Zirvede kartallar da bulunur, yılanlar da.Ancak birisi oraya süzülerek, birisi
sürünerek gelir.Önemli olan nereye gelmiş olduğundan çok,nereden ve nasıl geldiğidir.

Cenap Şahabettin



YILAN:

Soğukkanlı, sinsi, sabırlı, hesapçı…İnsana uyarlandığında,bence bu tarzın
sahipleri yetersizliklerinin farkında olacak kadar zeki,menfaatlerinin
oralarda olduklarına inandıkları için,zirve yolculuklarına yeltenecek kadar
açgözlü ve haris,bu yolda ilerleyebilmek için başkalarının peşinden entrika
çevirecek kadar basit, asılsız iftiralardan medet umacak kadar aciz ve zavallıdırlar.
Yılan denince aklıma talihsizliklerin kendilerine boşluk yaratmasını sabırla bekleyen,
kendince stratejik gördükleri konum, yer, kişi yanlarında çöreklenip,soluklanan
yaratıklar geliyor…

KARTAL:

Görkemli,asil,güçlü,kendine güvenli,atılgan,mağrur…
Allah vergisi mükemmel özellikleriyle, alanlarında hemen göze
çarpan,amaçlarına ulaşmak için başkalarının yardım ve himmetine ihtiyaç
duymayan,birkaç kanat darbesiyle,insanların gözünde ve gönlünde
yükselip,zirvelere konuveren,kendinden emin,dostlarının övünerek ve
imrenerek baktığı,rakipleri ve hasımları tarafından çekinilerek,kıskançlık
ve aşağılık kompleksinden kaynaklanan nefretle izlenen,bir lider insan…

Tabi ki,kartallığın tehlikeleri ve dezavantajları çoktur.Kartallar,görkemli
yaradılışlarıyla, ve göklerde tek başına mağrur süzülüşleriyle yerdeki
avcıların dikkatini üzerlerine çekerler.Genelde yalnızdırlar,kendi
kendilerine yeterler.Sürüler halinde gezmezler.

Bazen kartal zaman ilerlese de o bölgede bir daha görünmez olur.Aslında yine
aynı göktedir yalnızca yükselmiş,yükselmiş aşağıda ki yaratıkların görüş
mesafesinin dışına çıkacak kadar yükselmiş,göğün diğer ışıklı seyrine doyum
olmayan,muhteşem ve gizemli bir yerine çıkmıştır artık.

Bilhassa yılanlar ufukta yeni bir kartal belirinceye kadar
geçici bir oh çekerler. Ürkek,sinsi,plancı,ilkesiz,yaşantılarını dikkatleri
üzerlerine çekmeden yaşamaya özen göstererek devam ederler.


S.Gürsoy