Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 Toplam: 4

CIA - (Central Intelligence Agency) Hakkında Herşey

Tartışma Salonları (polemik) Kategorisi Serbest Kürsü Forumunda CIA - (Central Intelligence Agency) Hakkında Herşey Konusununun içerigi kısaca ->> CIA - (Central Intelligence Agency) CIA hakkında elimdeki tüm dökümanları, haberleri zaman içinde burada yayınlayacağım. Kimdirler? Amaçları nedir? Tükiye üzerindeki ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    8
    Rep Gücü
    16

    Unknown CIA - (Central Intelligence Agency) Hakkında Herşey

    CIA - (Central Intelligence Agency)



    CIA hakkında elimdeki tüm dökümanları, haberleri zaman içinde burada yayınlayacağım.



    Kimdirler?
    Amaçları nedir?
    Tükiye üzerindeki stratejileri nelerdir?
    Nasıl çalışırlar?
    Nasıl bir teknolojiye sahipdirler?
    ....

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    8
    Rep Gücü
    16

    Unknown CIA'in Çalışma Sistemi

    CIA'in Çalışma Sistemi




    Dünyanın en "meşhur" istihbarat servisi, ABD'nin CIA'sı... Nasıl çalışır, aramızda dolaşır mı? Hangi ülkelerde daha faal? Kimleri takip eder, kimleri ajan yapmaya çalışır? Çalışmalarının hangi bölümleri "yasal"? Peki ya CIA'nın eline düşenin başına neler gelir?

    İşte bu son sorunun cevabı... ABD'nin "yasal" olduğunu savunduğu CIA'nın gizli cezaevlerinde yaklaşık 3 yılını geçiren Yemenli Halid El Maktari, CIA'nın eline düşünce başına neler geldiğini Uluslararası Af Örgütüne anlattı. Böylelikle CIA'nın "çalışma" daha da netleşti. İşte aşama aşama CIA "çalışma tarzı":

    "KARA DELİKLER" VE "KAYIP İNSANLAR"



    1. Şüphe üzerine baskın düzenlenir.

    2. Şüpheliye neyla suçlandığı söylenmez.

    3. Elleri, ayakları, gözleri ve kulakları kapatılır.

    4. Bilinmeyen bir yere götürülür.

    5. "Tutuklandığı" ülkeden, CIA'nın "kara delik" olarak da bilinen "gizli cezaevlerinden" birine uçakla nakledilir. Aslında bu, ülkeden adam kaçırmadır.

    6. Ailesine haber verilmez, avukatla görüştürlmez. Ve böylece kişi resmen "kayıp insan" durumuna gelir.

    CIA'nın "gizli cezaevlerinde" neler olduğunu ise Halid El Maktari'nin anlattıklarından anlamak daha kolay.

    ÖNCE EBU GARİB'E GÖTÜRÜLDÜ



    Hiçbir suçlama olmadan ve bir avukat tarafından temsil edilmesine izin verilmeden CIA'nın gizli cezaevlerinde tutulan El Maktari, kaçırıldığını, işkence gördüğünü söyledi. El Maktari, ABD'yi uluslararası yasaları hiçe saymakla suçladı ve iddialarıyla ilgili olarak şu ana kadar herhangi bir soruşturma başlatılmamış olmasına dikkati çekti.

    Irak'taki Amerikalı askerlerin, Felluce kentindeki bir silah dükkanına ocak 2004'te düzenlediği baskın sırasında gözaltına alındığını söyleyen El Maktari, tahminine göre, yabancı direnişçi olduğu şüphesiyle Amerikan ordu istihbaratına teslim edildiğini ve bunun ardından Ebu Garib'e nakledildiğini belirtti.


    CIA'NIN AFGANİSTAN'DAKİ "GİZLİ CEZAEVİ"



    Ebu Garib'de, dövülerek, vücudu acı verecek şekilde alaşağı pozisyonlarda tutularak, köpeklerle korkutularak, vücut ısısının düşmesine yol açacak muameleye maruz kalarak 9 uykusuz gün geçirdiğini anlatan El Maktari, buradan, 3 ay kaldığı CIA'nin Afganistan'daki gizli cezaevine gönderildiğini kaydetti.

    Ebu Garib'de gördüğü işkenceyi çizerek anlatan El Maktari'nin Ebu Garib ile Afganistan arasındaki yolculuğu, CIA için kullanılan bir uçağın belirtilen tarihlerde Bağdat ile Afganistan arasında sefer yaptığının ortaya çıkarılmasıyla kanıtlanırken, Afganistan'daki gizli cezaevinde işkence uygulamasının çok daha katı olduğuna vurgu yapıldı.

