1. Sayfa, Toplam 4 123 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 32
  1. #1
    SAHARAY
    Misafir..

    Post Kürtçe Bir Dil midir?

    Kürtçe Bir Dil midir?


    Günümüzde bazı siyasal olaylarda kullanılan ve bazen Türkiye’nin bölünmez bütünlüğüne aykırı davranışlar içerisinde olanlar tarafından “alet” edilen kürtçe, düşüncelerine değer verilen birçok dil bilimci tarafından bir “dil” olarak bile kabul edilmiyor. Kuşkusuz milyonlarca insan, onunla anlaşmaya çalışıyor; fakat bu, kürtçenin gerçekten “dil” sayılabileceği anl***** gelmiyor. Bir dilin, “dil” olarak nitelenebilmesi için “dilsel yeterlilikleri” taşıması gerekiyor. Burada kürtçenin bir dil sayılamayacağını ortaya koymak, “kürtlerin varlığını inkar etmek” veya onların değer yargılarını yermek amacını değil; kürtçenin bilimsel gerçekliklere göre bugün ne durumda olduğunu gösterebilmek amacını taşımaktadır. Araştırmalar, kürtçenin gerçek anlamda bir dil olmadığını ortaya koymakta ve onun ne kadar düzensiz ve temelsiz bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Şimdi kürtçenin niye bir dil sayılmaması gerektiğini açıklamaya çalışacağım:

    Öncelikle şunu belirtmek gerekir: Diller, toplumların gereksinimleri sonucunda doğal olarak ortaya çıkar. Yani kişiler tek tek bir dil yapmak için uğraşmazlar, dil kendi düzenliliği içerisinde kendi yapısını oluşturur. Bugüne kadar soyları ve dilleri üzerinde pek çok tartışmaların yaşandığı kürtler, henüz bir ulus veya toplum olamamışlardır. Sürekli yaşadıkları çevrelerdeki büyük devletlerin çatısı altında yaşayan kürtler, bir toplum olamadıkları için bir dil de oluşturamamışlardır. Yani kürtçe, bir dilin dil olarak kabul edilebilmesi için tarihsel süreç içerisinde aralarında ortak bir geçmiş bulunan insanlardan oluşan bir “toplum” tarafından oluşturulma niteliğinden mahrumdur.



    Diller, türetme özelliklerine, edebi anlamda kullanılabilirliklerine, bilimsel alandaki geçerlilik ve işlevselliklerine, söz varlıklarına, köklülük ve güçlülüklerine, düzenliliklerine, geniş alanda kullanılıp kullanılmadıklarına göre değer kazanırlar. Bazı diller, dil bilimsel anlamda pek değerli olmadıkları hâlde, pek çok insan tarafından kullanıldıkları için değerlidir; bazı diller ise onun köklü ve güçlü geçmişi neticesinde sağlam dil bilimsel yapısı nedeniyle değerlidir. Kürtçe ise, geniş bir alanda kullanılmadığı ve bir düzenliliğe sahip olmadığı hâlde, bir dilmiş gibi gösterilmektedir. Ulus bilincine sahip olmayan toplulukların bir dil oluşturabilmeleri toplumbilimsel açıdan olanaksızdır.

    Kürtçede var olduğu söylenen 8308 sözcükten; 3080 tanesi Türkçe, 2000 tanesi Arapça, 1200 tanesi Zent Lehçesi, 1030 tanesi Farsça kökenlidir. Geri kalan yaklaşık 1000 sözcüğün ise yaklaşık 700 tanesi Ermenice, Çerkezce, Gürcüce, Pehlevice… gibi dillerden geldiği bilinmektedir. Bu sözcükler de çıkarıldıktan sonra, geriye yalnızca 300 tane sözcük kalmaktadır. Yani kürtçede var olduğu söylenen 8308 sözcükten, yalnızca 300 tanesinin kökeni bilinmemektedir. Bir sözcük kümesinin “dil” olarak sayılabilmesi için, onun ciddi anlamda bir söz varlığının olması gerekmektedir. Bu anlamda % 97′si yabancı dillerden alıntılanan sözcüklerden oluşan bir söz varlığıyla bir dilin olduğunu düşünmek, gerçekten kabul edilir bir şey değildir. Ayrıca burada yüz yıllardır işlenerek günümüze kadar gelen Türkçemiz ile, kürtçeyi karşılaştırıyormuşum gibi bir hisse kapılmayın. Ben, sadece insanların bu tür söylemler içerisine girdiklerini görerek, bu bağlamda açıklamalar yapabilmek amacıyla bunu yazıyorum.

