Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Özlediğimiz Nesil

Tartışma Salonları (polemik) Kategorisi Serbest Kürsü Forumunda Özlediğimiz Nesil Konusununun içerigi kısaca ->> Şimdi artık özlediğimiz neslin tek tek vasıflarına geldik. Dokuz maddede birleştiriyoruz özlediğimiz neslin vasıflarını... Özlediğimiz neslin vasıflarından, birincisi AŞK ... ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    Özlediğimiz Nesil

    Şimdi artık özlediğimiz neslin tek tek vasıflarına geldik. Dokuz maddede birleştiriyoruz özlediğimiz neslin vasıflarını...



    Özlediğimiz neslin vasıflarından, birincisi AŞK...

    Dikkat edin, ihtiyar âşık olamaz. Hiç gördünüz mü, genç gibi âşık bir ihtiyar? Olamaz!.. Kudurabilir, hırsından çatlayabilir, lâkin âşık olamaz!

    Yunus Emre, Anadolu ve İslâm ruhunun ebedî genci... Ne güzel anlatıyor gence ait ıstırabı, ölüm korkusunu ve zamanın üstüne çıkma ihtiyacını, Bakınız:

    "Boyandım rengine, solmazam ayruk,
    ........... Âşıkım, ölmezem ayruk
    ..."

    Aşk... Başımıza ne geldiyse aşkımızı kaybetmekten geldi.

    Bütün beşeriyet için de aynı şey... Montesquieu (Monteskiyö) Roma'dan anlatan eserinde Roma'nın yıkılışı için şöyle der: "Aşklarını kaybettiler ve kaybolup gittiler!"... Buradaki aşk, dikkat edilirse sadece hakka ait aşk değildir. Aşkın esası Allah'a olan aşk... Fakat bâtıla olan aşka bile, o aşkın sağladığı bir hayatiyet vardır. Âşık daima kuvvvetlidir. Eski Roma, bâtıl da olsa aşk sahibi olduğu devirlerde ideâl büyük nizamın en güzel örneğiydi. Sonra (İmperyum Romanum) Dünya'yı avucuna alınca, artık Kartaca'dan gelen ve balı akan incirleri yattığı yerde yiyen Romalı, rehavete geçti, aşkını kaybetti. Aşk ölünce derhal hayvani fakülteler harekete geçer. Romalı aşkını kaybedince o dereceye düştü ki, yemek yemenin zevki adına hususî ilâçlar alıp gaseyan ediyor, tekrar yemek yiyordu. Ve Roma yıkılıp gidiyordu. Eski Yunan da böyle gitti, bütün gidenler böyle gittiler. Allah'ın aşksız adama ve cemiyete rızası yoktur.

    İslâmda da böyle... Abbasîlerin sonunda aşkı pörsüyünce böyle oldu. Türk, yepyeni bir aşkla temsil ettiği dinini ancak Kanunînin başına kadar sürdürebildi. Aşk, yerini hikmeti kalmayan kabuk bilgilere terkedince; o da böyle bitti, bugünlere yol açıldı.

    Aşk, aşk, aşk!.. Aşk öyle bir şey ki, insan nasıl uzuvlarının rahatsızlığını hissederse aşkının eksikliğini de kısmen sezmek ve içten pörsümeye başladığı her zaman, "ben aşkımı neden kaybediyorum?" diye sormak memuriyetindedir. Nerde o insan?.. Aşkı yerine iade için çırpınan insan!..

    Bizim kaba softa ve ham yobaz dediğimiz bir tip var. Bu tip anlayamayan manasınadır, dinî içinden bozan manasınadır, yoksa dine pazarlıksız inanan mânasına değil... Softa, dine pazarlıksız iman mânasında kullanılırsa, o zaman softalıktan büyük derece olmadığını biliriz. Bir darbımesel vardır; aşksızlık tipini en güzel ifade eder:

    "Ölü gözünde yaş, imam evinde aş..."

    Bu, hakikî imam değil, işi aşa dökmüş, ensesi katmer katmerdir... Din büyükleri ölümü tefekkür ediniz ve fazla yemeyiniz derler. Bu, işin ince tarafı... Aşk olduğu zaman bir zıpzıp Himalâyadır, aşk olmadığı zaman Himalâya zıp zıp kadar küçülür. İşte aşkımızı kaybettik ve çöküş devrimiz açıldı. Biz de aşkımızı kaybedince çöküş devrine ayak bastık ve bugünedek geldik.

    Aşksız amel ve posa imanı da gene hiç bir mâna ifade etmez. Hazret-i Hasan abdest alırken düşecek kadar sararırmış... Sapsarı kesilirmiş... Kan kalmayacak kadar, yüzünde...

    Yanındakiler sorarlar:

    "- Niçin bu hale geliyorsunuz?"

    Cevabı:

    "- Kimin huzuruna çıkmaya hazırlanıyorum, biliyor musunuz?"

    İşte amel böyle olur. Hazret-i Hasan'ın aldığı abdestle, Bayezid-i Bistami'nin kıldığı namazı eda edecek var mı? Namaz kılarken şeriata hürmetinden kaburga kemiklerinin çatırdadığı duyuluyor büyük Velînin...

    Aşkın en güzel tablosunu velîlerden İbn-i Semnûn Hazretlerinden bir örnekle ifade edelim. İbn-i Semnûn minbere çıkıyor. Halka dönük, aşkı anlatmaya başlıyor. Gözleri boşluğa doğru, ne yöne baktığı belli değil, büyük bîr vecd içinde... O sırada nerden geldiği bilinmeyen bir kuş caminin içinde süzülüp geliyor, Semnûn Hazretlerinin eline konuyor, gagasını tırnağına vuruyor, incecik bir kan şeridi akıyor kuşun gagasından ve kuş oracıkta çırpınıp ölüyor.