    İŞKENCENİN SONU YOK




    Afganistan'da, uzun süreli tecrit, uyku düzeniyle birlikte ruh sağlığını bozacak, his kaybına yol açacak muamele, aşırı soğuk ve sıcak verilerek vücut ısısının dengesinin bozulması, parlak ışığa maruz kalmak ve yüksek seste müzik ve ses efekti gibi birçok işkence yöntemi uygulandığını belirten El Maktari, "Çok korktum. Burada köpek yoktu ama yoğun gürültü vardı. Ne zaman uyumaya çalışsam şiddetle büyük bir gürültü çıkaracak şekilde kapıya vuruyorlardı" diye konuştu.

    Dinletilen sesin aslında müzik olmadığını, insanı korkutan bir gürültü olduğunu, kendisine korku filmlerini anımsattığını ifade eden El Maktari, seslerin kesildiği anlarda diğer tutuklularla konuşabildiğini, bundan da çevresindeki hücrelerde yaklaşık 20 kişinin daha tutulduğu fikrine sahip olduğunu kaydetti.

    El Maktari, hücre komşularından birinin, Eylül 2006'da Guantanamo'ya nakledilen Mecid Han adlı önemli bir tutuklu olduğunu belirtti.

    DOĞU AVRUPA'DAKİ GİZLİ CEZAEVİNE NAKİL



    El Maktari, nisan 2004'te bir grup tutukluyla beraber, büyük ihtimalle bir Doğu Avrupa ülkesindeki gizli cezaevine nakledildiğini söyledi.

    Burada 28 ay daha tutulduğunu ifade eden El Maktari, bu süre içinde de avukat tutmasına izin verilmediğini, kendisini sorgulayanların dışında kimseyle görüştürülmediğini, akraba ve yardım kuruşlarından kimselerle irtibat kurdurulmadığını kaydetti.

    El Maktari, 2006 yazında Yemenli yetkililere teslim edildi, ancak tutukluluğu, yine hiçbir suçlama olmaksızın Mayıs 2007'ye kadar devam etti.

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    8
    Rep Gücü
    16

    Unknown CIA in Kürt Raporuları

    CIA in Kürt Raporuları



    CIA’nin "Kürt Azınlık Problemi" (Kürdish Minority Problem) başlıklı raporu 1948 yılında "Gizli" kaydıyla hazırlanmış. Rapor, ABD’nin o yıllarda bile bir Kürdistan devleti kurulması için uğraştığının kanıtı olması açısından ilginç… Raporda, Kürtler’le ilgili ilginç bilgiler bulunuyor. Bu sayfada ayrıca, Kürt dilinin, lehçelerden oluştuğu ve bir bütünlük taşımadığı saptaması yapılarak bir alfabesinin olmadığına dikkat çekiliyor.



    CIA raporunda daha sonra, Kürtler’in, Türkiye, İran, Irak ve
    Suriye’deki durumları ve "asimilasyona" karşı verdikleri mücadele anlatılıyor. Rapor, ilkel görünmelerine rağmen Kürtler’in isyancı oluşlarına övgüler yağdırılıyor. CIA raporunun ilerleyen sayfalarında, Türkiye’deki Kürt isyanlarından da bahsediliyor ve şu satırlara yer veriliyor:
    "I. Dünya Savaşı’nın ardından Kürtler, bağımsızlıklarını
    kazanacaklardı, fakat Mustafa Kemal, Sevr Anlaşması’nı kurtuluş mücadelesiyle çöpe atınca, bu gerçekleşmedi."

    Raporda daha sonra "Kürdistan"ın sınırlarını gösteren bir haritaya yer veriliyor. İşin ilginci bu haritanın, Kuzey Iraklı Kürt aşiret lideri Mesut Barzani’nin duvarında asılı haritayla hemen hemen aynı olması.Haritada, Türkiye’nin doğu ve güneydoğusu Kürdistan sınırları içinde gösteriliyor.



    CIA, Irak'ın bölünmesini, K.Irak'ta bir devlet varlığını PKK affını ve etnik hak kışkırtmalarını tam 16 yıl önce işaret etti.



