Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 Toplam: 5
  1. #1
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755

    İçimizdeki Tehlike

    İçimizdeki Tehlike

    Prens Charles'in Türkiye ziyaretini herkes başka bir açıdan değerlendirdi. Kimi için cami ziyaretleri, kimi için Mevlana hayranlığı, benim için ise ayrılırken uçağına doldurduğu kasalar dolusu sebze
    önemliydi.

    Koca Prens Türkiye'nin domatesine muhtaç değildi herhalde.

    Öyleyse bir anlamı olmalıydı bu kasaların.
    Evet, Prens yanılmıyorsam Kaz Dağı'nda kendisi için yetiştirilen organik sebzeleri ülkesine götürüyordu.
    Meğer o civarda yaşayan birkaç aile sürekli kraliyet ailesinin sebzesini yetiştiriyormuş ve kraliyet ailesi sadece bu sebzeleri kullanıyormuş.

    Meclis Başkanı Köksal Toptan'ın Kuzey Kıbrıs ziyaretinde Cumhurbaşkanı Talat ile aralarında şöyle bir konuşma geçtiğini hatırlıyorum;

    Cumhurbaşkanı Talat, Toptan'a bir yemek sırasında 'Türkiye'de en son yediğim domateslerin tadı hala damağımda' demişti. Bu konuşma üzerine Toptan, Talat'a 'En kısa zamanda size hormonsuz Anavatan domatesleri göndereceğim' sözü vermişti.

    Meclis Başkanı Toptan kendisinden sonra Kıbrıs'a giden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e hormonsuz domatesleri emanet ediyor, Cumhurbaşkanı Gül de Toptan'ın bu masum ricasını yerine getiriyordu.

    Meclis Başkanı Toptan'ın Ankara'da ancak bir hafta araştırmasonucunda hormonsuz domates bulabildiğini de okumuştum o dönemde. Nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzun farkında mısınız?

    Gelelim işin teknik meselesine.

    1- Tarım ve Köy işleri Bakanlığı'nda
    2- 115 bin kişi çalışıyor.
    3- 70 taneüniversitemiz,
    4- 30 tane ziraat fakültemiz,
    5- 50 tane tarım araştırma enstitümüz,
    6- 10 bin işsiz ziraat mühendisimiz var.

    Buna rağmen Türkiyetohumda tamamen dışa bağımlı.

    Tek kelimeyle tohumun patronu ise İsrail.

    Domuz geni yerleştirilmiş domates, AIDS mikrobu bulaştırılmış kavun haberleri biraz spekülatör olabilir ama İsrail tohumu olayının kesinlikle öbür madalyon tarafı da var.

    İsrailli araştırmacıların, genleriyle oynayarak, gül ile limon kokulu domates yetiştirdiğini Şalom Gazetesi'nin internet sayfasından okumuştum.
    İstediğiniz şekle sahip domatesleri bile bulabilirsiniz; çekirdeksiz, kalp şeklinde, salatalık şeklinde, dilimli...

    Yani genlerle oynama meselesi yüzde yüz doğru.

    Gelelim başka doğrulara.
    Bu tohumların bir ekimlik olduğunu bilmeyen yok.

    Yani İsrail'den bir defa tohum almakla kurtulamıyorsunuz. Bir gram tohumun fiyatı her dönemde bir gram altına denk oldu.

    Üstelik İsrail tohumunu toprağa bir ektin mi artık isteseniz de yerli tohuma dönemiyorsunuz.

    Genetik tohum o toprağ a da zarar veriyor. Artık hep bu genetik tohumu kullanmak zorundasınız.

    50-70 yıl sonra ise toprak kanserojen maddelerle dolduğu için artık
    tamamen kullanılmaz hale geliyor.

    Buna en güzel örnek
    Türkiye'nin patatesdeposu olan Niğde ve Nevşehir bölgelerinde yetiştirilen patateslerde kanserojen maddeye rastlandığı için artık patates ekimine izinverilmemesidir.

