Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 Toplam: 4

Ar damarı çatlayan toplum

Tartışma Salonları (polemik) Kategorisi Serbest Kürsü Forumunda Ar damarı çatlayan toplum Konusununun içerigi kısaca ->> Ar damarı çatlayan toplum Türkçe’de gerçekten çok güzel deyimler var. Yılların birikimi bu deyimler, yüzlerce cümleyle anlatılacak olayları, durumları tek ...

  1. #1
    SAHARAY
    Misafir..

    Post Ar damarı çatlayan toplum

    Ar damarı çatlayan toplum


    Türkçe’de gerçekten çok güzel deyimler var.
    Yılların birikimi bu deyimler, yüzlerce cümleyle anlatılacak olayları, durumları tek çırpıda özetliyor.
    Ve her deyim, mutlak surette onu var eden bir toplumsal gerçekliğe de işaret ediyor.
    Bunlardan birisi de, ‘Ar damarı çatlamak’ deyimi.
    ‘Ar damarı çatlamak’ deyimi, kişinin artık utanma duygusunu kaybetmesini anlatıyor.
    Utanmak, eski deyimle haya (etmek), birçok toplumda en üstün erdemlerden birisi olmuş.
    Utanmak, toplumda (din, örf-adet, geleneklere göre) yanlışlığına inanılan davranış veya düşüncenin bir kişide belirmesi durumunda ortaya çıkan (ve çoğunlukla üzüntü verici) bir durum olarak tanımlanıyor.

    Utanmanın en bariz yansıması ise yüzün kızarması oluyor.
    Hatta yine dilimizde ‘Yüzü kızarmayan adamdan korkacaksın’ ya da ‘Yüzü kızarmayan adamdan Allah’a sığırınım’ şeklinde çok güzel deyimler, sözler var.
    Ancak utanma duygusu, modernleş(tiril)me sürecinde, kişinin toplumsallaşmasını ve hayattan zevk almasını engelleyen manevi-metafizik değer ve düşünceler içinde en sakıncalılardan birisi kabul edilmiş ve etkisiz hale getirilmeye çalışılmış.
    Öyle ki, kişi utanma duygusundan sıyrılıp çıkmadıkça sosyalleşme sürecini tamamlayamaz ve asosyal bir yaratık olarak toplumdan kopuk yaşar, yaşamdan da zevk alamaz.

    İşte bu süreçte utanma duygusundan sıyrılıp çıkma adına verilen mücadele, değerlerde yeni durumları ortaya çıkarmış ve her yeni durum yeniden tanımlanmış ve ortaya giderek hem utandığı kavramlar farklılaşan ve eski değerler üzerinden de utanmayan bir toplum yapısı çıkmaya başlamış.
    Yani manevi olandan koptukça ve utanma duygumuzdan sıyrıldıkça sosyalleştik ve yaşamdan haz almaya başladık.
    Bu köklü değişim ve dönüşüm, en marjinal ilericimizin bile belli muhafazakarlık kalıplarından kurtulamadığı toplumumuzda, başta muhafazakar olarak tanımlanan toplumsal gruplarda ikili yapılar ortaya çıkardı.

    Özüyle sözü, inandığı ve savunduğu değerle yaşam biçimi birbirini tutmayan ikiyüzlü, riyakar, dönek bir insan profili ortaya çıkardı.
    Bu insan tipi giderek topluma hakim olmaya başladı ve eski değer yargılarımız üzerinden bakıldığında adeta ar damarımız çatladı.
    Artık en mahrem şeylerimizi, sokakta, televizyonlarda alenen yaşamaya, tartışmaya başladık.
    ‘Açık toplum’ olmak adına mahremiyet ilkesi hızlı ve sarsıcı bir dönüşüme uğradı ve yeniden tanımlandı.

    Sevgimizi, öfkemizi, sırlarımızı, evliliğimizi, aile sorunlarımızı, cinselliğimizi, fakirliğimizi, hülasa her türlü sıkıntımızı artık alenen yaşamaktan çekinmiyoruz.
    Televizyonlar para dağıtan yarışmalardan geçilmiyor. Ekranlarda bir yanda "Abi çok borcum, senedim var" diye ağlayıp sızlayan ve yalvaran insanlar, diğer yanda da ya onunla dalga geçerek aşağılayan ya da bu durum üzerinden sömürü yapan sunucular var.
    Biraz daha muhafazakar geçinen televizyon kanallarında ise daha farklı işliyor bu süreç.
    Sosyetik ve iyi giyimli zengin bay ve bayanlar, garipleri giydiriyor, yediriyor ve içiriyor ardından da "Allah razı olsun" demelerini bekliyor.