    Kürtçenin bir dil olduğunu kabul etmeyenler, özellikle ortada bir “söz varlığının” olmadığını vurgulamaya çalışması, kürtçenin bir dil olduğu konusundaki düşünceleri “saplantı” hâline gelmiş kişilerce şöyle eleştirilmektedir: “Efendim, her dilde yabancı sözcükler vardır. Tükçede de Arapça ve Farsçadan alınmış binlerce sözcük vardır. O zaman Türkçe diye bir dil yoktur mu dememiz gerekiyor?” Bu tür insanlar, gerçekten bu söylemleriyle bile, çürütülmeye uygun bir düşünce yapısına sahiptirler. Bir kere Türkçe gibi 8500 yıllık (*) bir tarihi olduğu kabul edilen bir dille, henüz dil olmadığı ortada olan bir dilimsinin veya dilcenin karşılaştırılması bile gaflettir. Türkçedeki deyimler bile, kürtçenin bütün söz varlığından daha zengindir. Türkçedeki toplam 105 bin sözcüğün, sadece 15 bin tanesi yabancı kökenlidir. Bu da Türkçedeki yabancı sözcüklerin oranının ortalama % 14 olduğunu göstermektedir. % 97′si yabancı kökenli sözcüklerden oluşan bir dilce nerede, % 14′ü yabancı olan Türkçe nerede? Ayrıca, Türkçedeki yabancı sözcükler olduğu gibi kullanılmaz. Alıntılanan yabancı sözcükler, Türkçenin ses ve şekil özelliklerine uyacak biçimde dile alınır. Fakat kürtçedeki temel sözcükler bile alındığı dildeki biçimiyle aynıdır.

    Kürtçenin bir dil olduğunu gösterebilmek için, onun dünya üzerindeki dört büyük dil ailesinden birine bağlı olduğunu kanıtlamak gerekmektedir. Genel olarak kürtçenin “Hint - Avrupa Dil Ailesi” içerisinde yer aldığı söylense de, Prof. Dr. Vladimir Minorsky kürtçenin bu dil ailesi içerisinde kabul edilmemesi için; “telaffuz farklılıkları, şekil farklılıkları, cümle yapısı farklılıkları, sözcük farklılıkları ve ses değişimi farklılıkları” gibi maddeler sıralamıştır. Zaten tümce kuruluşu açısından da, normalde Hint - Avrupa dillerinde söz dizimi “Özne + Yüklem + Tümleç“ biçiminde olmasına rağmen, kürtçede “Özne + Tümleç + Yüklem” biçimindedir. Bu da, bu dilin Hint - Avrupa dilleri arasında olmadığını göstermeye yeterlidir. Eğer kürtçe Hint - Avrupa Dil Ailesi içerisinde değilse, “Sâmi” ailesinin içine konulabilir ki bu da imkânsızdır. Kürtçe, cümle kuruluşları açısından da Türkçe ile yakınlık göstermektedir. Örnek verecek olursak:



    Benim elmam var. (Türkçe)
    Min sev heye. (Kürtçe)
    I have an apple. (İngilizce)


    Yukarıdaki örnekte de göreceğiniz üzere, kürtçedeki söz dizimi, Türkçedekiyle aynıdır. Normalde Hint - Avrupa dillerinde yüklem ortada olurken, kürtçede Türkçedeki gibi yüklem sondadır. Bu da kürtçenin, Türkçe temelinde farklı sözcüklerle oluşturulabileceğine işaret etmektedir. Ki zaten “kürt” ve “kurmanç” sözcükleri bile Türkçe kökenlidir. İşte bu iki sözcüğün Türkçedeki anlamları:



