için ise " ben böyle bir şey söylediğini hiç duymadım ve okumadım " dedi

    --------Yeni Postalandı 12:18 AM ---------- Önce gonderilen mesaj at 12:16 AM ----------

    Alıntı hakan2034´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Darwin'e göre her şey tesadüfen ve kendi kendine meydana gelmişti.Tüm canlıların ise değişerek birbirlerine dönüştüklerini ve böyle meydana geldiklerini zannediyordu. Yani Darwin'e göre balıklar bir gün tesadüfen bir sürüngene dönüşmüşlerdi. Bir gün bir tesadüf daha olmuş ve bir sürüngen uçmaya başlamış böylece kuşlar oluşmuştu. Darwin'in uydurduğu yalana göre insanlar ise maymunlardan oluşmuştu. Yani ona göre sizin atanız bir maymundu...



    pardon anlayamadım; siz derken kimi kastettiniz
    ayrıca beni bilgilendirmek için kullandığını bu karükatör mü?
    sizce yeterlimi?

  7. #7
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Mesaj
    31
    Rep Gücü
    0

    Cevap: TÜBİTAK'ta Darwin'e sansür!

    boşver brader sen darwine ınanmaya devam et zaten yaklaşık ıkı yuz yıl sonra tekrar evrım gecırıp denız yıldızına benzer bı hal alacagız.. darwının tezının curutulmesı ıcın delıle gerek yok mantıgını aklını calıstıran anlar zaten..
    ıyı yapmışlar degıstırmekle nedense ınsanoğlu en az uc bın yıldır evrım gecırmemış ama darwin amca sağolsun hala hukmedebılıyo

  8. #8
    güney
    Misafir..

    Cevap: TÜBİTAK'ta Darwin'e sansür!

    Birde tersten düşünün bakalım...
    Yada ben düşüneyim "ya maymunsanız?"..:)))
    Şu anda hala tartışılıyorsa bunca yıldan sonra ve hala ateşli tartışmalar ve gerekli gereksiz ayarlar yapılıyorsa düşünmek lazım...
    Madem çürütülmüş bir tez ,madem izafi bir şey neden bu hezeyan vede müdahale...

    Boş verin darwin i 100 yıl olmuş zaten....Yada bravo darwine 100 yıldır hala gündemde...

  9. #9
    Kıdemli Üye onuc13 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Yaş
    46
    Mesaj
    559
    Rep Gücü
    2430

    Cevap: TÜBİTAK'ta Darwin'e sansür!

    1 - Evrim Teorisi, Tesadüfleri Yaratıcı Bir İlah Olarak Görür



    Evrimcilerin en büyük yanılgılarından biri ilkel dünya olarak adlandırdıkları ortamda canlılığın kendiliğinden oluşabileceğini düşünmeleridir.
    Evrim teorisinin iddiasına göre, fosfor, karbon gibi bilinçsiz, akılsız, yeteneksiz, bilgisiz ve cansız atomlar tesadüfler sonucunda biraraya gelmişler, yıldırımlar, volkanlar, ultraviyole ışınları, radyasyon gibi doğal olaylar sonucunda kendilerini kusursuzca organize ederek proteinleri, hücreleri, balıkları, kedileri, tavşanları, aslanları, kuşları, insanları ve tüm canlılığı meydana getirmişlerdir.

    Tesadüfleri yaratıcı bir ilah kabul eden evrim teorisinin temel iddiası budur. Böyle bir iddiaya inanmak ise akla, mantığa ve bilime karşıdır.

    2 - Doğal Seleksiyon Canlılardaki Karmaşık Yapıların Nasıl Meydana Geldiğini Açıklayamaz



    Çıtanın saldırdığı bu yavru büyük bir ihtimalle kaçmayı başaramayacaktır. Çünkü çıta bu yavruya göre çok daha atik, güçlü ve tecrübelidir. Bu herkesin bildiği olayı evrimciler, "evrimleştirici bir mekanizma" olarak topluma kabul ettirmeye çalışırlar. Oysa açıktır ki bu yavru -ne kadar zaman geçerse geçsin- başka bir canlıya dönüşmeyecektir.
    Evrim teorisi, yaşadıkları ortama en iyi uyum sağlayan canlıların daha çok yaşama ve çoğalma imkanı bulduklarını ve bu şekilde faydalı özelliklerini sonraki nesillere aktarabildiklerini, türlerin bu "mekanizma"yla evrimleştiğini iddia etmektedir.

