Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3
  1. #1
    bursali68
    Misafir..

    Pardon " Hocalı Katliamı " İçin Ermeniler Özür Diledi mi?

    Geçen hafta " Hocalı Katliamı / Soykırımı " nın yıldönümüydü.

    Hocalı Katliamı (Azerice: Xocalı katliamı ya da Xocalı Soykırımı), Karabağ Savaşı sırasında 25 Şubat 1992 ve tarihinde Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kentinde Azeri sivillerin, Ermeniler tarafından katliamı olayıdır. Azeri kaynaklarının ve Memorial, İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi bazı uluslararası insan hakları kuruluşlarının bildirdiklerine göre katliam, Rus 366. Motorize Piyade Alayı'ın desteğindeki Ermeni silahlı kuvvetleri tarafından gerçekleştirilmiştir.

    İnsan Hakları İzleme Örgütü, Hocalı Katliamını Dağlık Karabağ'ın işgalinden bu yana cereyan eden en kapsamlı sivil kırımı olarak nitelendirmiştir. Azeri kayıplarının sayısı üzerinde tartışmalar devam etmektedir. Saldırıda ölenler hakkında Azerbaycan resmî kaynaklarının bildirdiği rakam 106'sı kadın, 83'ü çocuk olmak üzere toplam 613 kişi olmakla birlikte, katledilen toplam Azeri sayısının bin 300 kişi olduğu tahmin ediliyor.

    Katliamın ardından Azerbaycan, Hankendi'ndeki 366. Motorize Piyade Alayı'nın saldırıya katıldığını açıkladı. Çünkü saldırıda gelişmiş konvansiyonel silahlar kullanılmıştı. Bunlar değil bölgedeki yerel gruplarda, yeni oluşmaya başlayan Azerbaycan ve Ermenistan ordularında bile yoktu. Rus tarafının tersini söylemesine karşın alaydan firar eden üç Rus askeri 3 Mart 1992'de düzenledikleri basın toplantısında, Hıristiyan Ermeniler yanında Müslüman Azerbaycanlılara karşı savaşmalarının istendiğini itiraf etti.

    Kaynak : Vikipedi

    Sağlıcakla kalınız.

  2. #2
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755

    Cevap: Pardon " Hocalı Katliamı " İçin Ermeniler Özür Diledi mi?

    Hocalı Katliamı


    Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş olan
    iki Ermeni yazı tura atıyordu. Bu kanlı kumarı yaklaşık 100 yıl önce
    Anadolu toprağında Kars'ta Ağrı'da Van'da Erzurum'da da ataları oynamıştı.
    Onlardan duymuşlardı.

    Karnı burnunda çaresiz bir Azeri kadının doğumu oldukça yakın
    görünüyordu. Çaresiz kadın bir hazan yaprağı gibi titriyordu. Elbiseleri
    yırtık, ayakları çıplaktı... Ermenilerin uzun boylu olanı elindeki AK-47
    model Rus yapımı otomatik tüfeğinin namlusuna monte edilen seyyar
    kasaturayı çıkartırken, diğeri elindeki demir parayı havaya attı:

    -Akçik, manç?.. (Kız mı, oğlan mı?)

    -Akçik... (Kız)

    Bu cevap üzerine 'oğlan' diyerek bahse giren Ermeni, elindeki kasatura ile
    hamile kadının karnını bir hamlede yarıp çocuğu çıkarttı. Kan bürülü
    gözleri bebeğin kasıklarına kilitlendi.

    -Tun şahetsar, ınger... (Sen kazandın, yoldaş)

    -Yes şahetsapayts ays bubrikı inç bes bidigişdana... (Ben kazandım ama bu
    bebek nasıl beslenecek?)

    -Mayrigı bedge gişdatsine. (Annesi besleyecek elbette)

    Bunun üzerine daha kısa boylu olan Ermeni, bir hamlede kasaturaya
    geçirdiği bebeği annesinin göğsüne yapıştırdı:

    -Mayrig yerahayin zizdur. (Çocuğa meme ver)

    Aynı dakikalarda Hocalı'nın başka bir semtinde tek kale futbol maçı
    hazırlığı vardı. İki kesik Azeri kadın başını kale direği yapmışlar, top
    arayışına girmişlerdi. Başı tıraşlı bir çocuk bulup getirdiklerinde ise
    Ermeni çeteci sevinçle bağırdı:

    -Asixn ma/, çimi yev bızdıge, aveg gındırnadabidi. Gıdıresek... (Bu hem
    saçsız hem de küçük, iyi yuvarlanır. Kopartın...)

    Aynı anda çocuğun gövdesi bir tarafa, başı da orta yere
    düşmüştü...Ermeniler zafer naraları atarak, kanlı postalları ile kesik
    çocuk başına vurarak kanlı bir kaleye gol atmaya çalışıyordu.


    Bu iki olay Hocalı'da bundan çok değil yalnızca 14 yıl önce yaşandı. Her
    iki olay da ermeni çetecilerin katliamlarına bizzat şahit olan görgü
    tanıklarının anlatımlarıdır. Ne yazık ki 26 Şubat 1992 günü binlerce Azeri
    türlü yöntemlerle vahşice katledilmiştir.




    Ajanslar, katliam haberini bütün dünyaya hızla geçerken, arşı titreten
    ağır bir vahşet yaşanan Hocalı halkından geri kalanlar ise çaresizlik
    içinde kıvranıyordu. Türkiye'de büyük bir dehşet uyandıran katliama
    ilişkin ilk görüntüler ise TRT aracılığı ile duyurulmuştu. Bütün
    olanları batılı gazeteciler, özellikle de New York Times belgeledi.