    İbn-i Semnûn hâdise karşısında şöyle diyor

    "- Aşka ait kelimelerin nebata ve hayvana tesiri vardır; ancak gafil insana tesir etmez."

    Bunu hiç unutmayalım; aşk, herşey onda... Benim tek şerefim kendisine mensubiyetimden ibaret olan büyük Velî, bir gün çarşıdan geçerken, bir dükkâncı atılıyor, eline yapışıyor:

    "- Efendim diyor; dua edin M....... Ümmeti kurtulsun!.."

    O da diyor ki!

    "-M....... Ümmeti mi kurtulsun? Nerede M....... Ümmeti? Sen bana onu göster, ben de sana hemen kurtulmuş olduğunu haber vereyim!"

    M....... Ümmeti, aşkla cayır cayır yanan Habib gibi insanların teşkil ettiği ümmettir. Bir İngilizin yazdığı "İslâmın Yayılma Tarihi" isimli eserde ne büyük aşk levhaları var. İslâm aşkla yayıldı, kılıçla diyenler aldanır. Bir harpte mücahitlerden biri esir ediliyor, Bizanslılar tarafından. Arkada idam sehpaları var. Sehpalarda bir çokları asılmış... Adamı, yanına getiriyorlar, cellâda "dur!" diyor. Cellâd duruyor. Papaz Müslümana diyor ki:

    "- İşte gidiyorsun!" Ve ölümü anlatıyor, "Dipsiz kuyu, gidiyorsun! Sana 5 dakika müsaade ediyorum! Bu beş dakika içinde sana hak dinini telkin edeyim, yani Hristiyanlığı... Hak dini telkin edeyim de bari kurtulmuş olarak git, belki de affedilirsin!"

    Böylece hayatının da bağışlanacağını imâ ediyor.

    Asılmaya mahkûm Müslümanın verdiği cevap insanı eritecek kadar müthiş... Diyor ki:

    "- Bu beş dakikayı bana verdiğin için senin elini, ayağını öpmek isterim. Bu beş dakika içinde asıl ben sana hak dini talim edeyim de, ben zaten kurtulmuş olarak gidiyorum, sen de kurtulmuş olarak kal!"

    İşte aşk!.. Atını diz boyu dalgalara doğru sürüp:

    "- Allahım önüme bu okyanusu çıkarmasaydın nâmını daha ileriye götürürdüm!"

    Diyen kumandanlar... Kesik ayağını eline alıp düşmana hücum eden mücahitler... Hazret-i Ali gibi ebedî gençlerin, kılıçlarını tepelerine kaldırdıkları kâfir yüzlerine tükürünce hemen indirip:

    "- Seni ben Allah için öldürecektim, şimdi ise nefsim karıştı, kılıcımı indiriyorum!"

    Diyen ulvîlikler... Hep aşkın, hep aşkın mahsûlü... İran kumandanı bir avuç Arap süvarisi karşısında koca ordusunu ve fillerini kaybettiği zaman, onu harp divanına çekiyorlar ve hesap istiyorlar. "Getirin ordan okumu!" diyor; getiriyorlar. Dayıyor oku yaya ve bir çekişte bir kayayı tuzla buz ediyor:

    "- İşte, diyor; ben eğer yenildimse bunların karşısında yenildim. Demek bunlarda bizde olmayan bir şey var, o şeye karşı duramadım!.."

    O şeyin cevabını biz verelim:

    - Aşk...

    Nihayet miraçta tecelli eden aşk hikmeti... Allah'ın Resûlü, Cebrail'in kanadında "Sidre-tül-Müntehâ"ya kadar gider. Yani son duraktaki ağaç, "Sidre-tül-Müntehâ"...

    Akl-ı küll'ün temsilcisi olan Melek der ki:

    "- Ben bundan bir adım ileriye gidemem, ilerleyecek olursam yanarım, kül olurum!"

    Allah'ın Sevgilisi sorar:

    "- Buradan ileriye neyle gidilir?.."

    "-Aşkla!"...

    Ve kendisini atar nur çağlayanına ve ulaşır. İşte aşk bahsinin son kelimesi: Özlediğimiz gencin ilk vasfı aşk... Tek heceli, tek kelime: AŞK...

    Necip Fazıl Kısakürek
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Özlediğimiz Nesil

    AŞK: Keşf etmektir.

    Ey rabbim : Aşkı leylam'ı Aşkı Mevlama inkılap Ettir.

    Teşşekkürler kardeşim O nesili Hatırlattığın için.

Benzer Konular

  1. Yeni Nesil BMW 3
    mopsy Tarafından BMW Forum Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 06-11-2011, 10:05 PM
  2. Yeni Nesil Çürük!
    Gül@y Tarafından Sağlık Bilgileri Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 23-02-2009, 01:58 PM
  3. GRID (yeni nesil internet)
    SMN Tarafından Adsl Network Ağlar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 10-02-2008, 04:50 PM
  4. Yeni nesil Tırlar
    ErDaLL Tarafından Modifiye & Tuning Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 08-01-2008, 07:17 PM
  5. Yeni Nesil Radyatörler
    KANUNİ Tarafından Ev Dekorasyonu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 26-12-2007, 04:37 PM
Yukarı Çık