    Oysa doğal seleksiyon olarak bilinen söz konusu mekanizma, canlıları evrimleştirmez, onlara yeni özellikler kazandıramaz. Sadece bir canlı türüne ait özellikleri güçlendirebilir.

    Örneğin bir bölgede yaşayan tavşanlardan hızlı koşanlar hayatta kalır, diğerleri ise ölürler. Birkaç nesil sonra bu bölgedeki tavşanlar daha hızlı koşan bireylerden oluşur. Ancak, hiçbir zaman bu tavşanlar başka bir canlı türüne (örneğin tazılara veya tilkilere) evrimleşmezler.

    3 - Sanayi Devrimi Güveleri Doğal Seleksiyonla Evrime Delil Değildir

    Evrim teorisinin tüm dünya çapında en çok tekrar edilen sözde 'delil'lerinin başında, 19. yüzyıl İngilteresi'nde gerçekleşen sanayi devrimi sırasındaki güve popülasyonu gelir. İddiaya göre sanayi devrimindeki hava kirliliği ağaç kabuklarının rengini koyulaştırmış, bu nedenle koyu renkli güveler daha kolay kamufle olarak avcı kuşlardan korunmuş ve sonuçta koyu renkli güvelerin nüfusu artmıştır. Ama bu bir evrim değildir, çünkü yeni bir güve türü ortaya çıkmamış, sadece zaten var olan türlerin nüfus oranı değişmiştir. Bunun dışında, güvelerle ilgili bu iddianın dayandırıldığı hikayenin de doğru olmadığı ortaya çıkmıştır: Güveleri ağaçlar üzerine konmuş olarak gösteren ünlü fotoğrafların sahte olduğu ve iddia edildiği gibi bir "endüstriyel melanizm"in (endüstriyel kirlilik nedeniyle rengin koyulaşması) hiçbir zaman yaşanmadığı anlaşılmıştır.

    4 - Deprem, Bir Şehri Nasıl Geliştiremezse, Mutasyonlar da Canlıları Geliştiremezler



    Mutasyonlar, insan vücuduna dair tüm bilgilerin şifreli olduğu DNA üzerindeki rastlantısal değişikliklerdir. Mutasyonlara radyasyon, kimyasallar gibi etkenler neden olur. Evrimciler, mutasyonların canlıları evrimleştirdiğini öne sürerler. Oysa mutasyonlar canlılara daima zarar verirler, onları geliştirmezler, onlara yeni özellikler (örneğin kanat, akciğer gibi organlar) kazandıramazlar. Onları ya öldürür ya da sakat bırakırlar. Mutasyonların bir canlıyı geliştirdiğini, ona yeni özellikler kazandırdığını iddia etmek, bir depremin bir şehri daha gelişmiş ve modern bir hale getirdiğini, veya bir bilgisayara çekiçle vurulduğunda bir üst modelinin ortaya çıkacağını iddia etmeye benzer. Nitekim gözlemlenmiş hiçbir mutasyonun genetik bilgiyi artırdığı görülmemiştir.



    5 - Hayat Hayattan Gelir

    Ortaçağ'dan beri inanılan "spontane jenerasyon" adlı yanlış bir teori, cansız maddelerin tesadüfen biraraya gelip, canlı bir varlık oluşturabileceklerini öngörüyordu. 18. yüzyıla dek, böceklerin yemek artıklarından, farelerin de buğdaydan oluştuğu yaygın bir düşünceydi. Darwin'in Türlerin Kökeni adlı kitabını yazdığı 19. yüzyılda ise, bakterilerin cansız maddeden oluşabildikleri inancı, bilim dünyasında yaygın bir kabul görüyordu.

    Oysa Darwin'in kitabının yayınlanmasından beş yıl sonra, ünlü Fransız biyolog Louis Pasteur, evrime temel oluşturan bu inancı kesin olarak çürüttü. Pasteur yaptığı uzun çalışma ve deneyler sonucunda vardığı sonucu şöyle özetlemişti: "Cansız maddelerin hayat oluşturabileceği iddiası artık kesin olarak tarihe gömülmüştür."