    ‘Sadakanın en makbulü gizli olanıdır’ buyuran Peygamberin ümmetinden olmakla iftihar eden mutasyona uğramış sosyetik bay ve bayanlar bunlar.
    Artık hırsızlık yaparken utanmıyoruz, rüşvet verirken-alırken utanmıyoruz, iltimas yaparken-yaptırırken utanmıyoruz, evli olarak değil birlikte yaşarken utanmıyoruz, eşimizi aldatırken utanmıyoruz, evlilik dışı çocuk sahibi olurken utanmıyoruz, yanı başımızdaki akrabamız, komşumuz sıkıntı çekerken umursamadığımız için utanmıyoruz, Yaratana değil kula kulluk yaparken utanmıyoruz, dalkavukluk, yalakalık yaparken utanmıyoruz, evde, sokakta, işyerinde bir diğerine saygı göstermediğimiz için utanmıyoruz...Bu listeyi Fizana kadar uzatmak mümkün.

    İşte toplum olarak tam da bu haldeyiz. Peki hiç mi utanmıyoruz, yüzümüz hiç mi kızarmıyor?
    Kızarıyor elbette, ama utandığımız, yüzümüzün kızardığı şeyler de artık farklılaştı.
    Modern olmayan inancımızdan, kıyafetimizden, yaşam biçimimizden, ailemizden utanıyoruz.
    Özendiğimiz ve kendi bedenimizde hayatlarını yaşadığımız rol modeller gibi olamamaktan dolayı utanıyoruz.

    Utanma duygusundan sıyrılıp kurtulmaya çalıştıkça önce ar damarımız çatladı, ardından da başka duyguların, kimselerin esiri olduk.
    Evet, artık geçmişe göre birçok şeyden utanmıyoruz, çünkü sosyalleştik ve hayattan zevk alır olduk.
    Ama insanlığımızdan utanmamız gereken bir hale geldik, tabii eğer bu süreçte ortada gerçekten insan ve insanlık denilen bir kavram kalmışsa!


    Mustafa Usta

    Kaynak

  2. #2
    - Çevrimdışı
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913

    Cevap: Ar damarı çatlayan toplum

    Artık hırsızlık yaparken utanmıyoruz, rüşvet verirken-alırken utanmıyoruz, iltimas yaparken-yaptırırken utanmıyoruz, evli olarak değil birlikte yaşarken utanmıyoruz, eşimizi aldatırken utanmıyoruz, evlilik dışı çocuk sahibi olurken utanmıyoruz, yanı başımızdaki akrabamız, komşumuz sıkıntı çekerken umursamadığımız için utanmıyoruz, Yaratana değil kula kulluk yaparken utanmıyoruz, dalkavukluk, yalakalık yaparken utanmıyoruz, evde, sokakta, işyerinde bir diğerine saygı göstermediğimiz için utanmıyoruz...Bu listeyi Fizana kadar uzatmak mümkün.




    Gerçektende çok haklı örnekleri çoğaltmak mümkün ...ama şuda varki hala az da olsa ar damarı çatlamayanlar var bu azınlığın çoğalması umuduyla

    güzel bir yazı tşk ederim

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye sebahat35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    İzmir
    Yaş
    39
    Mesaj
    362
    Rep Gücü
    1492

    Cevap: Ar damarı çatlayan toplum

    bu duruma gelmemizdeki en önemli etkenler bugüne kadar uygulanmış olan ekonomi eğitim ve isstihdam alanındaki yanlış politikalardır, eğitimli ve karnı tok bir insan hırsızlık yapmaz , istisnalar kaideyi bozmaz , ama hem aç hem işsiz hem de eğitimsiz kişi hırsızlığa başvurur, başka işlere başvurur , başka cıkar yolu yoksa kolay yol olarak onu görür ve bu yolu seçer ...
    insanlar düşünebilse sorgulayabilse, işsizik olmasa, yoksulluk olmasa , dolandırıcılık olmasa, düzgün bir eğitim sistemimiz olsa, herkesin kitap okuma alışkanlığı olsa, açgözlülülük olmasa, dürüstlüğün en önemli nitelik olduğunu kavrayabilse idi bugün bu forumda örneğin ülkemizdeki teknolojik gelişmeleri konuşurduk...
    Konu sebahat35 tarafından (01-12-2008 Saat 03:02 AM ) değiştirilmiştir.

  4. #4
    SAHARAY
    Misafir..

    Cevap: Ar damarı çatlayan toplum

    Yorumlarınız için sağolun...Evet toplumun ar damarı iyice çatladı.Çoğu insan utanma duygusu
    nedir bilmiyor...Edepsizlik diz boyu çoğu insanın bu yüzden yüzü bile kızarmıyor...

Benzer Konular

  1. Ar damarı
    -BaDe- Tarafından Süper Sözlük Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 15-05-2010, 06:16 PM
  2. Aynada çatlayan siluet
    Kafka Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 8
    Son mesaj: 07-11-2009, 08:45 PM
  3. Çatlayan evlilikleri onaran cümleler
    Nil@y Tarafından Evlilik ve Aile Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 11-06-2008, 03:48 PM
  4. Ar damarı çatlayan toplum!
    SAHARAY Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 15-05-2008, 12:15 PM
  5. FETISIZM ve toplum
    orkuorkun Tarafından Felsefe Forum'u Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 27-10-2007, 11:41 AM
Yukarı Çık