    26 Şubat'ta güçlü silahlarla donatılmış Ermenistan silahlı kuvvetleri ile
    Hankendi'nde konuşlanmış bulunan Albay Zarvigarov komutasındaki 366'ncı
    Rus Motorize Alayı, Hocalı'ya saldırarak tarihin en vahşî

    katliamlarından birini yaptılar.

    26 Şubat gecesi Rus motorize alayının tanklarından açılan top ve roket
    saldırıları ile Hocalı Havaalanı kullanılamaz hâle getirilerek kentin dış
    dünya ile ilişkisi de tamamen kesildi. Savunmasız kalan kente giren Rus
    destekli Ermeni askerleri, çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden birçok
    insanımızı vahşîce katlettiler.

    Ermenilerin işgal ettikleri Hocalı'da dehşet verici olaylar yaşandı. Canlı
    canlı insanların kafa derilerini yüzdüler, sağ olarak ele
    geçirdiklerini ise sistematik bir işkenceye ve tıbbî deneylere tâbi
    tutarak, insanlık dışı muamelelere maruz bıraktılar. Hızar ve testereler
    ile diri diri insanların kol ve bacaklarını kestiler. Genç kızların önce
    saçlarını, sonra da kafa derilerini yüzdüler. Babanın gözü önünde
    evladını, evladın gözü önünde babayı kurşunlara dizdiler. Kesik kafaları
    sepetlere doldurdular.

    Peki neydi bu düşmanlık? Ermenistan'daki okul duvarlarında asılan
    haritalarda Türkiye'nin 12 ili yer almaktayken, Ermenistan'ın bayrağında
    Türkiye hudutları içindeki Ağrı Dağı'nın resmi varken, Ermenistan Millî
    Marşı'nda "Topraklarımız işgal altında, bu toprakları azat etmek için
    ölün, öldürün" denmekteyken, başkaca bir neden aramaya zaten gerek yok
    sanırım.



    Dağlık Karabağ Bölgesi'nde bulunan Hocalı'ya, eski Sovyet İttıfaki Silahlı
    Kuvvetleri'ne ait 366. Alay 'ın desteği ile Ermeni Sılahlı Kuvvetleri
    tarafından düzenlenen saldırılar sonucu 613 Azerbaycan
    Türk'ünün hayatını kaybettiği resmî olarak açıklandı. Ancak kayıp
    sayısının bu rakamların çok çok üstünde olduğu bilinmektedir. 56 hamile
    kadın karnı yarılmış durumda bulunmuştur.

    Bu alçak saldırıda 487 kişi ağır yaralanırken, 1275 kişi ise rehin
    alınmış, geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canını kurtarmış ancak bu
    olayın tahribatından ruhları ve hafızaları asla bir daha
    kurtulamamıştır.






    Şahitlerin anlattıklarını dinleyenler önce kulaklarına inanamadı. Fakat
    katliam sonrası Hocalı'ya girdiklerinde ise, görgü tanıklarının
    abartmadığını kısa sürede anladılar. Hocalı'da katliam bölgesini gezen
    Fransız gazeteci Jean-Yves Junet'nin gördükleri karşısında söyledikleri,
    katliamın boyutunu da anlatıyordu: "Pek çok savaş hikâyesi dinledim.
    Faşistlerin zulmünü işittim, ama Hocalı'daki gibi bir vahşete umarım kimse
    tanık olmaz"

    Peki 26 Şubat 1992 günü yaşanan bu katliamın emrini kim vermişti;
    Ermenistan Devlet Başkanı sıfatını taşıyan Robert Koçaryan denilen kirli
    katilden başkası değildi. Yaptığı terör faaliyetlerinin oranı nispetinde
    terfi eden Taşnaksutyun örgütü liderlerinden Robert Koçaryan, 20 Mart
    1996'da Ermenistan Başbakanı oldu. Karabağ'da barış istediği için aşırı
    milliyetçilerin tepkisine daha fazla direnemeyen Levon Ter Petrosyan
    istifa edince de 30 Mart 1998 yılında ondan boşalan Devlet Başkanlığı
    koltuğuna, 'Hocalı Katliamı' başsorumlusu olan azılı terörist Robert
    Koçaryan oturdu.

    Hırant Dink'e Allah rahmet eylesin.

    Ama "Ben Ermeni değilim" Ne mutlu ki Türküm.

    ATATÜRKÇÜ’YÜM...HEPİMİZ MUSTAFA KEMAL’İZ.


    Burhan Numanoğlu na teşekkürler..

  3. #3
    Acemi Üye kızılsevdam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    aydın
    Yaş
    33
    Mesaj
    108
    Rep Gücü
    488

    Cevap: Pardon " Hocalı Katliamı " İçin Ermeniler Özür Diledi mi?

    Okurken insanın kanı donuyor, olanları hayal bile edemiyor insan....

Benzer Konular

  1. Yorum: 5
    Son mesaj: 17-09-2010, 12:41 AM
  2. "Hayır demesini bilmeyenin "evet"inin de bir anlamı yoktur."
    İnci Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 26-06-2009, 11:48 AM
  3. "Evin"siz ("oikos"suz) Ekoloji"= "Sözde çevrecilik!"
    kalemsör Tarafından Çevre Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 27-04-2009, 04:04 PM
  4. "Şortla Gezdiğiniz İçin Sizi Yakacağız"
    Gül@y Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 02-06-2008, 04:41 PM
  5. 2005 - 2015 on yıl süreyle "Yaşam İçin Su"
    erkişi Tarafından Çevre Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 19-08-2007, 03:58 AM
Yukarı Çık