    KÜRT:
    KÜRÜD:
    KÜRT:
    KÜRTİK:
    KÖRT:
    KÖRTÜK:
    KÜRTKÜ:
    KÜRTÇÜK:
    KURMAN(Ç): Kar yığını, çığ, bir çeşit kayın ağacı, ayva ağacı
    Merih gezeğen, süpürge otu
    Kalın kar yığını (Kazak lehçesi)
    Yeni yağmış kar (Kazak ve Tarançi lehçesi) çığ (Sor Lehçesi)
    Kar yığını, saçak, kar yığıntısı (Çuvaş, Kazan, Tatar lehçesi)
    Kar denizi veya kar çölü (Uygur lehçesi), kar yığını
    Kar yığını (Karakırgız lehçesi)
    Kar yığını (Yakut ve Çeremis lehçesi)
    Gedelgeç, yay konan kap, yaylık (Oğuz ve Kıpçak Lehçeleri)


    Bugün bir kürt boyu olarak gösterilmeye çalışılan “kırmanç / kurmanç” boyunun adı bile, Kuman Türkleri ile bağlantılıdır ve bu adın tarihteki büyük bir Türk boyu olan “Kurmanlar“dan geldiği düşünülmektedir. Daha birçok sözcük, Eski Türkçedeki sözcüklerde çok yakındır. İşte onlara birkaç örnek:



    Eski Türkçe Kürtçe Anlamı
    apa apo amca
    mın min ben, benim, bana
    ka ka / ko aile büyüğü
    kent gend / gund şehir, köy
    buge bug(e) gelin
    kon kon konak yeri, çadır
    kutay kutni parlak kumaş


    (Kaynak: Türkiye’nin Etnik Yapısı - Ali Tayyar Önder)

    Kürtçenin ses ve biçim bakımından özgün olmadığını, çevre dillerden yapılan alıntılardan oluştuğunu görmek yukarıda anlatılanlar neticesinde pek de zor değildir. Kürtçe, tıpkı Osmanlı Türkçesi gibi Arapça, Farsça ve Türkçenin karışımından oluşan bir dil olarak da görülmemeli, olsa olsa sırf farklılaşmak adına sözcükleri birbirine karıştırarak oluşturulan bir “ağız” olarak kabul edilmelidir.

    Bugün, Türkiye’de kürtçe konuştuklarını zannedenler, aslında uydurma bir takım sözcüklerle yaşamlarını devam ettirmeye çalışırlar. Zaten Türkiye’nin doğusunda birbirine yakın iki köyde yaşayan kürtler bile birbirlerini anlamazlar. Elbette bu, her yer için genellemelere uygun değildir. Bir de “Düzensizlik içinde bile bir düzen vardır.” felsefesiyle yapılmış olsa gerek, çeşitli bölgelerde kullanılan farklı söyleyişler için “Soranice” ve “Guranice” gibi lehçeler (?) uydurmuşlar. Daha bir dil olduğu bile kabul edilmeyen bir dilcenin, nasıl lehçesi olur, anlamış değilim. Zaten kürtçe, yazı diline de sağlam bir biçimde yansımış değildir. Sırf farklılaşmak adına “w, é, û” gibi harflerin Latin alfabesine eklenmesi neticesinde oluşturulan uyduruk bir alfabe ile, biçimsiz dizilişler ve görünüşler gösteren yazılar yazılmaya çalışılmaktadır. Kuşkunuz olmasın, temeli sağlam olmadığı için bir kürdün yazdığını, çoğu zaman başkası anlamaz. Çünkü rastgele yazılışlar vardır. Birisi “kardeş” anl***** gelen sözcük için “keko” der, diğeri “keki” der, başka biri “keke” der… Bu söyleyiş yazıya da yansıyınca, edebi değer taşıyan bir eser bile vermemiş olan bu uydurma dillin, tek heceli olabileceğini bile düşündürebilecek yapılarını görmek, insanı güldürmektedir. (:

