Müritleri Haydar Baş'a baş kaldırdı...

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP)'nin Genel Başkanı Haydar Baş'ın mağdurları internette bir site açtı. İddialara göre, Haydar Baş'ın 3 asil, bir yedekten oluşan ve 'resmi nikahlı' olanın dışında, sayısı belli olmayan "eşleri" ve çocukları mevcut. Başka annelerden olma çocukları da 'resmi nikahlı' olanın üzerine kayıtlı.

Haydar Baş'a baş kaldırarak, 'haydarbastarikati.com' adresinden yayın yapan bir web sitesi kuran ve kendilerini "Haydarzede" olarak tanımlayan ve grup, kendileriyle ilgili olarak yöneltilen "Biz Kimiz?" sorusunu şöyle yanıtlıyor: "Bizler, Hasan Songür ağabeyimiz gibi, Haydar Baş'ın müridi iken, tarikatten kopmuş ve kader birliği etmiş kimeleriz. Bizler; Haydar Baş ve yakınındaki insanlar tarafından mağdur edilmiş, dünyası ve ahireti perişan edilmiş, aldatılmış, sömürülüp bir kenara atılmış kimseleriz. Bizler, hür ve özgür iradelerimizle kendimize göre bir takım doğruları, insanlara anlatma niyeti ile bu çalışmayı ortaya koymuş, hiç bir yere bağlı olmayan bağımsız bireyleriz. Bizim gibi, "Haydarbaşzede" olmuş bütün mağdurları bize destek olmaya davet ediyoruz..."
Öte yandan, Profösörlüğünün de "sahte" olduğu iddia edilen Haydar Baş'la ilgili yorum ve bilgilerin yayınlanmakta olduğu site;
www.haydarbasharemi.org [1] adını taşıyor. Daha önce açılan iki site ise, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce çökertilmiş...

EŞLERİNİN ve ÇOCUKLARININ SAYISI BELLİ DEĞİL

İddialara göre,Haydar Baş'ın 3 asil bir yedekten oluşan resmi nikahlı olanın dışında, sayısı belli olmayan
"eşleri" ve çocukları mevcut.
Sözkonusu internet sitesinde yayınlanan bilgi ve tanımlamalar şöyle: " Güzele güzel demezdi güzel kendinin olmayınca. Beğendiği güzel müridelerin kendisinin olması için bir yöntem bulmuştu. Şeriat, dört kadınla evlenmeye müsaade ediyordu. Onunda üç asil bir yedek olmak üzere dört karısı oluyordu hep. Gözüne yeni birini kestirince, yedeğe yar saçların lüle lüle diyordu..."

ŞEYH HAYDAR BAŞ, NASIL KANDIRIYORMUŞ?

Haydar Baş'ın kandırma yöntemleri ise, eski müridlerince şöyle açıklanıyor:
“Önce fiziksel bir yakınlık kurmalıyız ki, bu daha sonra manevi yakınlığa dönüşebilsin. Aramızda fiziksel yakınlığı kuramazsak, Allah'tan aldığım feyzi size ulaştıramam” diyor onlara. Tarikattaki kızlar, şeyh' efendi'yle evlenen bir kızı, kesinlikle cehennem ateşinin-yakmayacağına inanıyorlardı. Çünkü; 'Şeyhin kutsal tenine değen kadını, Allah cehenneminde yakmaya razı olmazmış!' "Bu adamın dördüncü karısı olmamı istediler" diye inleyen bir sesle, radyoyu arayan kız; "Zaten dört karısı var. Eğer ben kabul edersem dördüncü karısını boşayacakmış. Kabul etmezsem Allah'ın gazabına uğrarmışım. Ölürmüşüm. Böyle dedi o kadın. Korkuyorum. Okuluma da gidemiyordum artık. Bir kızcağıza diyeceksiniz ki, "Şeyhimin karısı olacaksın," kabul etmeyince de yüreğine ölüm korkusu salacaksınız. Bu türden tehditvari davranış kalıpları sergilemek, tarikat düzenini sürdürmekle görevli müridler için vakayı adiyeden değil miydi zaten. Bir kızcağızı gözünüze kestireceksiniz, onu hareminize kapatmak için dördüncü karınızı kapı dışarı edeceksiniz. Şeriat, dört karıya kadar müsaade ediyor ya... Şeyh şeriata karşı çıkmıyor aklınca... Şeriat karşısında boynu kıldan ince keyfince... Tabii ki şeyhin hanımlarının kimliklerini belirli kişiler dışında kimse bilmez. Bu kişiler, tarikatta dolaşıp dururlar ama şeyhin hanımları oldukları bilinmez. Şu anda Haydar Baş’ın 1 resmi, 4 İmam Nikahlı dört hanımı var. Kaç tanesini boşadığını Allah bilir. Bazı hanımlarının gerçek isimlerini kimse bilmez. Onlara kod adlar verir. Eğer şeyh onu boşarsa, ihtiyaçları karşılanır. Onun ihtiyaçlarını karşılayanlar da bunu neden yaptıklarını sormazlar..."

