DÜŞÜNMEK

Bir güzel Atasözü duydum “Akla nazar değmez”, ne kadar veciz, ne kadar doğru, aklımız en kıymetli varlığımız, en güzel işlevi ise DÜŞÜNMEK. Böyleyken diğer insanların türlü yeteneklerini kıskanır, onlara benzemeye çalışırız da iş akıl’a gelince kendi aklımızdan başkasını beğenmeyiz. Elimizi kolumuzu , eşyaları kullanmayı anamızdan babamızdan, öğretmenlerimizden kitaplardan öğreniriz de en kıymetli varlığımız olan aklımızı kullanmayı, düşünmeyi öğreten pek bulunmaz, evet okulda Mantık dersi okuduk, ama aklımda bir tek şey yer ettiyse ne olayım.

İnsanoğlunun düşünerek her soruya cevap bulabileceğine veya en azından çözüme giden yolu bulabileceğine inanırım ; hele bu birçok kişiyle birlikte yapılırsa çözüme daha kolay ulaşılır, bunun da adı Tartışma.

Tartışma adabı bir başka konu, onu bir kenara bırakalım, tartışma denilen şey muhakeme yürüterek (Düşünerek) yanlışları elemek ve doğruyu bulmak.

1- Bunun için ilk şart düşünmeye yeni doğmuş bir bebek gibi başlamaktır, zihnimizde daha önce edinilmiş tüm yargıları bir kenara bırakıp konuya tam bir tarafsızlıkla bakmalıyız.

2- Düşünmeye başlarken aklımızda doğruyu bulmaktan başkaca bir amaç, niyet, istek olmamalıdır. Bilerek yada bilmeyerek belirli bir sonuca eğilimi olan bir zihin doğruyu asla bulamayacaktır.

3- Düşünürken sanki bir cebir problemini çözer gibi sadece önümüzdeki adımı düşünmeliyiz, her bir adımı doğru çözersek doğru sonuca ulaşırız ; yoksa “bu adım beni ileride şu neticeye götürür, bu da kötüdür” diye ileriye atlarsak doğru sonuca varamayız. Bir duvar örer gibi alttaki tuğlayı doğru yerleştirdiysek aklımızı elimizdeki tuğlayı doğru yerleştirmeye vermeliyiz, ileride bu duvar sonra şöyle olur, böyle olur diye duvarı yamultmamalıyız.

Özellikle sosyal konularda bir noktadan, uzakta bir noktaya giden en doğru yol çoğu zaman düz bir hat şeklinde olmaz, tuttuğunuz yolun yönü gideceğiniz noktayı göstermeyebilir, böyle bir anda başkaca düşüncelere imkan tanımayıp, cebir probleminin elimizdeki adımını doğru çözmeye bakmalıyız, bu yol sonunda nereye varır? diye düşündüğümüzde yaptığımız şey muhakemenin sonucu için bir arzu taşımak olur, ki bu bizi yanlışa götüren ve düşünürken en sık yaptığımız bir hatadır.


Alıntı