    Tüm bu anlattıklarım neticesinde; kürtçe, henüz ulus bilincine sahip olmayan ve bugüne kadar “toplum” olamamış kürtler tarafından, başta Türkçe olmak üzere Arapça, Farsça, Ermenice… gibi dillerden alınan sözcüklerle kurulmaya çalışılmış, sağlam bir dil bilimsel yapısı bulunmayan, kişiler arasında tam anlamıyla iletişimi sağlayamayan ve sadece çok basit konuları anlatabilmek için geliştirilmiş; bu nedenle de “sığ” kalmış ve bir “aşiret dili” olmaktan öteye gidememiş bir dilce veya dilimsidir. Bu dilce için, Türkçede dil adlarını yaparken de kullanılan “ca - ce - ça - çe” ekini kullanarak “kürtçe” demek de yanlıştır; fakat günlük yaşamda hep böyle söylenegeldiği için bu hâli kullanılmaktadır. Böylesine derleme ve uydurma dilce için “dil” demek, dil bilimsel gerçekliklerden uzaklaşmayı gerektirdiği için, biraz “yanlı” bir tutum içerisinde olunduğunu gösterir.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Dipçe: Bu konuda okuyuculardan gelen eleştiriler üzerine, yazıda “hakaret” olarak algılanabilecek bazı bölümlerin düzenlenmesini uygun gördüğüm için, yazıda sözcük ve cümle düzeyinde birkaç değişiklik yaparak yazıyı yeniden yayımladım. Buradaki yorumumda da belirttiğim üzere yazıyı, insanların bilincine “bölücü” tohumlar ekmek için değil; bir dilin niteliklerinden yola çıkarak, o dil üzerinde “bilimsel” boyutta bir inceleme yapmak amacıyla yazdığımı da bilmenizi isterim.


    kaynak

  2. #2
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Kürtçe Bir Dil midir?

    Ayrıca burada yüz yıllardır işlenerek günümüze kadar gelen Türkçemiz ile, kürtçeyi karşılaştırıyormuşum gibi bir hisse kapılmayın.
    Hisse kapılmayı boş verde ey kari !! düzeltmelere rağmen yanlış tesbitler ve ayırımcılık işmam eden bu yazınızı kınıyorum...
    Ben kimmiyim ?
    Ben bir kürdüm.
    Nasıl bir kürd mü dedin ?
    Sana söylemeyi lüzümsüz görüyorum gerçi ama , forum arkadaşlarım bilsinler diye yazıyorum.
    1 tane salih Türk'ü, 1000 tane fasık Kürde değişmeyen birisiyim.
    Yeterlimi acaba ???
    Anlamadıysan tekrar anlatayım!!
    '' Menfi milliyetciliği aramıza sokanlara bir ZEHRÜ-İ KATL nazarıyla bakarım ''
    Konu M ü e l l i f... tarafından (18-11-2008 Saat 06:46 PM ) değiştirilmiştir.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  3. #3
    Aktif Üye Masterlord - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    İzmir
    Yaş
    29
    Mesaj
    2.284
    Rep Gücü
    45818

    Icon14 Cevap: Kürtçe Bir Dil midir?

    çok güzel paylasım saharay hanım.....

    nerdeyse bu konulardaki tüm yazılarda
    ''kürtçe'' nin dil olma özelligi tasımadıgını
    kürtlerin bi millet olmadıgını
    dolayısıyla kürt diye biseyin olmadıgını defalarca dile getirdim
    aksi yazılar yazıldı çizildi
    tüm görüsleri çürütmeme karsın , kürtlere haraket ediyosun denilip olaylar baska yere çeklimeye çalısıldı

    tarihte daha önce hiç devlet kurmamış bi topluluk
    3 yada4 dilin karısımı bi dilleri var diye
    millet mi dememiz gerekiyo
    hayır aslaaaaa

    millet olmak için
    köklü tarih
    kurulmuş devlet yada devletler
    saglam bi dil
    bayrak ve marsı olması gerekir

    kürtler diye tabir edilen dogulu türklerin böle millet olma özellikleri yoktur
    onlar türktür
    aksini iddaa edenler bölücülere hizmet etmektedir