    Yani İsrail tohumu tek başına satmıyor. Tohum alanahastalığı bedava...


    Tohumların içine hastalık yerleştiren İsrail bu sayedezirai ilaç satımını da garanti altına almış oluyor.

    Bütün bu acı tabloya rağmen Türkiye'de yabancıların menfaatine çalışan bir patent sistemiişletiliyor.

    Ne korkunç. Köylü kendi bahçesinde tohum bırakamayacak. Yoksa uluslararası mahkemede yargılanacak!

    Şu anda dünyada İsrail tohumu kullanma yasası çıkartan ilk ülke işgal altındaki Irak'tır.

    İkincisi de biz !!!!!!!!!!!!!!!!!!!.

    EY VATANDAŞ AKLINI BAŞINA DEVŞİR !!! SOR SORUŞTUR, BOŞ DURMA

    maillerimden..

  2. #2
    Eftelya
    Misafir..

    Cevap: İçimizdeki Tehlike

    Yurdumuzun 4 tarafı nehır göl
    Verımlı topraklar
    Dışa bağımlılık kadar kötü bir acizlik yok..
    Benım ülkemden İngiltere kralıyet aılesıne meyva sebze gitsin
    Ben çocuguma en pahalısını da alsam hormonlu sebze yedıreyım
    Gelecegımızle oynuyorlar..
    Rezalet daniskası bu...

  3. #3
    Acemi Üye kızılsevdam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    aydın
    Yaş
    33
    Mesaj
    108
    Rep Gücü
    488

    Cevap: İçimizdeki Tehlike

    Yöntem belli bedava ya ver, kendine bağımlı yap. 1950-1960 yıllarda marshall yardımları adı altınta bize yüzlerce askeri aracı bedavaya verdiler. ama bu araçların yedek parçalarını para ile satıryorlar. benzini para ile satıyorlar. aynını tohumdada yaptılar. saolsunlar ne uyaran bir devlet var ne de dur diyen... sonumuz hayır ola inşallah...

  4. #4
    Tecrübeli Üye
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    05 AMASYA,34 İSTANBUL 59 TEKİRDAĞ (oturuyorum)
    Mesaj
    453
    Blog Mesajları
    14
    Rep Gücü
    2511

    Cevap: İçimizdeki Tehlike

    Son 15 yıldır Çağdaş ve Güçlü Türkiye'yi kötü yönetiyorlar. Ayrıca son 5 yıldır çok ama çok kötü yönetiyorlar. Türk Halkımız çok sessiz oldular. Yeter artık konuşan ürkiye'ye istiyorum. Becerikli ve Türk halkını düşünen siyasetciler istiyorum.

  5. #5
    Kıdemli Üye ResuLL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesaj
    975
    Rep Gücü
    1697

    Cevap: İçimizdeki Tehlike

    Haklısın
    ısraıl guneydogu dakı en verımlı arazılerı alıp orada horonsuz gıdaları yetıstırıp
    onu sadece kendı ulkesıe gotursun bıze de
    ıcıne bıseyler enjekte edıp dıye yedırıyorsa
    ıcımızde tehlıke ede buyumesın...

Benzer Konular

  1. İçimizdeki tanık kim?
    Bulut Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 18-08-2011, 02:12 AM
  2. İçimizdeki Şeytan
    diojen Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 04-02-2010, 11:10 PM
  3. İçimizdeki mevsimler
    simqe Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 9
    Son mesaj: 03-11-2009, 03:29 PM
  4. İçimizdeki Araf
    -BaDe- Tarafından Felsefe Forum'u Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 08-10-2009, 01:21 AM
  5. İçimizdeki Bizler
    dogangunes Tarafından Ruh Sağlığı (Psikoloji) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 06-06-2008, 02:20 AM
Yukarı Çık