İnsanın kanının en hızlı aktığı dönemdir delikanlılık dönemi.
O dönemde ne yapacaksa en alasını yapar,en hızlısını,en radikalini düşünür.
Fazla danışmadan hoşlanmaz,başına buyruktur.Dediğim dediktir öz Türkçe ifade edersek.

Peki herkes aynı yoldan mı geçer,aynı şeryleri mi,yapar,aynı psikoloji ile mi hareket eder?
Herkeste aynı gözüpeklik,aynı yürek var mıdır?

Eldeki verilere göre hayır!
Vaziyet durumun tersini gösteriyor.

Hayatında mücadel nedir görmemiş,bilmemiş,avanta ve torpille yaşamayı ilke edinmiş olanlar için bu durum sözkonusu değildir.

Onların ne gözleri pektir,ne yürekleri vardır.

Hep başkalarının arkasına saklanarak,kimlik ve kişilik değiştirerek yollarına devam ederler.

Her devirde,her dönemde kendilerine biryerlerden yer ayarlarlar.

Yüreksizdirler.Öyle oldukları için insanların karşılarıona çıkıpğ mertçe içinden geçenleri
söyleyemezler.

Kıvırtmayı pek de iyi becerirler.Bukelamun tıynetlildirer,araziye çok iyi uyum sağlarlar.

Şöyle bir çevrenize bakın,bu saydığım özelliklere sahip nice insan görürüsünüz.

Özellikle son beş senedir bu nevzuhur şahsiyetlerin sayısında ciddi artış oldu.

İddia ediyorum:

Menfaat ve makam hırsının elinde şahsiyetlerini yitirmiş bu kabil insanların hayatlarında delikanlılık dönemleri olmamıştır.
Ne kanları deli,ne serleri deli olmamıştır.
Aşık olmamışlardır.Birinin ardından sevda şiiri yazmayı becerememişlerdir.
Kavga etmemişlerdir.

Ve hiçbir hareketin tam anlamıyla içinde olmamışlardır.
Yalakalık ve riyakarlıkla kişilik ve kimliklerini çok iyi gizlemeyi becermişlerdir.

Şim di bakıp da hayıflanmamak elde değil:
Nerede o yiğitler,nerede delikanlılar,yürekli insanlar?