    zaten yazıdada bunu çok güzel anlatmış uzman kişi

    ''kürtçe, henüz ulus bilincine sahip olmayan ve bugüne kadar “toplum” olamamış kürtler tarafından, başta Türkçe olmak üzere Arapça, Farsça, Ermenice… gibi dillerden alınan sözcüklerle kurulmaya çalışılmış, sağlam bir dil bilimsel yapısı bulunmayan, kişiler arasında tam anlamıyla iletişimi sağlayamayan ve sadece çok basit konuları anlatabilmek için geliştirilmiş; bu nedenle de “sığ” kalmış ve bir “aşiret dili” olmaktan öteye gidememiş bir dilce veya dilimsidir. Bu dilce için, Türkçede dil adlarını yaparken de kullanılan “ca - ce - ça - çe” ekini kullanarak “kürtçe” demek de yanlıştır; fakat günlük yaşamda hep böyle söylenegeldiği için bu hâli kullanılmaktadır. Böylesine derleme ve uydurma dilce için “dil” demek, dil bilimsel gerçekliklerden uzaklaşmayı gerektirdiği için, biraz “yanlı” bir tutum içerisinde olunduğunu gösterir.''

    saygılarımla
    iyi forumlar dilerim

  4. #4
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Kürtçe Bir Dil midir?

    Bölmekle bülücülük olur ...
    Kırmakla kırıcılık yapılır...
    İnkar etmekle inkarcılık yapılır.
    Birleştirici olmak gerek ... eğer bu milleti ve memleketi gerçekten seviyorsanız ... ve hamiyeti milliye taşıyorsanız.... ve hamiyet perverseniz.
    http://www.supermeydan.net/forum/for...read31262.html
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  5. #5
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Kürtçe Bir Dil midir?

    Alıntı aliÖZDEMİR´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hisse kapılmayı boş verde ey kari !! düzeltmelere rağmen yanlış tesbitler ve ayırımcılık işmam eden bu yazınızı kınıyorum...
    Ben kimmiyim ?
    Ben bir kürdüm.
    Nasıl bir kürd mü dedin ?
    Sana söylemeyi lüzümsüz görüyorum gerçi ama , forum arkadaşlarım bilsinler diye yazıyorum.
    1000 tane fasık Kürdü, 1 tane salih Türk'e değişmeyen birisiyim.
    Yeterlimi acaba ???
    Anlamadıysan tekrar anlatayım!!
    '' Menfi milliyetciliği aramıza sokanlara bir ZEHRÜ-İ KATL nazarıyla bakarım ''
    Alıntı aliÖZDEMİR´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bölmekle bülücülük olur ...
    Kırmakla kırıcılık yapılır...
    İnkar etmekle inkarcılık yapılır.
    Birleştirici olmak gerek ... eğer bu milleti ve memleketi gerçekten seviyorsanız ... ve hamiyeti milliye taşıyorsanız.... ve hamiyet perverseniz.
    http://www.supermeydan.net/forum/for...read31262.html
    Fikr-i milliyet, şu asırda çok ileri gitmiş. Husûsan dessas Avrupa zalimleri, bunu İslâmlar içinde menfî bir surette uyandırıyorlar; tâ ki, parçalayıp onları yutsunlar.

    Hem fikr-i milliyette bir zevk-i nefsanî var;
    gafletkârane bir lezzet var;
    şeametli bir kuvvet var. Onun için şu zamanda hayat-ı içtimâîye ile meşgul olanlara, “Fikr-i milliyeti bırakınız!” denilmez. Fakat fikr-i milliyet iki kısımdır.
    Bir kısmı menfîdir, şeametlidir, zararlıdır; başkasını yutmakla beslenir,
    diğerlerine adâvetle devam eder, müteyakkız davranır. Şu ise, muhâsamet ve keşmekeşe sebebdir. Onun içindir ki, hadîs-i şerîfte ferman etmiş:


    Ve Kur’ân da ferman etmiş:


    İşte şu hadîs-i şerif ve şu âyet-i kerîme; kat’î bir surette menfî bir milliyeti ve fikr-i unsuriyeti kabûl etmiyorlar. Çünkü müsbet ve mukaddes İslâmiyet milliyeti, ona ihtiyaç bırakmıyor.