    Bu gerçek, yeryüzünde yaşamın kendiliğinden oluşmadığını, ancak mucizevi bir yaratılışla başladığını da bir kez daha göstermiş oluyordu.

    6 - Ara Geçiş Canlılarına Fosil Kayıtlarında Rastlanmamıştır

    Evrim teorisi, bir türün bir başka türe dönüşmesinin ilkelden (basitten) karmaşığa doğru, yavaş ve aşamalı olduğunu iddia eder. Bu iddiaya göre, bu dönüşüm sırasında "ara geçiş formu" adı verilen ucube canlıların yaşamış olması gerekir. Örneğin, balık özelliklerini hala taşımasına rağmen, bir yandan da bazı sürüngen özellikleri kazanmış olan yarı balık yarı sürüngenler, yarı maymun yarı insanlar, yarı sürüngen yarı kuş canlılar yaşamış olmalıdır geçmişte. Eğer gerçekten bu tür canlılar yaşamışlarsa, bunların kalıntılarına da fosil kayıtlarında rastlanması gerekir. Oysa, yıllardır büyük bir hırsla aranan bu ara geçiş formlarından eser yoktur.

    7 - Canlı Grupları Yeryüzünde Aniden ve Aynı Anda Ortaya Çıkmıştır



    Camın hammaddesi olan silis nasıl kendi kendine, aşama aşama bir kadehe dönüşemezse veya bir fotoğraf makinesinin parçaları yavaş yavaş biraraya gelip fotoğraf makinesini oluşturamazsa, canlılar da cansız maddelerden zaman içinde kendi kendilerine ortaya çıkamazlar.
    Bugün bilinen temel canlı kategorilerinin tam***** yakını, 530-520 milyon yıl önce, "Kambriyen Devri" adı verilen jeolojik devirde aynı anda ve aniden ortaya çıkmıştır. Süngerler, yumuşakçalar, solucanlar, derisidikenliler, eklembacaklılar, omurgalılar gibi birbirinden tamamen farklı vücut planlarına sahip canlı kategorileri, daha önceki jeolojik devirlerde hiçbir benzerleri yokken, bir anda belirmişlerdir. Bu gerçek, evrimcilerin, canlıların tek bir ortak atadan uzun zaman içinde ve aşama aşama türedikleri iddiasını çürüten önemli bir delildir.

    Yeryüzünün bir anda, son derece farklı vücut yapılarına, son derece karmaşık organlara sahip birçok canlı ile dolması, elbette ki bu canlıların yaratıldıklarını gösterir. Evrimciler, Allah'ın varlığını ve yaratışını inkar ettikleri için bu mucizevi olayı kesinlikle açıklayamazlar.


    8 - Canlı Türleri Yüz Milyonlarca Yıl Boyunca Hiçbir Değişikliğe Uğramamaktadırlar


    Eğer gerçekten bir evrim yaşanmış olsaydı, canlıların yeryüzünde küçük kademeli değişimlerle ortaya çıkmaları ve zaman içinde de değişmeye devam etmeleri gerekirdi. Oysa fosil kayıtları bunun tam aksini gösterir. Farklı canlı sınıflamaları, kendilerine benzeyen ataları olmadan aniden ortaya çıkmışlar ve yüz milyonlarca yıl boyunca hiç değişim geçirmeden durağan bir biçimde kalmışlardır.

    9 - Evrimcileri Hayal Kırıklığına Uğratan Balık:



    Evrimciler 400 miyon yıllık fosilleri bulunan Cœlacanth sınıfına dahil olan balıkları, balıklar ve amfibiyenler arasında çok güçlü bir ara form delili olarak gösteriyorlardı. Bu canlının yetmiş milyon yıl önce soyu tükenmiş bir tür olduğu zannedildiği için, evrimciler fosili üzerinde her türlü spekülasyonu yapmışlardı. Ancak 22 Aralık 1938'de Hint Okyanusu açıklarında bir Cœlacanth canlı olarak bulundu. İlerleyen yıllarda başka bölgelerde de 200'den fazla Cœlacanth yakalandı.