    ABD İstihbarat Servisi CIA’in, Irak ve Kürt meselesiyle ilgili yıllar öncesinde hazırladığı raporlarda çarpıcı tespitlere yer veriliyor. Son zamanlarda uluslararası talepler doğrultusunda atılan adımların kimlere hizmet ettiğini ortaya koyan rapor, Türkiye üzerine oynanan oyunlara ışık tutuyor. Rapor, Anayasa, 301. madde, teröristlere af ve Irak’ın kuzeyindeki yapılanmaya meşruiyet tanınması, Irak’ın fiilen veya resmen bölünmesi yönünde atılan adımların Türkiye’nin üniter yapısını gevşeteceğini, bazı bölgelerin bölünme tehlikesiyle karşı karşıya bırakacağının sinyallerini veriyor.
    1992 ve 1996 yılında hazırlanan iki CIA raporunda da batılı devletlerin gizlemeye çaba göstermelerine karşın Türkiye, Suriye ve İran’ın bir bölümünü içine alan etnik bir devletin oluşmasını desteklediği vurgulanıyor. Raporlarda I. Dünya savaşı sonunda Türkiye’nin mağlup olması sonucunda Sevr anlaşmasıyla bağımsız bir Kürt devletinin kurulmasının hedeflendiğini, ancak bunun kabul edilmeyip Lozan Anlaşması’nın imzalanmasıyla bunun ortadan kalktığı ifade ediliyor. Etnik Kültürel hakların gündeme getirilmesi çabalarının PKK’nın mesajlarını yaymasına uygun fırsatlar sunduğuna dikkat çeken raporda, “Türklük kavr***** bağlılık, Kürtlerin kültürel ve politik farklılığını ortaya koymaya engel teşkil ediyor” ifadesine yer veriliyor. İşte 1992 ve 1996 yıllarında yayınlanan CIA raporlarındaki çarpıcı tespitler:

    ÇOK ETNİKLİ LİBERALLEŞME BÖLÜNME GETİRİR

    -Batı dünyası yeni etnik devletin oluşmasını destekleyebilir.
    -Kürtler arasındaki birlikteliği engelleyen en önemli unsur, Barzani, Talabani ve Öcalan arasındaki siyasal çekişmedir.
    -Kürt devletinin varlığını sürdürebilmesi, komşularıyla ilişkilerine ve kendilerini koruyabilecek sofistike silahlara ve uluslar arası desteğe sahip olmalarına bağlıdır.
    -Türkiye’nin Kürtlerin etnik kültürel hakları konusunda liberalleşmesi, PKK’nın mesajlarını yaygınlaştırması için uygun fırsatlar oluşturur.
    -Zamanın Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile Talabani, Musul’un Türkiye’nin koruması altına verilmesini de kapsayan Türkiye ile Kuzey Irak arasında özel ilişki geliştirilmesi konusunda görüşmüşlerdir. Demirel ve devletin üst düzey yöneticileri ise, sınır değişmelerine şüphe ile bakmıştır.
    -Türkiye’de Kürtlerin “özerklik” ve “merkezi hükümetten farklı bir yönetim” arayışları sürecektir.
    -Muhtemelen Batı’dan gelecek baskılarla, Türk kurumları ademi merkeziyetçiliğe doğru bazı adımlar atmaya rıza gösterecektir. Daha çok politik ve kültürel haklar verilecektir.

    IRAK'TAKİ GELİŞMELER KÜRTLER'E ZEMİN HAZIRLIYOR



    -Irak’ın kuzeyinde bir Kürt bölgesinin oluşması, Kürt devletinin oluşmasına zemin hazırlayacaktır.
    -Irak’ın fiilen veya resmen bölünmesi Irak’ın dışındaki Kürtçü hareketlerin işbirliği ve Irak Kürdistan modelinin uygulanması arayışlarını artıracaktır.
    -Kuzey Irak’ta ordu kurulması hem bölgede hemde dışarıda devlet olabilme konusunda algılamaları destekler.
    -Kuzey Irak’ta bir otonom Kürt bölgesi oluşması, Kürt devletinin nüvesini sağlayacaktır.
    -Böyle bir çekirdek Kürt devletinin oluşması, muhtemelen Türkiye, İran ve Suriye’den bazı bölgelerin de oraya bağlanması sonucunu doğurur.
    -ABD’nin Irak ve Türkiye’nin mevcut sınırlarını korunmasını desteklemesi Kürt grupların özellikle anti-Saddam koalisyonundaki Kürtlerin politik talepleriyle çelişecektir.
    -Türkiye’nin Batı kurumlarıyla ilişkilerini sürdürme ve bir Avrupa devleti olarak kabul edilme isteği Kürtlere karşı resmi politikaları etkilemeye devam edecektir.
    -CIA’ye göre bu değişimin AB’nin hedeflediği Türkiye’yi çok etnikli liberal bir devlete dönüştürmesi için yeterli olmayabilecektir.
    -Türkiye’nin AB ile yakınlaşması, Avrupalı devletlerin Kürtlere yönelik politikalarını desteklemek için bir fırsat oluşturmaktadır.
    -En azından bazı batılı devletler eğer önümüzdeki yıllarda çatışma yoğunlaşırsa Kürtlerin özerklik veya federal veya konfederal bir yapılanma konusundaki taleplerini desteklemeye daha istekli olmaya başlayacaktır.
    -AB’nin hedefi barışçıl yolla yeni bir etnik devlet kurulmasına yönelik uzun dönemli bir politika ve yapılanmadır.