YARGITAY 15.DAİRE HAKİMİNİN KIZI

"Haydar Baş’ın imam nikahlı hanımlarından birisi Yargıtay’ın 15. Dairesi’ nin Üyesi olan İzzet Karadaş’ın kızı SİNEM (1976). Sinem Karadaş, Haydar Baş’la arkadaşlarının kendisini tarikat evlerine götürmesiyle tanıştı. İstanbul’da üniversitede okuyordu. Kısa sürede mürit haline gelen Sinem, daha sonra şeyhin kendisini beğenmesi üzerine bir anda kendisini 4. hanım olarak buluverdi..."

ŞEYHLİĞİ DE SAHTEYMİŞ

İddialara göre; Kadiri Şeyhi Hayri Baba’ nın 1979’da vefatından sonra, 12 Eylül 1980 Harekatının akabinde Kadiri Tarikatı’ndan Şeyhliğini ilan eden 8 kişiden biri olmuş. 1979’ da Kadiri Şeyhi Hayri Baba vefat etmiş. Kendisine bağlı gençleri cenaze evine göndererek şeyhin cenazesini gasp ettirmiş ve Haydar Baş’ın evine, Trabzon Akçaabat’a getirilmiş. O da şeyhinin cesedini evinin yakınlarında bir yere defnettirmiş. Bunu da eski şeyhin, şeyhliği kendisine bırakmış olduğunun delili olarak gösteregelmiş. Haydar BAş;1947 yılında, Trabzon Akçaabat’ta doğmuş. İlk, orta, lise eğitimini Trabzon’da tamamlamış.
1970 yılında, Kayseri Erciyes Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun olmuş. 1995 yılında, Yüksek Lisans, Doktora, Doçentlik ve Profesörlük ünvanlarının hepsini Azerbaycan Bakü Devlet Ünviversitesi’nden almış. Halen, 2001 tarihinde kurulan "Bağımsız Türkiye Partisi"nin Genel Başkanı. Katıldığı ik seçimde aldığı oy oranı binde 48...

PROFESÖRLÜĞÜ DE SAHTE

İçişleri Bakanlığı, Başbakanlığın onayı ile Haydar Baş’ın profesör unvanı kullanmasıyla ilgili olarak inceleme yaptı. İncelemenin ardından YÖK’e gönderilen raporda, konunun 2547 sayılı yasanın 28 ve 29. maddelerine aykırı olduğu belirtilerek, şu görüşlere yer verildi:
"1995 yılında Azerbaycan’dan Haydar Baş’a ‘Profesör Elmi adı verilmiştir’ dendiği ancak bu belgenin içeriğinin anlaşılamadığı, Haydar Baş’ın Resmi Gazete’de Prof.Dr. unvanıyla Orman Bakanlığı Müşavirliği’ne atandığı, bakanlığa verdiği dilekçelerde bu unvanı kullandığı; Yeni Mesaj gazetesinin başyazarı olarak aynı unvanı kullandığı incelendi. Ayrıca Baş’ın Prof. Dr. unvanıyla 10 kitap yazdığı, kitap satışlarının İlmi Araştırmalar Vakfı tarafından ya da elden yapıldığı anlaşıldı. Baş’ın yine aynı unvanla Mesaj ve Meltem TV’lerde program yaptığı incelendi. Haydar Baş’ın Türkiye’de ve dış ülkelerde bir akademik kariyeri kazanmadan "Prof. Dr." unvanını her yerde ve her alanda kullandığı incelendiğinden 2547 sayılı kanunun 28 ve 29. maddeleri uyarınca YÖK Başkanlığı’nca ve Cumhuriyet Başsavcılığı’nca değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır."




ESKİ MÜRİDİNDEN BİR KİTAP:"ALLAH RIZASI ANONİM ŞİRKETİ"

Hasan Songür dokuz yıl boyunca Kadiri tarikatında Haydar Baş'ın müridi oldu. Tarikatın dergi, gazete ve televizyonlarında çalıştı. Sonunda
sömürüldüğünü, aldatıldığını düşündü. Ayrılmaya karar verdi. Yaşadıkları,gördükleri, duydukları hakkında yüzlerce sayfa not aldı. Ve sonunda kendi
imkanlarıyla bir kitap çıkardı: "ALLAH RIZASI ANONİM AŞ."...

HAYDAR BAŞ'IN KONTROLÜNDEKİ ŞİRKETLER

SENTEKS A.Ş., BAŞÇELİK, ÖZEL MELTEM HASTANELERİ, ÖZEL MELTEM OKULLARI, MELPA A.Ş’den oluşan şirketler,
Meltem TV ve Yeni Mesaj Gazetesi...

Yalçın Ergündoğan
SESONLINE