    Bu balıkların yakalanmasıyla beraber, bu canlılar üzerinde yapılan spekülasyonların temelsizliği de anlaşılmış oldu. Cœlacanth, evrimcilerin iddialarının aksine karaya çıkmak üzere olan yarı balık yarı amfibiyen özellikleri gösteren bir canlı değildi. Hatta 180 m. derinliğin üzerine hemen hiç çıkmayan bir dip balığı idi. Dahası, yaşayan Cœlacanthlar ile 400 milyon yıllık fosil örnekleri arasında hiçbir fark yoktu. Canlı, hiçbir "evrim" geçirmemişti.

    10 - Kuş Kanatları Tesadüflerin Eseri Değildir



    Evrimciler kuşların sürüngenlerden evrimleştiğini ileri sürerler, ancak bu imkansızdır. Sadece kuş kanatları bile bunu kanıtlamaya yeter. İddia edildiği gibi bir evrim olması için, bir sürüngenin ön ayaklarının, genlerinde meydana gelen mutasyonlar sonucunda kusursuz kanatlara dönüşmüş olması gereklidir ki, bu mümkün değildir. Herşeyden önce bu teorik canlı yarım kanatla uçamayacaktır. Bir yandan da ön ayaklarından mahrum kalmış olacaktır. Bu ise canlının sakat olmasına ve evrim teorisine göre elenmesine neden olacaktır. Ayrıca, uçuş için kanatların tüm detaylarının kusursuzca oluşması gerekir. Kanatların; kuşun göğüs çıkıntısına sağlam bir biçimde tutturulmuş olması gerekmektedir. Kuşu havaya kaldırmaya, havadaki dengesini ve her yöne hareketini sağlamaya elverişli bir yapıda olması, kanat ve kuyruk tüylerinin hafif, esnek ve birbiriyle orantılı olması, kısaca uçuşa imkan veren mükemmel bir aerodinamik düzende işlemesi şarttır. Kanatların bu kusursuz yapısının nasıl olup da birbirini izleyen rastlantısal mutasyonlar sonucu meydana gelmiş olabileceği sorusu tümüyle cevapsızdır.


  10. #10
    Acemi Üye ozkan1969 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    48
    Mesaj
    230
    Rep Gücü
    238

    Cevap: TÜBİTAK'ta Darwin'e sansür!

    Alıntı yitirilen´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    boşver brader sen darwine ınanmaya devam et zaten yaklaşık ıkı yuz yıl sonra tekrar evrım gecırıp denız yıldızına benzer bı hal alacagız.. darwının tezının curutulmesı ıcın delıle gerek yok mantıgını aklını calıstıran anlar zaten..
    ıyı yapmışlar degıstırmekle nedense ınsanoğlu en az uc bın yıldır evrım gecırmemış ama darwin amca sağolsun hala hukmedebılıyo
    Ya sizleri anlamak mümkün değil ha, adamon adını duydunuz saldırıyorsunuz bana hangi cümlemde ona katıldığımı söyledim ben bi gösteriverin.
    Sadece bilgisiz ve cahil biri olarak bilgi talebinde bulundum sizden. Siz bana ;biriniz maymun biriniz de deniz yıldızı demeyi tercih ettiniz.



    --------Yeni Postalandı 12:38 AM ---------- Önce gonderilen mesaj at 12:33 AM ----------

    Evrim Teorisi Sitesi
    http://biyoloji.inonu.edu.tr/evrimse...r/sunum_17.pdf

    BİLGİ ALMAK İSTEYENLER BU LİNKLERE BAKABİLİR

1. Sayfa, Toplam 4 123 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Richard Dawkins'e sansür kalktı
    bursali68 Tarafından Bilim ve Astronomi Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 12-07-2011, 02:07 AM
  2. Google'den sansür isteyen ülkeler
    YukseLL Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 22-04-2010, 10:09 PM
  3. TÜBİTAK'dan müthiş bir buluş
    simqe Tarafından Bilim ve Astronomi Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 26-08-2009, 03:43 PM
  4. Anti Sansür
    YukseLL Tarafından İnternet Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 23-01-2008, 08:38 PM
  5. Türk Sinemasında Sansür
    dogangunes Tarafından Sinemalar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 08-01-2008, 12:57 AM
Yukarı Çık