    TÜRKLÜK KAVRAMI AYRILIĞA ENGEL



    -”Türklük” kavr***** bağlılık, Kürtlerin kültürel ve politik farklılığını ortaya koymasına engel teşkil etmektedir.
    -Türkiye, kültürel ve politik hakları batının desteği ile uygulamaya koyabilir.
    -Irak devleti zayıflar, Irak Kürtleri de uluslararası arenada etkili olmaya başlarsa Kürt bilinci artar.
    -Türkiye’nin Kürtlere etnik politik ve kültürel haklar vermesi, Kürtler arasındaki işbirliği ve dayanışmayı güçlendiren bir unsur olur.
    -ABD’nin Irak Kürtlerini koruyan politikaları Türkiye ile olan dostane ilişkileri zedeleyecektir. Ankara’nın sınır ötesi operasyonu da bu ilişkileri olumsuz etkileyecektir.
    -İsrail, Kürtlerle yakınlık içerisine girebilir. Bunu, Arap milliyetçiliğine karşı bir başka gücün oluşmasını temin etmek için yapacaktır.

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    8
    Rep Gücü
    16

    Unknown CIA 'nın İSLAMİYET RAPORU

    CIA 'nın İSLAMİYET RAPORU

    CIA'nin 88 sayfalık islamiyet raporunu orjinalini buran indirebilirsiniz. İlk fırsatta düzenleyip ekleyeceğim.



    Özet olarak:
    "İslam Dünyası kendi değerlerini ve doğasını tanımlamanın kavgasını yaşıyor. Peki ABD'nin bu kavgadaki öncelikleri neler? Önce İslamiyet'ten kaynaklanan şiddetin önlenmesi, sonra ABD'nin İslamiyet'e karşı olduğu imajından kaçınılması ve daha sonra da İslam dünyasının demokratikleştirilmesine yönelik atılacak radikal adımların planlanması...
    "İslam dünyası şu an gelişme yoksunluğu ve globalleşme ile uyumsuzluk sorunlarıyla boğuşuyor ve bugüne kadar İslam dünyasında çare için bulunan milliyetçilik, Pan-Arabizm, İslam devrimi vb. kavramların da bu çözümde yetersiz kaldıkları görülüyor."
    Bu tanımlamadan sonra raporda İslam dünyası 4 başlıkta şöyle kategorize ediliyor:




    1) Köktendinciler: Demokratik değerleri redderler ve İslamideğerlerle yönetilen otoriter bir dtevlet biçiminden yanadırlar.

    2) Tutucular: tutucu bir toplum isterler ve modernleşme ve değişim konularına kuşkulu yaklaşırlar.

    3) Ilımlılar: İslam dünyasının, globalleşmenin bir parçası olmasından yanadırlar ve İslamda reform ve modernleşme isterler.

    4) Laikler: Din ve devlet işlerinin ayrılmasından yanadırlar. Batı türü demokrasiden yanadırlar ve dini kişi düzeyine indirgemeye çalışırlar."

    Bu kategorilendermenin ardından ABD yönetiminin yapması gerekenler r
    aporda şöyle sıralanıyor:
    "Önce "Ilımlı İslamcılar" desteklenecek: Çalışmaları ve görüşlerinin yayınlanması ve dağıtılmasına maddi katkı yapılacak, daha geniş kitlelere ve özellikle gençlere ulaşmaları teşvik edilecek, sivil toplum kuruluşları kurmalarına, eğitim için yer bulmalarına ve politik süreç içinde gelişmelerine destek olunacak, görüşlerini yaymak için web sitesi, okul, enstitüler kurmalarının önü açılacak ve Ilımlı İslam'ın kitlelerin alternatifi olması sağlanacak.
    Köktendincilere karşı tutucular desteklenecek: Bu amaçla, her iki grubun ittifak kurmalarının önüne geçilecek, tutucularla Ilımlı İslamcıların ittifak kurmaları sağlanacak ve tutucu eğitim kurumlarında ılımlı İslamcılar'ın görüşlerinin yayılmasına çalışılacak, tutucu İslamcılar arasında özellikle Sufizm'in taban bulması için uğraşılacak.
    Laikler, duruma göre desteklenecek: Laikler'in köktendinci tehhlike karşısında ABD ile aynı görüşte olmaları için uğraşılacak ve bu durum laiklerin milliyetçilik ve sol akımlara yanaşması önlenerek gerçekleştirilecek.
    Köktendincilerle etkili mücadele edilecek: bu konuda da köktendincilerin terör eylemleri sürekli gündemde tutulacak, gazetecilerin köktendinci akımlar içindeki yolsuzlukları, baskıları, moralsizliği sürekli gündemde tutmaları sağlanacak, aralarındaki bölünmeler hızlandırılacak."
    Raporun daha sonraki bölümlerinde kategoriler daha detaylı olarak anlatılıyor ve Türkiye'yi ilgilendiren bölümler başlıyor.
    Örneğin Köktendinci gruplar arasında El Kaide ile birlikte Kaplancılar da sayılıyor. Laik kategoriye en iyi örnek olarak Türkiye'deki Kemalistler gösteriliyor ve aslında milliyetçilik vb akımlar nedeniyle aslında laiklerin ABD'ye çok yakın bakmadıkları da raporda yer alıyor.


    Peki bu durumda en iyi ittifak olarak kim kalıyor?




    Rapora göre bu durumda en iyi ittifak Ilımlı İslamcılar'la yapılabilir... Ve sıkı durun raporun 38. sayfasında Ilımlı İslamcı olark Türkiye'den Fethullah Gülen'in adı örnek olarak veriliyor. 39. sayfada da Ilımlı İslamcılar'ın en büyük eksikliklerinden birinin "ekonomik güç" olduğu vurgulanıyor ve maddi açıdan desteklenmeleri isteniyor.
    Raporda Türkiye'nin Ilımlı İslam için iyi bir madel oluşturduğu tespitinde bulunularak, bu konuda Türkiye'deki iktidarın desteklenmesinin altı çiziliyor.
    Raporun daha sonraki bölümlerinde kategorilendirilen İslami grupların, kadın, evlilik, cihad, demokrasi, eğitim vb. konulara nasıl baktıkları da ayrıntılarla inceleniyor.
    Raporun son bölümünde "Derin Strateji" başlığı altında da, ilk başta verilen "Yapılacaklar" daha da detaylandırılıyor.
    Burada en ilgi çekici olanı da, "Ilımlı İslami bir lider oluşturulması" başlığı altında ortaya çıkıyor:
    "Ilımlı İslamcılar'ın cesur sivil liderler olmasına çalışılmalı ve demokrasi, insan hakları, kadın hakları konusunda etkili politikalar geliştirmeleri sağlanmalı. İslamın bir üst kimlik olduğundan çok, insanlarının kimliklerinin bir parçası olduğu işlenmeli, sivil toplum örgütleri oluşturarak Ilımlı İslamcı liderlere yardım edilmesine çalışılmalı..."
    Tabii raporda Türkiye'yi, Irak'ı ve tüm İslam dünyasını ilgilendiren bölümler ve hepimize tanıdık gelecek "uygulama önerileri" bulunuyor...

Benzer Konular

  1. OGS, KGS ,HGS Hakkında herşey
    YukseLL Tarafından Güncel Haber ve Manşetler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 06-09-2012, 12:31 PM
  2. FotoğrafçıLık Hakkında Herşey
    dogangunes Tarafından Fotoğrafçılık Foruma
    Yorum: 9
    Son mesaj: 05-03-2008, 07:45 AM
  3. Makarna hakkında herşey
    dogangunes Tarafından Supermeydan Mutfağı Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 26-02-2008, 02:06 AM
  4. İşlemciler hakkında herşey!
    dogangunes Tarafından windows (xp,vista) Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 09-08-2007, 02:43 AM
  5. MSn spaces hakkında herşey
    dogangunes Tarafından Msn, icq, skype, chat, irc, mirc Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 26-07-2007, 12:20 AM
Yukarı Çık