    Evet acaba hangi unsur var ki, üç yüz elli milyon vardır? ( şimdi 1.5 milyar )Ve o İslâmiyet yerine o unsuriyet fikri, fikir sâhibine o kadar kardeşleri, hem ebedî kardeşleri kazandırsın? Evet menfî milliyetin, tarihçe pek çok zararları görülmüş.
    R.N.K

    Devamını istiyenler
    Risalei Nur külliyatının Mektubat eserinin 26. mektubuna tafsilatıyla bakabilirler...
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  6. #6
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Kürtçe Bir Dil midir?

    Can dostum teşekkür ederim. gösterdiğin için doğru sözümün yanlış ifade edişimi.
    Yırtılırcasıca konuşan kaç kişi bu vech ile baktıki yazıya ? Düzeltmesem de farkına varan olmazdı sanırım. Çünkü hep yüzeysel bakışlar.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  7. #7
    güney
    Misafir..

    Cevap: Kürtçe Bir Dil midir?

    Kürtçe bir dildir.. hemde alfabesi bile mevcut olan..ve konuşulan yazılan..
    ben kürdüm ve konuşuyorum dilimden de memnunum her ne kadar türkçeyi kullandığım kadar iyi olmasada yinede derdimi anlatabilmek güzel..

    Ayrıca bu dili bilen herkes sunulmaya çalışıldığı gibi "öcü" değildir...

  8. #8
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Kürtçe Bir Dil midir?

    Alıntı güney´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kürtçe bir dildir.. hemde alfabesi bile mevcut olan..ve konuşulan yazılan..
    ben kürdüm ve konuşuyorum dilimden de memnunum her ne kadar türkçeyi kullandığım kadar iyi olmasada yinede derdimi anlatabilmek güzel..

    Ayrıca bu dili bilen herkes sunulmaya çalışıldığı gibi "öcü" değildir...
    Çekilin bakalım, Sevgil güney ( mete )konuşuyor...
    Ez huşka hu hızdıkım. ( ben kardeşimi seviyorum )
    Oldumu kardeşim/ ablam....
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  9. #9
    güney
    Misafir..

    Cevap: Kürtçe Bir Dil midir?

    Alıntı aliÖZDEMİR´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Çekilin bakalım, Sevgil güney ( mete )konuşuyor...
    Ez huşka hu hızdıkım. ( ben kardeşimi seviyorum )
    Oldumu kardeşim/ ablam....
    "ne güzel anlaşabilmek farklıda olsa dillerimiz.."

    sevgili ali;

    başlayacak şimdi bu zengin dilde şarkılar sözler...

    daste hada daste mı da....

    kardeşin de seni çok seviyor..yada ablan....

  10. #10
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Kürtçe Bir Dil midir?

    Alıntı güney´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    "ne güzel anlaşabilmek farklıda olsa dillerimiz.."

    sevgili ali;

    başlayacak şimdi bu zengin dilde şarkılar sözler...

    daste hada daste mı da....

    kardeşin de seni çok seviyor..yada ablan....
    Kardeşliğin ve kenetlenmenin önüne geçecek her türlü dil-i red etmişim...
    Onun adı
    Türkçe
    Kürtce
    Veya başka bir '' ce '' ne olursa olsun reddimdir. Biz aynı topraklar üstünde ve beraber yaşıyacağız , bizi bizden ayırmaya çalışanların rağmına...
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

1. Sayfa, Toplam 4 123 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Kürtçe Kuran
    SOSYALİST Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 11
    Son mesaj: 11-11-2009, 03:46 PM
  2. Tabu nedir, toplumun önünde engel midir yoksa bir gerekllik midir?
    dogangunes Tarafından Sosyoloji Forum'u Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 05-09-2009, 08:06 PM
  3. Yorum: 3
    Son mesaj: 18-08-2009, 05:56 PM
  4. Benim gibi düşünmeyen: kâfir midir, hain midir?
    RABİA Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 10
    Son mesaj: 22-05-2009, 10:39 AM
  5. Kürtçe ders
    dogangunes Tarafından Eğitim Öğretim Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 11-01-2008, 11:53 PM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık